Nakiye Elgün

Nakiye Hanım 1882’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Sivaslı Gedikoğulları’ndan İzzetli Mehmet Efendi, annesi Zeliha Hanım’dır. (GÖVSA, 1960)

İlköğrenimini dört buçuk yaşında kaydolduğu Mekteb-i Marifet adlı özel bir okulda aldı, sonrasında Kız Muallim Mektebi’ne girdi ve 1900’de buradan mezun oldu. (Kurun, 1935)

Nakiye Hanım mezuniyetinin sonrasında aynı okulda öğretmen yardımcısı görevini üstlendi, sonrasında 1908’de okulun katipliği ve 1909’da müdür yardımcılığı görevlerini yürüttü. (SGKESA Nakiye Elgün )

Nakiye Hanım bir yandan bu görevleri üstlenirken bir yandan da Üsküdar Bağlarbaşı’nda bulunan İngiliz Okulu’nda her hafta Türkçe dersleri verdi. 2.Meşrutiyet Dönemi’nin önemli dergilerinden olan Kadın Dergisi’nde ülkedeki eğitim sorunlarına odaklanan bir makalesi yayınlandı. Bu makalede Nakiye Hanım ülkedeki eğitim sorununun çözümü için resmi kurumlara karşı beklenti içine girmemeyi ve özel girişim ile bu sorunların aşılacağı görüşünü savundu. Kadınların durumunun düzelmesi için kız ilkokullarının kurulması gerektiğini ve bunun yapılmadığı durumda sorunların aşılamayacağını dile getirdi.

Nakiye Hanım mezunu olduğu Kız Muallim Mektebi’nde 1911’e kadar 9 yıl boyunca görev yapmıştır. (SGKESA Nakiye Elgün )

Meşrutiyet ile birlikte kızların eğitimi için yeni girişimler oldu. Onlardan biri olarak açılan İnas İdadisi kız lisesi niteliği taşıyordu, Nakiye Hanım 1911’de eski okulundakiyle aynı görevleri üstlenerek burada çalışmaya başladı.

Nakiye Hanım buradaki görevinden ayrıldıktan sonra Evkaf Nazırı Hayri Bey’in vakıflara ait olan mahalle mekteplerini çağdaş bir yapıya kavuşturma amacıyla yeniden yapılandırma teklifini kabul ederek Sultanahmet Vakıf Mektebi Müdürlüğü ve Muallimliği görevine başladı. (Kurun, 1935)

Sonrasında bu görevlerine Sultanahmet Vakıf Kızlar Mektebi Müdürlüğü ve Umumi İnas Mektebi Vakfiye Müfettişliği görevleri eklendi. (SGKESA Nakiye Elgün )

Nakiye Hanım vakıf mekteplerinin çağdaşlaştırılması görevini büyük bir ciddiyetle yürüttü, Boğazın iki yakasında ve Beyoğlu bölgesinde merkezi binaları araştırarak buralarda yeni okullar açılmasını sağladı, mahallelere dağılmış çocukların bu merkezi noktalara toplanmasını ve bu okullara yeterli öğretmen kadrolarının oluşturulmasını sağladı. (Kurun, 1935)

Bu okullara yeni sınıflar eklendi, şubeleri yaygınlaştırıldı, şubelerin tamamında aynı günde aynı saatte aynı dersin okutulması uygulamasına geçildi ve müfredat birliği sağlanan bu okulların yönetimi de Nakiye Hanım’a devredildi. Dönemin batıyı bilen ünlü bilginleri de her hafta bu okullarda öğretmenlere ve idarecilere düzenli olarak konferans verdi (Hayatı Eski Sistem Terbiyeye Karşı Mücadele ile Geçen Nakiye Hanım, 1928)

Nakiye Hanım’ın yönetimindeki vakıf okulları kısa zamanda Maarif Vekaleti’ne bağlı okulların seviyesini aşarak daha kaliteli hale geldi. (Edib, Hicri 1332)

Nakiye Hanım’ın eğitim alanındaki en önemli çalışmalarından biri ise Suriye Valisi Cemal Paşa’nın daveti ile Falih Rıfkı Bey ve Halide Edib Hanım ile Suriye’de yürüttükleri eğitim çalışmalarıdır.

Suriye Valisi Cemal Paşa, Nakiye Hanım’dan ve Halide Edib Hanım’dan Suriye ve Lübnan bölgesinde çağdaş eğitim kurumlarının temellerinin atılması için çalışmalar yürütülmesini istedi, bunun üzerine Nakiye Hanım adı geçen bölgelerde bir dizi incelemelerde bulundu ve yer yer raporlarla mevcut durumu yetkililere bildirdi. (Çalışlar, 2010)

Nakiye Hanım bölgede okulların kurulmasını ve açılan okulların öğretmen ihtiyacının giderilmesi için İstanbul’da bulunan yetişmiş öğretmenlerin Suriye’ye gönderilmesini sağladı. (Hayatı Eski Sistem Terbiyeye Karşı Mücadele ile Geçen Nakiye Hanım, 1928)

Bölgede açılan okullar bölge halkının yoğun ilgisini kazandı ve yabancı okullarından daha popüler hale geldi, ama Suriye’nin elden çıkmasıyla kadroların bölgeden ayrılmak zorunda kalması bu eğitim hamlelerinin yarıda kalmasına neden oldu. (Artuk)

Nakiye Hanım Evkaf Mektebi’ndeki müdirelik görevinden ayrıldıktan sonra Beyazıt’ta Yeni Mektep adı altında eğitim faaliyetleri yürüten bir okuldan gelen teklif üzerine bu okulun müdirelik görevini üstlendi ve 1917’de Feyziye Mektebi adı altında okulu yeniden yapılandırdı. (Kurun, 1935)

Nakiye Hanım dönemin en ünlü ve uzman eğitmenlerini aynı çatı altında toplayarak kusursuz işleyen bir okul ortaya koydu. (Sandalcı, 2005)

Nakiye Hanım dönemin devlet okullarıyla arada müfredat uyuşmazlığı ve başka kargaşalara yol açmasına rağmen, yönetici olduğu dönemde Arapça ve Farsça derslerinin kaldırılıp yerine ticaret, sosyoloji, felsefe, kozmografya ve mantık derslerinin konmasını şiddetle savundu. (Elöve, 1991)

Nakiye Hanım Feyziye Mektebi müdiresi iken Milli Mücadele yanlısı bir tutum takındı ve mücadeleye destek verdi, mektebin kendisinden sonraki yöneticisi olan Seniha Nafız Hanım, Nakiye Hanım’ın Anadolu’da silahlı çatışmaya giren subaylar ile Ankara’daki siyasilerden bir kısmının İstanbul’daki ailelerine Nakiye Hanım aracılığı ile para gönderildiğini ve müdireliğini yaptığı Feyziye Mektebi’nin depolarında Bartın üzerinden Anadolu’ya gönderilen savaş malzemelerinin saklandığını belirtmiştir. (Elöve, 1991)

Nakiye Hanım 26 Eylül 1929’da İstanbul Kız Lisesi müdiresi olarak yeni görevine başladı, aynı zamanda bu okulda Türkçe derslerini de veriyordu.

1930 yılında kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı, Nakiye Hanım siyasi yaşama atılarak İstanbul Şehir Meclisi üyeliğine seçildi ve bu nedenle İstanbul Kız Lisesi’ndeki görevinden istifa etti. (TBMM Arşivi Özgeçmiş Nakiye Elgün Sicil No: 135)

Nakiye Hanım cemiyet yaşamında da etkin rol üstlendi, kadınların yükselmesi anlamına gelen Teal-i Nisvan Cemiyeti’ni kuran aydın kadınlar arasında yer aldı, bu cemiyetin genel katiplik görevini üstlendi. (Kurun, 1935)

Bu cemiyet Balkan Savaşı sonucunda bu bölgeden göçen kadın, çocuk ve ihtiyar muhacirlere yardım faaliyetleri yürütttü. (Adıvar, 1955)

Nakiye Hanım Fatih’teki evini adeta bir örgüt merkezi haline getirdi ve cemiyetin diğer kadınlarıyla Cağaloğlu’nda bir hastane açtı. (Kurun, 1935)

Nakiye Hanım Balkan Savaşları sırasında yardım toplamak ve kadınlara destek olmak niyetiyle kurulan Müdafaa-i Milliye Osmanlı Hanımlar Cemiyeti’nde düzenlenen konferanslarda Osmanlı kadınlarını birleşmeye yardıma ve direnişe çağırma amacıyla konuşmalar yaptı. (Darülfunun Konferans Salonunda Kadınlarımızın İçtimaları)

Nakiye Hanım İzmir’in işgali nedeniyle İstanbul’da düzenlenen protesto mitinglerinde konuşmalar yaptı.

Nakiye Hanım Milli Mücadele’ye katılma amacıyla Anadolu’ya geçenlerin zor durumda kalan ailelerine yardım cemiyeti kurmayı amaçladı ama İstanbul Hükümeti’nin buna izin vermeyeceğini bildiği için Şehit Ailelerine Yardım Cemiyeti adıyla ruhsat aldı. Bu cemiyet şehit ailelerine yardım etti, şehitlerin yetim çocuklarını okula gönderdi, Milli Mücadele’ye katılanların ailelerine destek oldu ve bazılarının ailelerine imkan dahilinde aylık bağladı. (Kurun, 1935)

Bu cemiyet İstiklal Savaşı’nın başarıya sonuçlanmasından sonra dağıldı. (Önhan)

Nakiye Hanım Türk Ocağı’nın İdare Heyeti’ne seçildi ve burada görev yaptı. (Erden, 1964)

Türk Ocağı’nın merkezi Ankara’ya alınınca Nakiye Hanım Türk Ocağı’nın İstanbul Şubesi’nin başkanlığını üstlendi.

1935’te Erzurum milletvekili seçilene kadar 1932’de kurulan Halkevleri’nde idari görevler üstlendi. (Kurun, 1935)

Milli İktisat Ve Tasarruf Cemiyeti’nin İstanbul Şubesi’nde çalıştı, aynı zamanda bu cemiyetin İstanbul Şubesi’nin kurucuları arasında da yer almaktaydı. (Kurun, 1935)

Türk Tayyare Cemiyeti, bugünkü adıyla Türk Hava Kurumu Nakiye Hanım’ın aktif görev üstlendiği bir başka cemiyet idi. Nakiye Hanım cemiyetin İstanbul Şube Başkanı olarak görev yaptı ve cemiyete katkılarından dolayı altın tayyare madalyası ile ödüllendirildi. (Saylav Nakiye’ye Altın Madalya, 1935)

Nakiye Hanım kadınların gündelik yaşama katılmaları yolunda faaliyet yürüten bir cemiyet olan Kadınları Çalıştırma Yurdu’nda aktif görev üstlendi. (Kurun, 1935)

Nakiye Hanım Çocuk Esirgeme Kurumu için de çalıştı.

Nakiye Hanım ayrıca Kadın Esirgeme Kurumu’nun başkanlığını yaptı. (Ulus Gazetesi, 1935)

Nakiye Hanım İstanbul Şehir Meclisi’nde görev yaptığı sırada mecliste ilk kez söz isteyen ve konuşma yapan kadın üye idi. Şehir Meclisi’ndeki görevini 1935’te Erzurum milletvekili seçilene kadar sürdürdü.

Erzurum milletvekili olduğu dönemde şehire seyahatler düzenleyerek bölgedeki sorunları yansıtan raporlar sundu ve bölgedeki gelişmeleri yakından takip etti. 1943’te tekrar Erzurum milletveklili seçildi. Milletvekilliği boyunca çalışmalarının odağını eğitim ve kadın sorunları oluşturdu. 7. Dönem milletvekilliği sonlandıktan sonra yeniden aday olmadı ve kalan yıllarını İstanbul’da geçirdi. 1946’da milletvekilliği görevi tamamlanınca 1934’ten beri başkanlığını üstlendiği Topkapı Fukaraperver Cemiyeti’ndeki çalışmalarına devam etti.

Nakiye Hanım rahatsızlığı üzerine kaldırıldığı Şişli Hastanesi’nde 22 Mart 1954’te 72 yaşında vefat etti, cenazesi 24 Mart 1954’te Şişli Camisi’nden kaldırılarak Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Kaynakça

1) ADIVAR H. Edip, Türkiye’de Şark, Garp ve Amerikan Tesirleri (Haz. Ekrem Ceyhun), İstanbul, 1955

2) ARTUK Nevzat, Cemal Paşa (Siyasi ve Askeri Hatıratı), Ankara, 2008

3) Darülfünun Konferans Salonunda Kadınlarımızın İçtimaları, İstanbul, 1328

4) EDİP Halide, “1332 Senesi Vakıf Kızlar Mekteplerinin Senelik Raporu”, Türk Yurdu, S. 119, (29 Eylül) 1332, s. 219

5) ELÖVE Mustafa E., Bir Demet Işık, Feyziye Mektepleri Vakfı Yay., İstanbul, 1991

6) ERDEN Fethi, “Halide Edip Hanım’ın Bilinen Veya Az Bilinen Tarafları Ve Türk Ocağı İle İlgili Hatıraları”, Türk Yurdu, S. 305-306, (Kasım) 1964, s. 17-31

7) GÖVSA İbrahim Alaattin, Türk Meşhurları Ansiklopedisi, İstanbul, 1960

8) “Hayatı Eski Sistem Terbiyeye Karşı Mücadele İle Geçen Nakiye Hanım”, Resimli Ay, IV/12-48, (Şubat) 1928, s. 25-27

9) Sosyal Güvenlik Kurumu Emekli Sandığı Arşivi

10) Kurun Gazetesi, “Yeni Saylavlarımızla Konuşuyoruz: Erzurum Saylavı Bayan Nakiye Anlatıyor”, 10 Şubat 1935, S. 6141-79, s. 9

11) SANDALCI Mert, Feyz-i Sıbyân’dan Işık’a Feyziye Mektepleri Tarihi, İstanbul, 2005

12) Cumhuriyet Gazetesi, “Saylav Nakiye’ye Altın Madalya”, 12 Şubat 1935, s. 10

13) TBMM Arşivi, Özgeçmiş Nakiye Elgün, Sicil No: 135, Kutu No: 21

14) Ulus Gazetesi

15) ÇALIŞLAR İpek, Halide Edip (Biyografisine Sığmayan Kadın), İstanbul, 2010

16) ÖNHAN Emine, II. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’in İlanına Kadar Kadın Cemiyetleri, Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Erzurum, 1990

17) ÖZYÜREK Mustafa, Türk Maarif, Cemiyet Ve Siyaset Hayatında Nakiye Elgün, Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Erzurum, 2011

Bunları da sevebilirsiniz