Eğitim Üzerine

Türkiye’de Yeni Teknoloji ile Eğitimde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözümleri

Birçok ortamda Türkiye gündemini zorlayan konulardan biri de gençlerimizin okullarda öğrenmelerini olumsuz etkileyen telefon kullanımı, sosyal medya takibi, çevrimiçi oyunlar, yapay zeka kullanımı gibi son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte ortaya çıkan olumsuz faktörler. Telefon/ sosyal medya/ çevrimiçi oyunlar daha çok dikkat, uyku, çalışma süresi ve sınıf içi bölünme üzerinden, yapay zeka ise doğru kullanılmadığında öğrencinin düşünme ve üretme sürecini atlaması üzerindeöğrenmeyi etkileyebiliyor.

Türkiye açısından gözüken tablo şöyle:

  1. Telefon ve sosyal medya:

Okullarda gençlerde görülen en belirgin sorunlardan biri dikkat dağınıklığı. Dikkat dağınıklığının baş aktörleri telefon ve sosyal medya. OECD’nin PISA 2025 verilerine göre Türkiye’de öğrencilerin okulda öğrenme amacıyla cihaz kullanımı günde 1,3 saat, eğlence amacıyla kullanımı ise 0,8 saat. Fen derslerinde dijital cihazlarla dikkat dağıldığını belirten öğrencilerin fen puanı, Türkiye’de böyle bir dikkat dağınıklığı belirtmeyenlere göre 30 puan daha düşük. Bu, doğrudan “telefon 30 puan düşürdü” anlamına tabii ki gelmez, ancak bir ilişkiyi gösterir.

Türkiye’de 2025’te öğrencilerin yüzde 83’ü okul binasında cep telefonu kullanımının yasak olduğu okullarda bulunuyordu, bu oran önceki yıllarda 2022’de örneğin daha azdı, yüzde 62 idi.Telefon kullanımı giderek okullarda azaltılmaya başlandı.

Ayrıca Türkiye’deki lise öğrencileri üzerine yapılan bir araştırmada da sosyal medya bağımlılığı ile akademik başarı arasında negatif ve anlamlı ilişki bulunmuştu. (Dergi Park)

2. Yapay Zeka Kullanımı

Yapay Zeka kullanımındaki yanlışlıklar da öğrenmenin gerçekleşmesini engelleyici boyutlara gelmiş durumda. Burada sorun yapay zekayı “kullanmak” değil, öğrencinin yerine yapay zekanın düşünmesi, bu durumda öğrenci bu durumdan hiçbir şekilde öğrenme adına faydalanmıyor. Bazı öğrenciler ödevlerini, araştırmalarını ve projelerini yaparken olduğu gibi bunları Chatgbt gibi yapay zeka organlarından alıyorlar, kendilerinden birşey katmadıkları gibi bir araştırma veya düşünme aşamasından geçmiyorlar. Yeni kuşakta, okula ilgi, sınıfta öğrenme de nasıl olsa Yapay Zeka (AI) yada internet var diye çok aza inmiş durumda, devamsızlıklar artmakta. Öğretmenlerin, eğitim kurumlarının işi çok zor.

PISA 2025’te Türkiye’deki 15 yaş öğrencilerinin yüzde 52’si Yapay Zeka başka deyişle AI sohbet araçlarını öğrenmeye yardımcı olmak için en az haftada bir kullandığını bildirdi. Buna ilaveten yüzde 44’ü ise yazılı ödev taslağı oluşturmak için kullandığını söyledi.

Burada OECD’nin bulgusu oldukça önemli, amaçlı ve ölçülü Yapay Zeka (AI) kullanımı öğrenmeye yardımcı olabilir, ancak yoğun ve yönlendirilmemiş kullanım ise daha yüzeysel öğrenmeye yol açabilir şeklindedir.

Sözün kısası “öğrencilerimizin hiçbir şeyi derinlemesine öğrenemediği “ meselesinde Yapay Zekanın asıl riski öğrencinin yanıtı bulması ama nedenini kendisinin düşünmemesi ve irdelememesi.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ BU KONUDAKİ

ÇALIŞMALARI HANGİ AŞAMADA

MEB’in yaklaşımı tamamen “teknolojiyi bırakın” şeklinde değil, daha çok kontrollü kullanım, dijital bağımlılığı azaltma, Yapay Zeka’yı eğitim amacıyla dikkatli kullanma şeklinde ortaya çıkıyor. .

Akıllı Telefonlar konusunda

2025-26 eğitim-öğretim yılı genelgesinde MEB:

  • Sınıfta cep telefonu bulundurmama uygulamasının sürdürülmesini,
  • Öğretmenlerin de sınıfta cep telefonu kullanmamasını,
  • Öğrencilerin dijital bağımlılığa karşı bilinçlendirilmesini,
  • Ödev ve bilgilendirmelerde Bakanlığın belirlediği platformlar dışındaki sosyal medya uygulamalarının kullanılmamasını, istedi. (MEB Strateji Geliştirme)

Yapay Zeka Konusunda

MEB Anasayfa Haberlerde “Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eylem Planı” yürürlüğe girdi.

Cumhurbaşkanlığının vizyonu doğrultusunda ve 11. Kalkınma Planı kapsamında yürürlüğe konulan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi çerçevesinde hazırlanan “Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eylem Planı (2025-2029)” yürürlüğe girdi. Bakanlık yönetiminden okul süreçlerine, öğretmen eğitiminden öğrenci kazanımlarına kadar geniş bir yol haritası sunan belge 4 hedef, 15 politika ve 40 eylem adımından oluşuyor.

2025-2029 dönemine yönelik stratejik yaklaşımları içeren belge, eğitimde yapay zeka teknolojilerinin etkin, etki ve kapsayıcı bir biçimde kullanılması için stratejik hedefler ortaya koyuyor.

Bu bağlamda söz konusu politika belgesi, MEB’in yapay zeka alanındaki çalışmalarını sistematik bir yol haritasına dönüştürmeyi amaçlayarak öğretim platformlarının güncellenmesinden dijital içerik üretimine, öğretmen eğitiminden yapay zeka destekli ölçme ve değerlendirme süreçlerine kadar geniş bir alanda somut uygulamalar içeriyor.

Aynı zamanda yapay zeka tabanlı öğrenme analitiği platformlarının kurulmasına yönelik çalışmalar da bu kapsamda yürütmekte olup öğrenci ve öğretmenlerin dijital becerikliliklerinin geliştirlimesi, kişiselleştirilmiş öğrenme fırsatlarının artırılması ve eğitimde kalite ile kapsayıcılığın güçlendirilmesi hedefleniyor.

Bu dönüşüm süreci, Türkiye yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu şekilde yapılandırılan beceri temelli eğitim yaklaşımını da destekliyor ve öğrencilerin yalnızca akademik bilgiyle değil, aynı zamanda eleştirel düşünme, problem çözme, dijital okuryazarlık, iletişim ve işbirliği gibi çağımızın önemli gereklilikleriyle donatılmasını amaçılıyor.

Vizyonu, yapay zeka ve büyük veri tabanlı sistemlerin yönetici, öğretmen ve öğrenciler tarafından etkin, bilinçli ve stratejik kullanılmasını sağlayarak yapay zeka okuryazarlığına sahip, milli, manevi ve evrensel değerlerle donatılmış bireyler yetiştirmek olan bu politika belgesi, dört temel hedef etrafında yapılandırıldı.

Bu hedefler,

“Eğitimde Yapay Zeka Kültürü Oluşturmak”

“Öğretim Programlarında Yapay Zeka Alanını Artırmak”

“Eğitimde Yapay Zeka Destekli Yönetim ve Karar Alma Mekanizmasını Desteklemek”

“Teknoloji, Altyapı ve Veri Analitiğini Güçlendirmek”

olarak belirlendi. Bu dört ana hedef doğrultusunda toplam 15 politika adımı ve 40 eylem adımı da belirlendi. Eylem adımlarından 17’sinin 1 yıla kadar, 10’unun 1 ile 3 yıl arasında, 13’ünün ise 3 ile 5 yıl arasında hayata geçirilmesi planlanıyor.

Yapay Zeka Uygulamaları Etik Kurulu Kurulacak

Eğitimde yapay zeka etik kuralları ve kullanım standartlarının oluşturulması kapsamında Bakanlık bünyesinde, yapay zeka projeleri, kullanılan araçları ve kullanım çerçevesini değerlendirmek ve denetlemek amacıyla Yapay Zeka Uygulamaları Etik Kurulu ve bu kurula bağlı alt komisyonlar kurulacak.

Yapay Zekanın eğitimde kullanıldığı alanlarda öğrenci-öğretmen etkileşimi ile eğitim ve öğretime etkisi ve sonuçları takip edilecek.

Yapay Zeka okuryazarlığını artırmak amacıyla eğitim programları ve bilinçlendirme etkinlikleri geliştirilmesi için toplumun genç kesimlerine yapay zeka kullanımı, uygulamaları ve geliştirilmesi bilinci oluşturmak amacıyla “Yapay Zeka Okuryazarlığı” çalışmaları da yürütülecek.

Öğretmenlere Yapay Zeka Eğitimi Planlanacak

Öğretmenlerin yapay zeka destekli ders tasarımı yetkinliklerinin artırılması için yapay zeka ile desteklenen pedagojik süreçlere uyum sağlamalarını ve bu teknolojileri etkili biçimde kullanmalarını sağlamaya yönelik hizmet içi eğitim programları planlanacak.

Eğitimde yapay zeka kullanımına yönelik uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik yapay zeka alanında devlet burslarıyla yurt dışında lisansüstü öğrenim için kontenjanlar artırılacak.

Mesleki ve Teknik Liselere Yapay Zeka Öğretim Programı

“Öğretim Programlarında Yapay Zeka Alanını Artırmak” hedefinde, öğretim programlarının yapay zeka uygulamaları ve kullanım alanlarına uyumlu şekilde güncellenmesi, yapay zeka destekli öğrenme modelleriyle öğretim yöntemlerinin geliştirilmesi ve yapay zeka destekli eğitim ortamlarının kullanımının yaygınlaştırılması politikalarına yer verildi.

Öğretim programlarının yapay zeka uygulamaları ve kullanım alanlarına uyumlu hale getirilmesi amacıyla, algoritmik düşünce, yapay zeka teknolojileri ve etik ilkeler doğrultusunda mevcut ve seçmeli derslerin içerikleri güncellenecek.

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına yönelik yapay zeka öğretim programı ve dijital içerikler hazırlanacak.

Ortaöğretim seviyesinde yapay zeka öğretim programı, öğrencilere uygulama geliştirme becerisi kazandırmayı hedefleyen öğrenme çıktılarıyla yenilenecek.

Yapay zekanın en çok etkileyeceği meslek alanlarına ve bölümlerine ait öğretim programları, yapay zekaya uyum sağlayacak şekilde güncellenecek ve bu süreç, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yürütülen çalışmalar ve ilgili paydaşların katkılarıyla desteklenecek.

Bunların yanında yapılması planlanan aşağıdaki başka alt başlıklar da mevcut :

Türkçe Eğitimi için Yapay Zeka Destekli Dil Uygulaması Geliştirilecek.

Eğitim Platformlarına Yapay Zeka Destekli Gelişim Takibi Eklenecek

Otomatik Sınav Değerlendirme Sistemleri Geliştirilecek

İşte görüldüğü gibi Bakanlığımız yeni gelişmelere arkasını çevirmemiş ve önemli çalışmalar yapmış. Bu çalışmalar ne kadar hızla hayata geçirilebilecek, iyi ürün verecek ya da vermeyecek önümüzdeki yıllarda kendini gösterecek.

Şu ana kadar, bilimsel alanlarda Yapay Zekanın özellikle tıpta, sanayide ve diğer bilimlerde büyük yardımları olduğunu görüyoruz, duyuyoruz ancak insanın yarattığı yapay zekanın yine insana rağmen veya insana karşı olabileceği tartışmaları da hepimizi düşündürüyor ve endişelendiriyor.

Amaç, yapay zekanın insanların yerine düşünmesi ve çözüm bulması değil, insanların çözüm bulması için bilgiye ulaşmasını kolaylaştırması, hazır etmesi olmalıdır.

Bu konu bu kadar dar ölçekli de değildir, bir de yapay zekaya yüklenen bilginin ne kaynaklı olduğu önemlidir. Verilen bilgilerin hangi eller tarafından oluşturulduğu, kaynakları, değişik amaçlarla değişitirilip değiştirilemeyeceği de tartışmalıdır. Belli bir güven ağında kullanılmaya başlandığında, bu güven ağı bir gün kırılırsa, bu nasıl farkedilmelidir.

Yapay Zekanın başlangıçta belirlenen yardımcılık görevini aşarak, kötü politikaların elinde insanlık aleyhine bir silah olarak nasıl kullanılabildiğine de çağımızda maalesef tanık oluyoruz, işin içine silah sanayi, savaş stratejileri, teknoloji tekelciliği de girdiğinde bu işin rengi oldukça değişiyor.

Keza internet yoluyla her gün değişik haberlerle karşılaşıyor, telefonumuza gelen mesajları hayretle izliyoruz. Bunların hiçbirinin hangi amaçla ortaya salındığını bilmiyoruz. Telefonlar iyi iletişim aracı olmanın ötesine geçiyor,

Bütün bu gibi bilgilerin eşiğinde hepimiz soru işaretleriyle düşünmeye çalışıyoruz, gelecekte bizi ve çocuklarımızı neler bekliyor, henüz bunu tam olarak bilemiyoruz.

Evet yeni teknolojiler güzel ama bunları kullanmak ve sonrası nereye kadar…

Şu çok açık ki, yeni bir dünyaya doğru gittiğimiz bir gerçek, teknolojiyi kopyalamak ve dışardan satın almak yerine kendi milli teknolojik gücümüzü yaratmalıyız. Bunları gerçekleştirebilmek için eğitime önem vermeli, bilimsel çalışmaları ilerletmeli, dışarıya beyin göçünü durmalıyız.

Çocuklarımızı korumak hepimizin görevi, bu teknoloji karmaşasının içinde onları nereye kadar koruyabiliriz, hepimiz bu konuyu düşünmeli ve çözümleri hızla denemeliyiz.

Aileler en azından bu konularda etkin ve bilinçli olmalı ve çocuklarının yaşamlarındaki tehlikeleri görmeleri, hiç olmazsa kendi ortamlarında güven oluşturmalılar, kolaycılığa kaçmadan yeni gençlerin en iyi eğitimi almalarında pay edinmeliler diye düşünüyorum.

Gençlerimizi koruyalım ve bilinçlendirelim, en iyi şekilde eğitelim ki kuşak yeni ülkemizin teknolojide kendi varlığını oluştursun, emperyalist ülkelerin elinde oyuncak olmayalım.

 

Bunları da sevebilirsiniz