Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

“Size Bu Kılıkla Az Bile Yapmışlar”

Pelin Zenginobuz

İzmir’in Alsancak semtinde gece evine dönerken motosikletli iki kişinin fiziksel tacizine uğrayan kadınlar, yardım istedikleri polis tarafından da darp edilmişti. Olay sırasında polis memuru Orhan Yarcel’in “Size bu kılıkla az bile yapmışlar” sözü ise gündemde büyük tepki almıştı. ‘Toplumda infial uyandırma ve hafif yaralama’ suçundan tutuklanan polis memuru 2 gün sonra serbest bırakıldı. (infial uyandırmak : kızgınlığa yol açmak, öfke yaratmak) Peki, bu durumda tacize uğrayan iki kadın ve bizler emniyette miyiz?

Kadına yönelik şiddetin boyutları gün geçtikçe artıyor. Kadınlar git gide kapana sıkıştırılmaya çalışılarak; kıyafetinden, gece saat kaça kadar dışarda olabileceğine kadar birçok alanda müdahaleye uğruyor. Özellikle son aylarda şort giyen kadınların maruz bırakıldığı olaylardan detaylıca bahsetmiştim. Ancak maalesef ki bu tür olaylar cezasızlık nedeniyle erkeklerin elindeki en büyük kozlardan biri haline gelmektedir. Toplumun dayatmaları, bana göre, en fazla erkekler tarafından kadınlara nüfus etmekte.

Peki, kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran bir emniyet sistemi kabul edilebilir mi? Daha geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin çağdaşlığıyla önde görülen bir şehrinde yaşanan sadece bir polis şiddeti değildir. Erkek şiddetidir! Kadının yerinin evi olduğunu düşünen, kıyafetine çeki düzen vermesi gerektiğine inanan ve dahası tüm bunları yaptırım gücüne sahip olduğuna inanan “erk”ek beyni devletin tüm kurumlarını ele geçirmiş durumdadır.

Hepimizin bildiği gibi eşinden şiddet gören kadını “kocandır, döver” aklıyla ölüm evlerine gönderen kurumdur, emniyet(!). Birçok polis memuru ataerkil sistemin pekiştireçleridir. Kendi kişisel hayatında bu algı ve söyleme sahip olmayan bir polisi bile, sistem bunu uygulamaya mecbur kılmaktadır. Çünkü etkili soruşturma, ceza, caydırıcılık ve en önemlisi koruma sistemi Türkiye’de mevcut değil! Kadın sığınma evleri sayısı oldukça az. Bakım ve koruma hizmetleri ise yetersiz. Geliştirilmesi gerekirken, gün geçmiyor ki bir ildeki kadın sığınma evi kapatılmasın.

İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya 2016 yılında yaptığı bir açıklamada “İzmir'de 149 polis kadına şiddet uyguladığı için açığa alındı. ” ifadesini kullanmıştır. (29.05.2016/ http://t24.com.tr/haber/izmirde-149-polis-kadina-siddet-uyguladigi-icin-aciga-alindi,342649 ) Bu sadece İzmir, İstanbul, Ankara gerçeği değildir; bu Türkiye gerçeğidir! Bu topraklarda ataerkil sistemin yegane savunucu olarak yetiştirilen erkekler kadınları köle olarak görmeye devam etmektedir. Eğitim de görse, meslek sahibi de olsa hatta emniyetten de sorumlu olsa “erk”ektir!

Tüm bunların nedeni ataerkil düşünce yapısıdır. Yani kadını erkeğe bağımlı kılan, bunu doğal bir hak gören acımasız ve taraflı bir sistem. Ancak unutmamız gereken bir noktadır ki; babası, kardeşi, kocası da olsa dövüyorsa, ses çıkaramaz hale getirilen kadınlarımız, Türkiye nüfusunun %50’sini oluşturuyor! Hayatları diğer %50 kadar değerli olan milyonlarca kadın…

Ve bizler farkındayız ki erkek şiddeti her yerde! Ancak yılmadan, korkmadan mücadele etmek zorundayız. Hayatındaki erkekten kendisini korumasını beklemeyen kadınlar olarak yetişmek, yetiştirmek zorundayız.

*Yazıyla ilgili görseller web alıntısıdır.



01/09/2017



Önceki yazılar

Neden Reklamlarda Regl Kanı Mavidir? (01/11/2017)
Devlet Koruyamadığı Kadının Kimliğini Değiştiriyor (01/10/2017)
Seninki Kaç Santim?* (01/08/2017)
Pembe Otobüs, Ayrı Vagon, Tutsak Kadın (01/07/2017)