1 Mayıs Küresel Sistem ve İşbirlikçileri İflas Etti

Emeğin bayramında sömürü sistemini ve egemenlerini yeniden sorgulamanın zamanıdır. 

1 Mayıs, insanlık tarihinin, üretenlerin yüz yıllar boyu sürdürdükleri mücadelenin kazanımıdır. 

Milyonlarca emekçiyi, emekliyi, işsizi görmeyen, onları açlık sınırında yaşamaya mahkûm eden düzen, emeği, işçi sınıfının mücadelesini yok sayıyor, kendi varlığı için bir tehdit olarak algılıyor yıllardır.

Sömürü sistemi bugün dünyayı alt üst etti ve tıkandı.

Dünya bir avuç zenginin.

Yoksulluk büyüyor, savaşlar sürüyor.

Küresel sistem,  askeri Örgütü NATO’yla kıtalarda gerilimi ve saldırganlığını tırmandırıyor.

En son Rusya, Ukranya savaşında , Gazze işgalinde belirdiği gibi savaş kışkırtıcısı iki yüzlü batının sahte demokrasi, sahte insan hakları ve özgürlük anlayışı, maskeleri düşürüyor.

Öte yandan sistemin iflası, tükenmişlik her geçen gün artıyor.

***

Bir de emeğin bayramının özünü, içeriğini boşaltmaya çalışanlar var. 

Sistemin özgürlükler ve insan hakları penceresine sıkıştırmaya çalıştığı 1 Mayıs’ın sınıfsal özünü, gerçek anlamını örtme gayretindeler. 

Farklı kimlik ve kisvelerle Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından tek kutuplu sömürü düzenini dünyanın gerçeği olarak insanlığa dayatmak isteyen bu kesim, kimi zaman liberal ve dinci, kimi zaman sahte solcu ve etnikçi, kimi zaman da dönek kimlikleriyle ortaya çıkıyor. 

Türkiye’de de toplum mühendisliğine soyunan, gazetelerin köşelerinde, televizyonların koltuklarında “dünya değişti, sınıf mücadelesi rafa kalktı” diyenler, özünde sömürü düzenini gizleme peşindeler. 

Onların solda görünen bir kesimine göre “sömürü” biçimi de değişmişti! Emperyalizm ve kapitalizm de ehlileşerek emekçileri daha az ezecekti. 

Hatta tek kutuplu dünyada artık savaşlar olmayacak, silahlanmaya harcanan paralar eğitim, sağlık gibi toplumsal alanlara yönelecekti. Sistem, finans kapitalin bankacılık ayağıyla kansız biçimde sürecekti. 

Dedikleri olmadı. Emperyalist sistem, Avrupa’nın göbeğinde Yugoslavya’yı parçalarken 200 bini aşkın insanın ölümüne yol açtı. 

Irak’ta Batı’nın işgali 1.5 milyonun ölümüne neden oldu. Arap baharı dedikleri öyle, Suriye işgali ve katledilenler de..

Demokrasi getireceklerini söyledikleri Ortadoğu; Arap Baharı, Suriye işgali ve benzer operasyonlarla kan gölüne döndü. 

İnsanlar yurtlarından koparılıp, sığınmacı yapıldı.

Bu coğrafyada Batı’nın sözüm ona korktuğu dinci fanatizm, emperyalizmin elinde büyüdü, gelişti. 

Küreselleşmenin Asya ve Afrika’daki çeşitli operasyonları, yüz binlerin canına mal oldu, oluyor.

***

Sömürü düzeni sürüyor, emeğin ürettiği değere, bir avuç küresel egemen sahip oluyor. 

Ülkemizde manzara daha vahim, sömürü daha büyük. Enflasyon görülmedik oranlarda. Zamlar yağmur gibi. Geniş birikebilin ücreti, yoksulluk sınırının altında.

Türkiye nüfusunun yüzde 1’i, toplam servetin yüzde 60’ına sahip. Gelir dağılımında korkunç bir uçurum var. 

Küresel sistemin işbirlikçisi, sermaye yanlısı  AKP’nin yarattığı bir tablodur bu…

Emperyalist, kapitalist sömürü düzeni değişmeden insanlık için çıkar bir yol olmayacak. 

Savaşsız, sömürüsüz yeni bir dünya düzeni kurulmadan insanlık huzura kavuşamayacak. 

Mücadeleye devam. 1 Mayıs kutlu olsun…

Bunları da sevebilirsiniz