Bilbo Baggins, diğer Kurnaz Kahramanlara kıyasla, sadece bir karakter olarak değil, ayrıca bir Kurnaz Kahraman olarak da değişir, bu değişimi anlamak için öncelikle Kurnaz Kahramanları anlamak gerekir. Michael P. Carroll tarafından yazılan “The Trickster as Selfish-Buffoon and Culture Hero” Kurnaz Kahramanları detaylıca açıklayan bir makaledir. Carroll, Kurnaz Kahraman teriminin aslında ikiye ayrıldığını öne sürer. Bunlardan ilki Klapp’in “Akıllı Kahramanlarıdır (Clever Heroes),” bu kahramanlar, düşmanlarını alt edebilmek için zekalarını kullanırlar, fakat bahsi geçen kahramanlar gibi büyük kusurları yoktur, Robin Hood, Ulysses ve Davy Crockett, Klapp’in Akıllı Kahramanlarına örnek olarak verilebilirler. İkinci kategori ise kahraman olarak Kuzey Amerika yerlilerini temel alır (Kuzey Amerika yerlileri Kızılderili olarak geçerler, fakat bu terim, günümüzde hoş karşılanmamaktadır). Carroll bu kahramanlara “bencil soytarılar” şeklinde hitap eder, Carroll bu hitabını şöyle açıklar; Hayatlarındaki tek amaçlarının cinsel ihtiyaçlarını gidermek olduğu için “bencil,” bu amaçlarına ulaşmaya çalışırken başarısız olup küçük düştükleri için “soytarıdırlar.” Bu ikinci kategori Kültürel Kahramanlar (Culture Heroes) olarak bilinirler (Carroll 106). Kitapta, Bilbo’nun üç Trolle yüzleştiği kısımda, ortada herhangi bir sebep yok iken, sırf kendi egosunu tatmin edebilmek için yankesiciliğe yeltenmiş, fakat sonunda Trollere yakalanmıştır. Bu kısım, Bilbo’nun bir Akıllı Kahramandan daha çok bir Kültürel Kahraman olduğunu gösterir. Carroll, makalesinde, okurları Kurnaz Kahramanları incelerken, Freud’un Psikanaliz kuramlarını göz önünde bulundurmalarını teşvik eder. Bahsedildiği üzere Kültürel Kahramanlar cinsel dürtüleri ile harekete geçerler, fakat Freud cinselliği veya cinsel istekleri sadece cinsel ilişkiye girme arzusu olarak kısıtlamaz, Freud, cinselliğin her türlü fiziksel tatmin sağlayan dünyevi arzuları kapsadığını, bu arzuların ise “libido” olarak adlandırıldığını öne sürer (Carroll 113). Bu arzulara örnek olarak; Baş parmağın emilmesi oral bir tatmin sağlayabilir, dışkılama ise anal tatmine girer, merak duygusu insanı heyecanlandırabilmesi sebebi ile bu kategoriye girer ve son olarak uyku bile insanın rahatlama arzusundan kaynaklanır. İlk bakışta abes kaçan bu teori, Bilbo üzerinde test edildiğinde, teorinin tam olarak yanlış veya doğru olmadığı ortaya çıkıyor; Bilbo’nun pipo içmesi, yemek yemeyi aşırı sevmesi ve konforuna düşkün olması, Bilbo’nun tamamıyla libidosu tarafından yönetildiğinin göstergeleridir. Carroll, makalesinde, Kültürel Kahramanların kişiliklerine göre kategorilere ayırıldıklarını ve bu kategorilerin bazı hayvanlara benzetildiğini anlatır. Bu hayvanlar örümcekler, kuzgunlar, çakallar, tilkiler ve tavşanlardır (Carroll 107-108). Bahsedildiği üzere, Bilbo sadece bir karakter olarak değil, ayrıca bir Kurnaz Kahraman olarak değişim geçirir, bu değişim, daha doğru bir tabir ile, değişimler, Bilbo’yu kıyaslayabileceğimiz hayvanlardır. Öncelikle Bilbo’nun hangi hayvanlar ile kıyaslanamayacağını anlamamız gerekir. Bilbo, çakalların gözü pek ve kaotik doğalarına kıyasla daha çekingen bir yapıya sahiptir, bu sebeple Bilbo’ya bir çakal gözü ile bakılamaz. Kuzgunlar ise geleneksel olarak uğursuzluk getiren, kehanetlerle ve ölümlerle bağdaştırılan hayvanlardır, Bilbo’nun uğursuzluk getirdiğine dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır, ayrıca herhangi bir kehanet veya ölüm ile doğrudan bir bağlantısı yoktur. Bilbo, maceraya çıkmaya karar verdiği andan itibaren bir tavşan olarak görülebilir, tavşanlar, zeki, temkinli ve öngörülemeyen doğaları ile bilinirler. Tıpkı bir tavşan gibi, Bilbo bir avcıdan daha çok bir avdır, tıpkı tavşanlar gibi tek amacı hayatta kalmaktır. Fakat, tavşanlar Kültürel Kahramanlar gibi “soytarı” değillerdir, bu sebeple bazı okurlar Bilbo’nun hiçbir zaman bir tavşan olmadığı teorisini öne sürebilirler. Bu teoriyi çürütebilmek mümkün değildir, fakat Bilbo’nun üç Trolle olan karşılaşmasında “soytarı” durumuna düşmesinin veya Bilbo’nun Kültürel Kahraman olarak bir istisna olduğu gözü ile bakılırsa, Bilbo’nun tavşan kategorisine uyduğu varsayılabilir. Bahsi geçen değişim, Bilbo’nun Smaug ile karşılaşması sırasında kendini gösterir, Bilbo artık bir tavşan değil, tilkidir. Tilkiler, doğaları gereği akıllı ve kendilerinden emindirler. Bilbo’nun, Smaug’un karşısına çıkması, macerası sırasında kazandığı cesaretini ve Smaug’u uzun süre oyalayıp zayıf noktasını fark etmesi ise stratejik gelişimini gösterir. Örümcekler ise Bilbo’ya tam olarak uymazlar, örümcekler, zekâlarını avlarını yakalamak için kullanan canlılardır. Bilbo hikâye boyunca hiçbir zaman avcı konumuna erişememiştir. Fakat, örümcekler, zarafetleri nedeni ile, geleneksel olarak, ağlarını kaderi ve bazı hikayeleri barındırarak ördüklerine inanılır. Bilbo hikâyenin sonunda maceralarını anlatan bir kitap yazmaya başlar. Ayrıca Bilbo’nun Güç Yüzüğünü Gollum’dan çalması ve Gollum’un ilerleyen zamanlarda düşman tarafından yakalanması, Bilbo’nun bir nevi daha kötü bir geleceği durdurduğu anlamına gelebilir ve Bilbo’yu kısmen örümcek kategorisine sokabilir.
Kaynakça
-
Carroll, Michael P. “The Trickster as Selfish-Buffoon and Culture Hero.” Ethos, vol.12, no. 2, Summer 1984, pp. 105-131. Access date 05.05.2025
