YOLCU…

Sizin baharınız ne zaman gelir bilmem.

Dün baharı hissettim, güneşin ılık yüzünde.

“Günlük sorunları irdeleyen bir yazı olmasın” dedi içim.

Taze bir nefesle yeniden canlanmayı, yaşam sevincini, umudu, düşleri anlatsın. Yolculuğu kışkırtsın biraz da…

Geçmişe döndüm, bir yazımı anımsadım, Yolcu’nun giriş yazısını.

Paylaşmak istedim sizinle…

, , ,

“Yolunuz Açık Olsun”

Yol ve yolculuk hayattır.

Bitmeyen bir hikaye, yaşamın olağan akışında bir ezberi bozmaktır.

Bir arayıştır, rutine karşı.

Dünyaya, insanlara, doğaya, olup bitene farklı bir bakış ve eylemlilik bazen.

Kaçma, kovalama, merak, arayış, keşfetme, görme, sıkıntı ve heyecan.

Kendini ve başkalarını anlamadır ya da anlamama. Arayış ya da aramayış da…

Karmaşadır, halüsinasyon ve ilham kaynağı.

Suskunluk, pişmanlık ya da neşeli bir kahkaha, hayrettir, şaşkınlık bazen.

Henüz ismi konmamış renk tonları, bana göre daha çok mavi…

Uçuk kaçık, sırlı, bazen de ciddi.

Mutluluktan uçulan en yüksek zirve, bazen tersi en dibe çökme, en kuytularda saklanma hali.

Bazen bir avuntu, bazen sahici bir yanıt.

Bilinmezliğin en şehvetli tarafı.

Elde etmenin utkusu.

Lir dokunuşu, derin bir arya, görkemli senfoni.

Gece bütün ürpertilerle deniz olma, buğday tarlasında serinleme, gökyüzünde uçurtma, ormanda uğultu…

Boşlukta baş dönmesi.

Sessizliğin sesi…

En yumuşak dokunuşlar, tüylerin ürpermesi, uçma halleri.

Rüzgârın sesi, bir ağaçkakan tıkırtısı.

Baş döndürücü kokular.

Nedensiz huysuzluklar, hatta öfke nöbetleri.

Yokluğun yorgunluğu, varlığın gönenci…

Yakamoz çarpıntısı, suda balık, bir kadeh rakı, yelkenin ucundaki bayrak, teknenin dibe giden demiri…

Fenerin kuytusu, lambanın fersiz ışığı, sırtını verdiğin ağların rahatlığı…

Bir gerçeğin ütopyaya dönüşmesindeki ikilem.

Yarılmış bir “doğru”nun içinde, “kaybetme “ üzerine kurulan korkular.

Gerçekliğinden şüphe edilen sevişmeler.

Geçmiş, şimdi ve gelecek…

Ya da birbirine geçen bütün zamanların hikayesi; zamanı tariflemenin zorluğu. Gelenin etkisine göre, geçen “şimdiki…”

Dolayısıyla o anın, büyük bir şaşkınlıkla “şimdiki zaman hikayesine” dönüşmesi.

Terk etmek, terk edilmek. Zamansız vedalar, beklenmedik ayrılıklar.

İçini anlayamama, dünyayı sallama.

Cümle aleme, hayata, hatta evrene isyan ve küfür.

Ve sevdanın bin bir halleri…

Bahar bir başka kışkırtıyor…

Bundan ötürü hayata ve yola devam.

Yoldan çıkmadan, çıkmaz yollardan korkmadan…

Yol serüveniniz bitmesin, karşılaşmak an meselesi…

Bunları da sevebilirsiniz