Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Suriyeli Sığınmacıların Ülkemizde Bulunma Nedenleri Yalnızca İnsani mi?

Ahmet Müfit

Odatv’de bayram öncesi yayınlanan haber: “Suriyeliler bayram için ülkelerine gidiyor. Kurban Bayramı'nı ülkelerinde geçirmek için online randevu alan 55 bin Suriyeli’nin, Kilis'teki Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan geçişleri sürüyor” şeklinde idi. (1)

Kendi ülkesinde can güvenliği olmadığı için başka bir ülkeye sığınan kişi, nasıl olur da can güvenliğinin olmadığı için kaçmak zorunda kaldığı ülkesine bayram tatili yapmak üzere gidip dönebilir?

Aynı tartışma geçtiğimiz yıl da yaşanmış, bir kesim Almanya’nın, bayram amacıyla ülkelerine dönen 100 Suriyeli sığınmacıyı “Bir sığınmacı ülkesine dönebiliyorsa sığınmacı değildir” diyerek, Almanya’ya dönüşlerinde sınır dışı etmesi örneğinin bizim tarafımızdan uygulanmıyor olması eleştirirken, bir diğer kesim Almanya’nın tutumunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etmişti. (2)

Bu yazımızda amacımız, uzun süredir yapılan ve yerel halk ve sığınmacılar arasında ciddi gerilimlere neden olan bu tartışmaları tekrar etmek, bu kişilerin hukuki durumlarını tartışmak değil. Tartışmak istediğim konu, bayram için güvenli bir şekilde ülkesine dönüp, sonrasında yine güvenli şekilde ülkesinden çıkarak başka bir ülkeye gidebilen bu kişilerin, ülkelerinin dışında, sığınmacı statüsüyle yaşamalarının gerçek nedeninin ne olduğu.

Soruyu daha net bir şekilde, “Başlangıçta sıcak bir çatışmadan kaçarak ülkemize gelen bu insanlar, niçin güvenle gidip dönebildikleri ülkelerinde yaşamlarını sürdürmüyorlar da ülkemizde yaşamayı tercih diyorlar?” diye sormak da mümkün.

Bu sorunun yanıtını iki farklı açıdan, yani sığınmacılar ve Türkiye açısından vermek mümkün.

Sığınmacılar açısından bakıldığında en önemli neden, çatışmalar nedeniyle, ülkelerindeki gerek ekonomik gerekse sosyal ve teknik altyapının büyük ölçüde yok edilmiş olması, geldikleri yerlerin, asgari ölçüde de olsa sağlıklı bir yaşam için yeterince uygun durumda bulunmaması. Büyük Ortadoğu Projesi adına bu ülkeyi iç savaşa sokanların hala istedikleri sonuca ulaşamamaları, barışın ve yıkılan coğrafyanın yeniden yaşanabilir hale getirilmesinin önündeki en büyük engel.

Türkiye açısından bakıldığında, birbiriyle çelişir görünen iki farklı nedenin olduğunu söylemek mümkün. Birinci ve en önemli neden -yukarıda aktarmaya çalıştığımız koşullardan kaynaklı olarak- insani. Yüksek sesle dile getirilmeyen ancak çok sayıda akademik makaleye konu olan bir diğer neden ise, göçmenlerin ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak, özellikle katma değeri düşük sektörlerin rekabet edebilirliği açısından taşıdıkları önem.

Konu bu içerikle tartışıldığında “Suriyeli sığınmacılar niye ülkelerine dönmüyorlar” gibi soruların daha dikkatli sorulması ve daha kapsamlı yanıtlanması gerektiği de ortaya çıkıyor.

Yazıyı, Türkiye’nin sığınmacılara yönelik gerçekleştirmiş olduğu insani yardımların kamuya olan maliyetinin gün geçtikçe arttığını, özellikle belirli illerde belediye hizmetlerinin yetersiz kalmasına neden olduklarını, ancak diğer taraftan Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de gerçekleştirmiş olduğu yatırımların gün geçtikçe büyüdüğünü, sığınmacılara yönelik olarak yurtdışı kaynaklı olarak gerçekleşen yardımların bölge ekonomilerini canlandırıcı etkisinden bahseden Yrd. Doç. Dr. Hasan Hüseyin AYGÜL’ün, “Mülteci Emeğinin Türkiye İşgücü Piyasalarındaki Görünümü ve Etkileri” başlıklı makalesinden bir alıntıyla bitirelim.

“Mülteci emeğine dayalı bir ekonomik büyümenin sürdürülebilir olup-olmadığı tartışmalı bir husustur… Üstelik ülke içinde mülteci nüfusunun giderek artması ve belirli bölgelerde yoğunlaşması, yerli işgücü ile mülteci işgücünü karşı karşıya getirmektedir. Bu durum sınıf içi rekabette hakların geriye doğru gitmesine, istihdam koşullarının ağırlaşmasına ve birtakım kırılmaların ve çatışmaların yaşanmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’nin mülteci işgücünü de dikkate alan bir takım yapısal düzenlemeleri gerçekleştirerek, olan/olası problemleri telafi edici mekanizmalar üretmesi kaçınılmazdır. Diğer (göç) alıcı/hedef ülkelerin tecrübeleri bu hususta yol gösterici olacaktır” (3)

Kaynaklar:

1. https://odatv.com/bayram-icin-ulkelerine-gidiyor-06081817.html

2. http://fav10.net/forum/threads/almanya-100-suriyeli-m%C3%BClteciyi-s%C4%B1n%C4%B1r-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-etti.271088/,

3. http://dergipark.gov.tr/download/article-file/231701



01/09/2018



Yazarın diğer yazıları

OECD Genel Sekreteri de Yanılmış (01/11/2018)
Faiz Artışından Ders Almayan Dolar Kuru, OVP Kararına Uyacak mı? (01/10/2018)
70 Yıldır Alınamayan Ders (01/08/2018)
Ticaret Savaşı mı, Neoliberalizm Öncesine/Normale Dönüş mü? (01/07/2018)
Seçimler Yaklaşırken İmar Affı Tartışmaları Yeniden Hortladı (01/05/2018)
Ticaret Savaşımız (01/04/2018)
İZBAN Sorunun Nedeni, Belediyelerin Şirketleşmesi (01/03/2018)
CHP’nin Kafa Karışıklığı (01/02/2018)
Güvenli Bir Para İhtiyacı (01/01/2018)
Piyasacıların BES Sevgisi (01/12/2017)
Vatandaşın kesesinden özel sektör borçlarını kamulaştırmak (01/11/2017)
2018 - 2020 Orta Vadeli Programı (01/10/2017)
Çanakkale Adalet Kurultayı (01/09/2017)
Dubai diye bir yer. Yoksa “şey”mi demeliyim? (01/08/2017)
“Tanzimat Batıcılığı” ile “İslamcılık”-“Osmanlıcılık” çizgisinin arasına sıkışmış durumdayız (01/07/2017)
Sermaye Kesiminin 70 Yıllık “Demokrasi” Mücadelesi (01/06/2017)
Borç (01/05/2017)
Gayrimenkul sektöründe işler iyi gitmiyor (01/04/2017)
TL’nin Dolar Karşısındaki Değer Kazanıyor Olması Normal mi? (01/03/2017)
Gerginlikten “hayır” çıkar mı? (01/02/2017)
Yapısal Reformcu Piyasacı Korosuna Merkez Bankası da Katıldı (01/01/2017)
Tehlikeli Bir Oyunun Tam Ortasındayız (01/12/2016)
Merkez Bankası Faiz İndirimine Ara Verdi (01/11/2016)
Mülkiyet Hakkı ve Kapitalizm (01/10/2016)
Bankaların Durumu (01/09/2016)
Küreselleştirilmiş Dünyamızda Krizler (01/08/2016)