Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Sanatın ve Sanatçının Ölüm Fermanı:TÜSAK

Suat Çağlayan

Hükümetin hazırlamış olduğu Türkiye Sanat Kurumu (TÜSAK) yasa tasarısı sanat ve kültüre büyük bir darbe vuruyor.

Devletin, sanat alanlarındaki neredeyse tüm kadrolarını yok etmeyi amaçlayan bu tasarı yasalaşırsa, yakın gelecekte sanatın giderek yok olduğunu üzülerek göreceğiz.

Yasaya göre;

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile orkestraların bağlı olduğu Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü kapatılıyor...

Devlet çok Sesli Korosu, Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği Koroları ile belediyelere ait sanat kuruluşlarının da kapısına kilit vuruluyor...

Bu kurum ve kuruluşlarda bulunan sanatçılar ise emekliye zorlanıyor. Emekli olmayanlar ‘sanattan arındırılacak şekilde’ başka kurumlara (örneğin kültür müdürlüklerine) dağıtılıyor...

ZATEN SANAT YOKSULU OLAN BİR ÜLKEYİZ

Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak devlet sanatın içinde olmuştur. Bu sayededir ki bugün birçok sanat olayında devlet kurumları ve devletin kadrolu sanatçıları başı çekmektedir.

Az da olsa, dünya çapında sanat başarılarımıza bir göz atıldığında hep devletin kadrolu sanatçıları karşımıza çıkar.

Özel sanat kuruluşlarını yaratan sanatçılarımızın da büyük çoğunluğu yine devletin kadrolarında yetişmişlerdir.

Cumhuriyet kurulduğundan beri, devletimizin gösterdiği büyük çabalara rağmen yine de ortalama halk kültürümüz, sanatı yeterince anlayacak ve ona gerektiği değeri verebilecek düzeye ulaşmış değildir.

TELEVİZYONA TUTSAK BİR HALK

Eğer devletin sanat kurumları yok edilirse halkımız kültürden yoksun pembe dizilerin ve evlenme programlarının bulunduğu televizyonlara tutsak edilecektir.

Kapatılan devlet sanat kurumları yerine kurulacak olan özel sanat kuruluşlarına destek verileceği sözlerine de aldanmamak gerekir.

Tasarıda, 11 kişiden olacağı belirtilen ‘Sanat Kurulu’nun hükümet tarafından atanacağı düşünülürse, bu kurulu oluşturacak üyelerin kimlere ve hangi tür eserlere destek vereceği açıktır.

Sanat, TÜSAK yasalaştığı andan başlayarak, sadece kalitesini değil tüm varlığını da yitirecektir.

Bu yasadan en büyük darbeyi yiyecek olan kurumlardan biri de konservatuarlar olacaktır. Orada eğitim gören çocuklarımız daha şimdiden geleceğe umutsuz olarak bakmaya başlamışlardır bile... Bugüne kadar büyük ilgi çekmiş olan konservatuarlarımız, bundan sonra çocuklarımızın ilgisini çekmeyecektir.

BİLET SATMAYA ZORLANAN SANATÇILAR

Hazırlanmış olan taslağa göre, 11 kişinin atamasıyla oluşturulan Sanat Kurulu, kendisine sunulan projelerin hangilerine destek vereceğine karar verecek...

Ve bu kurulun destek verdiği projeler sahneye konulduğunda, satılan biletler üzerinden sanatçıya prim verilecek...

Yani bir sanatçı, oynadığı oyunun ne kadar çok biletini sattırırsa o kadar para kazanacak...

Bu yasa çıktıktan sonra AKP Hükümetinin sanatçılarımızı sahaya(!) süreceği anlaşılıyor.

İşe trajikomik bir açıdan bakalım; Yasa çıktıktan sonra kimi ünlü sanatçılarımızı Ankara/Kızılay’da, İstanbul/Taksim’de ve İzmir/Alsancak’ta bilet satarken görürsek şaşırmayalım.

Bunun esprisini bile yapmak ne aşağılayıcı bir durum!

GENEL MÜDÜRLER YERLERİNDE RAHAT MI?

Bu taslağı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Gül başkanlığındaki bir ekibin hazırladığı anlaşılıyor.

Elbette bu «idam fermanının” hazırlanmasını isteyen Başbakan’ın kendisi...

Nihat Gül bu taslağı, Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi yetkilileriyle birlikte hazırladığını söylemiş Bilgi Üniversitesi’ndeki bir toplantıda.

Bu duruma göre, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürü de bu işin içinde olmalı!

Sayın Rengim Gökmen ise böyle bir taslağın varlığını yeni öğrendiğini söylüyor...

Bu nasıl iştir anlamak mümkün değil.

Sayın Gökmen ve diğer iki genel müdür (DT Genel Müdürü ile çeşitli sanat kuruluşlarının bağlı olduğu Güzel Sanatlar Genel Müdürü), eğer bu işin içinde değilseler;

Koltukları bu yasanın çıkmasıyla birlikte yok olacağına göre...

Koltukları gittiğinde ağlayıp sızlamaları ve «Ben aslında...” türünden mazeret üretmeleri de bir anlam taşımayacağına göre...

Çok geç olmadan istifa etmeleri gerekmez mi?

Alacakları bir istifa kararı ile hem meslektaşlarının mücadelesine ve hem de ülke sanatına giderayak hizmet etmiş olmazlar mı?

ESKİ YÖNETİCİLER NE DİYOR?

Devlet Tiyatroları’nın görevden alınan önceki genel müdürü Lemi Bilgin, bu taslağa tepki gösterenlerden biri...

«Tiyatroya yazık olacak!” diyor. «Oysa biz tiyatro ülkemizin her köşesine ulaşabilsin diye çok çaba gösterdik. Şimdi bu yasa taslağı ile sadece ‘Hükümet Tiyatrosu’ oluşturuyorlar”

Devlet Opera ve Balesi eski Genel Müdürü Remzi Buharalı da aynı görüşte.

«Bu yasa ile opera ve bale, bir daha onarılamayacak bir yara alacaktır,” diyor ve ekliyor, «Ancak, bu taslağın yasalaşması aşamasında sanatçılar sessiz kalmayacaktır. Sanatçılar toplu olarak tepki göstermeye başladığında, tüm toplum onlara katılacak ve hükümet zor anlar yaşayabilecektir. Bu tehlikeyi görecek olan hükümetin, bu tasarıdan vazgeçeceğine inanıyorum.”

Bütün bu olumsuzluklara rağmen Başbakan Erdoğan, bu önemli konuda bile kabadayılık yapmaya kalkarsa yakın gelecekte yeni patlamaların olması kaçınılmaz gibi görünüyor...

Tayyip Bey’in unutmaması gereken bir başka konu da, uğraştığı kesimin ‘sanatçı’ olduğudur.

Onlar ayaklanınca, modern dünyanın gözü, her zamankinden daha çok Türkiye’nin üzerinde olur da...



01/05/2014



Yazarın diğer yazıları

Ecevit'e Dil Uzatmanın Hafifliği (01/11/2017)
İYİ Parti'nin kuruluşuna neden katıldım (01/11/2017)
Neden Meral Akşener Hareketi (01/10/2017)
Popülizm Yapanlar Hastaları Vuruyor! (01/09/2017)
İbretlik Bir Öykü (01/08/2017)
Biraz da Futbol (01/07/2017)
Zeytinlikler (01/06/2017)
Referandum Sonrası Bir Analiz (01/05/2017)
Fethullah’ın Kadim Dostları Şimdi Düşman mı? (01/04/2017)
Burhan Özfatura’ya Kulak Verelim! (01/03/2017)
Charlie Chaplin’in “Büyük Diktatör” Filmi ve Bizdeki Versiyonu (01/02/2017)
Paşam, Keşke İşgal Edilen 16 Adadan Birine Çıkabilseydiniz! (01/02/2017)
Diktatörlerin Ruh Sağlığı (01/01/2017)
Yılmaz Büyükerşen’e De Bu Yapılırsa! (01/12/2016)
Gıda Emperyalizmine Karşı Bir Savaşçı: Osman Nuri Koçtürk (01/11/2016)
Durum Ciddi; Sokaklar Kadınlara Zindan Edilecek (01/10/2016)
At İzinin İt İzine Karıştığı Bir Ülkede… (01/09/2016)
Bir Darbe Analizi (01/08/2016)
APTAL PUMA SENDROMU/ PUMA KADIN (30/06/2016)
Herkes MHP'deki umut veren muhalefeti konuşuyor… Peki ya CHP! (01/06/2016)
SANATA TÜKÜRENLERİN YÖNETTİĞİ BİR ÜLKE (01/05/2016)
DOKTORLARIN KRİTİK SEÇİMİ NİSAN’DA (01/04/2016)
 ÖFKE NEREYE GÖTÜRÜR? (01/03/2016)
HP ve TSK Güven Vermek Zorundadır! (01/02/2016)
Biri Nobel’ini Atatürk’e Sunuyor, Diğeri İse… (01/01/2016)
Kurultay Her Zaman Sürpriz Yapabilir! (01/12/2015)
Bu Siyasetçiler Hemen Ayrılmalı ...
Hitler Örneği Akıldan Çıkarılmamalı...
(01/11/2015)
Potamya Kalıntıları İş Başında… (01/10/2015)
Keşke Bu Kadar AKP’ci Olmasaydım! Diyormudur Acaba (01/09/2015)
PKK ile Tahtarevalli Oyunu (01/08/2015)
Koalisyon Denince Akla Önce Saygı Gelmelidir! (01/07/2015)
Seçimlerle İlgili Bir Analiz (01/06/2015)
Ermeni Soykırımı Yalanı Karşısında (Yeni) CHP’yi Yönetenler Neden Tavırsız? (01/05/2015)
“Kozmik” Bilgileri Taşırmanın Günahı Kimlerde? (01/04/2015)
CHP’li Belediyenin Farklı Bir “Gemicik” Öyküsü (01/03/2015)
Gözyaşı Fışkırır, Yağ Yerine Zeytin İçinden (01/02/2015)
CHP’de Tavan, Tabanı Ürkütüyor (01/01/2015)
Emine Ülker Tarhan’ın İstifasının Anlamı (01/12/2014)
CHP Umut Olmalı! (01/11/2014)
CHP’de Umutsuzluk (01/10/2014)
CHP Bu Duruma Nasıl Düşürüldü? (01/09/2014)
Bu “Yaş” ta, Gözyaşı mı? (02/08/2014)
Zeytinliklere ve Zeytinciye Yazık Olacak (01/07/2014)
SOMA’da, 19 Yaşında Ölmenin Sakıncası Yok! (01/06/2014)
Despot, Çöküntüyle Keskinleşir (01/04/2014)
Sadece Hırsızlık mı,Kleptomani mi? (05/03/2014)
Gerçek Kütüphaneci Olabilmek Zor İştir! (01/03/2014)
Grip Aşısı Sömürüsü (01/02/2014)
“Terörizme Destek Veren Ülke” Olmaya Doğru… (01/01/2014)
Zeytinyağı’na Suriye Darbesi (01/01/2014)
Gavat Açılımı (01/12/2013)
AKP ve Çocuk Felci! (01/12/2013)
“Onur ve Arkadaşlık” İstifaları (01/11/2013)
CHP’nin Mazlum/Mağdur Sıkıntısı (01/10/2013)
Şizofren Dış Politika (01/09/2013)
Emine Ülker Tarhan ve Gezi Gençliği (01/08/2013)
Görsel Bir Şölendir Ayvalık (12/07/2013)
Mustafa Kemal Rahat Uyuyabilir: (01/07/2013)
PKK’nın Çekilmesi İyi Analiz Edilmeli… (01/06/2013)
Müze/Kilise Ayasofya’yı (Trabzon) Camiye Çevirmenin Dayanılmaz Yanlışlığı (01/05/2013)
Suriye´deki Dinci Teröristlerin “Muta Nikahlı” Tecavüzleri (01/04/2013)
Tayyip Erdoğan Korkmasın! ABD Ondan İyisini Bulamaz! (01/03/2013)
Büyükerşen’e Bile Bu Yapılırsa (01/02/2013)
E.Ü. İçine Güzel Sanatlar Fakültesi ve Beklentiler (01/02/2013)
Yargıya Güvenin Olmadığı Yerde Osman Özgüven Neden Kalsın Ki? (01/01/2013)
Bir Meslek Örgütü Kendi Ülkesine Karşı Olabilir mi? (01/12/2012)
Cumhuriyet Ne Kadar Tehlikede (01/11/2012)
Türkiye´yi Bölme Görevi (01/10/2012)
Öldürdüler Almina’yı (03/09/2012)
İçerde: Din Sömürüsü ve Kin... Dışarda: Emir Kulu... (01/08/2012)
Kürtaj Yasağı En Çok Yoksul Kadını Vuracak (01/07/2012)
Artık ‘İçimiz’ değil ‘dışımız’ Yansın Belki Uyanırız! (01/06/2012)
Semah’ın Gücü... İzmir’in Kırılganlığı… (01/05/2012)
Afganistan’daki Helikopter Kazası (01/04/2012)
ABD Kafkasya’yı da Karıştırır mı? (01/03/2012)
Sıkıyönetim Mahkemeleri Daha mı İyiydi? (01/02/2012)
Rauf Denktaş´ın Arkasından Sahte Gözyaşları... (17/01/2012)
Cumhuriyet mi, Yoksa Demokrasi mi? (01/01/2012)
İzmir Belediye Baskını ya da Arturo Ui´nin Önlenebilir Yükselişi (01/12/2011)
Pkk’yı Siyasi Yollarla Yok Edemezsin! (01/11/2011)
İki Farklı ‘KALE’, İki Farklı Duyarlılık (01/10/2011)
Terör Örgütünün İki Kolu: PKK ve PKK Holdingi (01/09/2011)
“İnsan Hakları” Bu Ülkelerin Ağzına Yakışmıyor (01/08/2011)
Hukuk Mu Dedin? Hadi Canım Sen De! (01/07/2011)
Üç ‘F’ (Fado, Fatıma, Futbol) ve AKP (01/06/2011)
Onların Demokrasisi Bizi ‘Götürür’ Abi! (01/05/2011)
“Kırk Katır Mı, Kırk Satır Mı?” (01/04/2011)
Ecevit’i Ergenekon İçin Kullanmaya Çalışmasınlar! (01/03/2011)
Tükürün Bu ‘Ucube’ Heykellere! (01/02/2011)
Kılıçdaroğlu Artık Çok Rahat (01/01/2011)
Füze Kalkanı ve Türkiye (03/12/2010)
Rektör Olma Hayali Var, Mantık Yok... (01/11/2010)
Hanefi Avcı´nın Kitabı (01/10/2010)
“Bir Buçuk Cumhuriyetçiler” ve Referandum (01/09/2010)
Yaşasın! Tanzanya ile Vize Kalktı (01/08/2010)
Sevgili Hamas´a Sitemimizdir... (01/07/2010)
Güçlenen CHP Siyaseti Altüst Ediyor (01/06/2010)
Mayıs: Hüzünle Mutluluğun Kol Kola Gezdiği Ay (02/05/2010)
İki İsim, İki Öykü (01/04/2010)
Bakan Yanında ‘Ezik’ Vali (01/03/2010)
Özgürlük mü Dediniz(!) (01/02/2010)