TARİHÎ YÜK MESELESİ!
Kurucu ilkelerden adım adım uzaklaştırılma sürecini yaşıyoruz.
Bu gelişmeleri salt giden ve kalanlar dahil “CHP içindeki kavga” adıyla tanımlamak, ya da butlan kararıyla iktidarın ana muhalefeti bölme operasyonu olarak nitelemek eksik kalacaktır.
Yaşadıklarımız, emperyalizmin coğrafyamızda birçok ülkeyi de kapsayan genişletilmiş Orta Doğu projesinin getirdikleridir…
Bölgemizdeki ateş çemberi (ülkemizi de tümüyle ateşe sürüklemek istiyorlar) bunun somut kanıtı…
Hedef, yıllardır erozyona uğrattıkları Türkiye Cumhuriyeti’ni açık açık ilan ettikleri gibi tümüyle yıkmak, yerine federatif bir monarşi kurmaktır.
CHP’nin bu hale getirilmesi, terörsüz Türkiye denilen sürecin yürütülmesi, ekonomik kriz, hukuksuzluk, hepsi projenin unsurlarıdır…
DEŞİFRE
Gidenlerle kalanların deşifre sürecini yaşıyoruz.
Zaten görevli olarak CHP’nin başına getirilen, işlevi yıllardır AKP iktidarına sahte muhalefetle görevlendirilen K.K, toplumun büyük çoğunluğunun gözünde deşifre olmuştur.
Öte yandan partiyi dönüştürürken YENİ CHP bayrağını taşıyıp, sonradan yine “YENİ” adıyla parti kuran anlayış da küresel projeye uyumlu bir noktaya sürüklenmiştir.
Peki, neden?
Bakın Özgür ÖZEL’in Nefes gazetesinde yayınlanan röportajında söylediklerine:
“…Bana altı ok deme, ben CHP’ye vermem…’ Bunlar sahada çok sık olmasa da belli sıklıkla karşılaştığımız şeyler. Yani kafasında bir CHP var. ‘Özgür böyle değil, tamam. Ama CHP başka’ Genel başkan olsanız bile kafasında CHP’ye yüklediği bir tarihî yük var ve ondan kurtulmuyor veya onu bahane ediyordu seçmen. Şimdi yeni parti olarak böyle bir avantaj var.”
Yani…
CHP’ye oy vermeyenler 6 ok yüzünden vermiyormuş, “Özgür böyle değil” diyorlarmış ama genel başkan olsa bile bundan ötürü vermiyorlarmış…
Yazık!
Soru:
Merkez sağ seçmenin Atatürk ilkeleriyle, altı okla derdi var mı?
Yok.
O halde kim bu altı ok yüzünden vermeyenler?
İki uç kesim var.
Etnikçiler, siyasal İslamcılar, yancıları küreselci liberaller.
CHP yönetimleri Baykal’dan bu yana bu kesimlerden oy almak için ödün üstüne ödün verdi. Ekmeleddin’in cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi, altılı masa projesi somut kanıt.
Sonuç?
Yok.
Şimdi, aynı beklenti içindeler ama nafile…
Peki ya CHP ya da Yeni Parti’ye Atatürkçü, cumhuriyetçi, Kemalist, ilerici, devrimci oldukları için oy verenler?
Onlar nasıl olsa çantada keklik mi?
Anlaşılan o ki tıpış tıpış oy vereceksiniz diyen K.K ile Özgür Özel arasında bu bakış açısından bir fark yok.
YÜKMÜŞ!
Özgür Özel altı oku tarihî bir yük olarak görüp ya da bahane edip, oy vermeyenleri bir bakıma onaylıyor.
Belli ki bu tarihî yükün altında pek eziliyormuş yıllardır!
Nedir bu tarihî yük?
Önce bu altı okun anlamı nedir, neden parti bayrağı olmuştur, anımsatayım.
Altı Ok Atatürk döneminde ortaya çıktı ve CHP’nin temel ilkeleri olarak Atatürk’ün siyasi düşüncesiyle şekillendi. 1927’den başlayarak aşamalı bir sürecin ardından 1931’de CHP programında yer aldı, 1937’de Anayasa’ya eklendi.
Yeni Parti’nin 24 Temmuz 2026’da yayımlanan programında, Altı Ok’un sahiplenildiği belirtiliyor! Program, “cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve devrimcilik”ten oluşan Altı Ok’u benimsediğini söylüyor.
Ama nasıl?
Kısmen dönüştürülerek, sulandırılarak, bazılarının içini boşaltarak.
Yeni Parti, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın uygulanmasını savunuyor. Bu, merkezi yönetimin dışlanması, giderek federatif bir sistemin altyapısını hazırlamış olmuyor mu?
Anayasa’da yurttaşlık tanımının ve içeriğinin üstüne çıkıp, “eşit yurttaşlık” vurgusu yapılırken özünde bir ayrıştırma yapılmıyor mu?
Bunlar, programın giriş bölümünde “Temel dayanağımız ulusal egemenliği esas alan Cumhuriyet’in kurucu felsefesidir” değerlendirmesiyle hangi ölçüde uyuşuyor?
Programda “Kürt sorununda kalıcı çözüm sağlanacaktır” yaklaşımı vurgulanırken önce sorunun ne olduğu açıklanıyor mu?
Böylece, emperyalist yeni açılım projesiyle AKP, MHP, DEM ortaklığına demir atılmıyor mu?
YETMEZ AMA EVET
Özel, iktidarın çerçeve yasa teklifi sürecinde “Beklentinin altında ama hiç yoktan iyidir” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkıma sürükleyecek emperyalist projenin önemli bir adımı, neden beklentinin altında ve niçin hiç yoktan iyidir?
Beklentiniz nedir?
Niçin yetmez ama evet?
Çerçeve yasaya “yeni Türkiye” diyen AKP, K.K’nin Yeni CHP’si, yıllardır süren tavrını bir gecede değiştiren Yeni MHP’ye, HÜDAPAR’a, Yeni Parti olarak yancılık yapmak oldu mu?
Bu “YENİ”nin hikmeti ne?
Konuyu güncelleştirirsek, terörsüz Türkiye adı verilen yeni açılım süreciyle ilgili çerçeve yasaya Özel evet dedi, serbest bıraktığı partili 54 milletvekili hayır oyu kullandı.
Cumhuriyetin varlığını temelden ilgilendiren bir yasa için, partide böyle bir ayrışma, iki ayrı tutum olabilir mi?
Neymiş? Yeni siyaset tarzıyla Özgür Bey vekilleri serbest bırakmış?
Özgür Özel “Hayır deseydik barışa karşı çıkmakla suçlanacaktık.” diyor.
Peki bu kimin iddiası?
AKP-MHP-DEM ortaklığının.
Peki, halk ne diyor, düne kadar oy aldıkları kesim ne düşünüyor?
Özel, bunu “hayır” diyen kendi milletvekillerine sorsun…
Çerçeve yasa demokrasi ve barış açısından umutmuş.
Hukukun silah olarak kullanıldığı, belediyelere soruşturma üstüne soruşturma açıldığı, konuşanın, muhalif olanın, twit atanın cezaevine tıkıldığı bir süreçte sevsinler sizin demokrasi adına çerçeve yasaya verdiğiniz desteği…
Amaç ne barış ne demokrasi ne de özgürlük.
Hedef, sakın anayasa değişikliği yoluyla ülkeyi yıkıma sürükleyecek proje olmasın
“Yenici”ler aynı safta…
