Eğitim Üzerine

GENÇLERİN SIRTINDAKİ YÜK : SINAVLAR

LİSEYE GİRİŞ SINAVI (LGS)

VE YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI SINAVI (YKS)

“2014 yılında ilkokula başlayan 1 milyon 145 bin öğrenciden 793 bini bu yıl YKS’ye lise son sınıf öğrencisi olarak başvurdu. ERG kıdemli politika analisti Özgenur Korlu’ya göre aradaki 352 bin kişilk fark, sınav baskısı, artan sınıf tekrarları, düşük sosyoekonomik düzey, okul ortamındaki sorunlar ve diplomanın değer kaybetmesinden genel olarak kaynaklanıyor. Bu kopuş daha çok lise yıllarında oluşuyor. Ancak bu farkın içinde yurtdışına gitme, göç, sınıf tekrarı yapanlar, ölüm gibi nedenler de bulunuyor.

Sınav Baskısı

Öğrenciler erken yaşlardan itibaren sınav merkezli bir sistemle karşı karşıya kalıyor. LGS ve YKS her ikisi de güçlü bir eleme mekanizması oluşturuyor. İstediği puanı alamayan birçok öğrencide daha lise başında üniversite sınavında da başarılı olamayacağı düşüncesi gelişebiliyor.

Zorbalık ve Yetersiz Eğitim Ortamı

Akademik nedenlerin yanı sıra akran zorbalığı ve eğitim ortamındaki eksiklikler de öğrencilerin okulla ilgili bağını zayıflatıyor. Aidiyet duyguları zayıflıyor.

Sosyoekonomik Durum

Ailelerdeki gelir kaybı, bakım yükünün artması, veya ekonomik ihtiyaçların yükselmesi öğrencilerin eğitimden uzaklaşmasına yol açabiliyor. Kız çocuklarında bakım sorumlulukları, erkek çocuklarında ise haneye gelir sağlama baskısı daha belirgin rol oynuyor.

Eğitimle Gelir ve İstihdam Arasındaki İlişkinin Zayıflaması

Üniversite mezunlarının son yıllarda iş bulmakta yaşadığı güçlüklerin iyice görünür hale gelmesi de yüksek öğretim yapma isteğini kırıyor. Üniversiteye gitmek yerine bir işe girip kendini geliştirerek bir üniversite mezunundan daha fazla kazanabilen bir işçi olmak yeğ tutuluyor.

Sınıf Tekrarıyla Yıl kaybetmek

Lise eğitiminde en zorlu yıllardan biri 9. Sınıftır. MEB verileri, sınıf tekrarı uygulamasının yeniden başlamasının ardından özellikle 9. Sınıflarda tekrar oranlarının arttığını gösteriyor. İki kez sınıf tekrarı yapan öğrencilerin açık öğretime yönlendirilmesi de ilk sınıf tekrarının ardından sistemden uzaklaşma eğilimini güçlendiriyor.

Doğum oranlarının düştüğü ve genç nüfusun azaldığı bir dönemde eğitimde kalan her öğrencinin önemi daha da artıyor. “ (1)

ÇOCUKLARI TANIMAK

Geçtiğimiz günlerde okul kapılarında çocuklarını bekleyen veliler çok heyecanlıydı. Çocuklarımızın bir kısmı ya LGS ya da YKS sınavına girdiler. Kimi ağlayarak çıktı sınavdan, kimi gülerek. Kimi matematik zordu derken, başkası Türkçe zordu, ya da fizik zordu, edebiyat zordu diye söyleniyordu.

Buradan görülüyor ki, her öğrencinin zorlandığı ders başka. Her öğrenci birbirinin aynısı değil. Her çocuğun kendine has özellikleri, güçlü olduğu alanlar, değişik bir zeka yapısı var. Bu durumda biz velilerin en başta çocuğumuzun gerçek güçlü alanlarını keşfetmekte dikkatli olmamız gerekir. Peki biz bunu nasıl anlarız…

Öğretmenler çocuklarımızı yakından tanıma şansına sahiptir ama onların verdikleri bilgiler de kesin olmayabilir. Çocuğumuzu çok iyi tanıyabilen öğretmenler olduğu gibi, yanılabilen öğretmenler de az değildir. Sadece öğretmenlerin sözüyle yönlendirmeyi ve meslek seçimlerini düşünmemiz doğru olmayabilir.

Çocuğu en yakından takip etme şansına sahip olan ebeveynlerdir. Bu şansı iyi kullanan annebabalar olabildiği gibi iyi kullanmayanlar da az değildir. Çocuğuyla olmadığı saatleri kurtarılmış özgürlük saatleri olarak görenler de yok değil.

Bir de çocuk tarafından bakarsak, bazı çocukların arkadaşlarıyla ya da okulda olup bitenleri anlatma konusunda çok hevesli olmasına karşın, bazıları çoğu kez olanları ayrıntılı bir şekilde anlatmak yolunu seçmezler. Özellikle okul onların özel hayatlarının bir parçasıdır, çocuğun bu tutumunu her ne kadar anlayışla karşılamamız gerekirse de işlerin nasıl gittiği, hayatından memnun olup olmadığı, neler yaptığı, bazı problemlerle karşılaşıp karşılaşmadığıyla devamlı olarak ilgilenmeniz aynı derecede önemlidir.

Çocuğu okuldan söz etmeye mecbur etmek, ya da okulla ilgili konuları sizinle tartışmaya çekindiğinde sabırsızlık göstermek, onda kendisine hiçbir özel hayat hakkı tanımadığınız, devamlı onu gözaltında bulundurmak istediğiniz duygusunu uyandıracaktır. Çocuğunuza baskı yaptığınız ölçüde onun direndiğini göreceksiniz.

Bu durumda yapılacak en doğru tutumun çocuğunuzun ortamlarına yakın olabilmektir. Onun arkadaşlarını tanımak, sık sık davet etmek, okul etkinliklerine katılması konusunda çocuğunuza tam destek vermek ve hatta okulun veliler için düzenledikleri bütün etkinliklere anne ya da babanın ya da her ikisinin imkanlarına göre katılmak olduğunu düşünüyorum. Bu paylaşma mutlaka anne ve babaya da gizli bir mutluluk verecektir. Okul aile birliği toplantılarına, velilerle görüşme günlerine, yapılan törenlere annebabanın katılması çocukta güven uyandıracak, öğretmeniyle, okulla annebabası arasında iyi bir anlaşma, uyum olduğu izlenimi uyandıracaktır. Bu durum çocuğunuzun okula ve öğretmenlerine karşı duyduğu saygıyı ve aidiyet duygusunu artıracaktır. Çocuk okulu da kendi evi gibi görmeye başlayacak, rahatlayacak ve gelişme ortamı bulacaktır. Mezuniyet törenlerinde konuşmacı olarak seçilen öğrencilerin ifade ettikleri aynen budur, okulu kendi aileleri ve evleri gibi gördükleridir.

Okul ve okul dışında spor, lisan, müzik, sanat gibi etkinliklere katılan gençlerde gizli yetenekler daha kolay ortaya çıkar, çocuğunuzu yakından tanımak için bunlar inanılmız güzel fırsatlardır. Oğlum orta sondayken bir gün odasındaki rafları temizlerken, açık bir defterde el yazısıyla yazılmış şiirler gördüm, okudum. Gerçekten çok güzel şiirlerdi. Oğlum geldiğinde sordum hangi yazarın şiirleri diye. O da o defterin kendi şiirlerini yazdığı defter olduğunu söyleyince, bir an durakladım. Çocuğum sadece spor yapmıyor, bir de şiir yazıyordu. Nasıl olur da bu yönünü hiç farketmemiştim.

  • Peki, nasıl oldu da böyle güzel yazmayı öğrendin?
  • Türkçe dersinde şiir yazmayı öğrendik, hepimizin bir şiir defteri var.
  • Yaaa, harika başka neler öğreniyorsunuz Türkçe dersinde
  • Dilekçe nasıl yazılır, değişik dilekçe şekilleri gibi şeyler. Bu hafta röportaj nasıl yapılır onu öğreniyoruz.

Çok şaşırmıştım, hem çocuğumu iyi tanımadığımı hissettim, hem de hiç dikkatimi çekmeyen bu şahane öğretmenin varlığını farketmemiştim. Hemen okuluna gittim, öğretmeni tebrik ettim. O da oğlumun farketmediğim özelliklerini bana anlattı.

Diğer oğluma da dikkat etmeye başladım, o da bir Cumartesi günü odasına arkadaşlarıyla bahçeye çıkmak yerine odasına kapandı, birşeyler yapıyor. Ben de ev işlerine kendimi kaptırdığım için epey uzun bir süre sonra, onun hala odada olduğunu farkettim. Gidip odasına baktım, yerde oturmuş, büyük bir boy bir kartonun üstüne renkli boya kalemleriyle bir müzik diskinin üzerindeki resmi aynen gözle büyüterek kartona çiziyor. Mükemmel bir çizim. Şok geçirdim.

  • Bunu ölçüp biçmeden bakarak mı çizdin, diye sordum.
  • Evet, ben yaptım.

Bir çocuk bunu nasıl yapabilir, daha 12 yaşında. O zaman çocuğumun çizim konusunda inanılmaz bir yeteneği olduğunu düşündüm, gelecekte onu mutlaka sanatla tanıştırmam gerektiğini, mimarlıkla ilgili bir mesleğe yöneltmem gerektiğini tasarlamaya başladım.

İşte gördüğünüz gibi çocuğunuzu ne kadar iyi tanıyorum deseniz de, bunun yeterli olmadığını düşünün. Her gün çocuğunuzun hiç düşünmediğiniz bir özelliğiyle karşılaşabilirsiniz ama bu fırsatları kaçırmayın derim.

Meslek seçimleri zamanı hem lise için hem de üniversite için yaklaşıyor. Çocuğunuza fikir verirken daima onun yeteneklerini ve sevdiklerini gözönünde bulundurun. Bazan çocuklar, gençler en yakın arkadaşlarının seçimlerini de kendileri için uygunmuş gibi düşünürler ama bu konuda çocuklarınıza her insanın kendi yeteneklerini göz önünde bulundurması gerektiği konusunda uyarmanız, örnekler vermeniz yerinde olur.

TERCİH MARATONUNA HAZIRLANMA

YKS sınavları bitti, şimdi sıra tercih maratonunda. Dünkü çocuklar artık birer genç, yetişkin olma yolundalar. Bilinçli kariyer kararları vermek için iyi bir çalışma yapmak zorundalar. Şimdi de gençlere biraz sesleneyim.

Üniversitelerde bölüm seçimi gelecekteki iş yaşamınızı etkileyen önemli bir karardır. Ancak çok yapılan yanlışlar genellikle, tek başına “en çok para kazandıran” ya da “en popüler” bölümü seçmektir. Tabii ki bu faktörler etkileyicidir ama yine de en mantıklı seçim bu faktörlerle olmaz. Sizin ilgi alanlarınızı gözden geçirmeniz, yeteneklerinizi düşünmeniz ve yaşam hedeflerinizi bunlarla birlikte değerlendirmeniz daha sağlıklı olur.

Kendinize en uygun kariyeri ararken çok dikkatli bir araştırma yapmanız gerekecektir. Araştırmaya bölüm, üniversite, şehir faktörlerinin hepsini birden düşünerek başlayabilirsiniz. Sadece en iyi üniversiteye odaklanmak ya da imkanları en bol olan en büyük şehirden başlamak doğru olmayabilir. İşte size öneriler :

  1. Kendinizi tanıyın
  • Hangi dersleri severek çalışıyorsunuz?
  • Sayısal, sözel ya da eşit ağırlıklı alanlardan hangisinde daha rahat ve başarılısınız?
  • İnsanlarla çalışmayı mı, bilgisayar başında üretmeyi mi, araştırma yapmayı mı seviyorsunuz?
  1. Bölüm araştırın ve değerlendirin
  • Ne zaman bu bölüm kurulmuş, neler yapmış, çift dal imkanı var mı
  • Bölümün ders programına göz atın,
  • Bölüm hangi şehir ve üniversitelerde daha iyi imkanlar sunuyor
  • Mezunlar hangi alanlarda çalışabiliyor,
  • Staj ve uygulama olanakları nasıl,
  • Yapay zeka ve gelişen teknoloji bazı mesleklerin yavaş yavaş ortadan kalkmasına da neden olmaktadır, bu bölüm gelecek vadeden bir bölüm müdür
  1. Meslek olanaklarını araştırın ve değerlendirin
  • Mezunların iş bulma durumu
  • Çalışma koşulları ve maaş aralıkları
  • Yurt dışında çalışma veya akademik ilerleme imkanları
  • Bölümün sunduğu mesleki yetenekler ne ölçüde ülkemizde karşılığını bulur
  1. Üniversiteleri araştırın
  • Aynı bölüm farklı üniversitelerde farklı eğitim kalitesi, laboratuvar, öğretim kadrosu ve staj imkanları sunabilir.
  • Bir üniversite üzerinde duruyorsanız o üniversitenin bulunduğu bölge ya da şehrin sizin gelişiminize yardımcı olabilecek olanakları var mıdır, sosyal yaşam koşulları nelerdir
  • Beğendiğiniz üniversitenin spor, sanat ve kültürle ilgili etkinlikleri var mıdır,
  1. Alanınızla ilgili kişilerle konuşun
  • Bölümde okuyan öğrenciler veya mezunlar size derslerin zorlukları ve iş hayatı hakkında gerçekçi bilgiler verebilir.
  • Bölümün diğer alanlarla ilişkisi, gelişme fırsatları, uygulamaları hakkında detaylı bilgi sahibi olun.
  1. Şehir olanaklarını gözden geçirin
  • Yaşadığınız şehrin bölüm ve üniversite olanaklarını ilk gözden geçirmeniz ekonomik nedenlerden yerinde olabilir. Sosyal ilişkileriniz, çevreyi tanımanız, şehir imkanlarını iyi değerlendirmenizi sağlayabilir.
  • Bazı şehirler belli kariyerlerde iyi imkanlar sunmaktadır. Bu şehirleri ve kariyerleri gözden geçirin. Örneğin, istanbul birçok kariyer için inanılmaz fırsatlar sunabilen en önemli şirketleri barındıran büyük şehrimizdir. İzmir gıda ve lojistikte, Ankara hukuk, siyaset bilimlerinde, Eskişehir havacılıkta, mühendislikte, sanatta ön plana çıkmaktadır. Bunun gibi şehir bazında araştırmalar geliştirilebilir.
  1. Kendinizi uzun vadede hayal edin
  • Bu işi 10 yıl sonra da yapmaktan mutlu olur muyum sorusunu kendinize sorun.

Hiç kimse geleceği doğru tahmin edemez. Bu nedenle hem ilginizi çeken, hem de size gelişme imkanı sunan bir bölüm geçmek genellikle en dengeli yaklaşımdır.

Diyelim bu araştırmaları yaptınız ama kendinizi hala yeterli görmüyorsunuz ya da tercih döneminin çalışmalarını henüz yapmadınız, puanınız, sıralamanız ve ilgi alanlarınıza göre size en uygun bölümleri bulmak için destek örgütlerinden yardım alabilirsiniz.

Bu kuruluşların ortak amacı bireylerin, ilgi, yetenek ve değerlerini tanımalarına yardımcı olmak, eğitim ve meslek seçenekleri hakkında güvenilir bilgi sunmak ve bilinçli kariyer kararları vermelerini sağlamaktır.

KARİYER SEÇİMİNE

DESTEK VEREN BAŞLICA KURULUŞLAR (3)

Türkiye’deki Kuruluşlar :

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi

Üniversite öğrencileri ve mezunlar için kariyer planlama çalışmaları yürütür. Kariyer fuarları düzenler. Eğitim ve staj fırsatları sunar.

İŞKUR

Meslek danışmanlığı hizmeti verir. İlgi ve yetenek analizler iyapar. İş ve staj olanakları hakkında bilgi sağlar.

Milli Eğitim Bakanlığı

Okullardaki Rehberli ve Psikolojik Danışmanlık Servisleri aracılığıyla öğrencilere kariyer rehberliği sunar. Meslek tanıtım etkinlikleri düzenler.

Yüksek Öğretim Kurulu

Üniversite programları ve yükseöğretim sistemi hakkında bilgi sağlar. Bölüm ve program tercihleri konusunda resmi kaynak sunar.

Üniversitelerin Kariyer Merkezleri

Kariyer danışmanlığı verir. CV hazırlama ve mülakat eğitimleri düzenler. İşverenlerle öğrencileri buluşturan etkinlikler organize eder. Staj ve iş ilanları paylaşır.

Uluslararası Kuruluşlar :

OECD

Eğitim, beceri geliştirme ve kariyer rehberliği konusunda araştırmalar yayımlar. Ülkelerin kariyer danışmanlığı uygulamalarına yönelik öneriler geliştirir.

International Labour Organization

Gençlerin istihdamı, mesleki eğitimi ve çalışma hayatına geçiş konusunda rehberlik ve politika önerileri sunar.

Kaynakça

  1. OKSIJEN gazetesi, ESEN DOLMA, 26 Haziran-2 Temmuz, Sayfa 37, Her 10 Öğrenciden 3’ü üniversiteden umudu kesti mi?
  2. Dr Lee Salk, Çocuğun Duyusal Sorunları, sayfa 191, Çocuğum bana okuldan söz etmediğinde ne yapmam gerekir?, Okul faaliyetlerine katılmam gerekir mi?, Remzi Kitapevi
  3. AI

 

Bunları da sevebilirsiniz