Trump-Şi Zirvesi ve Birleşik Devletler-Çin İlişkilerinin Mevcut Görünümü

Birleşik Devletler Başkanı Trump’ın Çin ziyareti (14-15 Mayıs), zaman zaman “en önemli ikili ilişki” olarak da tanımlanan ABD-Çin ilişkilerinin ve uluslararası düzenin gidişatına dair önemli meseleleri bir kez daha gündeme getirdi. Genel kanı ise, Trump-Şi görüşmesiyle ABD-Çin arasındaki ikili konuların kalıcı bir sonuca ulaşmadığı yönündedir.

Trump-Şi görüşmesinde ekonomik ve ticari konuların baskın gelmesi dünya ekonomisinin önde gelen iki aktörü için olağan bir durumdur. Bir diğer husus ise geniş ve kapsamlı çözümlerden ziyade her iki yönetimin de kısa vadeli çözümlere odaklandığıdır. Ekonomik rekabetin yönetilmesi için Çin’in Boeing ve soya satın alması bekleniyordu ve bu gerçekleşmiştir (Kagan, 2026).

Analizlerde dikkat çeken bir nokta ise, Çin yönetiminin özgüvenli hareket ettiğinin sıklıkla ifade edilmesidir. Başkan Trump’ın 2025 yılında “Özgürlük Günü” vergilerine karşılık olarak nadir element ihracatını sıkılaştıran ve ABD’den soya alımını durduran Çin (Doshi, 2026; Laha ve Tausendfreund, 2026), nadir element tedarik zincirleri üzerindeki kontrolüne ve teknolojik başarılarına güveniyor (Kempe, 2026).

Görüşmenin İran Savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına denk gelmesi, Çin-İran bağlantısını da gündeme getirdi. Çin’in bu durumdan ne kadar etkilendiği sorusuna verilen cevaplar ciddi bir etkiden bahsetmiyor. Hürmüz Boğazı üzerinden Çin’e ulaşan petrolde azalma yaşanması ve fiyat artışına Çin’in hazırlıklı olduğu belirtilmektedir (Yergin, 2020; Moore 2026, Hart, 2026). Rusya ve Çin arasında 2019 yılında gaz tedariki başlayan Sibirya’nın Gücü doğal gaz boru hattı bu kapsamdadır. Deniz yollarının kesintiye uğramasına karşın bir önlem ve yeni düzene uyum politikasıdır.

Sonuç olarak, ekonomik ve ticari bağların yönetilmesi, özelde uluslararası ekonomik düzenin, genel olarak da dünya düzenini belirleyecektir. Değişmekte olan düzenin nedenlerini bu ve benzeri konular teşkil etmektedir. Trump-Şi görüşmesine dair görüş ve analizler Çin’in pazarlık gücünü pekiştirdiği yönündedir. Söz konusu pazarlık gücünün azalmaması durumunda, Birleşik Devletler ve Avrupa arasında iş birliği oluşturabilecek hükümetlerin iktidara gelmesi, Çin politikasının sertleşmesine neden olabilir. Batı arasındaki iş birliği yahut ayrışma Çin konusundan bağımsız değildir.

Kaynakça

Doshi, R. (2026) The Trump-Xi Summit Gives Beijing a Chance to “Manage” Washington. Council on Foreign Relations.

https://www.cfr.org/articles/at-the-trump-xi-summit-china-will-have-the-upper-hand?utm_source=chatgpt.com

Hart, D,M. (2026) The Iran War Has Weakened Trump’s Energy Card Ahead of Xi Summit. Council on Foreign Relations.

https://www.cfr.org/articles/at-the-trump-xi-summit-china-will-have-the-upper-hand?utm_source=chatgpt.com

Kagan, E. D. (2026) Trump-Xi summit in Beijing: Managing the world’s most important relationship. Center for Strategic and International Studies.

https://www.csis.org/analysis/trump-xi-summit-beijing-managing-worlds-most-important-relationship

Kempe, F. (2026) The Myth of US-China stability. Atlantic Council.

https://www.atlanticcouncil.org/content-series/inflection-points/the-myth-of-us-china-stability/?utm_source=chatgpt.com

Laha, M. & Tausendfreund, R. (2026) Trump-Xi Summit Aims for Economic Rapprochement. DGAP.

https://dgap.org/en/research/publications/trump-xi-summit-aims-economic-rapprochement

Moore, S.M. (2026) Oil, Coal, and Power Politics. Brookings.

https://www.brookings.edu/articles/what-will-happen-when-trump-meets-xi/?utm_source=chatgpt.com

Bunları da sevebilirsiniz