Dersimli Diyap Ağa

Kurtuluş Savaşı sırasında Gazi Meclis’te Dersim mebusu olarak hizmet veren, Dersim vilayetinin gelişmesi, cumhuriyete sadık olması yönünde çalışmalar yapan Diyap Ağa, aynı zaman da emperyalistlerin kontrolünde bulunan ayrılıkçı grupların Dersim’den uzak durması için çalışmalar yapmış bir şahsiyettir. Atatürk’ün en sadık destekçilerinden biri olarak ulus devlet olmamız yönünde hizmetler veren Diyap Ağa’nın tanınması ve anlaşılması çok önemlidir. Ben de bu yazımda bu kıymetli kişinin hayatının ve hizmetlerinin bir bölümünü elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım.

Dersimli Diyap Ağa’nın doğum tarihi hakkında ihtilaf vardır. Bazı kaynaklarda 1852, bazı kaynaklarda ise 1831 yılında dünyaya geldiği söylenmektedir. (1) Ancak ailesinin kökeni hakkında bir ihtilaf yoktur. Diyap Ağa’nın içinden geldiği ve ağalığını yaptığı Ferhatuşağı Aşireti’nin kökeni Şeyh Hasanlılara dayanmaktadır. Şeyh Hasanlılar ise 12. Yüzyılın sonlarına doğru Orta Asya’dan gelip Anadolu’ya yerleşmiştir ve soyları Oğuzlar’ın Bayat Boyu’ndan gelmektedir. (2) Diyap Ağa’nın kökeni Kürt değil, Türk’tür. Diyap Ağa’nın büyük dedesi olan Şeyh Hasan’ın dedesi olan Bahşı Han’ın da Hoca Ahmet Yesevi ile amcazade olduğu söylenmektedir. (3) Diyap Ağa’nın bir diğer akrabalığına da ileride değineceğiz. Diyap Ağa’nın ailesi ile ilgili bir diğer bilgi de ailenin soyadı kanunu ile “Yıldırım” soyadının aldığıdır. (4) Diyap Ağa’nın Kurtuluş Savaşı’ndan önceki dönemine baktığımız zaman bir diğer yanılgı da Diyap Ağa’nın Hamidiye Alaylarında görev aldığıdır. İkinci Abdülhamit’in kurduğu Hamidiye Alaylarına Diyap Ağa’nın katılmadığı düşünülmektedir. Neden olarak da Diyap Ağa’nın Hamidiye Alaylarına katıldığını söyleyen kişilerin kaynak göstermemeleri ve İkinci Abdülhamit’in bu süreçte Alevilere olan yaklaşımı ve Diyap Ağa’nın da Alevi olması ve Sünni aşiretlerin bu görev için seçilmesi gösterilmektedir. (5) Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus Ordusu Erzincan’a kadar ilerlemiş, ancak 1917 yılındaki Bolşevik Devrimi sonrasında ise geri çekilmiştir. Rus birlikleri ile katliam yapan Ermeni çeteleri ise Rusların çekilmesinden sonra katliamlarına devam etmiş bölge için sorun teşkil etmişlerdir. Buna karşı, Osmanlı, bölgeye Halit Paşa’yı atamıştı. Halit Paşa’nın rütbesi binbaşı olmasına rağmen Dersimliler kendisine askeri becerilerinden dolayı “Paşa” diye hitap ettiği anlatılır. (6) Diyap Ağa’nın seyisliğini yapan Zeynel Ögeyik, Halit Paşa ile Diyap Ağa’nın arasının çok iyi olduğunu; Paşa ile ağanın sürekli görüştüklerini söyler. Bunun yanında Paşa’nın milis kuvvet olarak ağadan adam istediği ve Diyap Ağa’nın da adamlarını Paşa’ya verdiğini belirtir. Böylelikle ağanın adamları ile Halit Paşa’nın ordusu Birinci Dünya Savaşı’nda beraber mücadele etmiştir. (7)

Kurtuluş Savaşı sırasında, milletimizin ölüm kalım mücadelesi verdiği o dönemde, elbette Diyap Ağa da ilgisiz kalamazdı. Enver Behnan Şapolyo’nun 27 Temmuz 1931 tarihinde Yenigün Gazetesinde Diyap Ağa ile yaptığı röportajda, Şapolyo’nun “Nasıl mebus çıktınız?” sorusuna Diyap Ağa “ Gâvur Anadolu’yu sardı. Hepimizi bir düşünce aldı. Din ve diyanet ırz ve namus Türklük tehlikeye düştü. İşittik ki Erzurum taraflarında can kurtaran bir Paşa çıkmış. Meclis kuracakmış. Onu hep gözledik. Öğrendim ki bu Paşa’nın adı Mustafa Kemal imiş. Onun büyük yüzünü görmeğe can attım. Fakat o zaman olmadı. Sonra Sivas’a oradan da Ankara’ya gelmiş. Bu zaman bizden iki mebus istedi. Herkes korktu, ihtiyar halimle vatanı kurtaranların yanına koşmayı, hatta başımı bile vermeyi göze aldım.
Bana “Gitme ölürsün.” dediler. “Zaten herkes mahvoluyor, varam, gidem, onlara ulaşam, hep beraber ölek” dedim…” diye cevap vermiştir. (8) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk dönemde Dersim’i temsil ederek milletvekili olan Diyap Ağa bu dönemde Atatürk ile de sıkı bir dostluk kurmuş ve onun güvenini kazanmıştır. Diyap Ağa’nın milletvekilliği döneminde yaşanan Koçgiri İsyanı’nın bastırılmasında oynadığı rol mühimdir. Mondros Ateşkes Anlaşması ile ülkemizde harekete geçen ayrılıkçı, ayrılıkçı gruplardan biri olan Kürt Teali Cemiyeti bir ekibini Dersim’de görevlendirir. Bu ekiple birlikte ilk defa Kürtçülük Dersim topraklarına girer. Bu olayla birlikte Kürtçüler, Dersim halkı üzerinde Kürtçülük propagandası yaparak Dersim’i Kürtleştirmeye çalışır. Fakat 16. Yüzyılda meydana gelen olaylarda Alevilere karşı yaşanan Osmanlı-Kürt ittifakı sebebiyle halk “Osmanlı’dan kurtulma” fikrine sıcak baksa da Kürtlük fikrine sıcak bakmamaktadır. Sadece Kurmançça konuşan Koçgiriler bu hareketi kabul etmiştir. (9) İsyanla birlikte bölgeye Ankara tarafından görevlendirilen nasihat heyetinde yer alan isimlerden biri de Diyap Ağa’dır. Diyap Ağa’nın ilk amacı Dersim’i bölücü Kürtçülerin etkisinden kurtararak, zarar görmemelerini sağlamaktır. Halka isteklerinin yeni meclis tarafından yerine getirileceğini söyleyen Diyap Ağa bu zor zamanda sabırlı olmalarını ve isyana girişmemelerini nasihat etmiştir. (10) Dersim Halkı, Koçgiri İsayanına büyük bir destek sağlamamıştır. Bunda şüphesiz Diyap Ağa’nın da katkısı vardır. İsyanın başarıyla bastırılmasından sonra isyancıların elebaşlarının Dersim halkı tarafından Dersim’e sığınmacı olarak bile kabul edilmemeleri halka yapılan nasihatların etkisini göstermektedir. (11) Diyap Ağa’nın meclis çalışmaları da ağanın Dersim’e hizmet etme aşkını göstermektedir. Kendisinin de bir aşiret ağası olmasına rağmen ağalık düzeninin yanlışlarını göstermekten geri kalmamıştır. 29 Kasım 1920’de diğer Dersim milletvekillerinden Kansuzade Hayri ve Mustafa Bey’le beraber Dersim’in mevcut durumu ve yapılması gerekenlerle ilgili bir öneri vermiştir. Dersim’in sorunlarını temelde dört başlık altında toplayan vekiller eğer bu sorunların çözülmesi durumunda Dersim sorununun yüzde doksanının halledilmiş olacağını belirmişlerdir. Bu sorunlar: Kötü idare, açlık, eğitimsizlik ve bu sorunları fırsata çeviren zorbaların yasa dışı teşviki ve devlete yalan yanlış bilgi vermeleridir. Dersim mebusları olarak da bu sorunların giderilmesiyle Dersim’de hiçbir kanunsuzluk olmayacağına da kefil olmuşlardır. (12) Diyap Ağa’nın mecliste yaptığı bir diğer önemli konuşma da meclisin Kayseri’ye taşınması görüşülürken, kürsüye çıkıp “Biz buraya kaçmaya mı geldik, yoksa kavga edip ölmeye mi?” der. Bu söz diğer mebuslar üzerinde de ciddi bir etki bırakarak Meclis’in Ankara’ya kalmasında etkili olmuştur. (13)

Birinci dönemden sonra milletvekilliği yapmayan Diyap Ağa memleketi Dersim’e gitmiş, 1935 yılında Çemişgezek’in Ekrek Köyü’nde vefat etmiştir. (14) Diyap Ağa’nın vefat ettiği yıl Dersim için tarihi bir yıldır. O yılın 25 Aralık tarihinde Dersim’in adı Tunceli olarak değiştirilmiştir. Daha öncesinde ise Dersim’i ıslahat için programlar yapılmıştır. Yine aynı dönemde Türkiye Cumhuriyeti’ne düşman olan kimseler Seyit Rıza’nın etrafında toplanmaya başlamış yeni bir isyanın hazırlıklarını yapıyorlardı. Diyap Ağa’nın bıraktığı mirasın hemen onun ölümünden sonra böyle olaylar yaşaması da gerçekten çok acıdır. Öte yandan Diyap Ağa için yine aynı kimseler tarafından karalamalar yapılmaktadır. Yapılan karalamalardan birine cevap vermek gerekirse, ağanın Kurtuluş Savaşı döneminde Ankara’ya gidip milletvekili olmasına, Atatürk ile yakınlaşmasına neden olarak kişisel menfaatleri olduğunu, paye peşinde olduğunu söylenir. Bu iddia çeşitli nedenlerle yalanlanabilir. Öncelikle 1908 yılında dönemin Dersim mutasarrıfı Hayri Efendi’nin hazırlamış olduğu rapordan anladığımıza göre Diyap Ağa’nın liderlerinden biri olduğu Ferhatuşağı aşiretinin refah düzeyinin oldukça iyidir. Öte yandan aynı rapordan elde ettiklerimize göre aşiretin diğer ağalarının eşkiyalık gibi uğraşları olmalarına rağmen Diyap Ağa’nın böyle bir huyu yoktur. Bu da onun ahlaki olarak olgun olduğunu gösterir. (15) Bunun yanı sıra zaten Diyap Ağa’nın destek verdiği, uğruna ölümü bile göze aldığı, Mustafa Kemal Paşa’nın başlattığı hareketin kimseye maddi destek, kişisel menfaat sağlayacak gücü yoktur o dönemde. Atatürk’ün bu mücadeleye çıkarken yaşadığı ekonomik zorluklar tarih kitaplarında yerini almaktadır. Ayrıca bu mücadelenin zafere ulaşacağı da kesin değildir. Eğer Diyap Ağa maddi destek, kişisel çıkar peşinde koşan bir adam olsaydı Ankara Hükümetine değil, kurulu bir düzeni olan, ekonomik ve siyasi olarak daha iyi durumda olan üstelik arkasına İtilaf Devletlerinin desteğini de almış bulunan İstanbul Hükümetine yanaşırdı. Bir başka kanıt da Diyap Ağa’nın devletine olan sadakatidir. 27 Mayıs 1925 tarihinde Vakit gazetesinde verdiği bir röportajda şunu söylemektedir: “ 1890 senesinde İngiliz ve Rus Konsoloshanesi bizi isyana teşvik etmişti. Çok para vermek istiyorlardı. Onları kovduk, paralarını almadık, hükümetimize sadık kaldık.” Anlaşılacağı üzere, Diyap Ağa bölge halkı olarak Osmanlı Yönetimi ile o kadar sorun yaşamalarına rağmen işin içine Ruslar ve İngilizler girince, onlardan gelen desteği reddederek sorun yaşadığı yönetim için “hükümetimiz” demiştir ve devlete olan sadakatini göstermiştir. (16) En son olarak da Diyap Ağa’nın 1931 yılında Şapolyo’ya verdiği röportajda Ankara’ya geliş sebebi olarak yaşlılığı sebebiyle çalışamadığını bu yüzden devletten yaptığı hizmetler için emekli maaşı almak istediğini bu yüzden Ankara’ya geldiğini söylemiştir. (17) Görüldüğü üzere eğer Diyap Ağa maddiyat için milletvekili olduysa alacağı bir emekli maaşı için 1931 senesine kadar bekler miydi? Bu kanıtlarla çürüttüğümüz bu iddia tamamen iftiradır. Türkiye Cumhuriyetine düşmanlıkları nedeniyle Diyap Ağa’ya böyle iftira atılmaktadır.

Diyap Ağa’nın yazının başında bahsettiğimiz bir diğer akrabası olan Seyit Rıza 1937 yılında yaşanan Dersim İsyanı’nın lideridir. Kendisi Diyap Ağa’nın damadıdır. (18) Cumhuriyet Döneminin başında bu iki Dersimli tarihe geçmiştir. Birisi devletine sadık kalarak bütünleştirici bir biçimde; diğeri ise devletine dış güçlerin desteğini alıp ihanet ederek ayrıştırıcı bir biçimde tarihte yerini almıştır. Seyit Rıza’yı kendilerine örnek alıp Diyap Ağa’yı unutmaya çalışanların da niyetleri bu yolla belli olmaktadır. Sinan Meydan’ın bu kesimi eleştirdiği bir yazısında kullandığı ifade bu tarihsel süreci özetlemektedir: “Ancak eninde sonunda hak yerini bulacak; birleştirici, bütünleştirici Diyap Ağa düşüncesi, ayrılıkçı bölücü Seyit Rıza’ya düşüncesine galip gelecektir… Ne de olsa Hititlerden bu güne 5 bin yıllık Anadolu tarihinde, “hainler” ve “bölücüler” eninde sonunda hep kaybetmişlerdir!…” (19)

1-)Kağan Gökalp ve Suat Bulut, Dersim’in Gizlenmeye Çalışılan Gerçek İfadesi: Dersimli Diyap Ağa, Ankara, 2011, s. 71-72.

2-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 72-73.

3-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 73.

4- Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 80.

5-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 82-84.

6-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 98.

7-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 99.

8-)Enver Behnan Şapolyo, “İlk Millet Meclisinin Yüz Yaşındaki Mebusu Anlatıyor”, Yeni Gün, 27 Temmuz 1931, Türk Ocakları, https://www.turkocaklari.org.tr/soylesiler/enver-behnan-in-ilk-millet-meclisi-dersim-milletvekili-diyap-aga-yla-roportaji-3658 (26.11.2014)

9-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 109-112.

10-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 117.

11-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 117.

12-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 120-122.

13-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 132-133.

14-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 162.

15-) YILMAZÇELİK İbrahim, XIX. Yüzyılın İkinci Yarısında Dersim Sancağı, s. 110.’dan aktaran Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 76.

16-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 108.

17-)https://www.turkocaklari.org.tr/soylesiler/enver-behnan-in-ilk-millet-meclisi-dersim-milletvekili-diyap-aga-yla-roportaji-3658

18-)Gökalp ve Bulut, a.g.e., s. 80.

19-)Sinan Meydan, “Barış ve Demokrasi Diyerek Şiddete Başvurmak”, Odatv, https://odatv4.com/baris-ve-demokrasi-diyerek-siddete-basvurmak-2403111200.html (24.03.2011)

Kaynakça

Gökalp, Kağan ve Bulut, Suat. Dersim’in Gizlenmeye Çalışılan Gerçek İfadesi: Dersimli Diyap Ağa. Ankara: Kripto Kitaplar, 2011

Meydan, Sinan, “Barış ve Demokrasi Diyerek Şiddete Başvurmak”, Odatv, https://odatv4.com/baris-ve-demokrasi-diyerek-siddete-basvurmak-2403111200.html (24.03.2011)

Şapolyo ,Enver Behnan, “İlk Millet Meclisinin Yüz Yaşındaki Mebusu Anlatıyor”, Yeni Gün, 27 Temmuz 1931, Türk Ocakları, https://www.turkocaklari.org.tr/soylesiler/enver-behnan-in-ilk-millet-meclisi-dersim-milletvekili-diyap-aga-yla-roportaji-3658 (26.11.2914)

Bunları da sevebilirsiniz