No Hay Gente Negroes Aqui
Giriş
Yaz başındaki Dünya Kupası sırasında gelmişti aklıma bu soru. Arjantin’de neden tek siyahi futbolcu yoktu? Buna karşılık, Kolombiya, Ekvator ve Brezilya’da siyahiler yarı yarıya ve kimi zaman çoğunluktaydı. Peru ve Bolivya ‘da siyahiye pek rastlanmasa da yerlilerin izi silinebilmiş değildi.
Kupa sırasında Arjantin yönetiminin ve onun takıma yansıması olarak görülebilecek İsrail-ABD hayranlığı bu ülkenin tarihini bilmeyi kaçınılmaz kıldı. Ortaya da bu yazı çıktı.
Güney Amerika anakarasına yönelen Afrikalı (köle) akını Arjantin’e uğramamış olabilir miydi?
Tarih, Coğrafya, Demografi
Atlantik’e dökülen Rio de la Plata ırmağının genişliği kimi yerde 200 kilometreyi aşar. Bu genişliğiyle ünlenmiş ırmak aynı zamanda Arjantin-Uruguay’ın Potosi’ye (Bolivya) açılan kapısıdır. Potosi, değerli metal madenciliğinin merkezidir. Kölelerin bir numaralı adresidir. Yeraltındaki varsıllığın zorlu koşullarda günyüzü gördüğü, oradan da çıkartıldığı toprakların uzaklarına taşındığı çileli coğrafya.
Bölgeyi fetheden İspanyollar ırmaktaki gümüşün varlığından yola çıkarak ülkeye gümüş anlamına gelen Arjantin adını koymuşlardır.
Tarihçi Kara Schultz’un araştırmasına göre yalnızca 1587-1640 arasında 237 gemiyle 35 bin dolayında Afrikalı köle getirilmiştir Buenos Aires’e. Potosi’ye götürülenlerin yanı sıra Arjantin topraklarında kalanlar olduğu belgelidir.
Tarihçi Alex Borucki’ye göreyse 1777-1812 arasında Rio de la Plata kıyılarına 70 binden fazla Afrikalı taşınmıştır.
Köleliğe 1861’de son verildiği ve 1862’de Arjantin’in kurulduğu anımsandığında bölgeye köle taşınmasının 300 yıla varan bir zaman aralığını kapsadığı anlaşılır.
Nüfusu görece az, buna karşılık toprakları geniş olan Güney Amerika ülkesidir Arjantin. 2.8 milyon km2’lik yüzölçümüne karşılık nüfusu 50 milyonun altındadır.

Günümüzde de Arjantin’in önde gelen ekonomik kazanç alanları olan çiftçilik ve hayvancılık SeneGambian (Afrika) kökenlilerce yürütülmüştür. Laso (kement) ve baloderos (kement topu) olarak bilinen av ve yakalama araçlarının anakaraya Afrikalılarca getirildiği çok bilinmez.
Dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi buradaki tarihin yazımında da değişiklikler yapılmıştır. Beyaz ve Batı merkezli tarih anlayışı Arjantin’de de boş durmamıştır. Başka deyişle, tarih yazan yapana bağlılık göstermemiştir. Tipik sömürgeci davranışıdır.
Bu yazım anlayışının doğal sonucudur Arjantin’deki siyah varlığının görmezden gelinmesi.
Köle taşınmasından önce İspanyol fatihler buraya ulaştığında anakaranın genelinde olduğu gibi Arjantin’de de yerliler vardı. Bu yerlilerin 30.000 yıl önce Bering Boğazı’nı aşarak gelip yerleşenler olduğu araştırmalarla doğrulanmıştır.
Yerliler arasında iri beden yapılarıyla dikkati çekenler Patagonyalı Dev mitine esin kaynağı olmuşlardır.
Güney Amerika fatihlerinden söz edince kısaca Tordesillas Antlaşması’na değinmekte yarar var. Bugün de varlığını sürdüren kültürel ve coğrafik yapı bu antlaşmanın ürünüdür.

Yeşil Burun Adaları’nın 1500-1700 km batısından çekilen boyuna çizgi uzaklardaki toprakları-denizleri İspanya-Portekiz arasında paylaştırmıştır. Güney Amerika’daki Portekiz varlığının Brezilya’yla sınırlı kalması bundan kaynaklıdır. Bu antlaşma, İspanya-Portekiz paylaşımını açıklasa da Arjantin’deki ne siyah ne de yerli yokluğunu(!) açıklayıcıdır.
Kölelik
İspanya krallığı, İberya’dan gelenlere hem toprakları hem de o topraklarda yaşayanları emanet ederek bölgenin verimli kullanımı (daha doğrusu sömürülmesi) için model oluşturmuştur. Encomienda adıyla bilinen bu yöntemde yerlilerin köleleştirilmesi temel gerekliliktir. Bununla yetinmeyen kimileri yerlilerin burunlarını ve kulaklarını zevk için kesmeye bile vardırmışlardır işi.
Yüzen tabutlar olarak da adlandırılan Afrika’dan köle taşıyan gemilerde sağ kalabilenler karaya ayak basmışlardır. Doğrudan Buenos Aires’e getirilenler dışında Afro-Amerikan antropoloğu Irene Diggs’in araştırmasına göre XVIII. Yüzyılın ilk yarısında Rio de Janeiro’dan Arjantin’e taşınan köle sayısı 13 binden çoktur.
Bunca insan hareketinin melezleşmeyle sonuçlanması kaçınılmazdı. İspanyol baba, Afrikalı anneden düyaya gelenlere “mulatto” denmiştir. Erkek eşekten olan, dişi attan doğan katırın İspanyolcası olan “mule”den köken almıştır. Yanı sıra, Kreol, Mestizo gibi terimlerle de tanıştırmıştır bu melezleşme insanlığı.
Bu melezleşmeler safkan, yarım kan, çeyrek kan gibi tanımlamaları doğurmuştur.
Bu tanımlamalardan yola çıkanların ayrımcılığın kapısını açtıkları bir başka gerçektir. Bu ayrımcılıkta “beyaz” üstün ve ayrıcalıklıdır. Beyaz olmayanların yüksek gelir getiren işler yapmaları, toplumsal yaşamda üst katmanlarda yer almaları olanaksız kılınmıştır.
Köleliğin ayrılmaz parçası acımasızlığın hafifletilmesi doğrultusunda onların yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi yerine beyaz mitlerinin dolaşıma sokulması yeğlenmiştir.
Ağartma
Bir yandan Arjantin’i “uygarlaştırmak” diğer yandan siyah geçmişi silmek için 1851’den sonra Avrupa’dan göç özendirilmiştir.
Bu kapsamda, Britanya’dan 28.000, İtalya’dan 2 milyon ve İspanya’dan 1.5 milyon göç alınmıştır.
Futbol izleyicileri anımsayacaktır. Arjantin milli takımında Alexis Mac Allister adlı bir oyuncu var. Britanya göçmenlerinden olan Mac Allister doğma büyüme Arjantinlidir.
Britanya, yaptığı dışalımlar karşılığında Arjantin’e yüksek nicelikte paralar aktarmıştır. Bunun yanı sıra, Britanya’nın, Arjantin’in başlıca ekonomik gücü de olan hayvan varlığının taşınması için ulaşım altyapısına yönelik yatırımlar da yaptığı unutulmamalıdır.
Çoğaltılabilecek örneklerin ülkenin siyahi geçmişini ortadan kaldırmaya ilişkin kanıtlar olduğu tartışmasızdır.
1853’te başlatılan “uygarlaştırma” süreci kapsamında kırsalda başta 20.000 Mapucheler olmak üzere yerlilerin varlığına yüzyılın sonuna kalmadan son verilmiştir. O dönemin devlet başkanlarından Julio Argentino Roca’nın soykırımcılığı günümüzde kabul gören gerçektir. Görsellerinin paralardan çıkartılmış olması önemli bir başka ayrıntıdır.
Arjantin, Mulattoları, Mestizoları, yerlileri ve Afrikalıları tarihinden tasarlı olarak silmeye odaklanmış Güney Amerika ülkesidir.
Birleşmiş Milletler’in 2019 yılı İnsan Hakları Raporu’nda siyahların yok sayılması sorununun uluslararası yardım ve araştırma gerektiren boyutta olduğunun altı çizilmiştir.
Arjantin’de siyahların izlerinin silinmesi tasarımı ya da ağartma kapsamında yapılanların birkaçı şu şekilde sıralanabilir.
- Mestizoların Afrikalı köklerini yadsımasının sağlanması (bireylerin bu geçmişleri nedeniyle rahatsız edilme korkusunun etkisiyle)
- Nüfus kayıtlarında gerçeğin saklanması (mestizoların ve mulattoların beyaz olarak kaydedilmesi)
- Beyaz göçüyle siyahların varlığının seyreltme yoluyla silinmeye çabalanması
- Siyahlara ve yerlilere yönelik yapay suç üretimi yöntemleri kullanılarak oluşturulan yargı baskısı
- Sağlık hizmeti sunumunda köle varsayımı üzerinden kısıtlamalar
- Nüfus sayımlarında kökene ilişkin soruların yokluğu
Arjantin’de günümüzde de hem siyahlar hem de yerliler az sayıda olsalar da varlıklarını sürdürmektedirler. Ancak, hemen hiç birisinin görünür olmadıkları da gerçektir.
Başta siyahlar olmak üzere diğer beyaz dışı unsurların spor alanlarındaki ve başka ortamlardaki yokluklarına bir de bu açıdan bakılabilir.
Arjantin’e tarihi boyunca egemen olan dikta yönetimlerinin kimi zaman yok olmaya yüz tutmasına karşın diriliğini korumakta oluşu da dikkate değer bir başka ayrıntı olarak not edilmelidir.

