Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Riyakar Modern Yaşamlar

Pınar Ulupınar Erakay

Diğer kadınlar gibi, ya birinin kızı ya da birinin kız kardeşi ya da karısı oldum, Kendime ait gerçek bir kimlik geliştirmeden. Benden kadın olarak yapmamı beklediklerini yapıyor ve eğer beceremez isem kendimi suçluyordum. Bu suçluluk duygusu “o” ne zaman bana vursa doğrulanıyordu. Çocuğumun ağlamasını durduramıyor, yemek yapmak istemiyor ve çekici gözükemiyordum ve kendimi yetersiz hissediyordum. İki göz odada ve bana bırakılmış az bir parayla yaşamaya çalışıyor ve deliriyordum” Charlotte Perkins Gilman

 

Yukarıdaki metini okuduğumuzda yetersizlik, suçluluk, engellenme duygularını yaşayan bir kadın ve onun sarsılmış ruhunu görüyoruz. Kadının ev içinde kaldığı ve kendisine verilen parayı harcaması gerektiği oldukça açık. Bir başka değişle üretime katılmadığını ve ev içi sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştığını ve zaman zaman da fiziksel şiddete maruz kaldığını. Peki acaba üretime katılan, hatta belki iş veren bir kadın olsa durum farklı olur muydu?

 

Zihnimiz bize farklı olacağını düşündürüyor değil mi? Ya da öyle olacağına inanmak güven duygumuzu sağlayan bir faktör olarak devreye giriyor belki de. İnanmak istiyoruz. Eğitimli, para kazanan rolünde bir kadın olunca yaşam standartımızın yüksek olacağı, “diğer” kadınlar gibi ezilmeyeceğimiz, başımızın çaresine bakabileceğimiz, kimseye bağımlı olmayacağımız vb. yanılgılar içinde bir illüzyon yaşamaya başlıyoruz.

 

Ev içi ilişkilerde paranın nereye, ne kadar ve nasıl kullanacağında kararı kim verir? Aile üyeleri görüş birliği sağlar mı? Görüş birliği yoksa karalar nasıl alınır? Bu son sorunun yanıtı işte güç ilişkilerinde saklı. Eşit ilişkiler söz konusu olsa dahi güç ayrımının başladığı yer burası oluyor. Kaynaklar kim için, nereye ve ne kadar kullanılacak? Hangi koşullar ya da ihtiyaçlar öncelikli? Kişisel ihtiyaçlar ortak harcamaların önüne geçebilir mi? Ev içinde kişisel ihtiyaçlar söz konusu olunduğunda herkes eşit tutuma mı maruz kalıyor? “Şımarıklık harcamaları” kimin kalemine yazılır? Bireysel ihtiyaçtan feragat edilmesi gerekse kimin bireysel ihtiyacından feragat edilir?

 

Cabbar, cefakar, fedakar ya da şımarık, bencil sıfatları işte tam da bu noktalarda varlık gösteriyor. Para kazanmak demek parayı harca yetkisine sahip olmak anlamına gelmez ve biliyoruz ki bu konuda yazılı olmayan anlaşmalar işler. Çoğu zaman üzerine düşünmeyiz bile. Aylık gelir seviyemizden bağımsız olarak, gelir seviyemiz ne olursa olsun örtük kurallarda cinsiyet rollerine dair atıflar kendini gösterir. Yaşam pratiklerinde “talep etmesi”nde çok hoşlanılmayan kadın, ekonomik temelli konularda talepte bulunduğunda şımarıklıkla, düşüncesizlikle ya da yetinmeyi bilmemekle suçlanabilir.

 

Kesinti ya da tasarruf yapılacaksa ev ekonomisinde kesintinin yapılacağı alan genellikle kadını ya da evdeki kız çocuğunu öncelikli olarak etkiler. Mikro düzlemde ev içinde yaşadığımız durum makro düzlemden farksız. Gelir bölünmesi ve kaynakların aktarılmasında bir dengesizlik olduğunu da harcama kesintilerinin bir bedeli olduğunu da biliyoruz. Bu dengesizlik genelde kadınları etkilemekte ve bedel de genellikle kadınlar tarafından ödenmektedir.

 

Devlet kaynaklarında sosyal hizmetler için harcanan miktarlardan kesinti yapılmasının yahut bu hizmetler karşılığında ücret alınmaya başlanmasının genel olarak kadınlar ve kız çocukları üzerinde, özel olarak da fakir kadınlar ve kız çocukları üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığı birçok ülkede gözlemlenen bir durumdur. Örnek vermek gerekirse, eğitim aileler için masraflı bir iş haline geldiğinde çoğunlukla ilk olarak kız çocukları okuldan alınmaktadır. Aynı şekilde, başka alanlarda, mesela kamu istihdamı veya sosyal altyapı alanlarında yapılan bütçe kesintileri de erkekleri etkilediğinden daha çok kadınları etkilemektedir.

 

Tüm bu nedenler finansal okur yazarlık ve cinsiyete duyarlı bütçeleme konuları son yıllarda konuşulur, üzerine tartışılır hale geldi. Güçlenmek sadece parayı kazanmaktan geçmiyor. Bunu fark edemediğimizde, modern yaşamın bir simgesi haline gelen “çalışan kadın” emeği sömürülen ve görünmez iş gücünü aksatmaya yönelik içsel ve dışsal eleştiriler ile baş etmek ya da “bu görevlere” yetişmek zorunda kalan oluyor. Riyakar modern yaşamların gerçekleri, sömürünün ve istismarın şeklini değiştirmiş oluyor.



01/03/2020



Önceki yazılar

Evde Bir de Bu Gözle Kalın (01/04/2020)
Kurutmaya Çalıştığın Denize Boğulmak (01/01/2020)
Erk-Ekliyor Olabilir Misiniz? (01/12/2019)
Ataerki Bir Güç Savaşı Mı? (01/11/2019)