Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Şizofren Dış Politika

Suat Çağlayan

Görünce korkuyorum...

Bir Recep Tayyip Erdoğan’ın nefret dolu konuşmalar yaparken takındığı yüz ifadesinden korkuyorum...

Bir de Emre Belözoğlu’nun hakemin üstüne yürürken ya da sinirlendiği rakibinin üzerine doğru koşarken yüzündeki ürkütücü bakıştan...

Her ikisinin «Rabia Selamı”nda da buluşmuş olmaları anlamlı elbette.

Ama, kızgınlık ve nefretlerindeki yüz ifadelerinin benzerliği hiç gözümün önünden gitmeyecek gibi...

****

Tayyip Erdoğan, «Mısır darbesinin arkasında İsrail var, ” deyince ABD’nin ona sert yanıt vermesi ve ;«Erdoğan’ın sözleri saldırgan, delilsiz ve yanlış!” demesi bir tartışmaya yol açtı...

ODATV Ankara Temsilcisi sevgili Mümtaz İdil, ABD’nin bu sözlerinin nasıl yorumlanması konusunda bazı ODATV yazarlarının görüşlerini aldı. Bunlar arasında ben de varım.

Benim söylediklerim oldukça net: ABD, kendi çıkarını düşünerek, Tayyip Erdoğan’ı kolay kolay gözden çıkarmaz. Karşılığında bir şeyler almak üzere Tayyip Bey’e bazı eylem ve söylemleri için rahatlık tanır. Örneğin, İsrail’e sözel saldırmasına göz yumar, iç politikada İslamcılık oyunu oynamasına izin verir vs...

İsrail’e karşı endazeyi kaçırırsa da, biraz kulağını çeker olur biter...

İşte ABD’nin yaptığı son uyarı da, bu kulak çekmelerden sadece biri...

TAYYİP ERDOĞAN İSRAİL’İN EN YAKIN DOSTUDUR

Tayyip Erdoğan, güzelim Türkiye’yi karpuz gibi tam ortadan ikiye bölmekle kalmadı, çevremizdeki bütün ülkelerin içişlerine burnunu sokarak onları da perişan etti/ediyor.

Ülkeleri yönetenler, kendi ülkelerinin çıkarları için bazen ikiyüzlü politikalar da uygularlar. Ama Tayyip Erdoğan ve onun koltuk değneği Davutoğlu’nun ikiyüzlü dış politikasının nedeni ülkemizin çıkarı değil kendi ikballeri ile ABD’nin (dolayısıyla İsrail’in) çıkarlarıdır.

Bu politika yüzünden, Tayyip Erdoğan hem komşu ülkeleri kan gölüne çevirmiş, hem de Türkiye’yi bir ateş çemberinin içine sokmuştur.

****

Siz Tayyip Bey’in İsrail’e saldırmasına bakmayın...

Nasıl, gün gelmiş ‘van minits’deki (ne demekse?) olayın kurgu olduğu anlaşılmışsa, ‘Mısır’ı İsrail karıştırıyor’ sözlerinden de ABD’nin önceden haberi olduğu ortaya çıkarsa şaşırmamak gerekir.

Çünkü Recep Tayyip Erdoğan, İsrail ile hiçbir zaman düşman olmamıştır. İsrail’e saldıran söylemlerinde hem ABD’nin ve hem de İsrail’in izni vardır.

BAŞBAKAN OLURKEN İCAZET ALINMAMIŞ MIDIR?

Tayyip Bey ile ABD’nin, pazarlıkta daha baştan anlaşmış olduğuna inananların sayısı az değildir.

Bu anlaşmada bir kefeye Tayyip Bey’in (Türkiye’nin değil!) çıkarları, diğer kefeye ise ABD’nin çıkarları konmuş olsa gerektir.

ABD’nin istedikleri; O’nun çıkarlarının Ortadoğu’da korunması, İsrail’in (gizli saklı da olsa) yanında olunması, ABD’nin istemediği hiçbir ülkeyle dost olunmaması şeklinde özetlenebilir.

Tayyip Bey’in verdiği söz ve (masum!) istekleri ise -yapılanlara bakılarak- şunlar olabilir;

a- ABD’nin çıkarları için ne derseniz yapacağım. Tüm dış politikamı sizin isteklerinize göre kuracağım.

b-İsrail’e zaman zaman sözlü saldırılarda bulunacağım. Ancak onun çıkarlarına zarar verecek her türlü uluslar arası girişimden uzak duracağım. Bunu İsrail’e de anlatın ve bana bu yönde hoşgörü gösterin...

c-Ortadoğu’da ve İslam dünyasında lider konumuna gelebilmem için İslamcı söylemlerim olacaktır. Bunları anlayışla karşılarsanız her üçümüz de (İsrail, ABD, Tayyip Erdoğan) bu bölgede rahat ederiz. (Nitekim Büyük Ortadoğu Projesi’nin Eş Başkanlığını almış ve bu üçlü koalisyonla her yerde övünmüştür. Kaldı ki kendisi Yahudilerden büyük nişan alan tek Müslüman ülke başbakanıdır)

ABD ERDOĞANDAN (EN AZINDAN ŞİMDİLİK) VAZGEÇMEZ, ÇÜNKÜ;

a- ABD, Bir Kürt Devleti’nin kurulması aşamalarında Kuzey Irak’ın himayesini Tayyip Erdoğan’a vermiş gibi görünüyor...

Bu görev doğrultusunda AKP Hükümeti, Irak’ın içişleri dahil her şeyine karışıyor.

Irak Başbakanı Maliki’nin «AKP Hükümeti’nin Irak’ın içişlerine karıştığını gösteren belgelerimiz var,” söylemi bu nedenle olsa gerek...

Barzani’nin İsrail ile yakın ilişkisi de göz önüne alındığında (Yahudi olduğu söyleniyor!) Tayyip Bey’in bu görevi daha da anlam kazanmış oluyor.

b- Suriye konusunda da Tayyip Erdoğan, ABD’ye ne denli biat ettiğini göstermiştir.

‘Kanka’ düzeyinde ilişki kurduğu Beşar Esad’a karşı, -Beyaz Saray’dan gelen bir telefonla tavır değiştirerek- hemen düşmanca bir saldırıya geçmesi ABD için önemli bir ölçüttür.

Suriye konusunda zaman zaman ABD’nin sabrını taşırsa da Tayyip Bey ABD tarafından ‘gerektiğinde kulağı çekilebilecek yaramaz çocuk’ olarak görülmektedir.

Tayyip Erdoğan’ın Suriye’yi kan gölüne çeviren ‘şizofrenik politikaları’ da ABD tarafından makbul olarak görülmektedir. Çünkü ABD her yerde uyguladığı ‘kaos yaratma’ politikasının en iyi taşeronunun Tayyip Erdoğan olduğunu bilmektedir.

Esad’la savaşsın diye Tayyip Erdoğan tarafından desteklenen Suriye Kürtleri ile El Nusra’nın (El Kaide) birbirine düşmesi ABD’in ‘kaos’ politikasına yardım etmektedir.

c-Tayyip Bey’in İran konusunda yönlendirilmiş ‘düşmanca’ tutumu da ABD’yi kendisine bağlamıştır. İsrail’i korumak için, İran’a karşı Malatya’ya yerleştirilen füzeler, eğer iktidarda Erdoğan olmasaydı o kadar kolay yerleştirilebilir miydi?

d- Erdoğan, Suriye için gösterdiği inanılmaz saldırganlığını Mısır konusunda da göstermektedir. Mısır Halkını yönetime karşı ayaklanmaya çağıracak kadar sağduyudan yoksun bir davranış içindedir.

Onun çağrılarına karşı Mısır yönetimi; «Mısır’ın, Batılı bir ajandan yurtseverlik dersi almaya ihtiyacı yoktur,” diyerek Erdoğan’ı aşağılamıştır.

ABD için Erdoğan’ın böylesi tavırları, «Ortadoğu’da lider olmaya çalışan bir kifayetsizin bozuk stratejisi” olarak değerlendirildiği açıktır.

Ayrıca, ABD onun bu tavrından rahatsız olmamıştır. Çünkü Mısır’da yaratılan kaosun, gün gelip kendisinin işine yarayacağını bilmektedir.

****

Tayyip Erdoğan’ın ve Emre Belözoğlu’nun yüz ifadeleri (kızgınlık ve kin dolu) ile el işaretlerinin(Rabia selamı) benzer oluşundan yola çıkıp nerelere geldik.

Müslümanlık, -her din gibi- insan öldürmenin affedilmez olduğunu kabul eden bir din olarak bilinir.

Ama ne yazık ki bugün, dünyayı kan gölüne çeviren ve buna rağmen Müslüman olduğunu iddia edenler var.

Bunlar için belli ki, Kuranı Kerim’in söyledikleri ABD’nin verdiği talimatlar kadar değerli değil.

Bu olasılık nedeniyle bu insanları, Kuranı Kerim yerine, -belki çarpıcı bir örnek olur diye- Budizm’in 5 ahlak kuralından üçü ile uyarmak istiyorum;

1-Öldürmeyin!

2-Başkasının malını almayın (çalmayın)

3-Yalan söylemeyin...



01/09/2013



Yazarın diğer yazıları

Ecevit'e Dil Uzatmanın Hafifliği (01/11/2017)
İYİ Parti'nin kuruluşuna neden katıldım (01/11/2017)
Neden Meral Akşener Hareketi (01/10/2017)
Popülizm Yapanlar Hastaları Vuruyor! (01/09/2017)
İbretlik Bir Öykü (01/08/2017)
Biraz da Futbol (01/07/2017)
Zeytinlikler (01/06/2017)
Referandum Sonrası Bir Analiz (01/05/2017)
Fethullah’ın Kadim Dostları Şimdi Düşman mı? (01/04/2017)
Burhan Özfatura’ya Kulak Verelim! (01/03/2017)
Charlie Chaplin’in “Büyük Diktatör” Filmi ve Bizdeki Versiyonu (01/02/2017)
Paşam, Keşke İşgal Edilen 16 Adadan Birine Çıkabilseydiniz! (01/02/2017)
Diktatörlerin Ruh Sağlığı (01/01/2017)
Yılmaz Büyükerşen’e De Bu Yapılırsa! (01/12/2016)
Gıda Emperyalizmine Karşı Bir Savaşçı: Osman Nuri Koçtürk (01/11/2016)
Durum Ciddi; Sokaklar Kadınlara Zindan Edilecek (01/10/2016)
At İzinin İt İzine Karıştığı Bir Ülkede… (01/09/2016)
Bir Darbe Analizi (01/08/2016)
APTAL PUMA SENDROMU/ PUMA KADIN (30/06/2016)
Herkes MHP'deki umut veren muhalefeti konuşuyor… Peki ya CHP! (01/06/2016)
SANATA TÜKÜRENLERİN YÖNETTİĞİ BİR ÜLKE (01/05/2016)
DOKTORLARIN KRİTİK SEÇİMİ NİSAN’DA (01/04/2016)
 ÖFKE NEREYE GÖTÜRÜR? (01/03/2016)
HP ve TSK Güven Vermek Zorundadır! (01/02/2016)
Biri Nobel’ini Atatürk’e Sunuyor, Diğeri İse… (01/01/2016)
Kurultay Her Zaman Sürpriz Yapabilir! (01/12/2015)
Bu Siyasetçiler Hemen Ayrılmalı ...
Hitler Örneği Akıldan Çıkarılmamalı...
(01/11/2015)
Potamya Kalıntıları İş Başında… (01/10/2015)
Keşke Bu Kadar AKP’ci Olmasaydım! Diyormudur Acaba (01/09/2015)
PKK ile Tahtarevalli Oyunu (01/08/2015)
Koalisyon Denince Akla Önce Saygı Gelmelidir! (01/07/2015)
Seçimlerle İlgili Bir Analiz (01/06/2015)
Ermeni Soykırımı Yalanı Karşısında (Yeni) CHP’yi Yönetenler Neden Tavırsız? (01/05/2015)
“Kozmik” Bilgileri Taşırmanın Günahı Kimlerde? (01/04/2015)
CHP’li Belediyenin Farklı Bir “Gemicik” Öyküsü (01/03/2015)
Gözyaşı Fışkırır, Yağ Yerine Zeytin İçinden (01/02/2015)
CHP’de Tavan, Tabanı Ürkütüyor (01/01/2015)
Emine Ülker Tarhan’ın İstifasının Anlamı (01/12/2014)
CHP Umut Olmalı! (01/11/2014)
CHP’de Umutsuzluk (01/10/2014)
CHP Bu Duruma Nasıl Düşürüldü? (01/09/2014)
Bu “Yaş” ta, Gözyaşı mı? (02/08/2014)
Zeytinliklere ve Zeytinciye Yazık Olacak (01/07/2014)
SOMA’da, 19 Yaşında Ölmenin Sakıncası Yok! (01/06/2014)
Sanatın ve Sanatçının Ölüm Fermanı:TÜSAK (01/05/2014)
Despot, Çöküntüyle Keskinleşir (01/04/2014)
Sadece Hırsızlık mı,Kleptomani mi? (05/03/2014)
Gerçek Kütüphaneci Olabilmek Zor İştir! (01/03/2014)
Grip Aşısı Sömürüsü (01/02/2014)
“Terörizme Destek Veren Ülke” Olmaya Doğru… (01/01/2014)
Zeytinyağı’na Suriye Darbesi (01/01/2014)
Gavat Açılımı (01/12/2013)
AKP ve Çocuk Felci! (01/12/2013)
“Onur ve Arkadaşlık” İstifaları (01/11/2013)
CHP’nin Mazlum/Mağdur Sıkıntısı (01/10/2013)
Emine Ülker Tarhan ve Gezi Gençliği (01/08/2013)
Görsel Bir Şölendir Ayvalık (12/07/2013)
Mustafa Kemal Rahat Uyuyabilir: (01/07/2013)
PKK’nın Çekilmesi İyi Analiz Edilmeli… (01/06/2013)
Müze/Kilise Ayasofya’yı (Trabzon) Camiye Çevirmenin Dayanılmaz Yanlışlığı (01/05/2013)
Suriye´deki Dinci Teröristlerin “Muta Nikahlı” Tecavüzleri (01/04/2013)
Tayyip Erdoğan Korkmasın! ABD Ondan İyisini Bulamaz! (01/03/2013)
Büyükerşen’e Bile Bu Yapılırsa (01/02/2013)
E.Ü. İçine Güzel Sanatlar Fakültesi ve Beklentiler (01/02/2013)
Yargıya Güvenin Olmadığı Yerde Osman Özgüven Neden Kalsın Ki? (01/01/2013)
Bir Meslek Örgütü Kendi Ülkesine Karşı Olabilir mi? (01/12/2012)
Cumhuriyet Ne Kadar Tehlikede (01/11/2012)
Türkiye´yi Bölme Görevi (01/10/2012)
Öldürdüler Almina’yı (03/09/2012)
İçerde: Din Sömürüsü ve Kin... Dışarda: Emir Kulu... (01/08/2012)
Kürtaj Yasağı En Çok Yoksul Kadını Vuracak (01/07/2012)
Artık ‘İçimiz’ değil ‘dışımız’ Yansın Belki Uyanırız! (01/06/2012)
Semah’ın Gücü... İzmir’in Kırılganlığı… (01/05/2012)
Afganistan’daki Helikopter Kazası (01/04/2012)
ABD Kafkasya’yı da Karıştırır mı? (01/03/2012)
Sıkıyönetim Mahkemeleri Daha mı İyiydi? (01/02/2012)
Rauf Denktaş´ın Arkasından Sahte Gözyaşları... (17/01/2012)
Cumhuriyet mi, Yoksa Demokrasi mi? (01/01/2012)
İzmir Belediye Baskını ya da Arturo Ui´nin Önlenebilir Yükselişi (01/12/2011)
Pkk’yı Siyasi Yollarla Yok Edemezsin! (01/11/2011)
İki Farklı ‘KALE’, İki Farklı Duyarlılık (01/10/2011)
Terör Örgütünün İki Kolu: PKK ve PKK Holdingi (01/09/2011)
“İnsan Hakları” Bu Ülkelerin Ağzına Yakışmıyor (01/08/2011)
Hukuk Mu Dedin? Hadi Canım Sen De! (01/07/2011)
Üç ‘F’ (Fado, Fatıma, Futbol) ve AKP (01/06/2011)
Onların Demokrasisi Bizi ‘Götürür’ Abi! (01/05/2011)
“Kırk Katır Mı, Kırk Satır Mı?” (01/04/2011)
Ecevit’i Ergenekon İçin Kullanmaya Çalışmasınlar! (01/03/2011)
Tükürün Bu ‘Ucube’ Heykellere! (01/02/2011)
Kılıçdaroğlu Artık Çok Rahat (01/01/2011)
Füze Kalkanı ve Türkiye (03/12/2010)
Rektör Olma Hayali Var, Mantık Yok... (01/11/2010)
Hanefi Avcı´nın Kitabı (01/10/2010)
“Bir Buçuk Cumhuriyetçiler” ve Referandum (01/09/2010)
Yaşasın! Tanzanya ile Vize Kalktı (01/08/2010)
Sevgili Hamas´a Sitemimizdir... (01/07/2010)
Güçlenen CHP Siyaseti Altüst Ediyor (01/06/2010)
Mayıs: Hüzünle Mutluluğun Kol Kola Gezdiği Ay (02/05/2010)
İki İsim, İki Öykü (01/04/2010)
Bakan Yanında ‘Ezik’ Vali (01/03/2010)
Özgürlük mü Dediniz(!) (01/02/2010)