Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Sol Popülist Tarım Politikaları da Neoliberalizmin İçindedir

Tayfun Özkaya

Neoliberalist tarım politikaları ülkelerin gümrük vergilerini düşürerek tarım ürünleri ithaline kapıları alabildiğine açtı. Geçenlerde Ziraat Mühendisleri Odası sadece beş tarım ürününü ithal etmediğimizi açıkladı. IMF, Dünya Bankası gibi neoliberalist kuruluşlar kamunun tarım ürünleri fiyatlarının oluşumuna hiçbir şekilde karışmamasını da sağladılar. SEK, ETB gibi kurumların özelleştirilmesini sağlayarak fotoğrafı tamamladılar. Bilindiği gibi neoliberal dogmanın veya emperyalist devletlerin izin verdiği tek tarımsal destek biçimi fiyatları etkilemeyen ürünlere kilo veya dekar başına verilen primler veya girdilerin ucuzlamasına yönelik mazot, gübre desteği gibi desteklerdir. İşte burada sol popülist politikacı kendini sıkışmış hissetmektedir. Örneğin çiftçi eline geçen süt fiyatlarının arttırılması için kooperatifleri destekleme, hatta bazı bölgelerde, adı var kendi yok Et ve Süt Kurumunu süt alımlarında etkili kılmayı önerirse neoliberal çevrelerin baskısı ile karşılaşacaktır. Bu durumda sol popülist politikacı litre başına verilen süt primini arttırmayı önermektedir. Veya mazotun, gübrenin, yemin devlet desteği ile ucuzlatılmasını önerebilir. Bu tür önerilere karşı neoliberal çevreler pek bir itiraz yapmazlar. Çünkü öneriler sistem içidir. Süt primi artarsa piyasayı tam kontrol eden süt ve ürünleri sanayicileri sevinirler bile. Ceplerinden hiçbir para çıkmadan süt üretimi kolaylaşmıştır. Hatta prim arttığında çiftçiye verdikleri fiyatı biraz düşürebilirler bile. Bu sütte de yaşanmıştır. Tarım sigortasında prim ödemelerinde devlet desteği başladığında sigorta şirketleri primleri arttırmışlardır. Böylelikle vergi ödeyenlerin parası şirketlerin kasasına akmış olmaktadır. Bu tür destek politikalarının sınırları vardır. Önce devlet bütçesi sınırlıdır. Ayrıca bu tür destekler için bürokrasiye ihtiyaç vardır. Ziraat mühendisleri ve teknisyenleri asıl meslekleri yerine bu işler için dosyalar tutarak vakitlerini geçirmektedirler. Ayrıca bu ödeme şekli yolsuzluklara da açıktır. Ancak sol popülist tarım vaatleri kısa dönemde (özellikle seçim dönemlerinde) daha doğrudan sonuç alıcı gibi görünmektedir. Oysa CHP kaç seçimdir “mazotta vergiyi kaldıracağım” dediği halde çiftçiden olumlu bir cevap alamamıştır.

Çiftçinin girdilerle olan sorunu tarım ilaçları, kimyasal gübreleri kullanmamaya yönelik çözümleri olan agroekolojik tarım yaklaşımları ile çözülebilir. Fiyatlar sorunu ise kooperatif vb. örgütlenmelerle mümkündür. Bu yaklaşımları tanıtmak, yaymak ise yıllar boyu alanda çalışmayı gerektirir. Sol popülist politikacı için bu oldukça zordur. Zaten birçoğu kimyasal girdiler, şirket tohumlarına bağlılığı öngören endüstriyel tarım anlayışı içindedir. Mesleği ne olursa olsun eğitim sistemi ona bu bakış açısını aşılayabilmiştir.

Sol popülist politikacının bazı önerileri toplum tarafından kısmen benimsendiğinde popülist olsun olmasın neoliberal tarım politikasını uygulayanlar hemen bu politikaları biraz taklit etmektedirler. Böylelikle diğerinin eli bir ölçüde boşalmaktadır.

Prim ve girdi desteklerinin artmasını isteyenler ele aldıkları ürünü stratejik diye tanımlamaktadırlar. “Buğday, pamuk vb. stratejiktir” denmektedir. Peki sebzeler ne olacak? Maydanoz üreticisi de ürününü stratejik diye tanımlayabilir mi? Primlerle bir yol alınmayacağı açıktır. Hâlbuki kamu finansmanının desteklediği (kooperatiflerle veya zorunlu olduğunda doğrudan) bir alım ve stok politikası çok daha az maliyetle hem çiftçiyi hem de tüketiciyi destekleyebilir. Kimyasal gübre, şirket tohumları vb. girdileri destekleyen politikalar ise çiftçiyi endüstriyel tarım ve girdi satan şirketlere mahkûm etmektedir.



01/02/2020



Yazarın diğer yazıları

Tehlikeli Virüsler Neden Çoğaldı? (01/04/2020)
Corona Virüs Sonrası Ne Olacak? (01/04/2020)
Köylerde Refah İçin Kovanın Deliklerini Kapatmak (01/03/2020)
Ekonomik Krizi ve Dünyayı Soğutacak Bir Tarım Mümkün (01/12/2019)
Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi Ve Pazarlamasına Dair Yönetmelik’de Yapılan Değişiklikler Hakkında (01/10/2019)
Belediyeler Tarım İlaçları Kalıntı Analiz Laboratuvarları Kurmalı (01/09/2019)
Belediyeler Agroekolojik Tarım ile Çiftçi ve Tüketici Dostu Yerel Gıda Sistemlerini Yaygınlaştırmalı (01/08/2019)
Yerli Tohum Mu, Yerel Tohum Mu? (01/07/2019)
Tuz Gölünü Yok Ettik, Sıra Van Gölünde mi? (01/05/2019)
Yerel Tohumları Yabancılara Kim Veriyor? (01/04/2019)
Gıda Fiyatları, Büyük Veri ve Büyük Plan? (01/03/2019)
Yerel Çeşitler Yönetmeliği Felaket mi, Fırsat mı? (01/12/2018)
Fındık Cumhuriyetine mi Dönüşüyoruz? (01/10/2017)
Küba, sürdürülebilir tarımla açlığı tarihe gömdü (01/09/2017)
Üç Geri, Bir İleri: Zeytin, Mera ve Kıyılar (01/07/2017)
Wikileaks: Türkiyede Yerel Tohumların Satışı Yasaklansın (01/06/2017)
Zeytinlikler “KAMU Yararı” İle Yok Edilebilecek (01/06/2017)
Evrimsel Bitki Islahı: Araştırmanın Demokratikleşmesi Ve Küresel İklim Değişikliğine Uyum (01/05/2017)
İzmir’de de Su Şirketlerinin Hakimiyeti Mi? (01/04/2017)
Yıl 2020, Kripto (01/04/2017)
Sokak Sütü Adı Verilen Çiğ Sütün Durumu Üzerine (01/03/2017)
Piyasanın Timsah Gözyaşları Bile Yok (01/02/2017)
Sertifikalı Tohum Kullanımı Tarım Destekleri İle Birleşiyor Mu? (01/02/2017)
Küba, sürdürülebilir tarımla açlığı tarihe gömdü (01/01/2017)
Yerel Tohum Ve Köylü Haklarına Yeni Darbeler (01/12/2016)
Üretim Reform Paketi Zeytinciliğe ve Şeker Pancarına Darbe Mi? (01/11/2016)
Bayer Monsanto’yu Alıyor, Hegemonya Derinleşecek (01/10/2016)
Türkiye Tohumda Ülkelere mi Şirketlere mi Bağımlı? (01/08/2016)
OT ÖLDÜRÜCÜ GLYFOSATE KULLANILMAYA DEVAM EDİLİYOR (30/06/2016)
İZMİR’DE HAYATTA KALMAK (01/06/2016)
DOĞAL TARIM, GELENEKSEL TARIM KARMAŞASI (01/05/2016)
TARIM ZEHİRLERİNİN ÖNLENEBİLİR HEGEMONYASI (01/04/2016)
HER ŞEY GENETİĞE BAĞLI DEMEK KADERCİLİĞE ÇIKIYOR (01/03/2016)
Arıları Yok Eden Tarım İlaçları (01/10/2015)
Kuş Gribi Endüstriyel Tavukçulukla İlgilidir (01/06/2015)
Türkiye Tohumda Ülkelere mi Şirketlere mi Bağımlı? (01/03/2015)
Küba Nereye Gidiyor? (01/01/2015)
2050’de Gıda Dünya’ya Yetecek mi? (01/11/2014)
Toprak Korumama ve Araziyi Tahrip Etme,Köylüyü Yok Etme Kanunu (01/10/2014)
CHP’nin Özelleştirmeden Farkı Var Mı? (01/09/2014)
Doğa ve İnsan Dostu Bir Tarım Sistemine Doğru (01/08/2013)