İYİ Parti’nin Geleceği Ve Meral Akşener

   

Herkes soruyor; 12 Ağustos’ta seçimli kurultaya gidecek olan İYİ Parti’de neler olacak?

Verdiğim yanıt şu; kısa zamanda yapılması düşünülen kurultayda, Meral Akşener yeniden tüm delegelerin imzasıyla genel başkan seçilecek ve eli çok daha güçlü olarak Genel Başkan koltuğuna oturacaktır. Güçlü genel başkanların bulunduğu partilerde yaşanan kimi krizler, çoğu zaman büyük değişim ve atılımların ortaya çıkmasını sağlar. Krizin ardından partisine daha bir kararlılıkla yoğunlaşan genel başkan; sadece parti vitrinini değiştirmekle kalmaz, siyasetteki önceliklerini de yeniden belirleyebilir.

Kaldı ki, İYİ Parti içinde Meral Akşener’in yerini doldurabilecek kimse yoktur! O, kararlı mücadelesi ile sekiz aylık bir partiyi TBMM’ye sokma başarısı göstermiş bir liderdir. Onun toplum tarafından ne kadar benimsenmiş olduğu, Cumhurbaşkanı adaylığı sırasında almış olduğu oya bakılarak değerlendirilemez. Çünkü seçim sırasında hiçbir ahlak kuralı geçerli olmamış, siyaset mühendisliği adıyla oynanan kirli oyun ve davranışlarla Sayın Akşener yarış dışı bırakılmıştır. (Muharrem İnce’nin aday gösterilmesinin Recep Tayyip Erdoğan’ı ne kadar mutlu ettiğini ve eğer onun yerine bir başkası gösterilseydi bugün çok farklı bir Türkiye’de yaşıyor olacağımızı daha önce ODATV’de yazmıştım)

  Onların Da Gönlünde

Bugün bile bir kamuoyu yoklaması yapılsa ve Meral Akşener’e oy vermeyenlere; “Eğer başka bir adaya oy verseydiniz, bu kim olurdu?” diye sorulsa…Herhalde büyük çoğunluk, gönüllerindeki aday olarak Akşener’in adını verecektir!

Böylesine halk tarafından benimsenmiş olması, hala da hem yandaş basını ateşleyen Saray ve hem de MHP yöneticileri tarafından hedef gösterilmesine yol açmaktadır. MHP’li yöneticilerin, sürekli İYİ Parti’yi karıştırmaya çalışan söylemleri, çoğu kez etkisiz kalsa da, aklı eskide kalan kimi İYİ Parti milletvekillerinde –ne yazık ki- karşılık bulabilmektedir.

Sayın Akşener’e her tür ahlak dışı saldırıda bulunanların ellerini öpmeler, onlara saygı gösterisinde bulunmalar, yan gözle MHP sıralarını süzmeler hoş görüntüler olmamış, İYİ Parti tabanında büyük tepkilere yol açmıştır. Kurultay sonrasında çok daha güçlenecek olan Meral Akşener, böylesi davranışlara gereken dersi daha bir kararlılıkla verebilecek, başka partilerle flört edenlere, daha bir rahatlıkla güle güle diyecektir.

  Göç Yolda Düzülür

İYİ Parti, kuruluşunun hemen ardından seçimlere girmek zorunda kalan bir parti olmuştur. Teşkilatın kurulmasında da genel idare kurulunun seçiminde de, hatta milletvekili adaylarının belirlenmesi ve sıralamasında da bu aceleciliği görmek mümkündür. Bu süreçlerde kaçınılmaz olarak, önemli yanlışlar yapılmıştır. Ancak artık sekiz dokuz ay geçmiş, parti yerine oturmuş, yolda düzülmeye çalışılan göç sırasında yapılan yanlışlıkların düzeltilmesi aşamasına gelinmiştir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, önümüzdeki kurultay Sayın Akşener’e; bugüne kadar saptadığı eksiklikleri giderme, belirlediği yanlışlıklardan dönme ve sırf vefa duygusuyla bugüne kadar katlanmak ve yakınında tutmak zorunda kaldığı bazı kişilerden kurtulma şansı verecektir.

Partinin Yeri!

Partinin bulunduğu yer, Genel Başkan tarafından defalarca “Merkez” olarak ifade edilmiş olmasına rağmen, parti içinde hala farklı tanımlamaların yapılmakta olduğu bir gerçektir. Oysa, merkezin solundan önemli bir kesim, Sayın Akşener’e olan güven nedeniyle ve onun kuracağı partinin ‘merkez’ olacağı inancıyla ya İYİ Parti’nin kuruluşunda bulunmuş ya da seçimlerde destek vermiştir.

İYİ Parti’nin aldığı oyların en az yarısının merkezin solundan geldiği düşünülürse, İYİ Parti’yi merkezin sağına çekmeye çalışanların doğru düşünmedikleri ortaya çıkar. Meral Akşener, sol kesimden İYİ Parti’ye destek verenler için bir güvence olduğundan, onun başında olmayan bir İYİ Parti’nin, ülkücülerle merkez sağ arasına sıkışıp kalması kaçınılmazdır.

Doğrudur! Partinin kuruluşunu sağlayan en büyük kadroyu eski MHP’liler ve ülkücüler oluşturmaktadır.

Bunu neden söylüyorum?

Akşener’in aday olmadığı bir durumda, İYİ Parti içinde onun yerini dolduracak kucaklayıcılıkta kimse bulunmadığından, çoğunlukta olan ülkücü delegelerin seçeceği bir genel başkan İYİ Parti’yi, çoğunlukla ülkücülerin ve biraz da merkez sağın alanına konumlandırabileceklerdir. Sol için soluk alacak yer kalmayacaktır. Bu nedenle, Meral Akşener’den güvence duyanlar, onun aday olmaması durumunda kaygılarını belli etmektedirler.

İYİ Parti’yi Doğuran Anne!

Her partide lideri sevmeyenler olduğu gibi, İYİ Parti içinde de Meral Akşener’i sevmeyenler elbette vardır. Fakat kendini onun yerine yakıştıranlar bile, -atılmakta olan twitlerde görüldüğü gibi- ondan vazgeçemeyecek durumdadırlar. Çünkü herkes, Meral Akşener’in önderliği sona erdiği gün, İYİ Parti’nin de aşınma yoluna gireceğini bilmektedir. Hele de TBMM’de bazı milletvekillerinin daha ilk günden verdikleri kötü sınav, bu kaygıları daha da artırmaktadır. Meral Akşener, bu partinin aslında tek kurucusudur. Yani İYİ Parti’yi doğuran kadındır, onun annesidir. Hiç kimse sekiz aylık yavrusunu özgür iradesiyle bırakamaz. Zaten onun annelik duygularını iyi bilen İYİ Parti delegeleri, hiçbir fire vermeden onu yeniden aday göstermeye ve çocuğu anasına teslim etmeye kararlı görünmektedirler.

Bunları da sevebilirsiniz