Bir Daha Zincirleri Kır Aliağa…

Türkiye’nin ilk ve en büyük çevre eylemiydi.
Çeyrek yüzyıl önce, henüz kirletilmemiş Aliağa’nın eşsiz sahillerine termik santral dikmeye çalışanlara karşı İzmir’den Aliağa’ya el ele insan zinciri oluşturulmuştu.
Eylemin en büyük örgütleyicisi, ışıklar içinde kalsın, Yeşiller Partisi İzmir İl Başkanı Savaş Emek bayrağı açtı.
İktidarın ve sermayenin hesabı tutmayacaktı.
Anımsarım, nasıl bir coşku, çaba, mücadele ve emek…
Bakırçay Belediyeler Birliği’nden yerel yöneticiler Osman Özgüven, Hakkı Ülkü, Nihat Dirim, Sefa Taşkın, Cengiz Uysal, Kadir Yıldırım ve parlamento ayağında, hukuk mücadelesinde Kemal Anadol öncüydüler.
Dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur büyük destek vermişti.
Hüseyin Yurttaş, Ayşe Tosuner, Aytek Özel, Osman Tufanginyol, Şule Aksoysal, Sinan Alasya, Ayşen Erdoğan ve bağışlasınlar adlarını buraya sığdıramayacağım yüzlerce lider, çevre dostu, duyarlı yurttaş harekete geçti, yollara düştü.
Kimse beklemiyordu, inanılmazdı manzara… İzmir’den Aliağa’ya el ele kol kola…
Gencelli ve Gerenköy’de İlhan İrem, Cem Karaca, Bulutsuzluk Özlemi, Mozaik, on binlere şarkı söylüyordu, termik santrala karşı.
Gazetelerde sayfa sayfa haberler… Türkiye’yi ayağa kaldırdılar.
Ve kazanıldı… İktidar pes etti, Aliağa’ya santral yapımından vazgeçildi.
Direniş, Türkiye’de çevre mücadelesinin zirvesine, zeytin dallarıyla taçlandırıldı…
***
Geldik bugüne…
O direnişin kenti, emek ve sanayi kenti Aliağa’nın canına okudular zamanla.
Adeta intikam aldılar.
Vahşi, vicdansız ve acımasız bir fotoğraf çıktı ortaya.
Ağır sanayi tesisleri, rafineriler, bir kaç ülke dışında kimsenin istemediği dünyanın hurdalıklarını işleyen demir çelik fabrikaları ve haddehaneler, asbestle zehir saçan gemi söküm tesisleri…
Toz, karbondioksit, ağır metal ve benzeri kirleticilerin oranı, sınır değerlerini kat be kat aştı.
Hava, su, toprak, verimli ovalar ve tarım alanları, İzmir’i de kapsayacak ölçüde kirletildi.
2008’de bu kirlilik ve kirleticiler, üniversitelerin ve bilim insanlarının raporlarıyla tescillendi.
***
ODTÜ, DEÜ,İYTE, TAEK, Aliağa ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenledikleri rapora yansıdı.
Bölgede kablo yakılmasıyla ilgili bir yargılamada, mahkeme bu rapora dayanarak savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Ne mi oldu ?
Hiç!
Daha beter yükler, yeni kirleticiler geldi.
Yetmedi daha durun !
Şimdi AKP iktidarı Aliağa ve Foça arasında altı yeni termik santral planlıyor.
Aliağa’yı gözden mi çıkardın ey iktidar?
Çevreci örgütler EÇEV, ALÇEP, FOÇEP ve BEÇEP yaşam alanlarındaki kirliliğin önlenmesini, yeni kirleticilerin, termik santrallerin kurulmamasını istiyor.
Sadece bölgedekilerin tepkisi yetmez, çünkü kirlilik İzmir’i ve çevresini de etkiliyor.
Tıpkı 25 yıl önce olduğu gibi hep birlikte, başkaldırmak gerekiyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük çevre eylemiydi.

Çeyrek yüzyıl önce, henüz kirletilmemiş Aliağa’nın eşsiz sahillerine termik santral dikmeye çalışanlara karşı İzmir’den Aliağa’ya el ele insan zinciri oluşturulmuştu.

Eylemin en büyük örgütleyicisi, ışıklar içinde kalsın, Yeşiller Partisi İzmir İl Başkanı Savaş Emek bayrağı açtı.

İktidarın ve sermayenin hesabı tutmayacaktı.

Anımsarım, nasıl bir coşku, çaba, mücadele ve emek…

Bakırçay Belediyeler Birliği’nden yerel yöneticiler Osman Özgüven, Hakkı Ülkü, Nihat Dirim, Sefa Taşkın, Cengiz Uysal, Kadir Yıldırım ve parlamento ayağında, hukuk mücadelesinde Kemal Anadol öncüydüler.

Dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur büyük destek vermişti.

Hüseyin Yurttaş, Ayşe Tosuner, Aytek Özel, Osman Tufanginyol, Şule Aksoysal, Sinan Alasya, Ayşen Erdoğan ve bağışlasınlar adlarını buraya sığdıramayacağım yüzlerce lider, çevre dostu, duyarlı yurttaş harekete geçti, yollara düştü.

Kimse beklemiyordu, inanılmazdı manzara… İzmir’den Aliağa’ya el ele kol kola…

Gencelli ve Gerenköy’de İlhan İrem, Cem Karaca, Bulutsuzluk Özlemi, Mozaik, on binlere şarkı söylüyordu, termik santrala karşı.

Gazetelerde sayfa sayfa haberler… Türkiye’yi ayağa kaldırdılar.

Ve kazanıldı… İktidar pes etti, Aliağa’ya santral yapımından vazgeçildi.

Direniş, Türkiye’de çevre mücadelesinin zirvesine, zeytin dallarıyla taçlandırıldı…

***

Geldik bugüne…

O direnişin kenti, emek ve sanayi kenti Aliağa’nın canına okudular zamanla.

Adeta intikam aldılar.

Vahşi, vicdansız ve acımasız bir fotoğraf çıktı ortaya.

Ağır sanayi tesisleri, rafineriler, bir kaç ülke dışında kimsenin istemediği dünyanın hurdalıklarını işleyen demir çelik fabrikaları ve haddehaneler, asbestle zehir saçan gemi söküm tesisleri…

Toz, karbondioksit, ağır metal ve benzeri kirleticilerin oranı, sınır değerlerini kat be kat aştı.

Hava, su, toprak, verimli ovalar ve tarım alanları, İzmir’i de kapsayacak ölçüde kirletildi.

2008’de bu kirlilik ve kirleticiler, üniversitelerin ve bilim insanlarının raporlarıyla tescillendi.

***

ODTÜ, DEÜ,İYTE, TAEK, Aliağa ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenledikleri rapora yansıdı.

Bölgede kablo yakılmasıyla ilgili bir yargılamada, mahkeme bu rapora dayanarak savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Ne mi oldu ?

Hiç!

Daha beter yükler, yeni kirleticiler geldi.

Yetmedi daha durun !

Şimdi AKP iktidarı Aliağa ve Foça arasında altı yeni termik santral planlıyor.

Aliağa’yı gözden mi çıkardın ey iktidar?

Çevreci örgütler EÇEV, ALÇEP, FOÇEP ve BEÇEP yaşam alanlarındaki kirliliğin önlenmesini, yeni kirleticilerin, termik santrallerin kurulmamasını istiyor.

Sadece bölgedekilerin tepkisi yetmez, çünkü kirlilik İzmir’i ve çevresini de etkiliyor.

Tıpkı 25 yıl önce olduğu gibi hep birlikte, başkaldırmak gerekiyor.

Bunları da sevebilirsiniz