Dünyanın ağırlık merkezinin hızla doğuya kaymakta olduğu gerçeği geniş kabul gören olgudur günümüzde.
Buna karşılık sağda ve solda Çin’e saplantılı bakışın sürdüğü de gerçektir.
Soldan baktığını ileri sürenlerin bir bölümüne göre Çin sosyalizmi sulandırmakla kalmamış, kapitalizme göz kırpmıştır.
Özellikle bizdeki sağ kesim Turancı ve Kızılelmacı dürtüyle Çin söz konusu olunca Uygurlara eziyeti gündeme getirir. Bu savlar ne yazık ki kanıtlardan ve olgulardan çok ezbere dayanır.
Yoksulluğu haklayan Çin
Bilindiği gibi Soğuk Savaş’ın ardından kendisini gösteren tek kutupluluk kapitalizmin ve doğallıkla emperyalizmin denetim dışı kaldığı dönemdir.
İnsanlığın bu dönemdeki tarihi yazıldığında bölümün adının önüne “karanlık” sıfatının eklenmesinden kaçınılamayacaktır.
Yoksulluk küresel düzeyde derinleştiği gibi gönenç toplumlarında bile kazanımların aşındığı bilinen gerçektir.
Çin’in yoksulluğu yok edişinin bu karanlık döneme rastlamış olması ayrıca anlamlı ve önemlidir. Çin, bir bakıma dönemin namusunu kurtarmıştır.
Diğer yandan, Çin’in yoksulluğu ortadan kaldırmış olmasının uluslararası kaynaklarca da doğrulandığının altını ayrıca çizmekte yarar var.
Dünya Bankası, bilindiği gibi kapitalizmin önde gelen kurumlarından birisidir. Dünya Bankası kaynaklarına göre son 40 yılda Çin’de 800 milyon insan yoksulluk sınırı olarak görülen günlük 1.90 USD gelir düzeyinin üzerine çıkartılmıştır.1
Planlayan Çin
27 Mayıs Devrimi’nin kalıtı olan beş yıllık kalkınma planlarını şimdi yerinde yeller esse de seksen öncesinden anımsarız.
Bizde tarihe karışan planlama Çin’de varlığını sürdürüyor.
Şu günlerde XV. sinin hazırlıkları yapılmaktayken paylaşılan şu bilgi son derece önemli.
Çinli iktisatçı Lifu Yen, Çin sentezinin son otuz yılda (1995-2024 döneminde) ürettiği nicel sonucu şöyle özetlemiş : Cari dolar fiyatlarıyla ölçülen kişi başına GSYH 607 dolardan 13445 dolara yükselmiş. Çin’i, Siyah Afrika ortalamasından gelişmiş ülkeler ortalamasının alt sınırına taşıyan dinamizmi, dolarlı millî gelirde yıllık yüzde 8,7’lik ortalama büyüme oranıyla kırılan bir dünya rekoru özetliyor.2
Bu planlama başarısı bir yandan Çin’de kendisini kanıtlarken diğer yandan da başka ülkelere bu unutulan aygıtı anımsatması bakımından önem taşıyor.
Robotik Çin
İnsanlığın geçen yüzyıl başında Karel Capek’in yapıtıyla tanıştığı robotlar artık günümüzün olağan varlıkları. Dünyanın ilerlemiş ve ilerlemeye kararlı toplumları robot-insan ilişkisine kafa yormaya başladılar bile.
Artık, her yerde olan robotlar emeğin geleceğinin yeniden yazılmasını gerektirecek gibi görünüyor.
Çin’in “insansı robot” patentlerinde açık ara öndeliği güncel gerçek olarak çıkıyor karşımıza.3

Sanayi 5.0 devrimiyle birlikte robot teknolojisinin yalnızca mavi yakalıları değil beyaz yakalıları da dönüştürmeye aday olduğunu belirtmekle yetinelim.
Güvenen Çin
Yazıyı bağlarken rastladığım bir bilgi paylaşılmasa olmazdı. Küresel ölçekte oluşturulan “güvenen ülkeler” listesine ilk kez Avrupa dışından bir ülke girmiş. Kuzey ülkelerinin egemenliğindeki listenin yeni üyesi Çin.4
Güvenen ülke olma ölçütleri yönetsel saydamlık, düşük yolsuzluk oranları ve güçlü gönenç olarak sıralanmış. Küresel ölçekte böylesi bir konum yakalamak hiç kuşkusuz Çin başarısının çok bilinmeyen bir başka boyutudur.

Bilim : Çin’in biricik rehberi
Mao sonrası Çin önderi Deng Xiao Ping’in 1976’daki şu sözü anımsanmaya değer.
“Bilim bundan böyle Çin’in biricik rehberi olacaktır”
Bilim, teknoloji üretiminin temel gerekliliği.
Dünya sıralamasında ilk 40’ta 5 Çin üniversitesinin varlığı Deng’in yarım yüzyıl önceki sözlerinin doğrulanışı olarak görülebilir.5
Batının süren çöküşü
Örnekler çoğaltılabilir.
Çin’in başarısının tersine Batı’nın kan yitimi sürüyor.
Bu kan yitimine utancın eklendiği unutulmamalı.
Gazze’de Batı destekli ve gözetimli soykırıma eşdeğer saldırganlığın yanı sıra Ukrayna kullanılarak Rusya’ya açılan savaş Batı’nın karanlık çağının utanç sayfaları olarak tarihteki yerini şimdiden almış durumda.
Böylesi bir döneme giren dünyada Batı’nın mutlak üstünlüğünden söz etmek gereksiz olmanın ötesinde olanaksızdır.
Çin’in tek kurşun atmadan sağladığı başarılar dünyanın birçok ülkesi için de kutup yıldızı işlevi görebilir.
Uzakdoğudan yakındoğuya
Uzakdoğudaki umut verici tablonun yakınımızda karabasana dönüşmesi üzerine de birkaç şey söylemekte yarar var.
Bu denli taban tabana zıtlık nasıl açıklanmalı?
Önce Afyon Savaşları onu izleyen İkinci Dünya Savaşı saldırganlığı Çin’i hiç kuşkusuz derinden sarsan tarihsel olgulardı.
Bunların üstesinden devrimlerle ve aklını kullanarak geldi.
Buna karşılık, bölgemiz toplumları (Türkiye dışında) monarşinin ve gericiliğin pençesinden kurtaramadılar kendilerini.
Ortaçağ karanlığına gömülen bu ülkelerde sırtını emperyalizme dayayan emirler, krallar ve şeyhler kendi varlıkları ve dirlikleri için milyonlara pranga vurmakta sakınca görmediler.
Bölgemiz toplumları en değerli varlıkları olan akıllarını kullanıp, zincirlerini kırmadıkça esenliğe hasret kalmayı sürdüreceğiz.
Çin’e doğru bakış ve orada olanı biteni doğru kavramak dünyanın geri kalanı bakımından yaşamsal önemde.
Not: Çin’in başarısında öne çıkan ve dünyanın başka ülkelerinde de hızla yol alan teknolojik gelişmelerin kimi distopik sonuçlara yol açma olasılığı kaygı verici olduğu kadar ayrı bir yazının konusu olacak denli oylumludur.
? Herkese Bilim Teknoloji, 31 Ekim 2025, Sayı 495.
? Herkese Bilim Teknoloji, 21 Kasım 2025, Sayı 498.
