Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Yeni Yıla Girerken Biz Kadınlara Birkaç Tavsiye

Zerrin Ayşe Öztürk

Yeni yıla girerken belki çoğunuzun son ihtiyacı tavsiyelerdir. Ancak yine de dost acı söyler deyip kendimi avutarak, sizlere birkaç şey söylemek istiyorum.

Yeni yıla girerken hep bir şeylerin değişmesini, daha iyiye gitmesini dileriz genellikle. Önce kendimizden ve ailemizden başlayarak, bu dilekleri ülkemiz ve sonra da insanlık için dilediğimiz çokça olmuştur. Yepyeni bir iş, bir eş, bir çocuk… Ya da piyangoyu kazanıp milyarder olmayı, yeni bir araba veya ev almayı dilemişizdir belki de. Neden olmasın! Öte yandan, kimilerimiz sadece sağlık ve huzur diler belki, kimilerimizse dünyamız için barış ve kardeşlik. Umarım!

Hâlbuki dünyamızdaki pek çok kadın için gelecek yeni yıldan dilenecek en büyük dilek, o çok istediğimiz çocuğu doğururken hayatta kalabilmektir: Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği rakamlara göre bir günün her dakikasında bir kadın ölmekte dünyamızda… Bu da bir yılda 585.000 kadının en temel hakları olan yaşam hakkından mahrum olması demek. Neden mi dersiniz? Sebep hamilelik ve doğum sonucunda önlenebilir ancak maalesef önleyemediğimiz, sağlayamadığımız sağlık standartlarının yokluğu ve de yine sağlıksız koşullarda yapılan kürtajlar. Öte yandan dünyamızdaki bazı kadınlar, doğurdukları ve büyütmek için türlü fedakârlıklar yaptıkları çocuklarının sırf yetersiz beslenme ve önlenebilir hastalıklar yüzünden daha 5 yaşlarına girmeden ölmemelerini dilerler belki de. Çünkü her yıl 7,5 milyon çocuk bu nedenlerle ölmekte.

Eğer 15-44 yaş arasında bir kadınsanız, belki de yeni yıldan kadına karşı şiddetin bir kurbanı olmamayı dileyebilirsiniz! Kanser, sıtma ya da araba kazaları gibi oldukça ölümcül sebeplerden değil de, erkek şiddetinin kadın kurbanı olarak ölmeniz çok daha muhtemel çünkü. Yapılan araştırmalar dünya kadınlarının ölüm ve sakat kalma nedenlerinin en başında kadına uygulanan şiddetin olduğunu göstermektedir. Türkiye’deki rakamlara bir göz attığımızda ise, 2016’da en az 261 kadın ve kız çocuğunun erkek şiddetinin kurbanı olduğunu görmekteyiz. Peki ya 2017? Maalesef, Ocak-Ekim 2017 arasında erkek şiddetinin hedefi olup hayatını yitiren 244 kadın ve kız çocuğu, 2018 yılına girerken kendileri ve dünyamız için iyi dileklerde bulunma şansına artık sahip değiller! (Detaylı rakamlar ve sebepleri için lütfen Bianet’e bir göz atınız).

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2017 Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre eğitim, sağlık, siyaset ve ekonomi alanlarında dünyada kadınların en çok ayrımcılık yaşadıkları ülkeler arasında Mısır, Ürdün, Fas, Lübnan, Suudi Arabistan, Mali, İran, Çad, Suriye, Pakistan ve Yemen yer almaktadır. Bu ülkelerde yaşayan kadınların yeni yıldan en çok diledikleri şey ne oldurdu sizce? Belki de dünyadaki mültecilerin yüzde seksenini oluşturan kadınlar arasında olmamayı dilerdi Suriyeli kadınlar! Ya da sivil savaşlarda hayatını kaybeden, tecavüze uğrayan veya sakat kalan sivillerin ezici çoğunluğunu oluşturan kadın ve kız çocuklarının arasında olmamayı dilerdi belki de bu ülkelerde yaşayanlar! Bırakın yüksek eğitimi, okuma-yazma bile bilmeyen 1 milyardan fazla kadından ya da kız çocuğundan biri olmayıp, okula gidebilmeyi dileyebilir belki de Mali, Yemen ya da Çad’daki kadınlar! Suriye, Pakistan, Yemen ya da Suudi Arabistan’da yaşayan kadınlarsa bir işte çalışabilmeyi dilerdi belki de! Dünyadaki 1,3 milyar yoksulun yüzde yetmişini, günde 1 dolardan az bir parayla geçinmek zorunda olan kadınların oluşturduğu düşünülürse, çalışabilmeyi istemek bence oldukça makul bir istek yeni yıldan! Bir de tüm bu kadınlar, listenin en tepesindeki ülkeler olan İzlanda, Norveç, Finlandiya, hatta Ruanda ve İsveç’te bir kadın olarak yaşamayı dileyebilirler!

“Peki ya Türkiye nerede bu sıralamada?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. 2017 raporunda toplamda 144 ülkenin analiz edildiği göz önüne alınırsa, Türkiye eğitimde 101, ekonomik katılım ve fırsat eşitliğinde 128, sağlık ve hayatta kalma sıralamasında 59, siyasete katılımda ise 118. sırada yer almaktadır. Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’nun ilk kez yayınlandığı 2006 yılında 105. sırada olan Türkiye’nin, 144 ülke arasında bu yıl 131. sıraya gerilediğini dikkate alırsak, bence Türkiyeli kadınlar olarak öncelikle kendimiz ve sonra da çocuklarımız için yeni yıldan dileceğimiz şeyleri oldukça dikkatlice seçmemiz gerek! Bu yeni yıla girerken çocuklarımızın iyi bir eğitim alabilmesini; işsiz ve aşsız kalmamayı; sağlığımızı koruyup hastalanmamayı; seçme ve seçilme hakkımızı hakkıyla kullanabilmeyi dilemek sanırım en doğrusu! Ben kendim ve çocuğum için bunları dileyeceğim. Herkese mutlu yıllar diliyorum – kadınlar ve erkekler olarak mutluluk sizin için her neyi ifade ediyorsa..



*Yazıyla ilgili görseller web alıntısıdır.



01/12/2017



Önceki yazılar

Atatürk ve Kadınlar: “Uçmak için Kanatlarımız Var!” (01/11/2017)
Kadınlar ve Siyaset: Dayanılmaz Hafiflikteki Bir İlişki (01/10/2017)
Masallarda Kadınlar ve Toplumsal Cinsiyet: Çocuklara İletilen Mesajlar (01/09/2017)
Kadın Bedeni ve Kadın Özne (01/08/2017)
Kadının Adı (01/07/2017)