Bilinmezlik insanı çoğu zaman esir alır. Yaşarken elinde olan imkânları kaybetmesine veya geleceğe dair kaygıyı büyütür, zihni “Ne olacak?” sorusunun etrafında dolaştırır ve çoğu
Levent Erdoğan
Eğitimin İşlevi ve Önemi
“Gerçekte insanlar şu şekilde bölünmüştür. Işıkta olanlar, karanlıkta olanlar. Karanlıkta olanların sayısını azaltmak, ışıkta olanların sayısını çoğaltmak, işte amaç budur. İşte bunun için biz
Eğitimin İşlevi ve Önemi
“Gerçekte insanlar şu şekilde bölünmüştür. Işıkta olanlar, karanlıkta olanlar. Karanlıkta olanların sayısını azaltmak, ışıkta olanların sayısını çoğaltmak, işte amaç budur. İşte bunun için biz
Montreaux Boğazlar Sözleşmesi Önemi ve Süreci
Türkiye Cumhuriyeti’nin Boğazlar üzerindeki statüsü Milletler Cemiyetinin güvencesi altındaydı. Fakat her ne kadar Lozan Barış konferansında kararlaştırılan boğazlar statüsünün yabancı gemilerin geçişi ile ilgili
Kelimelerin Sessiz Terki
TRT belgesellerini izlerken çoğumuzun başına gelen ortak bir hâl vardır: Anlatıcı konuşmaya başladığında sesini biraz daha açar, cümlelerin akışına kulak kesiliriz. Sadece anlatılan tarih,
Sosyal İlişkilerdeki Zorbalık/Zorba Tanımı ile Polis Devleti Arasındaki Ortak Noktalar Üzerine Bir Bakış
Zorba, Türk Dil Kurumu’nda; “Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan kimse; kefenci, müstebit, mütegallibe, despot, diktatör” şeklinde tanımlanmaktadır. Söz
Mustafa Kemal Atatürk’ün Dış Politika İlkeleri
Atatürk’ün dış politikasındaki temel ilkeleri şu şekilde sıralanabilir: Gerçekçilik, Tam Bağımsızlık, Barışçılık, Barışın Korunması Amacıyla Güç Dengelerinin Gözetilmesi, Çağdaş Uygarlık Ölçütlerinin ve Evrensel Medeniyet
Devletin Ruhu Üzerine Düşünceler: Birey, Güç ve Adalet
Platon Devlet adlı eserinde adaleti “herkesin kendi işini yapması ve başkasının işine karışmaması” şeklinde tanımlar. Aynı eserde ruhun üç bölümünün “kendi işlevlerini yerine getirdiği”
Hukuk ve Hakkaniyet
Hukukun ya da herkesin kolayca kavrayabileceği biçimiyle adaletin tartışmasız çıkış noktası akıldır. Bugünkü hukuki düzeni ve toplumsal yapıyı şekillendiren gelişmeler, zaman çizelgesinde yer alan
Jus Ad Bellum
Jus ad Bellum, Latince bir terim olup anlamı “savaş hakkı” olarak çevrilebilir. Ancak burada kastedilen savaş hakkı, modern hukuk ve etik açısından “haklı savaş”

