Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Şangay İşbirliği Örgütü Enerji Kulübü | Avrasya Birliği: Yeni Rusya ve Pakistan Dengeleri

Ege Bilgin

İslamabad’da Nisan 2013’te yapılan Rusya-Pakistan Stratejik İstikrar İstişare Grubu’nun sekizinci toplantısından çıkan sonuç [1], iki ülke arasındaki üst düzey bağlantıların doruk noktasına ulaştığını vurguluyor. Geçtiğimiz bir buçuk yılda iki taraf pek çok karşılıklı üst düzey ziyarete tanık oldu. Rusya Kara Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı, Afganistan özel temsilcisi ve dış işleri bakanı İslamabad’ı ziyaret ederken; Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Tahir Rafique Butt, Dış İşleri Bakanı Hina Rabbani Khar ve Ordu Komutanı General Kayani Moskova’yı ziyaret eden isimler arasındaydı.

Yoğunlaşan görüşmeler, Hindistan ile ’ayrıcalıklı’ ve ’özel’ ilişkisi olan Rusya hakkında kafalarda birkaç soru işareti uyandırıyor. Öncelikle, Rusya açısından, Pakistan ile yapılan stratejik görüşmelerin arkasında hangi faktörler var? İkincisi, oluşan yeni dengenin getirileri neler olacak? Bir üçüncüsüyse, Hindistan bu gelişmelerden endişe duymalı mı?

Rusya ve Pakistan arasındaki bu yeni çekim özünde «ticaret ve enerji ekonomisi” [2] ile başta Afganistan olmak üzere Güney ve Orta Asya’da bir istikrar ihtiyacı ile ilgiliymiş gibi görünüyor. Ancak, daha yakından yapılan bir incelemeyle, bazı jeopolitik faktörler arasındaki ilginç etkileşimlere tanık oluyoruz.

Rusya’nın Pakistan’la artan ilişkilerinde Afganistan’daki gelişmeler kilit mesele olarak göze çarpıyor. 2014’te Birleşmiş Milletler ve NATO birlikleri bölgeden çekildikten sonra ne olacağı ile ilgili halihazırda büyük bir belirsizlik mevcut. Kabil’de yeni hükümetin Hamid Karzai’nin Taliban ile yapacağı siyasi görüşmeler sonrası kurulacak olması ise bu endişeyi daha da arttırıyor. Ülkede bir iktidar boşluğunun ve sürüncemeli bir iç savaşın ortaya çıkması en güçlü olasılıklar arasında. Bir yandan afyon üretimi ve uyuşturucu kaçakçılığı tüm hızıyla devam ederken Afgan Silahlı Kuvvetlerinin suçla mücadelede ne derece başarılı olacağı ile ilgili de ciddi endişeler bulunuyor.[3] Rusya ise yakın çevresine sıçrayabilecek bir karışıklıktan endişe duyuyor. Daha da önemlisi, Pakistan ve Afganistan kaynaklı terörün radikal İslamcılara dayanak oluşturma ve Rusya kontrolündeki huzursuz Kuzey Kafkasya bölgelerinde şiddeti tırmandırma potansiyeli var. Gün geçtikçe Pakistan’ın bölge istikrarını sağlamada önemli aktörlerden biri olduğu ve bunu inkar etmenin hiç de akıllıca olmayacağı daha da net fark ediliyor.[4]. İslamabad’da iktidara gelecek yeni bir hükümet ile birlikte, yeni iletişim yöntemleri geliştirmek daha da zorunlu bir hal alacak; bu yüzden Rusya’nın Pakistan’la olan temkinli ve istikrarlı görüşmeleri bütün Avrasya bölgesini ilgilendiren konularda ortak bir zemin bulma bağlamında incelenebilir.

Devlet Başkanı Putin’in «ulusal güvenliği doğrudan ilgilendiren bir mesele” tanımı Rusya’nın Afganistan ile ilgili ne kadar endişeli olduğunu gösteriyor [5]. Rusya’nın Afgan politikası, Devlet Başkanı Karzai’nin 2011 yılında Rusya’ya dönüm noktası olarak nitelendirilen bir ziyaret gerçekleştirmesini sağlarken iki ülke bir teknik-askeri anlaşmaya imza attı. Rusya ise Sovyet bölgesinin altyapısını geliştirmenin haricinde Afganistan için sivil, askeri uzmanlar ve polis özel harekat timi eğitmeye ve bu birimlere silah sağlamaya devam etti [6] ve Putin defalarca KGAÖ ve NATO arasında daha iyi bir koordinasyon çağrısında bulunurken NATO’ya alternatif bir ikmal yolu (Kuzey Dağıtım Ağı) oluşturdu. Putin ayrıca Rusya’nın Tacikistan’daki askeri üssünün kullanım süresini ve böylece Rusya’nın 201. bölüğünün Tacikistan’ın Afgan sınırında mevzilenmesini uzatacak bir kanuna da imza attı. Tacikistan’ın savaş harabesine dönen Afganistan ile yaklaşık 1300 kilometre uzunluğunda bir sınırı bulunuyor.

Rusya’nın Pakistan’la artan ilişkileri Putin’in Avrasya Birliği projesi, Rusya’nın çok yönlü dış politikası ve Avrasya’da daha önemli bir role sahip olma isteği kapsamında incelenebilir. Pakistan’la daha yakın ilişkilerin kurulması, bozulan Pakistan-Amerika ilişkilerinin hazırladığı zeminde gerçekleşiyor. Rusya Yeni İpek Yolu’ndaki Amerikan girişimlerine ve Batılı birliklerin bölgede uzun süreli konuşlanmasına temkinli yaklaşmaktadır çünkü bu konuşlanma, Rusya’nın yakın çevresindeki ayrıcalıklı pozisyonunu bir sınırlandırma girişimi olarak yorumlanabilir. Pakistan’ın Güney, Orta ve Batı Asya’nın birleşim noktasında olmasından dolayı sahip olduğu jeopolitik önem ve Rusya’nın bölgedeki etkisini azaltmayı hedefleyen Amerikan girişimlerini engelleme potansiyeli bu politika değişimini kolaylaştırmış olabilir.

Dahası, Çin’in de Afganistan ve diğer Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini pekiştirmek için girişimlerde bulunduğu bir zamanda, Rusya girişimiyle kurulan ve bölgedeki tüm kritik aktörlerin dahil olduğu ŞİÖ, Afgan krizinde yapıcı bir rol oynamaya yönelerek Rusya’nın örgütteki önemini tekrar eski seviyesine çıkartabilir. Belki tam da bu yüzden Rusya Pakistan’ın ŞİÖ adaylığını desteklemektedir.

Rusya’nın Avrasya bölgesindeki enerji üretim ve taşıma hatlarına dahil olma kararının pek çok jeopolitik sonucu da bulunuyor. Türkmenistan-Afganistan-Pakistan-Hindistan (TAPI) boru hattı, İran-Pakistan boru hattı ve Orta Asya-Güney Asya elektrik projesi enerji sıkıntısı çeken ülkelerin gereksinimlerini ciddi anlamda giderebilir. Bu gelişmeler zamanında Putin’in desteklediği ŞİÖ enerji kulübü planıyla iç içe geçmiş durumda.

Vakhan Bölgesi’nden geçen Tacikistan-Pakistan demiryolu taşıma hattı, Pakistan’ın Rusya ve Orta Asya pazarlarına girişini sağlayarak Rusya ve Orta Asya ülkelerinin de Gwadar Limanı aracılığı ile Arap Denizi’ne ve Hint Okyanusu’na ulaşımını garantiye alacaktır [7].Eğer bu hat Karakoram arterine bağlanırsa, Çin de bu bölgenin bir parçası haline gelecektir [8]. Çin firmalarının Gwadar Limanı üzerindeki icrai egemenliklerinden dolayı bu hat üzerinde şimdiden büyük izler bıraktığı söylenebilir. Büyük resme baktığımızda, Amerika’nın Avrasya’daki büyüyen varlığını ve etkisini sınırlandırma amacını görüyoruz.

Bu durum söz konusu işbirliğinin Hindistan için sonuçları hakkında sorular uyandırıyor. Rusya ve Hindistan arasında uzun yılların sınadığı ve bu tarz görüşmelerden etkilenmesi zor görünen bir ilişki bulunuyor. Dahası, Hindistan’ın dış politikasının Batı’ya yönelmesi ve tercihini son zamanlarda Rus silahlarından Batı yapımı silahlara çevirmiş olması, üstelik gizliden gizliye komşusu Pakistan’la bağlarını kuvvetlendirmeye çalışması onun Rusya’nın Pakistan politikasını etkileme şansını oldukça azaltıyor. Ancak, şu anki Rusya-Pakistan ilişkilerinin Rusya-Hindistan stratejik ortaklığının bozulmasına mal olmaktan çok Afganistan’la ilgili olduğu ortada [9]. Hindistan’ın silah pazarının büyüklüğü, istikrarlı kur değeri ve Rusya’nın Hindistan’la ilişkisindeki özel ve ayrıcalıklı konumu ile Pakistan’ın boy ölçüşebilmesi mümkün değil. Ayrıca Pakistan Rusya kartını, Amerika’ya başka seçenekleri olduğunu göstermek için bir pazarlık kozu olarak kullanıyor da olabilir. Pakistan’dan Rusya’ya bir askeri ihracat gerçekleşse bile bu durum bölgedeki güç dengesini bozmayacak gibi görünüyor.

Kaynak: IDSA - Yazar: Rajorshi Roy (Yeni Delhi´deki Güvenlik Çalışmaları ve Analizi Enstitüsü (IDSA)´nde araştırma görevlisi)

Yazının Özgün Başlığı: Russia and Pakistan New Equation

1. Pakistan İslam Cumhuriyeti’ndeki Rusya Federasyonu Büyükelçiliği: «Rusya Federasyonu Dış İşleri Bakan Yardımcısı Sergey A. Ryabkov İslamabad’daki Rusya-Pakistan Stratejik İstikrar İstişare Grubu’nun sekizinci toplantısına katılmıştır.” 25 Nisan 2013
http://www.pakistan.mid.ru/publ_e-65.html 21 Mayıs 2013 tarihli haberi

2. Rusya Pakistan’a enerji, demiryolu ve metalurji gibi sektörlerde teknolojik ve finansal destek sağlamak konusunda ilgili görünüyor. «Pakistan-Rusya ticareti 2012 yılında 542 milyon dolara ulaştı.” Business Recorder, 26 Nisan 2013, http://www.brecorder.com/business-a-economy/189/1178605/ 21 Mayıs 2013 tarihli haberi

3. Rusya Uyuşturucu Kontrolü Federal Servis başkanı Viktor Ivanov, NATO’nun Sürekli Özgürlük Operasyonu’nun başlamasının ardından dünya çapında bir milyonun üzerinde insanın Afgan menşeli eroinden hayatını kaybettiğini ve ülkedeki uyuşturucu üretiminin 40 kat arttığını açıkladı. «Heroin production skyrockets in Afghanistan since start of NATO operation - the head of the Russian Federal Drug Control Service.” (Afganistanda’ki uyuşturucu üretimi NATO operasyonun başlamasının ardından ışık hızıyla arttı - Rusya Uyuşturucu Kontrolü Federal Servis başkanı) , Itar-Tass, April 3, 2013, http://www.itar-tass.com/en/c154/694906.html 21 Mayıs 2013 tarihli haberi

4. Rusya Afganistan’da Pakistan-Afganistan-Rusya-Tacikistan’ın katılımıyla dörtlü toplantılar düzenledi.

5. Rusya devlet başkanı, «Güvenlik Konseyi Toplantısı”, 8 Mayıs 2013, http://eng.kremlin.ru/news/5381 21 Mayıs 2013 tarihli haberi

6. Rusya 2013 sonuna kadar Afganistan Silahlı Kuvvetlerine 12 Mil Mi-17V5 taşıma helikopteri teslim edecek. «Russia to Deliver 12 More Mi-17 Helicopters to Afghanistan” (Rusya Afganistan’a 12 tane daha Mi-17 helikopteri teslim edecek) , Rianovosti, 16 Mayıs, 2013,http://en.rian.ru/military_news/20130516/181189483/Russia-to-Deliver-12-... 21 Mayıs 2013 tarihli haberi

7. Radyuhin, V, «Changing face of Russia-Pakistan ties” (Rusya-Pakistan ilişkilerinin değişen yüzü), The Hindu, 9 Eylül 2010, http://www.hindu.com/2010/09/09/stories/2010090962531400.htm 21 Mayıs 2013 tarihli haberi

8. age

9. Geçmişte T-80 savaş tankı gibi Rus silahlarının Pakistan’a tedariği Ukrayna gibi üçüncü ülkeler aracılığı ile sağlanmaktaydı. Çin’in Rusya’nın örtük onayı olmadan Pakistan’a içinde Rus yapımı RD-93 motorları barındıran JF-17 avcı uçaklarını tedarik etmiş olması pek mümkün görünmüyor. Rus Kara Kuvvetleri Komutanı Alexander Postnikov’un İslamabad’a ziyareti sırasında Rusya ve Pakistan’ın silah satımı ve ortak askeri talimler konularını görüştüğü dünya basınında geniş yer almıştı. Bu gelişmelere rağmen, Hindistan Dışişleri Bakanlığı’ndan resmi bir tepki gelmemişti.



01/09/2013



Yazarın diğer yazıları

Amerika Japonya Savunma ve Güvenlik Birlikteliği (01/10/2013)