İktidar Muhalefet Nereye?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısının uzun dönem planlanmış bir projeye dayandığı açık.
Saldırı gerekçeleri tıpkı daha önce Irak, Suriye benzeri operasyonlarda görüldüğü gibi somut gerçeklerle ilgili değil.
Ya ne?
Bir dizi bahane…
Amaç ABD’nin bölgedeki çıkarları ve İsrail için oluşturulacak güvenlik kalkanı.
Daha geniş ölçekte bakılırsa ABD’nin giderek zayıflayan hegemonik gücü ve yükselen Çin karşısında önlem arayışı…


Bölgenin özelinde artık tarafların gizleme gereği duymadığı Büyük Orta Doğu projesinin “gerekleri” hayata geçirilmeye çalışılıyor. 

Yıllar önce ABD Dışişleri Bakanı BOP projesini duyurmuş, bölgedeki ulus devletlerin sınırlarının değişeceğini belirtmişti.

O dönemde Recep Tayyip Erdoğan da BOP eş başkanı olduğunu açıklamıştı. 

Bu arada NATO karargahlarında yurdumuzun doğu ve güneydoğu illerini Kürdistan bölgesi diye tanımlayan haritalar ortaya çıkmıştı…


Emperyalizm bölgede Irak ve Suriye’de kurduğu Kürdistan parçalarını İran ve Türkiye’dekilerle birleştirerek büyük Kürdistan’ı kurmayı amaçlıyor. ABD yurdumuzun güneyinde Kürt unsurları yıllardır eğitiyor, ağır silahlarla donatıyor.
Bu niyet artık açık açık telaffuz ediliyor. Geçen hafta ABD’nin Türkiye büyükelçisi Tom Barrack, dört parçalı Kürdistan’ın birleşmesini açıkça belirtti.
Ne yazık ki iktidar buna karşı herhangi bir tepki sergileyemedi…

İÇERDEKİ DURUM

Son yıllarda Türkiye’deki gelişmeler de ne yazık ki emperyalist projenin doğrultusunda yürütüldüğüne işaret ediyor.

Bakın, geçen hafta 12 “İslam ülkesi” savaşa dair bir bildiri yayınladı. Türk Dışişleri Bakanı’nın da imzaladığı bildiride savaşı başlatan ABD’nin adı geçmiyor, İsrail geçiştiriliyor ama İran kınanıyor. Olacak iş değil.

Öte yandan terörsüz Türkiye adıyla bir kesim yeni barış süreci denilen tasarımın BOP kapsamında sürdürüldüğünü vurguluyor.
Yurdumuzda yıllardır dinci, etnikçi, batıcı, liberal yapılar ABD’nin dümen suyunda gidiyor. 

Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen bu projede yan yana gelenler barış, demokrasi, özgürlük adıyla (tıpkı ABD’nin Irak ve Suriye’de dillendirdiği gibi) aslında tam tersi, farklı bir sürece yol açma olasılıkları var.
Bu çerçevede iktidar unsurları ve yandaşlarının tutumu ortada, gel gelelim cumhuriyetimizin temellerini sarsacak BOP projesi için muhalefetin, özellikle ana muhalefetin yaklaşımı ne ?

Burada yaklaşık iki ay önce yayımladığım bir mektuba yer vereyim ki güncelliği geçerli:

“… Sayın Özgür Özel, bir yurttaş olarak seslenip uyarıyorum. 30 Ocak’ta Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansınızı ilgiyle izledim!
Son dönemde sıklıkla vurguladığınız “eşit yurttaşlık” ve etnik vurgularınız da malum…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti üniter bir ulus devlettir. Türkiye Cumhuriyeti’nde birbirine eşitlenecek birden fazla yurttaşlık yoktur. Kimlik siyaseti karmaşayı getirir.

Türkiye’deki eşitsizlik sömürüye dayanan, ezen sermaye ile ezilen emekçi halk arasındadır.

Kimlik siyasetinin, emperyalizmin ülkeyi kanlı çatışmalara sürükleyecek projesinin yol açacağı sorunları görmemenin, kavramamanın acı sonuçları olacaktır…

Yurdumuzun bölünme sonucunu doğurabilecek, Lozan’ı yıkıp Sevr’i getirecek tasarımların farkında mısınız?
Tersi bir durum, Mustafa Kemal Atatürk’e ihanet olacaktır; CHP’yi yıkmakla kalmayacak, ülkemizi Yugoslavya’ya benzeri parçalanma, kardeşin kardeşe, komşunun komşusuna, eşlerin birbirlerine yaptığı katliamlara sürükleyebilir…

Emperyalizm Yugoslavya’da, Irak’ın ardından Arap baharı adıyla Tunus, Libya, Mısır, Yemen ve Suriye’de hep “barış”, “demokrasi” ve “özgürlük” vaadiyle harekete geçti, anımsayın.
Kavramlar bile kirletildi.
Sonuçları çok kanlı oldu; terör azdı, işgaller oldu, milyonlar öldü, yoksulluk tırmandı.
Demokrasi derken din, mezhep ve etnik ayrılıklar yaratılarak bölünmelere, parçalanmalara tanık oldu insanlık.
Sayın Özel, size oy verenler, partinin tabanı ne düşünüyor, ne istiyor, ne bekliyor ona bakın, tarihe kötü geçmeyin…
Bu mektubu, yaşamını yitirdiği ameliyata girmeden önceki gün, Cumhuriyet ajandasına “… Ailemin bireylerine miras olarak menkul ve gayrimenkul olarak hiçbir şey bırakamadım. Ama onlara bıraktığım en büyük miras, laik Cumhuriyetin temel ilkelerini, Kemalizm’in prensiplerini bir yaşam felsefesi olarak kabul etmeleridir.” diye not düşen babam için yazdım…


Siz, Hicri Bey’i Manisa’dan tanırsınız….”

Bunları da sevebilirsiniz