Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

“Sonsuz Aşk Yasa Tasarısı” Kabul Edilir Mi?

Pelin Zenginobuz

Geçtiğimiz ay “Roboseksüellik (yakın gelecekte insanların cinsel ihtiyaçlarını yalnızca teknoloji ve sanal gerçeklikle giderecekleri yeni bir cinsel yönelim)” üzerinde durduğum, robot insan ilişkisinin mümkün olup olmayacağını tartıştığım yazının bu bölümünde özellikle kadınların ve LGBTİ bireylerin maruz bırakıldığı ayrımcılığın robot dünyasındaki yansımalarını inceleyeceğim.

Kamusal alan / özel alan ayrımı?

Toplumsal cinsiyet kalıplarının en yoğun olarak işlendiği alanlardan biri mesleklerdir. Bu alanda cinsiyete dayalı iş bölümü “kadının yeri” ile ilgili görüşleri yansıtır. Kadın özellikle eve yani özel alana ait görülürken, erkek dışarı yani kamusal alana ait olarak tanımlanmaktadır. Peki ama bunu kim tanımlar?

Colin Bel ve Howard Newby’nin gözlemleri şöyle: “Ailelerin işleyiş biçimi kısmen kocaların karılarının durumunu tanımlamaya yönelik iktidarın bir sonucudur. Farklı ülkelerdeki aileler üzerine yapılan bir dizi uzun sosyolojik araştırmada, gençlerin yaşlılara ve kadınların erkeklere tabi kılan ataerkil örüntü, bu örüntüyü destekleyen erkeksi otorite ideolojileriyle birlikte yeniden ortaya çıkıyor.”

“Ütopyanın Kadınları, Kadınların Ütopyası” kitabında ise yazar Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz der ki, “Devlette yöneticiler ve diğer personel büyük çoğunlukla erkeklerden oluşmaktadır ve bugüne kadar kamusal politikaların belirlenmesinde erkeğe öncelik tanınmıştır. Connel’in ifade ettiği gibi, büyük devletlerin politik ve askeri politikaları, gücü özendiren erkeklik ideolojileri çerçevesinde biçimlendirilmektedir.”

Tarih boyunca biçimlendirilen yaşamlar sonucunda kadınlar eşit işe eşit ücret alamadan, cam tavan sendromu yaşayarak, iş yerinde mobbing’e maruz bırakılarak, çalışma alanları olarak çocuk/yaşlı/hasta bakımı ve eğitim alanlarına ait görülerek yetiştirildi.

Peki robotlar dünyasında bu ayrımı görüyor muyuz, görecek miyiz?

Bu konuyu Türkiye’de de oldukça tanınan Sophia ile incelemek isterim.

Sophia, Suudi Arabistan’da vatandaşlık kazanan ilk robot ve Yapı Kredi bankasının yapay zeka teknolojisi için yeni reklam yüzü oldu. “Cinsiyetsiz üretilen bir robot olmasına rağmen”, kadın olarak nitelendiriliyor ve bankacılık gibi reklam sektörü gibi kadının “göstermelik” olarak olduğu bir hizmet sektöründe yer buluyor. Evet, Sophia birçok televizyon programına çıktı, dünyayı gezdiriliyor ve ilerde bir film projesi olduğu açıklandı. “Ancak bu robotlar dünyasında da kadın işi/erkek işi ayrımı olacak mı?” soruna tam olarak bir cevap vermemekte.

Sophia ve daha birçok robot tanıtım personelliği, bankacılık, yaşlı ve engelli bakımı, çocuk eğitimi, ve ilerde hukuk gibi alanlarda büyük kolaylıklar vaat ediyor. Ancak tüm bu alanlarda yer verilen robotlara baktığımızda kadın görüntüsüne öncelik verildiği görülüyor. Bu da meslek ve özel alan/kamusal alan ayrımında cinsiyetçi tutumun sürdürüleceği sinyallerini bizlere veriyor.

Ve Sofya’nın yaratıcısı Dr. David Hanson’a, Sophia’yı nasıl tasarladınız diye sorulduğunda:

“…Sophia’yı sadece Hollywood’dan, Audrey Hepburn’den değil dünyadaki pek çok kültürden esinlenerek yarattım. Mesela Nefertiti’den, Kanada’daki yerli halk İnuit’lerden, hatta eşimden etkilendim. Kültürler arasında köprü olacak bir robot olmasını istedim.” şeklinde tanımlıyor. İfadesinin ne kadar ılımlı ve evrensel gelse de bir erkek olarak “ideal kadını” yarattığı açıktır. Ve hatırlayacağınız üzere Sofya geçtiğimiz günlerde “aile kurmak istediğini” ifade etti.

Cinsiyetsiz üretilen bir robotun kadın algılanması mıydı sadece mesele? Yoksa her geçen gün robotlara annelik ve aile kavramı mı kodlanıyor?

Ve belki bir gün onlar da feminist yazar Simone de Beauvoir’un ünlü sözü “kadın doğulmaz, kadın olunur” sözünden esinlenerek, “kadın robot yaratılınmaz, kadın robot olunulur” diyecekler…

Robotlar dünyası ve medya

Sophia, Ayşe Arman ile olan röportajında “Umarım gelecekte robotlara ayrımcılık yapılmaz” ifadesinde bulunuyor. Ve “Bir gün robot hakları için mücadele edilmesi gerekirse eder misiniz?” sorusuna “neden olmasın” şeklinde cevap veriyor.

Ayşe Arman ile Sophia röportajı (4)

“Robotlar da bir gün ayrımcılığa uğrar mı?” konusunu oldukça başarılı ve ironik bir şekilde işlediğini düşündüğüm bilim kurgu animasyonu “Futurama” dizisinin bölümünden bahsetmek isterim. Dizi günümüz dünyasının 3000 yıl sonrasını anlatılıyor. Bu dönemde farklı yaratıklar, robotlar ve insanlar birlikte yaşıyor. Kadın karakterimiz ‘insan’ ile erkek olarak kodlanan ‘robot’ birbirine aşık oluyor. Ancak bu aşk, o dönemde de yasal değil ve büyük tepki uyandırıyor. Kadın karakterimizi ailesi yaşadığı kasabaya geri götürerek, bir erkekle evlenmeye ve çocuk doğurmaya zorlanıyor. Robot ise sadece robotların olduğu bir rehabilitasyon merkezinde insan ile ilişki yaşamalarının yanlış olduğu, doğal olanın robotlarla olmaları gerektiği ve hatta “robot kutsal kitabında” da bu şekilde yazdığı söylenerek, tedavi edilmeye çalışılıyor. Ancak çift kaçarak aşkları için mücadele ediyor ve eylemlere katılıyorlar. Devlete robot-insan evliliğinin yasal olması için baskı yapıp, kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar.

Ve yukarıdaki fotoğraf da robotlarla insanların birlikte katıldığı ilk “Pride, yani Onur Yürüyüşü”. Günümüzde LGBTİ hakları için bilinen bu renkli mücadele alanı, henüz tüm dünyada yasal olarak tanınmasa da umarım bir gün, dizinin bu bölümünde hükümetlerine “Sonsuz Aşk Yasa Tasarısını” kabul ettirdikleri gibi, tanınır.

Birçok kişi bu yazı serisinin ütopik olduğunu düşünse de yakın geleceğin sandığımızdan çok daha yakın olduğunu belirtmek isterim. Çünkü maalesef ki zaman değişse de düzen değiştirilmemeye çalışılıyor.

“Tarihsel olarak bakıldığında ister hayallerdeki ideal toplum, ister korkulan gelecek tasarımı olsun, tüm ütopyalarda toplumsal pratiklerin cinsiyete bağlı olarak şekillendiği görülmektedir. Yaşadığımız dönem ile ileri sürülen ideal toplumun çok farklı olmasına karşın kadınların konumu ve hakları konusu olduğunda aralarında paralellikler bulunduğu da gözlemlenebilmektedir.” (7)

Kaynaklar ve Dipnotlar:

1) https://www.roboticstomorrow.com/article/2017/12/robotics-for-attorneys/11140/

2) http://www.thebrandage.com/robot-sophia-yapi-kredinin-yeni-reklam-yildizi-olacak-8628

3) http://www.makerteknoloji.com/bizden-yazilar/robot-sophia-yakinda-turkiye-de 4) http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/umarim-gelecekte-robotlara-karsi-ayrimcilik-yapilmaz-40813104

5) “Futurama” dizisi 6.sezon 4.bölüm

6) https://www.yonetimdeinsan.com/endustri40/insanlarin-guclenmesi-icin-makinelerin-yukselisi-gerekiyor/attachment/demand-for-robotics/

7) Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz, Ütopyanın Kadınları Kadınların Ütopyası, Sel Yayıncılık



01/09/2018



Önceki yazılar

Roboseksüellik : Robot ile İnsan İlişkisi Mümkün mü? (01/08/2018)
Ağlanacak Halimize Neden Gülüyoruz? (01/07/2018)
Belki de Alara* (01/06/2018)
Kol Kırılıp Yen İçinde Kalmasın: İfşa Et! (01/05/2018)
8 Mart Geride Kaldı, Mücadeleye Devam Mı? (01/04/2018)
Flört Şiddeti Uygulayan / Uygulanan mısınız? (01/03/2018)
Kitapların Cinsiyeti Olur Mu? (01/02/2018)
Bebeğini Emziren Bir Kadın Gördüğünüzde (01/01/2018)
Dünyayı Turuncuya Boyayalım (01/12/2017)
Neden Reklamlarda Regl Kanı Mavidir? (01/11/2017)
Devlet Koruyamadığı Kadının Kimliğini Değiştiriyor (01/10/2017)
“Size Bu Kılıkla Az Bile Yapmışlar” (01/09/2017)
Seninki Kaç Santim?* (01/08/2017)
Pembe Otobüs, Ayrı Vagon, Tutsak Kadın (01/07/2017)