Hedef Türkiye Cumhuriyeti

Asıl olan, projedir. Büyük resmi görmeden, içindeki tek tek unsurlara bakıp rota çizenler yanılgı içindedir.
Çok katmanlı bir plan yürütülüyor.
CHP’ye kayyum atanması, bu planın adımlarından birisidir.
Dolayısıyla bu konuyu salt partideki iç çekişme, koltuk kavgası, vefasızlık, ihanet ve ahlaksızlık benzeri nitelemelerle çerçevelemek yetersizdir. Aynı zamanda seçimlerdeki hilelerin sonucu, cumhurbaşkanlığı adaylıklarındaki yanlış seçimler biçiminde teşhis etmek yetersizdir, yanılgıya sürükler. Yaşadığımız süreç CHP’deki gelişmelerin sonucu, iç kavganın getirdikleri biçiminde açıklanamaz, eksik olur…

İkincisi, bu süreç salt iktidarın muhalefete kurduğu tezgah olarak tanımlanamaz. Operasyonlar, yargı yoluyla verilen kararlar, açılan davalar, soruşturmalar sorunun kendisi değil, projenin unsurlarıdır…

Fotoğraftaki bu ve benzeri görüntüler, evet, tek başına gerçeklerdir, ancak işin özüne gelirsek bütünsel bir değerlendirmeye gitmek gerekiyor.

MESELE TÜRKİYE

Mesele Türkiye’dir. Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı, geleceğidir.
Büyük fotoğraf emperyalizmin, küresel sömürücülerin hesabıdır, planıdır.
Dünya ölçeğinde büyük bir jeopolitik önemi olan yurdumuzu kendi istedikleri biçimde tasarlamak, geleceğini belirlemektir.
Kurtuluş Savaşı’nda büyük bozguna uğrayan küresel güçler uzun erimli planlarla rövanş alma gayretlerindendir.
Bu çaba cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüyle başlamış, adım adım sürdürülmüştür.
Özellikle
ABD, İngiltere ve Batı’nın önde gelen diğer unsurları arasındaki rekabet, farklı niyetler olasa da her birinin Türkiye üstünde yıllardır yürüttükleri projelere tanığız. Terör örgütlerinin açıktan desteklenmesi, Türk ekonomisinin çökertilmesi, üretimin engellenmesi, entrikalarla, zaman zaman da Meclis’te işbirlikçilerin çıkardıkları yasalarla yürütülmüştür.
Tarım bitirilmiş, cumhuriyetin varlıkları, kurumları, üretim araçları tasfiye edilmiş, yerli ve yabancılara özelleştirme adıyla peşkeş çekilmiş, vatanımızın doğası yağmalanmış, güvenlik sorunları artmış, demografik yapısı bozulmuş, yoksulluk ve yolsuzluk tırmanmış, gençler geleceksiz bırakılmıştır…

EMPERYALİZMİN ELİ

Yaşadığımız darbelerde, kurulan iktidarlarda, oluşturulan muhalefetlerde emperyalizm eli vardır.
Küresel güç odakları, belirledikleri iktidarlar kadar muhalefeti de şekillendirmiştir.
ABD tarafından sözcüleri aracılığıyla ulus devletimizin değiştirilmesi gerektiği, tek adam monarşisi açık açık vurgulanmış, parçalanan Türkiye fotoğrafları NATO karargahlarında sergilenmiştir. Açıkça yeni bir cumhuriyet tanımı yapılmış. Türk, Kürt, Arap ortak kuruculuğundan söz edilmiştir. Millet değil, ümmetin esas olduğu en üsten, en tepeden sayısızca altı çizilmiştir…

Çözüm süreci adıyla yürütülen adım, büyük projenin unsurudur. Yıllardır birbirlerine düşman olan etnikçiler kucaklaşmış, proje doğrultusunda siyasal dincisi, etnikçisi, ayrılıkçısı, liberali aynı masaya oturtulmuş, ana muhalefetin bulanık tutumuyla içindeki kimi unsurların da bu yapıya desteği sağlanmıştır.

Büyük fotoğraf bize emperyalizmin Türkiye üstündeki niyetlerini, planlarını, projelerini gösteriyor.
Somut gelişmeler küresel sermayenin şimdilik ve yakın gelecekte tek adam rejimi istediğini, ulus devlet yerine federatif yapı niyetini, bunun için anayasa değişikliği dayattığını belirtiyor.
Yaşanan gelişmelerin tümü bu plan ve projenin, niyetin çevresinde gelişiyor.
Bu projeyi görmeden, bilmeden, esas almadan gelişmelere , operasyonlara bakış, sorunları çözmeyecektir.
Çözüm, cumhuriyetin kuruluşundaki anti emperyalist tutumdur, bu yolda cumhuriyetçilerin, Kemalistlerin , devrimcilerin, sosyalistlerin güç birliğidir…


Bunları da sevebilirsiniz