Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Soru İşaretleri

Gözde Pektaş

Boğazın düğümlenir, kolun kanadın kırılır, yüreğine bir taş gelir oturur. İnsan olan herkesin ölüm karşısındaki hissettikleri az çok böyledir. Bir ülkede yaşayan kimsenin apolitik olma lüksü yoktur. Hele de bizimki gibi bir ülkede yaşıyorsan; gündemden haberdar olmalı, atılan her adımın sorgulamasını yapmalısın. Belki de çoğu kişi tarafından bu yapılmadığı ve de kendisine gösterilenlerle yetinildiği için gerek ülke içinde gerek ülke dışında yapılanlar bizi bir kaosa sürüklüyor.

Verdiğimiz şehitlerin sayısı kaç olursa olsun bu ülkede nefes alan herkes için dert edilecek bir mesele olmalıdır. Rakamlar, istatistikler yaşanan acının ölçütü olmamalıdır. Haliyle herkesin hesap sorma ve yaşananların nedenini öğrenmeye hakkı vardır. Her ne kadar kabul edilmek istenmese de Suriye topraklarının resmi bir hükümeti ve bu hükümetin arkasında bir zamanların iki kutuplu dünyasının süper güçlerinden biri olan Sovyetler Birliği’nin mirasçısı olan Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomik ambargosu ile zayıflatılmaya çalışılsa da hala Ortadoğu’nun köklü devletlerinden İran var. Terör örgütü olarak sınıflandırılan grupların iç içe geçtiği, amiyane tabirle at izinin it izine karıştığı topraklar fillerin tepiştiği alan haline gelmiştir.

Türk askerinin böyle bir kargaşa içine gönderilmesinin sorgulanması ve tatmin edici cevaplar beklentisi ‘gün birlik günüdür siyaset yapılmasın’ söyleminin çok ötesindedir. Gelen her şehit haberi yüreğinde merhamet barındıran herkese acı verir. Ama her zamanki gibi ateş düştüğü yeri yakıyor. Bir şehit anasının sözüymüş: “Şehidin helvası sizin ocakta kavrulmadığı sürece, size hep tatlı gelecek." Her ne kadar toplumun büyük kısmı gelen şehit haberlerine üzülse de hiç kimse o şehidin anası, babası, eşi, kardeşleri ve çocukları kadar üzülemez.

Bu acının içinde sorgulanmayı bekleyen o kadar çok konu ve diğer taraftan da cevaplarının öğrenilmesi engellenmeye çalışılan soru var ki. Her ne kadar kabul edilmek istenmese de resmi bir hükümeti olan bir devletin sınırları içinde Türk askeri kiminle ve niçin savaşıyor? Rusya tarafından hava sahasına giriş engellenirken askerler neden çatışmaya giriyor?(1) Bunlar ilk akla gelenler. Her ne kadar engellenmeye çalışılsa da gerçekler bir gün açığa çıkacak.

Reyhanlı devlet hastanesindeki yoğunluğun görüntüsü sosyal medyada insanlar tarafından paylaşılmaya başlayınca önce tüm haber kanalları sanki hiç şehit yokmuş gibi 17 günde İdlip’te Türk askerinin yaptıklarını yayınlıyor daha sonra da sosyal medya hesapları yavaşlatılıyor. Ama ne yazık ki artık mızrap çuvala sığmıyor. Atılan yanlış adımlar, izlenen çatışmacı dış politika vatan evlatlarının kanlarının akmasına neden oluyor. Peki ne uğruna: koca bir soru işareti.

Atatürk’ün dış politikadaki “Yurtta sulh cihanda sulh” felsefesinden İsmet İnönü’nün ''Büyük devletlerle ilişkiye girmek, ayıyla yatağa girmeye benzer'' sözüne gelmiş bulunmaktayız. Yazılacak, söylenecek çok şey var. Ne diyelim, umalım da bu yataktan ve Ortadoğu bataklığından bir an önce çıkılsın.


  1. https://haber.sol.org.tr/turkiye/emekli-generalden-idlib-uyarisi-tsk-buyuk-kayip-verir-kayiplarin-altindan-kimse-kalkmaz



01/03/2020



Yazarın diğer yazıları

İlginç Zamanlarda Yaşamak (01/04/2020)
Çürümüşlüğün Resmi (01/02/2020)
Yeni Bir Zaman (01/01/2020)
Çaresizlik (01/12/2019)
İnanmanın Bedeli (01/11/2019)
Greta Thunberg: Çevrenin Sevimli Yüzü (01/10/2019)
Bir Kadının Daha Çaresiz Çığlığı: “Ölmek İstemiyorum!” (01/09/2019)
1 Milyon Kitap (01/08/2019)
Seçim Sonrası Gerçekleri (01/07/2019)
Haziranı Ölümsüzleştiren Üstadlar (01/06/2019)
Bilmem Söylesem mi, Söylemesem mi? (01/05/2019)
Gördüğün Günden Geri Kalmayasın (01/04/2019)
Çok Bilinmeyenli Denklem (01/03/2019)
Öfkenin Yükü (01/02/2019)
Yozlaşma (01/01/2019)
Resmin Arka Yüzü (01/12/2018)
Hikayenin Anlamlandırılması (01/11/2018)
Göz Görüyor Gönül Katlanamıyor (01/10/2018)
An’ı Sevmek (01/09/2018)
Kabullenmemek (01/08/2018)
Başka Bir Türkiye Mümkün (01/07/2018)
Vaatler (01/06/2018)
Sistemde Çürümek (01/05/2018)
Yaşamaya Dair (01/04/2018)
Küçük Bedenlere Yüklenen Ağır Yükler (01/03/2018)
Bağımsızlık… (01/02/2018)
Barış Şehri: Yeruşalayim (01/01/2018)
Vicdan (01/12/2017)
Yaşam ve Mutluluk (01/10/2017)
Gökyüzüne Bakalım… (01/09/2017)
İz Bırakmak (01/08/2017)
Bayram Günleri (01/07/2017)
İnsanca Olmalı (01/06/2017)
Dönemeç (01/05/2017)
Zamanın İçinde (01/04/2017)
Üniversite Amfileri (01/03/2017)
Oku (01/02/2017)
Eğitimde PISA Etkisi (01/01/2017)
Karmaşada Yaşamak (01/12/2016)
CEBİMİZDEKİ UMUTLAR (30/06/2016)
ALIŞMANIN ZEHİRİ (01/06/2016)
ONULMAZ YARALAR (01/04/2016)
DÖNEMEÇ (01/03/2016)
Umut İnsanda (01/02/2016)
Yaşam Çıkmazı (01/01/2016)
Aydınlığa Kavuşması Gereken Karanlık (01/12/2015)
Karanlıktaki Işığın Umudu İle Yaşamak (01/11/2015)
Silinen Hayatlar (01/10/2015)
Tesadüfi Yaşamlar (01/09/2015)
Yarım Bırakılan Hayatlar (01/08/2015)
Makbul Olmak (01/07/2015)
Haziran Umudu (01/06/2015)
Sessiz ve Sadık Dost (01/05/2015)
Umuda Uyanış (01/04/2015)
Kadın Olmak (01/03/2015)
Görünmez Eller (01/02/2015)
Aksayan Eğitim Sistemi (01/01/2015)
Çirkin Hayatlar ve Ölümler (01/12/2014)
Bedava Hayatlar (01/10/2014)
Fütursuzca Yaşamak (01/08/2014)
Ortadoğu’nun Makus Talihi (01/07/2014)
İnsan Olmanın Gereği (01/06/2014)
Masum ve Güçsüz Olmanın Diğer Adı: Çocukluk (01/05/2014)
Düşünceden Korkmak (01/04/2014)
Umudu Yitirmemek (01/03/2014)
Öteki Olmak (01/02/2014)
Yeni Türkiye Düzeni (01/01/2014)
Ters Giden Şeyler (01/12/2013)
Modern Kölelik (01/11/2013)
Bir Tutam Yaşam (01/10/2013)
Birleşemeyen Milletler (01/09/2013)
Gelin Canlar Bir Olalım (01/08/2013)
Ağacın Gölgesindekiler (01/07/2013)
Ortadoğu Çıkmazı (01/06/2013)
Ekilen Umutlar (01/05/2013)
Farklılıklarla Bütünleşmek (01/03/2013)
Birlik Olmanın Bedeli (01/02/2013)
Belki Bir Umut Doğar (01/12/2012)