Edebiyat İçin Yeni Bir Soluk; Bilbo Baggins 2. Kısım

Takvimler 21 Eylül 1937’yi gösterdiğinde, J.R.R Tolkien, ilk eseri olan The Hobbit’i veya başka bir adıyla There and Back Again’i yayımlamıştı. Tolkien, her zaman kahramanlara karşı farklı bir bakış açısına sahip olmuştur, kendisi herkesin bir kahraman olabileceğini, herkeste öyle bir potansiyelin olduğunu savunmuştur. Tolkien’in bu görüşünden, hikâyenin kahramanının, bir İnsan, Cüce, Büyücü veya Elf yerine bir Hobbit olmasının tesadüf olmadığı kanısına varılabilir. Fakat, roman her ne kadar beğenilse de her ne kadar sonsuz övgülere boğulsa da Tolkien’in yazmış olduğu Kurnaz Kahramanı, Bilbo Baggins, hiçbir eleştirinin veya övgünün konusu olamamıştır. Bunun iki sebebi vardır, bu sebeplerden biri insanların o tarihlerde hâlâ Geleneksel Kahramanlardan ve Fantastik Kurguda kullanılan klasik formüllerden daha sıkılmamış olmalarıdır. Bunun sebebi ise o zamanlar, geçmişteki kurallardan ve tekniklerden kurtulmaya çalışan postmodernizm akımının olmamasıdır. İkinci sebep ise romanın çıkış tarihidir, 1937 yılı, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasındaki kısa sürecin bir parçasıdır, ayrıca 1929 ve 1939 yılları arasında Amerika’da “The Great Depression (Büyük Buhran)” boy göstermiş, insanların kahramanlara olan açlığını arttırmıştır.

Hobbit’in hikâye yapısına bakılacak olursa, Joseph Campbell’in “The Hero’s Journey” adlı eserindeki “monomit” konseptini uyguladığı gözlemlenebilir. Capmbell’in bu konseptinde, kahramanlar bir “macera çağırısı” ile karşı karşıya gelip, kavrayamayacakları güçler ile yüzleşirler. Karşılarındaki güçleri kavrayamadıklarından dolayı, macera sırasında çeşitli hatalara sebebiyet verebilirler. Freud’un Psikanaliz Kuramına göre, bu hatalar tesadüf değillerdir, fakat arkalarında bastırılmış arzuların ve karakterin yaşadığı iç çatışmaların bir sonucudur. Ayrıca, bu hatalar, kahramanların kaderlerinde yeni kapılar açmalarını sağlayabilirler (Campbell 49). Freud’un Psikanaliz Kuramları göz önünde bulundurulduğunda, Bilbo’nun gerçekten bir iç çatışma yaşadığı görülebilir, kendisi hem Baggins (Hobbitler tarafından saygıyla karşılanan zengin ve sakin bir ailedir) hem de Took (Hobbitler tarafından dışlanan maceraperest ve cesur bir ailedir) kanına sahip olması sebebi ile, maceraya çıkmak konusunda ikileme düşer, bu ikilemin sonucunda ise, doğuştan gelen maceraperestliği, mantığını alt eder ve Bilbo Baggins evinden ayrılır. Campbell, eserinde, kahramanların belirli “eşiklerden (Campbell bu geçişlere “treshold” kelimesi ile hitap eder, bu kelimeye Türkçede en yakın olan kelime “eşik” olarak kabul edilebilir)” geçtiklerini, bu eşiklerde eski hallerinin öldüğünü ve belirli bir eşiğin sonunda, “bir yeniden doğum” gerçekleştiğini anlatır (Campbell 47). Cambpell’in “eşik” teorisi, “Geçiş Mekânı (Liminal Space)” teorisine benzer (“Treshold” ve “Liminal Space” teorileri benzer olmalarına rağmen farklı konseptlerdir, fakat Türkçede iki teorinin çevirisi de “eşik” olarak geçer, bu sebeple “Liminal Space” teorisine “Geçiş Mekânı” şeklinde ifade etmek daha doğru olur).

Kaynakça

  1. Campbell, Joseph. The Hero with a Thousand Faces. Princeton University Press, 1949, pp. 1- 377. Access Date 30.05.2025.

Bunları da sevebilirsiniz