Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Sit Alanlarına Saldırılar Giderek Artıyor

Suat Çağlayan

Birinci derecedeki doğal sit alanları konusunda kara haberlerin ardı ardına geleceği anlaşılıyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uzun süredir doğal sit alanları üzerinde yapmakta olduğu çalışma, bakan talimatı olarak il müdürlüklerine gönderilmeye başlanınca korkularımız artmıştı.

Ama artık, bu çalışma sonunda alınan kararlar Resmi Gazete’de yayımlanmaya başlanınca korkularımız bir karabasana dönüşmeye başladı.

Çünkü atı alan Üsküdar’ı geçti, 9 Ocak tarihli Resmi Gazete ile birçok birinci derece doğal sit alanının idam fermanı imzalanmış oldu:

Antalya, Muğla, İzmir, Aydın illerindeki doğal sit alanlarında, birinci ve ikinci derecede birçok arazinin statüsü değiştiriliyor ve bu alanlar imara açılıyor.

İŞTAH KABARTAN SİT ALANLARI

Sit alanları, oldum olası AKP iktidarının göz diktiği yerlerdir.

Burada konumuz doğal sit alanları ama AKP iktidarı gözünü sadece doğal alanlara değil, dokunulması mümkün olmayan bütün sit alanlarına dikmiş bulunuyor.

Hürriyet Gazetesi’nden Ömer Erbil’i izleyenler çok iyi bileceklerdir; birçok arkeolojik sit alanı gibi, birinci derece arkeolojik sit kapsamında olan Topkapı Sarayı’nın Hasbahçe’sini bile, denetimli imara açmışlardır…

Ancak, birinci derece sit alanları içinde, hem rantı yüksek ve hem de genişliği nedeniyle, iştahlarını en fazla kabartan, doğal sit alanları…

Turizmciler, madenciler ile işadamlarıyla kucak kucağa olan siyasetçiler, bu alanların birinci dereceden çıkarılması için kim bilir ne kulisler yapmışlardır!

KIYIMA ADIM ADIM

Önce, doğal sit alanlarını Kültür Bakanlığı’nın korumasından kurtararak(!), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağladılar. Böylece Kültür Bakanlığı’nın koruyucu tepkisinin önüne geçmiş oldular.

Bu değişikliğin ardından birçok yerde koruma kurullarına kararlar aldırarak yıkımın ayak seslerini herkese duyurmaya başladılar.

Baktılar ki bu işi parça parça yapmak hem yorucu oluyor ve hem de tepki çekiyor, toptan çözüm(!) yoluna giderek bütün bölgelerin doğal sit alanlarını istedikleri gibi şekillendirmeye başladılar.

Yeni düzenlemeyle, daha önce; birinci, ikinci ve üçüncü derece olarak belirlenen doğal sit alanlarını bu kez farklı terminoloji ile yeniden şöyle düzenlediler;

a - Kesin Korunacak Alan (eskinin birinci derecesi)

b - Nitelikli Doğal Koruma Alanı

c - Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı.

Oynanan oyun şu;

Birçok yerde, birinci derecede olan doğal sit alanı, birinci derecenin karşılığı olan “Kesin Korunacak Alan” olmaktan çıkarılıyor ve imar ve madenciliğe açılma anlamına gelen, “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” içine alınıyor.

Bunu ülkemize dayatan AKP politikalarının ne yapmak istediğini, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü’nün ağzından anlamak olası. Şöyle diyor;

“Turizm sektörünün dar alanda boğulmaması gerekir!”

Yani asıl korunması gereken, doğal sit alanı değil, turizmci!

Sayın genel müdürün söylediği, turizmcilerin boğulmasını(!) önleyecek alanlara bazı örnekler verelim;

Alanya Kalesi Doğal Sit Alanı’nın, yaklaşık üçte ikisi yapılaşmaya izin veren statüye geçiriliyor…

Kaş- Patara ile Fırnaz Koyu çevresinde ve Demre’de de aynı durum söz konusu…

BAKAN BİLE KAYGILI! EMİR YÜKSEK YERDEN Mİ?

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, katıldığı bir televizyon programında, sit alanları konusunda şunları söyledi;

“Bu alanları talan etmeye hazır bir sürü insan var… Rant böyle bir şey! Bunlar milyar dolarlık adamlar…”

Bunu söyleyen bir bakandan, koruyucu bir uygulama beklersiniz değil mi?

Ne gezer! Bırakınız korumayı, hazırlatmış olduğu rapora dayanarak (Dört Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma) koruma alanlarını rantiyecilere açmaya başladı bile…

Ancak, bu sit değişikliğinin, sayın bakanı çok aşan bir yüksek irade tarafından gerçekleştirildiği anlamak için fazla akla gerek yok!

Kim bilir, ne büyük müdahaleler, ne iştahlı el sıkışmalar yaşandı, bu değişikliğin yapıldığı süreçte!

KÖYLÜLERİ DE TUZAĞA DÜŞÜRMÜŞLER

Bakanlığın böyle bir çalışma yaptığı yıllardır biliniyordu. Yapılacak değişikliklerin kokusunu (ya da tüyosunu) alan rant çevrelerinin, bu bölgelerdeki köylülerin arazilerini, ‘burası zaten birinci derece sit alanı, bir işe yaramayacaktır’, kandırmacası ile topladıkları anlaşılıyor.

Bunların kimler olduğu, hangi siyasilerle birlikte çalıştıkları sanırım yakında, tarafsız kalabilen basın tarafından herkese duyurulacaktır.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARI AYRILMALIDIR

Kültür Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı birleştirilirken en büyük korkumuz, içinde doğal sit alanlarının da bulunduğu doğal ve kültürel değerlerimizin, Turizm sektörünün iştahına kurban edilebileceğiydi.

Kaygılarımızın gerçek olduğunu kısa zamanda anladık çünkü AKP iktidara geldiği andan itibaren adım adım bu yolda yürüdü.

Önce doğal sit konusunu, Kültür Bakanlığı’ndan alarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağladı. Hemen ardından da, gözlerine kestirdikleri birinci derece doğal sit alanlarının statüleriyle oynamaya ve imara açmaya başladılar.

Şimdi karşımıza, daha geniş ve köklü bir kıyıma yol açabilecek düzenleme ile çıkıyorlar.

KONUŞMAK YASAK VE TEHLİKELİ!

Böyle bir değişikliğin onda biri, AKP iktidarlarından önceki iktidarlar zamanında yapılsaydı, Türkiye; basınıyla, sivil toplum ve meslek örgütleriyle ve üniversiteleriyle ayağa kalkardı.

Bu kararı alan hükümet protesto edilir, karar sahibi gibi görünen bakan ise sokağa çıkamazdı.

Şimdi ise, birkaç gönüllü kuruluş ile bir iki mimarlar odası dışında kimsenin sesi çıkmıyor.

Birkaç utangaç haber, bir iki küçük tepki!

Zaten, bir korku imparatorluğunda yaşamanın aczi ve dehşeti içinde, yapılanlar hakkında kimse ağzını açmak istemiyor.

Ege’deki 18 adayı Yunan işgaline terk edenleri anlayışla karşılayan halkımızdan, korunması gereken doğamızın imara açılmasına tepki beklemek, bilmem ne kadar doğru?

İşin bir de bu yönü var elbette…

01/02/2018



Yazarın diğer yazıları

Yerel Seçimlerde İyi Parti - CHP İşbirliği Şart (01/12/2018)
İYİ Parti’nin Geleceği Ve Meral Akşener (01/08/2018)
Bunu Yapmaya Ömürleri Yetmeyecek! (01/06/2018)
Pazar Günü Türkiye'de Neler Oldu, Farkında mısınız? (01/05/2018)
2019 SEÇİMLERİ; CUMHURİYETİN ÖLÜM-KALIMI (01/04/2018)
Askeri Doktorluğu Yok Edenlere Lanet Olsun (01/03/2018)
Büyük Arazi Vurgunu Başlarken… (01/01/2018)
NATO'da Çalışan Türk Asıllılar Kimin Adamı? (01/12/2017)
Ecevit'e Dil Uzatmanın Hafifliği (01/11/2017)
İYİ Parti'nin kuruluşuna neden katıldım (01/11/2017)
Neden Meral Akşener Hareketi (01/10/2017)
Popülizm Yapanlar Hastaları Vuruyor! (01/09/2017)
İbretlik Bir Öykü (01/08/2017)
Biraz da Futbol (01/07/2017)
Zeytinlikler (01/06/2017)
Referandum Sonrası Bir Analiz (01/05/2017)
Fethullah’ın Kadim Dostları Şimdi Düşman mı? (01/04/2017)
Burhan Özfatura’ya Kulak Verelim! (01/03/2017)
Charlie Chaplin’in “Büyük Diktatör” Filmi ve Bizdeki Versiyonu (01/02/2017)
Paşam, Keşke İşgal Edilen 16 Adadan Birine Çıkabilseydiniz! (01/02/2017)
Diktatörlerin Ruh Sağlığı (01/01/2017)
Yılmaz Büyükerşen’e De Bu Yapılırsa! (01/12/2016)
Gıda Emperyalizmine Karşı Bir Savaşçı: Osman Nuri Koçtürk (01/11/2016)
Durum Ciddi; Sokaklar Kadınlara Zindan Edilecek (01/10/2016)
At İzinin İt İzine Karıştığı Bir Ülkede… (01/09/2016)
Bir Darbe Analizi (01/08/2016)
APTAL PUMA SENDROMU/ PUMA KADIN (30/06/2016)
Herkes MHP'deki umut veren muhalefeti konuşuyor… Peki ya CHP! (01/06/2016)
SANATA TÜKÜRENLERİN YÖNETTİĞİ BİR ÜLKE (01/05/2016)
DOKTORLARIN KRİTİK SEÇİMİ NİSAN’DA (01/04/2016)
 ÖFKE NEREYE GÖTÜRÜR? (01/03/2016)
HP ve TSK Güven Vermek Zorundadır! (01/02/2016)
Biri Nobel’ini Atatürk’e Sunuyor, Diğeri İse… (01/01/2016)
Kurultay Her Zaman Sürpriz Yapabilir! (01/12/2015)
Bu Siyasetçiler Hemen Ayrılmalı ...
Hitler Örneği Akıldan Çıkarılmamalı...
(01/11/2015)
Potamya Kalıntıları İş Başında… (01/10/2015)
Keşke Bu Kadar AKP’ci Olmasaydım! Diyormudur Acaba (01/09/2015)
PKK ile Tahtarevalli Oyunu (01/08/2015)
Koalisyon Denince Akla Önce Saygı Gelmelidir! (01/07/2015)
Seçimlerle İlgili Bir Analiz (01/06/2015)
Ermeni Soykırımı Yalanı Karşısında (Yeni) CHP’yi Yönetenler Neden Tavırsız? (01/05/2015)
“Kozmik” Bilgileri Taşırmanın Günahı Kimlerde? (01/04/2015)
CHP’li Belediyenin Farklı Bir “Gemicik” Öyküsü (01/03/2015)
Gözyaşı Fışkırır, Yağ Yerine Zeytin İçinden (01/02/2015)
CHP’de Tavan, Tabanı Ürkütüyor (01/01/2015)
Emine Ülker Tarhan’ın İstifasının Anlamı (01/12/2014)
CHP Umut Olmalı! (01/11/2014)
CHP’de Umutsuzluk (01/10/2014)
CHP Bu Duruma Nasıl Düşürüldü? (01/09/2014)
Bu “Yaş” ta, Gözyaşı mı? (02/08/2014)
Zeytinliklere ve Zeytinciye Yazık Olacak (01/07/2014)
SOMA’da, 19 Yaşında Ölmenin Sakıncası Yok! (01/06/2014)
Sanatın ve Sanatçının Ölüm Fermanı:TÜSAK (01/05/2014)
Despot, Çöküntüyle Keskinleşir (01/04/2014)
Sadece Hırsızlık mı,Kleptomani mi? (05/03/2014)
Gerçek Kütüphaneci Olabilmek Zor İştir! (01/03/2014)
Grip Aşısı Sömürüsü (01/02/2014)
“Terörizme Destek Veren Ülke” Olmaya Doğru… (01/01/2014)
Zeytinyağı’na Suriye Darbesi (01/01/2014)
Gavat Açılımı (01/12/2013)
AKP ve Çocuk Felci! (01/12/2013)
“Onur ve Arkadaşlık” İstifaları (01/11/2013)
CHP’nin Mazlum/Mağdur Sıkıntısı (01/10/2013)
Şizofren Dış Politika (01/09/2013)
Emine Ülker Tarhan ve Gezi Gençliği (01/08/2013)
Görsel Bir Şölendir Ayvalık (12/07/2013)
Mustafa Kemal Rahat Uyuyabilir: (01/07/2013)
PKK’nın Çekilmesi İyi Analiz Edilmeli… (01/06/2013)
Müze/Kilise Ayasofya’yı (Trabzon) Camiye Çevirmenin Dayanılmaz Yanlışlığı (01/05/2013)
Suriye´deki Dinci Teröristlerin “Muta Nikahlı” Tecavüzleri (01/04/2013)
Tayyip Erdoğan Korkmasın! ABD Ondan İyisini Bulamaz! (01/03/2013)
Büyükerşen’e Bile Bu Yapılırsa (01/02/2013)
E.Ü. İçine Güzel Sanatlar Fakültesi ve Beklentiler (01/02/2013)
Yargıya Güvenin Olmadığı Yerde Osman Özgüven Neden Kalsın Ki? (01/01/2013)
Bir Meslek Örgütü Kendi Ülkesine Karşı Olabilir mi? (01/12/2012)
Cumhuriyet Ne Kadar Tehlikede (01/11/2012)
Türkiye´yi Bölme Görevi (01/10/2012)
Öldürdüler Almina’yı (03/09/2012)
İçerde: Din Sömürüsü ve Kin... Dışarda: Emir Kulu... (01/08/2012)
Kürtaj Yasağı En Çok Yoksul Kadını Vuracak (01/07/2012)
Artık ‘İçimiz’ değil ‘dışımız’ Yansın Belki Uyanırız! (01/06/2012)
Semah’ın Gücü... İzmir’in Kırılganlığı… (01/05/2012)
Afganistan’daki Helikopter Kazası (01/04/2012)
ABD Kafkasya’yı da Karıştırır mı? (01/03/2012)
Sıkıyönetim Mahkemeleri Daha mı İyiydi? (01/02/2012)
Rauf Denktaş´ın Arkasından Sahte Gözyaşları... (17/01/2012)
Cumhuriyet mi, Yoksa Demokrasi mi? (01/01/2012)
İzmir Belediye Baskını ya da Arturo Ui´nin Önlenebilir Yükselişi (01/12/2011)
Pkk’yı Siyasi Yollarla Yok Edemezsin! (01/11/2011)
İki Farklı ‘KALE’, İki Farklı Duyarlılık (01/10/2011)
Terör Örgütünün İki Kolu: PKK ve PKK Holdingi (01/09/2011)
“İnsan Hakları” Bu Ülkelerin Ağzına Yakışmıyor (01/08/2011)
Hukuk Mu Dedin? Hadi Canım Sen De! (01/07/2011)
Üç ‘F’ (Fado, Fatıma, Futbol) ve AKP (01/06/2011)
Onların Demokrasisi Bizi ‘Götürür’ Abi! (01/05/2011)
“Kırk Katır Mı, Kırk Satır Mı?” (01/04/2011)
Ecevit’i Ergenekon İçin Kullanmaya Çalışmasınlar! (01/03/2011)
Tükürün Bu ‘Ucube’ Heykellere! (01/02/2011)
Kılıçdaroğlu Artık Çok Rahat (01/01/2011)
Füze Kalkanı ve Türkiye (03/12/2010)
Rektör Olma Hayali Var, Mantık Yok... (01/11/2010)
Hanefi Avcı´nın Kitabı (01/10/2010)
“Bir Buçuk Cumhuriyetçiler” ve Referandum (01/09/2010)
Yaşasın! Tanzanya ile Vize Kalktı (01/08/2010)
Sevgili Hamas´a Sitemimizdir... (01/07/2010)
Güçlenen CHP Siyaseti Altüst Ediyor (01/06/2010)
Mayıs: Hüzünle Mutluluğun Kol Kola Gezdiği Ay (02/05/2010)
İki İsim, İki Öykü (01/04/2010)
Bakan Yanında ‘Ezik’ Vali (01/03/2010)
Özgürlük mü Dediniz(!) (01/02/2010)