Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Türk Liderler Mısır´daki Müdahaleden Nasıl Nemalanıyor?

Deniz Altunlu

Amerikan basınını takip ettiğinizde Türkiye´deki protestoların sona erdiği fikrine kapılabilirsiniz. Bunun gerçekle hiçbir ilgisi yok. Daha tuhafı, Türk basınını takip ettiğinizde Mısır´da olduğunuz sonucuna varabilirsiniz çünkü başka gündem maddesi yok gibi.

Gelelim bunun nedenine: Genel kanıya göre Mısır Darbesi Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan için hırslı dış politika fantazilerine son veren bir "kabus" olmuştu. Bu bir bakıma doğru.

Ancak ülke siyaseti açısından durum tam tersi: başbakanın en ümit dolu düşü gerçek oldu. Yabancı medyanın ilgisi Türkiye dışına kaymakla kalmadı, vatandaşın da gözü dışarıya çevrildi ve başbakanın Gezi Parkı protestocularının darbe planlayıcıları olduğuna yönelik asılsız iddiaları da (kesinlikle öyle olmadıklarını gösteren kapsamlı, ciddi araştırmalara karşın) inandırıcılık kazandı.

Protestolara gelirsek, gerçek şudur: Önceki Cumartesi İstanbul 1. Bölge İdare Mahkemesi tartışmalı Taksim´i Yayalaştırma Projesi´ni iptal ederek parkı halk kullanımına yeniden açtı. Karara sevinen İstanbullular zaferlerini kutlamak için akşam 7´de Gezi Parkı´nda toplanmayı planladı. Ancak yalnızca saatler kala İstanbul Valisi tweet yoluyla bir bildiri yayınladı: "Gezi Parkı´nda beklenen açılışı yarın yapıyoruz. B. Şehir Belediyesi düzenlemeleri ile güzelleşen park İstanbullulara huzur ve neşe getirsin."

Vali resmi olarak "ulusal güvenliğin, kamu düzeninin korunması ve sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi yanında sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması" gerekçesiyle toplantıları yasaklama hakkına sahiptir. Ancak attığı tweet´te görüldüğü gibi, vali bu gerekçelerden herhangi birinin söz konusu olduğuna ilişkin bir argüman ortaya koymadı. Başka bir deyişle topluma şu mesajı verdi: "Parti size izin verdiğinde o parka girebilirsiniz, ´mahkeme´ değil."

Sonucu önceden kestirmek kolaydı: Öfkeli vatandaşlar mahkeme kararını ellerinde sallayarak Taksim Meydanı´nda toplandı. Anında tazyikli su ve biber gazına boğuldular. Panik halinde binlerce Türk İstiklal Caddesi´nden sel olup aktı. İstanbul´un merkezi olan bu cadde genelde günlerinin tadını çıkaran hoşnut yayalarla doludur ve Cumartesi gecesi de bu görünümde olmaması için ortada makul bir neden yoktu. Yerine olanların tek nedeni Parti´nin horgörünün körüklediği dev bir mahkemeye itaatsizlik gösterisine girişmesiydi.

Ben de, biber gazı bulutları tarafından yutulmuş halde oradaydım. Akılsızlık işte, güzelim bir yaz akşamı çıkıp İstiklal Caddesi´nde bir yürüyüş yapmanın hoş olacağını düşündüm. Arbedeye kapılan 59 vatandaş gözaltına alındı. Anne babalar histeri halinde çocuklarının serbest bırakılması için polisi iknaya uğraşıp sonuç alamadılar; onlarca kişi ekip otobüslerine dolduruldu.

Ama Türkiye´de bunların olduğunu bilmemeniz mazur görülebilir, öyle ki olanlardan Türk halkının da haberi yok (bizzat tanık olmadılarsa). Erdoğan Türk medyası üzerindeki disiplini ve ülke gündemini birdenbire değiştirebilme becerisiyle meşhur. Dolayısıyla Mısır darbeden beri buradaki haberlerde verilen neredeyse tek konu oluverdi. Ama tuhaftır ki Mısır´da gerçekte ne olduğu hakkında da pek haber yapılmadı. Konunun tamamı Türkiye´nin darbelerle lekeli tarihine işaret eden metaforlar üzerinden anlatılırken Gezi protestocularının -aslında istekleri daha fazla demokrasiyken- demokrasiyi ortadan kaldırmayı tertipledikleri imlendi.

Bir başka deyişle, Türklerin şimdiki takıntısının Mısır Devlet Başkanı Muhammed Mursi´nin devrilişi olması sadece Mısırlı kardeşleri için duydukları doğal bir kaygı değil. Mesele ideolojik, bundan şüphe yok, ama hepsinden önce mesele ülke siyasetiyle ilgili. Türkiye´deki gerginlik yatışmış değil ve normal şartlarda, yani darbe hakkında dehşetli olduğu kadar yüzeysel yorumlarla günde 24 saat doldurulmasalar Türklerin Mısır demokrasisi için dertlere gark olacakları yok.

Doğrusu "Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam" diye bağıran protestocular haklı olabilir. Ve eğer haklılarsa, onları marjinal darbe planlayıcıları gibi göstermek için Erdoğan´ın elinde hangi kartların kalacağı belli değil. Bununla birlikte başbakan kart hilelerinde sıradışı bir yeteneği olduğunu da göstermiyor değil.


Kaynak: usnews.com - Yazar: Claire Berlinski (Washington´daki Amerikan Dış Politika Konseyi´nin Türkiye masasında deneyimli bir yetkili. İstanbul’da yaşıyor.)

Yazının Özgün Başlığı: How Turkey´s Leaders Exploiting Egypt´s Coup



01/08/2013



Yazarın diğer yazıları

Gençlik İçin Barış! (01/05/2014)
Ukrayna´nın Ekonomik Krizinden Kim Kazanç Sağlıyor? (01/04/2014)
ABD ve AB Ukrayna´da Batı Yanlısı Rejim Değişikliği Planına Gömülmüş Durumda (01/03/2014)
Rusya Dünya Lideri Olarak Yükseliyor (01/12/2013)
Suriye Savaşı´na Öfkelenen Suudiler ABD Politikasını Suçluyor (01/11/2013)