İran Savaşı, Epstein ve Hasan Erel

Cumhuriyet gazetesinin etkin ve seçkin yazarı Mehmet Ali Güller, inanılmaz boyutlardaki ABD-İsrail-İran Savaşı hakkında bu gün (3.3.2026) şunları yazdı:

ABD liderliği, yalanlarıyla, siyaset yapma tarzlarıyla, soykırıma destekleriyle, suikastlarıyla, terör eylemleriyle tarihe geçmektedir.

Bu tablo devlet erozyonu tablosudur, ciddi devlet vasıflarının ortadan kalkmasının görüntüsüdür, ABD’nin liderlik yetkinliğinin iflasıdır.

İran’a saldırının sonuçlarından bağımsız olarak ABD “siyasal liderlik” iddiasını kaybetmiştir. Bunu önümüzdeki yıllar boyunca adım adım göreceğiz…”

Bence bu savaşı daha iyi anlamak için, önce tarihin gördüğü en zalim ve kuduruk emperyalizmin simgesi olan ABD’nin yönetimini içinden anlamak gerek..

Önce “Hiç Kimsenin kızı” kitabı okunmalı

HİÇ KİMSENİN KIZI

Kırmızı Kedi Yayınevi’nin yayını olan ve çok okunan bu kitabı Hasar Erel dostumuz çevirmiş.

Bu kız, Trump ile ilk ne zaman tanıştı?

Bu kız dönemin hangi İsrail Bakanına Epstein’ın evinde sunuldu?

Uzun yıllar boyunca dünya milyarderleri, önde gelen emperyalist siyasetçiler, kukla devlet başkanları, aşağılık prensler, satılmış bürokratlar ve “saygın” unvanlar taşıyan soyguncu Batılı isimler etrafında şekillenen bir sömürücü sistemi anlatan, Epstein’in seks kölesi bir mazlum kızı anlatan “Hiç Kimsenin Kızı” kitabı mutlaka okunmalı.

Virginia Giuffre tarafından kaleme alının “Nobody’s Girl”, bizim Hasan Erel’in çevirisi.. Hasan Erel kim? Onu da anlatacağım. Ama ikinci olarak, Hasan Erel’in takma ismi Hüseyin Vodinalı imzası ile basılan ve Pankuş yayınlarından çıan “Epstein Skandalı” isimli kitabı okunmalı ve anlaşılmalı..

EPSTEİN SKANDALI

Bu kitapta Emperyalizmin yöneticisi olan küresel elin tüm sırları ifşa olmakta. ABD yönetiminin kılcal damarlarına yerleşen ve MOSSAD aracılığı ile İsrail’i ele geçiren bu şeytani küresel düzen, Hasan Erel (Hüseyin Vodinalı) kalemiyle bir başucu kitabı oldu.

Batılı ve Siyonist emperyalistler, küresel egemenliklerini kurmak ve korumak için sapık ortaklıklarını, pedofili şehvetlerini, şantaj zincirlerini kullanarak egemen servetlerini nasıl artırıp, dünya savaşına hazırlanmaktalar?

Bu kitabı okuyunca, adım adım barış müzakereleri sürerken, vahşi ABD Emperyalizmin, aniden İran’a saldırmasının sırlarını da anlayacaksanız..

Okuduğunuzda, okuduklarınıza inanamayacaksınız.. Ama hepsi gerçek.

Hem “Nobody’s Girl” kitabını çeviren, hem de “Epstein Skandalı”nı yazan Hasan Erel’e bin şükran. Arkadaşlığımız ve yoldaşlığımız için onur duyuyorum.

HASAN EREL KİMDİR?

1992-94 yıllarında ABD New York Teknoloji Enstitüsü’nde gazetecilik ve televizyon yapımcılığı alanında yüksek lisans yaptı. Anadolu Ajansı ve TRT’nin New York muhabiri oldu.

Sonra Türkiye ulusal kanallarında dış politika ve savunma muhabirliği yaptı. TRT’den Dış Haberler Şefi olarak emekli oldu. Üç kitap yazdı:

Covid 19 – Bir virüsün Ötesinde,..

NATO, Bir Vesayet Örgütü Olarak..

Epstein skandalı (Mossad’ın Küresel Şantajı)..

Hasan Erel veya takma ismiyle Hüseyin Vodinalı, benim de yazarları içinde bulunduğum, Egeli Gazete ve Dağarcık Türkiye Sitesi’nde halen yazarlık yapmaktadır.

İzmir’in şanlı “Altınordu” takımı taraftarıdır..

Anti-emperyalist, yurtsever ve Kemalist bir arkadaşımızdır. Allah onu ailesine bağışlasın..

HASN EREL HÜMANİST MİDİR?

Hasan Erel, gerçek yurtsever önemli bir dostunun bir tv kanalında uğradığı kötü uygulamaya karşı çıkarak, o tv kanalından hemen ayrılmış, bunu başkalarından duyduğumda şunu düşündüm:

Yani bu kişi, tüm ideolojik ve siyasi bağlarından koparak, sadece dürüst, insancıl, yardımsever, müşfik, şefkatli bir dünya vatandaşı olabilir mi?

Benim kıstaslarım için, bu soru çok önemlidir.

Evet aynen.. İnanıyorum, Hasan Erel aynı zamanda iyi ruhlu bir hümanisttir. Onun yumuşak tavırlı görünürdeki davranışlarının altında aslında “insancıl bir ruh” vardır..

Tam burada benim ona, kendi hayatım içinden ve başımdan gelip geçen sınav sorularım olacak..

Tam 1968 kanlı gençlik olayların içindeyiz diyelim. Hasan ile buluşup, ayrı zamanlarda ona üç soru soruyorum:

  1. İstanbul Barbaros Bulvarı üzerindeki Yıldız Teknik Okulu önünde Battal Mehedoğlu isimli bir Malatyalı Alevi sosyalist genci, ülkücüler tarayıp öldürdüler.. Naaşı ortada kaldı. Beraberce cenazeyi morgdan alıp, memleketi olan köyüne götürüp ailesine teslim edelim mi, ben yalnız gitmeyeyim?..

  1. Üç gün sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü koridorunda, Kürtçü solcular, misilleme olarak Yusuf İmamoğlu isimli bir ülkücü fakir genci kurşuna dizdiler.. Naaşı ortada.. Beraberce Türkiye Milli Talebe Federasyonu’nun (TMTF) Cağaloğlu binasında giriş katında bulunan katafalktan cenazeyi gece yarısı alıp, memleketi olan Bursa İnegöl çarşısına, tarım ilacı satan ihtiyar babasına teslim edelim mi, beni yalnız bırakma?..

  1. Birkaç gün sonra, gece yarısı “Şaman” takma isimli biri, İslamcı örencilerin toplaştığı Milli Türk Talebe Birliği’ne bomba attı, o odada namaz sonrası uyumakta olan Mustafa Birgi isimli bir İslamcı öğrenci genç parçalanarak öldü. Cenazesine katılalım mı? (Uzun yıllar sonra TC Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, şunu demiştir: “Mustafa Birgi, çok yakın kardeşimdi, şehadeti benim siyasi mücadeleye girmeme yol açtı. Rahmetler üzerine yağsın..”)

SONUÇ

Bu üç soruyu, Hasan Erel’e sorsa idim..

Şöyle yanıt vereceğine inanıyorum:

.. Birlikteyiz ağabey, hadi gidelim. Ben varım!..”

Hasan Erel üzerine yazım, bu kadar..

Bunları da sevebilirsiniz