Yavru Vatan: Kuzey Kıbrıs

Kuzey Kıbrıs’ta 1995den biri, gerek mesleki konularımda söyleşiler yapmak ve bildiriler sunmak, gerekse araştırmalar yapmak üzere çok kez bulunmuştum.

Öğrencilerimin dışında yurtdışında İlk tanıdığım Kıbrıs Türk’ü ise 1980 yıllarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin kurucusu Rauf Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş olmuştu.

Kuzey Kıbrıs’a önce Ziraat Mühendisler Odası’nın davetlisi koyun yetiştiriciliği konusunda söyleşiler yapmak üzere gittim. Bilindiği gibi adanın bu bölümünde koyun-keçi yetiştiriciliğinin egemenliği var.

Bu vesileyle dönemin T.C KKTC Büyükelçisi Ertuğrul Apakan, benden bu konuda bir araştırma yapmamı önerdi. Ben de Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim elemanlarından Tayfun Özkaya, Hikmet Soya,Turgay Taşkın ve Nedim Koşum’dan oluşan bir grupla Kuzey Kıbrıs’ın bir ucundan diğer ucundaki koyunculuk İşletmeleriyle anket çalışmasını gerçekleştirmiştim. Çalışmamız 15 günü bulmuştu.

Daha sonraları, yine tarım konularında düzenlenen toplantılar ile Adalar Türklüğü konularında düzenlenen kongrelere çağrılı bildiriler vermek üzere çağrılmıştım .

Bu kapsamda kimileri Hasan Kestigül gibi Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nda müsteşarlık yapan eski öğrencilerim olan meslektaşlarım dışında, Prof Dr.Oğuz Karakartal,Prof. Dr.Ali Dayıoğlu ve Doç.Dr Emin Onuş’u tanımıştım. Son olacakta 2019 yılında Ankara Üniversitesi’nde doktora danışmanlığını yaptığım, şimdi de Yakındoğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde görev yapan Prof.Dr.Dilek Arsoy’un çağrısı üzerine hayvancık üzerine bir söyleşi yapmıştım.

Üstelik büyük ablamın kızı Zerrin, bir Kıbrıs Türkü olan Tünay Bengisu ile evlik yapmıştı. Onlarla da Karpatlara kadar turistik geziler yapmıştım.

Bu nedenle KKTC ve Kuzey Türklerini tanıma olanağına da sahip olmuştum.

KKTC hakkında Kısa Bilgi

Kuzey Kıbrıs ya da resmi adıyla KKTC, Akdeniz’deki Kıbrıs adasının kuzey kısmında yer alan bir Türk Devleti. Varlığı şimdilik Türkiye dışında hiçbir ülke tarafından tanınmamakta. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi kuruluşlar ve uluslararası toplum 1974’te Türkiye’nin gerçekleştirdiği Kıbrıs Harekatı’ndan beri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Akdeniz’de bulunan toprağı olarak nitelendirilmekte

KKTC’ye uluslararası toplum tarafından ekonomi, ulaşım, spor gibi alanlarda ambargolar uygulanmakta. Ambargolardan dolayı ekonomik olarak Türkiye’ye bağımlı duruma gelmiş. Türkiye tarafından ekonomik, siyasi ve askerî olarak desteklenmekte. Ülke 2000’li yılların başlarından itibaren ekonomik sıkıntılar yaşamaya başlamış, ancak 2001 yılından itibaren ekonomide hızlı bir büyüme yaşanıyor.

KKTC ekonomisine katkıda buluna önemli kurumlarında birisi de üniversiteler. Çok sayıdaki üniversiteler, gerek Türkiye, gerekse Afrika gibi ülkelerden çok öğrencinin çekim merkezi olmuşlar.

KKTC,aynı zamanda önemli bir turizm merkezi. Mavi Bayraklı Plajları ile ünlü. Girne, Alsancak ya da Gazimağusa gibi yerlerde sürekli olarak canlı olan kumsallar bulunuyor.

Kuzey Kıbrıs, birçok farklı tür hayvan ve bitki barındırıyor. Kıyılarında 260 balık türünün varlığı ve 140’ı dolayına dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan çiçekli bitki türünün olduğu bildiriliyor. Ayrıca 20 nadir orkide türüne de sahipmiş.

Kıbrıs Türk Halkının Kökeni ve Kültürel Özellikleri

Belgeler, Kıbrıs Türklerinin 1571 yılından sonra Anadolu yarımadasından adaya gönderilen Türk aileler olduklarını kesin olarak ispatlamakta. Ayrıca etnolojik ve filolojik araştırmalar da Kıbrıs Türkleri ile özellikle Orta Anadolu ve Çukurova Türkleri arasındaki yakın akrabalığı bütün açıklığıyla ortaya çıkarmış durumda.

KKTC’nin kültürel özellikleri denince akla gelen ilk konunun ,Kıbrıs Türkçesi olduğunu söylemek olası. Kıbrıslılara özgü konuşma şeklinin genel farkı ve özelliği, devrik cümleler olması. En önemli nedeni ise İngilizce ‘den Türkçe ‘ye çevrilen cümlelerin devrik oluşu.

Kıbrıslı Türklerin farklı bir dine ya da mezhepten insanlar ile uzlaşı içerisinde bir tutum sergilediğini, tam bir serbestlik ve hoşgörünün yanında Kıbrıslı Türklerin dini yükümlülüklerini yerine getirmede katı olmayan bir tutum içerisinde olduğunu; genç kuşağın eski Kıbrıslı Türklere oranla dini yükümlülüklerini daha az yerine getirdiğini söylemek olası.

Kıbrıslı Türklerin, Anadolu Türkleriyle bağlarının devam etmesi yanında yakın dönemlere değin Rumlarla içiçe yaşamaları etkileşim içinde bulunmuşlar. Özellikle adak konusunda pek çok benzerlik göstermekte.

Kıbrıs Türk toplumunun karakteristiklerinden biri de “Konuk Ağırlama” tarzıdır. Bu durum, tüm dünyada bilinen geleneksel Türk konukseverliğinin bir yansıması. İkram yapılırken her zaman yaşlı kişilere öncelik tanınması adetten. İkramda önceliği daima kahveye vermekte, bunun yanı sıra şerbetler de tercih edilmekte.

Kıbrıs Türk halkı çeşitli etkinliklerde halk dansları oynamakta. Bu danslar, genellikle “Karşılamalar, Mendil Oyunları, Zeybekler, Kadın Oyunları, Dramatize Oyunlar ve Kasap Oyunları” sırası izlenerek oynanıyor.

Benim de gözlemlerime göre davranış özellikleri konusunda ; Kıbrıs Türk halkının Anadolu Türk halkına göre daha yüksek düzeyde eş duyum gösterdiği, daha sakin ve daha yavaş olduğunu da söyleyebilirim.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Gezdiğim ve Tanımaya Çalıştığım Yerler

Lefkoşa

Lefkoşa şehri, düşmanlardan korunması için çember şeklinde surla çevirmesi ile şu anki şeklini almış. Surlariçi de bu çemberin içindeki yerleşim yerlerinden oluşuyor. Surlariçini çok eski tarihlerden kalan daracık sokakları ve tarihi binaların canlı atmosfere sahip.

Örneğin Arabahmet mahallesi; surlar içinin zamanında en lüks olan ve günümüzde de koruma altına alınan mahallesi. Özelliklede fotoğrafçılar için oldukça verimli .

Surlar yerleşim yerinde olduğu için ve tarih boyunca değişik amaçlarda kullanılsa da günümüzde eli işi ürünlerin satıldığı, kafelerin, festivallerin düzenlendiği, bulunduğu gözde mekanlardan.

Büyükhan

Büyük Han,Lefkoşa’da Surlar içinde bulunuyor, ortasında küçük bir cami var. Osmanlı döneminde yapılmış ve iki katlı bir motel olarak hizmet veriyor. Motel, birbirine benzeyen 68 adet dikdörtgen şeklinde odadan oluşuyor. Hanın zemin katında bulunan odalar, dükkan, depo ve ofis olarak kullanılmakta. Günümüzde eli işi ürünlerin satıldığı, kafelerin ve festivallerin düzenlendiği bulunduğu gözde bir han olarak bütün ihtişamı ile gelenlerini ağırlamakta.

gece, bina, dış mekan, gökyüzü içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Büyükhan

Selimiye Cami

Kıbrıs Lefkoşa’da bulunan Selimiye Camii, Kıbrıs’ın en gösterişli ibadethanesi konumunda. Lüzinyan döneminde gotik formunda inşa edilmiş ve zamanında katedral olarak kullanılmış.Osmanlılar tarafından da camiye çevrilerek Selimiye Camisi adı verilmiş. Daha sonra yapıya iki minare, bir minber ile bir mihrap eklenmiş.

Camii yapısında üç koridor ile altı yan bölüm yer alıyor. Selimiye Camii’nin önemli özelliklerinden bir ise içinde mezarların bulunması. Görselliği ile herkesi büyülemeye devam ediyor.

dış mekan, gökyüzü, dağ, bina içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Selimiye Cami

Barbarlık Müzesi

Barbarlık Müzesi de Lefkoşa’da .Tek katlı bahçeli bir ev. KKTC’nin kuruluşunda sonra müze durumuna getirilmiş. Müzede bulunan fotoğraflar, Rumların 1963’teki katliamlarıyla Kıbrıslı vatandaşlarımızın şehit edilişlerini ve bu insanların hayatlarının yakılıp yıkılışını günümüze getirmekte.

Müzede, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı Doktoru Binbaşı Dr. Nihat İlhan’ın eşi Mürüvvet ve çocukları; Murat, Kutsi Hakan ile ev sahibeleri Feride Gudum’un katledildiğini içiniz ağlayarak görüyorsunuz.

bina, dış mekan, mülk, kapı içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Barbarlık Müzesi

Girne Kalesi

Kıbrıs, ticaretin merkezinde bir ada olduğu için tarih boyu korsanlar ve savaşlar eksik olmamış. Girne Kalesi, bundan dolayı dönem dönem eklemeler ve güçlendirmeler ile bu gün oldukça büyük bir kale halini almış. Girne Kalesi büyük olduğu kadar içinde sergilediği eserlerle de değerli.

dış mekan, su, gökyüzü, tekne içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Girne Kalesi

Girne Yat Limanı

Girne Limanının büyük bir kısmı Venedikliler tarafınca şekillendirilmiş. Girne limanı adanın en önemli limanı .Günümüzde ise; yat ve balıkçıların sığındığı ve de KKTC’nin başlıca eğlence merkezlerinden biri haline gelmiş. Restoranları, kafeleri, barları ile her bütçeye hitap eden marinada içeceklerinizi yudumlarken keyifli sohbetler gerçekleştirebiliyorsunuz.

dış mekan, su, tatil kasabası, tekne içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Girne Yat Limanı

Karaoğlanoğlu Şehitliği ve Müzesi

Karaoğlanoğlu Şehitliği ve Müzesi, Girne’de. Adını 1974 Barış harekatında Şehit düşen Alay Komutanı Albay İbrahim Karaoğlanoğlu’ndan almış

Şehitlikte; 5 Astsubay, 8 Subay, 58 Erbaş ile Er bulunuyor. Şehitlik girişinde ise bulanan iki adet Sütun, Anavatan’a açılan kapıyı görürsünüz. Sağ taraftaki heykel grubu Türkiye Cumhuriyetini gösterir, Sol taraftaki heykel grubu KKTC’ni göstermekte. İki Heykel arasındaki boşluk Anavatana açılan pencereyi belirtiyor.

Heykel üzerindeki diğer değişik motifler, Türk askerlerinin harekat anındaki duygusallığını, azmini, yardımseverliğini ile kahramanlığını ifade ediyormuş.

dış mekan, gökyüzü, ağaç, bitki içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Karaoğlanoğlu Müzesi ve Şehitliği

Mavi Köşk

Mavi Köşk ve Müzesi; Girne – Güzelyurt yolu üzerinde. Türk, Rum İtalyan ve Akdeniz bölgesinin mimari özellikleriyle donatılmış. Oldukça lüks şekilde düzenlenmiş olan köşkün muhteşem sayılabilecek bir havuzu da var. Bütün odaların klimalı olması ve hiç durmadan akan şarap musluğu, gizli dehlizler ile köşkün içerisinde saklı kasalar görenleri hayrete düşürmekte. Mavi Köşkün en önemli özelliklerinden biri adeta görünmez bir kale olması. Nereden bakarsanız bakın dışarıdan kesinlikle bu köşkü kesinlikle göremezsiniz. Mavi Köşk’ün bu kadar ilgi çekici bir yer haline gelmesi, Paulo Paolides adlı bir silah kaçakçısı tarafından yaptırılmış olması.

Paulo Paolides, dönemin Kıbrıs Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios’un avukatı olarak biliniyor. Ancak avukatlık yalnızca onun gerçek kimliğini gizleyen bir maske, çünkü Ortadoğu bölgesinin en ünlü silah kaçakçısı imiş.

Bizi, Mavi Köşk ve Müzesi’ne Prof.Dr.Oğuz Karakartal götürmüştü. Kıbrıs Türklerine ait saldırı ve katliamların burada planlandığı öğrenmiştim.

dış mekan, bitki, gökyüzü, ağaç içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Mavi Köşk

Bellapais Manastırı

Bellapais Manastırı de Girne’de. Avlunun yanındaki kilise manastırın en iyi şekilde durumda korunmuş kısmında. Günümüzde çeşitli klasik müzik konserleri ile Bellapais Müzik Festivali kapsamındaki etkinlikler için kullanılan bir salon bulunuyor. Manastırın yemekhanesi de Gotik sanatın eşsiz örneklerinin görmek olası. Orta avlunun doğusunda rahiplerin iş odaları ile meclis odaları var. Rahiplerin yatakhaneleri ile hazine odası üst katta yer alıyor. Geceleri tamamı ile aydınlatılan bu manastır Girne’nin her yerinden görülebilmekte.

dış mekan, gökyüzü, ağaç, bina içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Bellapais Manastırı

St.Hilarion Kalesi

St.Hilarion Kalesi de Girne şehrinde. Beş Parmak dağı üzerinde kurulan üç kaleden biri. Bu üç kale arasında en batıda yer alıyor ve adada yer alan halkı Arapların olası akınına karşı korumak için inşa edilmiş. Adını, Kudüs’ün Müslümanlar tarafından fetih edildikten sonra Kıbrıs’a göç eden bir keşişten almış.

Kalenin karşıdan görünüşüne hayran kalıyorsunuz. Basamakları birer birer çıkarken tarihin derinliklerine gidiyorsunuz.

dış mekan, harabeler, gökyüzü, bina içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

St.Hilarion Kalesi

Namık Kemal Meydanı

Namık Kemal Meydanı, Mağusa’da buluyor. Batısındaki Venedik Sarayı’nın avlusunda, dikdörtgen planlı ve iki katlı bir yapı var. Üst kattaki dikdörtgen planlı odanın önünde bir şahin resmi bulunuyor.

Bilindiği üzere Namık Kemal, İstanbul’da “Vatan yahut Silistre” oynanmasından sonra 1873 tarihinde Kıbrıs’a sürülmüş. Önceleri alt kattaki zindana kapatılmış olan şair bir süre sonra da Kıbrıs Mutasarrıfı Veyis Paşa’nın izni ile üst kata çıkarılmış.

Salamis Harabeleri

Salamis Harabeleri,Magusa’da.Kuzey Kıbrıs’taki en önemli ve en özel ören yerlerinden birisi olan Salamis kenti ,1952-1974 yılları arasındaki başlayan kazılarla kısmen açığa çıkarılmış ve kesilen kazı çalışmaları 1998 yılından beri Ankara Üniversitesi tarafından yeniden başlatılmış.

Söz konusu yapılar; forum, gymnasium, agora ile hamam gibi kamu yapılarından oluşuyor. Salamis Gymnasiumu şehrin kuzey ucunda yer almakta.

Yalnızca üç tarafı revaklarla çevrili olan Hellenistik yapının depremler sonucunda yıkılmasıyla Romalı Augustus devrinde onarılmış olduğu anlatılmıştı.

pazar yeri, gökyüzü, dış mekan, sahne içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Salamis Harabeleri

Kapalı Maraş

Magusa’da bulunan Kapalı Maraş mevkisi Askeri bölgede. 1974 senesinde Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında kapatılmış ve sivillerin girişi tamamen yasaklanmış..

Maraş Bölgesi savaştan önce çok fazla bilinen bir tatil merkeziydi. Bölge içerisinde lüks oteller bulunuyordu. Bu bölgedeki binalar savaşın izlerini taşıyor ve hayalet şehir olarak boş bir şekilde duruyor.

Altınkum Plajı

Karpaz,Kıbrıs adasının kuzeydoğu ucundan uzanan, sivri ve uzun yarımada. Burada bulunan Altınkum Plajı, Kıbrıs’ın en güzel plajlarından. Plaj, kilometrelerce uzunlukta, çok ince altın sarısı kumsala sahip ve sessiz. Aynı zamanda “Caretta Caretta” deniz kaplumbağalarının yumurtlama merkezlerinden biri.

doğa, dış mekan, sahil, Kıyıda ve okyanusta kara oluşumu içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Altınkum Plajı

Apostolos Andreas Manastırı

Apostolos Andreas Manastırı, Karpaz Yarımadasının Zafer Burnu olarak bilinen en doğu ucunda yer alıyor.Kilise görkemli mimarisinin dışında göz alıcı avizeleri ve ikonlarına sahip.Ziyaretçiler,manastırın girişinde bulunan adak yerine birer mum dikerek dilekte bulunabiliyorlar.

gökyüzü, dış mekan, bina, harabeler içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Apostolos Andreas Manastırı

KKTC Mutfağı’nda Sevdiğim Yemekler ve Tatlılar

KKTC mutfağı, Akdeniz ikliminin etkisini en iyi yansıtmış ülkelerden biridir. Özellikle sebze, zeytin, meze, hellim peyniri gibi ürünlerin üreticiliğini yapan Kıbrıs Türk halkı, bu özel tatları mutfaklarına en iyi biçimde taşımış durumda.

Sebze yemeklerinin yanısıra Kıbrıs’ta kebap kültürünün de egemenliğini söylemek olası.

Sizlere, benim sevdiğim yemekler ve tatlılar arasında; Hellim Peyniri, Şeftali Kebabı ,Fırında Kebap ve Pilavuna ile Zülbiye tatlısını tanıtmak istiyorum.

Hellim Peyniri

Hellim Peyniri,KKTC’in en meşhur yiyecekleri arasında öne çıkan, ünü Avrupa’ya kadar taşınmış ve Kıbrıs kahvaltılarının vazgeçilmezlerinden.

Geçmişi 16. yüzyıla kadar dayanan Hellim, hem hazırlanışı hem de sunumuyla benzerlerinden kesinlikle çok farklı. Peynir mayasından hemen önceki aşamada keçi ve koyun sütünün birleştirilmesiyle üretilen Hellim’in bu sürecinde bakteri üretimi olmadığı için sıra dışı bir lezzet olarak öne çıkmakta. Genellikle pişirilerek servis edilen hellim peyniri sadece kahvaltılarda değil, salatalarda ve yemeklerde de kullanılıyor.

yemek, gıda,  mutfak (yemek çeşitleri), tabak, yemek çeşidi, sebze içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Hellim Peyniri

Şeftali Kebabı

Şeftali Kebabı,Kıbrıs mutfağının en popüler kebaplarından biri. Koyun ya da keçinin “gömlek” adı verilen iç zarına kıyma, soğan, maydanoz malzemeleri ekledikten sonra dolma biçiminde sarılarak, ızgarada pişiriliyor. Söylenceye göre; Kebap ustası Şef Ali tarafından geliştirilen bu benzersiz lezzetin adı zamanla değişerek ”Şeftali Kebabı” olarak anılır olmuş.

Kıbrıs tatilinde mutlaka denemeniz gereken yemeklerden birinin Şeftali Kebabı olduğunu söyleyebilirim.

yemek, gıda,  mutfak (yemek çeşitleri), tabak, levha, tabak, yemek çeşidi içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Şeftali Kebabı

Fırında Kebap

Genellikle misafir gelince hazırlanan bu kebap Kıbrıs’ta yenebilecek en lezzetli yemeklerden biri. Kuzu etinin kekikle birlikte taş fırında ağır ağır pişmesiyle hazırlanıyor ve kırmızı et yemeyenler için seçenek olarak tavuk da kullanılabiliyor.

yemek, gıda, tabak, yemek çeşidi, reçete,  mutfak (yemek çeşitleri) içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Fırında Kebap

Pilavuna

Pilavuna, Kıbrıs mutfağına özgü bir hamur işi. Pilavuna’nın içerisinde yoğurt, tereyağı, hellim, tatar peyniri, yumurta, maya ve damla sakızı bulunmakta. Kıbrıs bölge halkı tarafından evlerde sıkça yapılan Pilavuna, genellikle kahvaltılarda ve özel davetlerde servis edilmekte. Sıcak ve soğuk şekilde rahatlıkla yenebiliyor.

Pilavuna

Zülbiye Tatlısı

Keçiboynuzu pekmezi ve hamurun birleşiminden elde ediliyor. Farklı yörelerde farklı adlarla biliniyor.

yemek, gıda, çerez, atıştırmalık, tabak, levha, tabak, yemek çeşidi içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Zülbiye Tatlısı

KKTC’den Hangi Hediyelik Eşyalar alınır?

Bunlar arasında ; Kıbrıs haritası taslağıyla yapılmış birbirinden güzel buzdolabı magnetleri, küçük takı ve süs eşyaları, Kıbrıs haritası ya da Kıbrıs’ı anımsatan figürler işlenmiş elişi havlu ve örtü çeşitleri, El işçiliği dokuma kilim çeşitleri, Venedikliler döneminde ortaya çıkan bir nakış türü olan “Lefkara Nakışı”, Kıbrıs’a özgü hediyelik eşyalar arasında yer almakta. Leonardo Da Vinci’nin Kıbrıs’ı ziyareti esnasında Lefkara Nakışını görüp beğendiği ve daha sonra “Son Akşam Yemeği” tablosunda da bu nakışı resmettiği bilinmekte. Eşim Şenay Kaymakçı ile KKTC’ye gittiğimiz bir sırada Lefkara Nakışı satın almıştık.

Bütün bunların ötesinde KKTC’den alınacak hediyeler arasında başta Hellim olmak üzere Ceviz Macunu ve Keçiboynuzu Pekmezi (Harnup)da sayılabilir. Ayrıca Kuzey Lefkoşa’nın tarihi çarşısı olan Bandabuliya’dan, benzersiz bir lezzete sahip Kıbrıs Çileği satın alabilirsiniz.

 

Bunları da sevebilirsiniz