Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Pkk’yı Siyasi Yollarla Yok Edemezsin!

Suat Çağlayan

Adına «Kürt açılımı” dedikleri ve PKK’ya ödün üstüne ödün verdikleri bir politikanın ülkemizi ne hale getirdiğini hep birlikte görüyoruz. Neredeyse sıfır düzeyine inmiş olan terör, bu hükümet zamanında yeniden sayıları bir defada yirmileri, otuzları bulan cinayetlere tırmandı. Çünkü konulan tanı yanlıştı ve tanının yanlış konduğu yerde tedavi şansı olamazdı...

PKK’nın siyasi kanadı niteliğindeki BDP’nin ve bunları doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen medyanın dile getirdiği beklentileri esas almak ve bu beklentiler üzerinden PKK sorununa yaklaşmak gerçekçilikten uzaktır.

Çünkü PKK, BDP’nin iddia ettiği gibi salt özerklik ya da eğitim hakkı elde ederek silahı bırakacak bir örgüt değildir.

Onun, acımasız ve vahşi cinayetler işleyen bir terör örgütü olduğunu bilmeyen yoktur. Ama onun bu cinayetleri işleme nedeni-bazılarının sandığı gibi- sadece siyasi kazanım elde etmek için değil, onu ayakta tutan başka sektörlere de can suyu vermek içindir. Çünkü bu örgüt, bir yandan eylemleriyle BDP’nin elini kuvvetlendirirken, bir yandan da birçok illegal örgütle iç içe çalışmaktadır...

PKK denen terör örgütü bir holding haline gelmiştir. Her holding gibi bunu da ayakta tutan ekonomik gücüdür. Bu gücün kaynağı uyuşturucu kaçakçılığıdır, mazot kaçakçılığıdır, silah baronlarıyla kurulan ilişkidir, Türkiye içinde ve dışında halktan zorla toplanılan paralardır...

(Toplanan paralardan söz ederken aklıma Diyarbakır’dan gelen bir arkadaşımın söyledikleri geldi. Genel seçimlerden önce BDP, para toplamak için Diyarbakır’da kapısını çalmadığı esnaf bırakmamış. «BDP’ye yardım” adı altında, miktarını kendilerinin belirlediği çok büyük rakamlar toplanmış. Bu paraların nerelere gittiğini tahmin etmek zor mudur?)

Eline PKK tarafından silah verilen doğulu genç, sadece kendisine ezberlettirilen bazı sloganlara hizmet ettiğini sanmaktadır. Ne yazık ki, bir menfaat çetesine hizmet etmekte olduğunun farkına varamamaktadır.

Çünkü kentlerde PKK için para toplayanlar, dağda uyuşturucu kaçakçılığı yapanlar ve PKK’ya silah satanların hepsi, dağda eline silah verilen o gençlerin işledikleri cinayetler sayesinde işlerini sürdürmektedirler.

***

Öcalan ve BDP açısından PKK’ya bir göz atarsak şunu görürüz: Hem Öcalan’ın ‘dışarı çıkma’ umudu ve hem de BDP’nin siyasi varlığını sürdürme şansı, PKK’nın sürekli cinayetler işleyerek varlığını hissettirmesine ve sürdürmesine bağlıdır.

Bir an için, PKK’nın cinayetlerine son verdiğini düşünelim: Öcalan, İmralı dışını hayal bile edemez. Aynı şekilde BDP de, PKK’nın etkisiz olduğu durumda pazarlık gücünü yitirir.

PKK, hem Öcalan’ın ve hem de BDP’nin aba altındaki sopasıdır. Bu sopa sayesinde; Öcalan dışarı çıkma umudunu, BDP ise siyasi varlık nedeni olan iddialarını (Bölgesel özerklik ve anadilde öğretim) sürdürebilmektedir...

PKK, her ne kadar bu iki güç odağından (Öcalan ve BDP) ayrı düşünülemezse de, bunların dışında da onun ayakta kalmasını isteyenler vardır. Bunlar -ister PKK ve BDP içinde, isterse dışında olsunlar- PKK’nın varlığından rant sağlayanlardır.

PKK adına kentlerde para toplayanlar ile bu paradan yararlananların sayısı herhalde dağdaki PKK’lının birkaç katından az değildir...

***

İspanya’da Eta örgütü silah bırakacağını açıklayınca PKK’nın de benzeri bir yola zorlanabileceği yönünde beklentiler vardır.

Böyle bir beklentiye kapılanlar ETA ve PKK arasındaki farkları belli ki bilmemektedirler. ETA sütü bitmiş bir inek olmasına karşılık, PKK sütü bol bir inektir...

Varlıklarını, PKK’nın işleyeceği cinayetlere borçlu olanlar, bu örgütün ETA benzeri bir silah bırakmaya gitmesine asla izin vermezler.

Eta’ nın Silah Bırakması Kimseyi Umutlandırmasın...

ETA, İspanya’nın kuzeydoğusunda bulunan Bask bölgesinin bağımsızlığı için 43 yıldır mücadele ediyordu. Geçmişte Bask sorununa dikkat çekmek için büyük terör olayları yarattı.

Ancak, ETA ile PKK arasında dağlar kadar fark var. Bir defa PKK’nın gelir kaynakları çok fazla. PKK içinde (dağda ve kentte) bu ranttan geçinen oldukça büyük bir kesim var. ETA’nın silah bırakmasının ardında bu terör örgütünün demokrasiye teslim olması değil, para ve terörist kaynağının kuruması yatmaktadır.

Bir başka konu da iki örgütün dışarıdan aldıkları siyasi ve ekonomik destekteki farklardır. ETA’ya başka ülke desteğinin neredeyse sıfır olduğu biliniyor. Para ve terörist kaynağı sadece kendi bölgesiyle sınırlı olunca ve bu kaynak da kuruyunca yaşama şansının kalmadığı anlaşılıyor. Oysa PKK’nın başka ülkelerden siyasi ve ekonomik destekler aldığı ve terörist kaynağının hala üretkenliğini koruduğu biliniyor...

Özetle, «açılım” adı altında politikalar izleyerek PKK’nın azgınlaşmasına yol açanlar ülkeye iyilik yapmamışlardır. PKK’nın ekonomik kaynaklarını kurutmadan, ödün üstüne ödün vermek sadece BDP’nin beklentilerini karşılar. Bu ise PKK’nın gücünün kırılmasına değil, daha da güçlenmesine neden olur...






01/11/2011



Yazarın diğer yazıları

Ecevit'e Dil Uzatmanın Hafifliği (01/11/2017)
İYİ Parti'nin kuruluşuna neden katıldım (01/11/2017)
Neden Meral Akşener Hareketi (01/10/2017)
Popülizm Yapanlar Hastaları Vuruyor! (01/09/2017)
İbretlik Bir Öykü (01/08/2017)
Biraz da Futbol (01/07/2017)
Zeytinlikler (01/06/2017)
Referandum Sonrası Bir Analiz (01/05/2017)
Fethullah’ın Kadim Dostları Şimdi Düşman mı? (01/04/2017)
Burhan Özfatura’ya Kulak Verelim! (01/03/2017)
Charlie Chaplin’in “Büyük Diktatör” Filmi ve Bizdeki Versiyonu (01/02/2017)
Paşam, Keşke İşgal Edilen 16 Adadan Birine Çıkabilseydiniz! (01/02/2017)
Diktatörlerin Ruh Sağlığı (01/01/2017)
Yılmaz Büyükerşen’e De Bu Yapılırsa! (01/12/2016)
Gıda Emperyalizmine Karşı Bir Savaşçı: Osman Nuri Koçtürk (01/11/2016)
Durum Ciddi; Sokaklar Kadınlara Zindan Edilecek (01/10/2016)
At İzinin İt İzine Karıştığı Bir Ülkede… (01/09/2016)
Bir Darbe Analizi (01/08/2016)
APTAL PUMA SENDROMU/ PUMA KADIN (30/06/2016)
Herkes MHP'deki umut veren muhalefeti konuşuyor… Peki ya CHP! (01/06/2016)
SANATA TÜKÜRENLERİN YÖNETTİĞİ BİR ÜLKE (01/05/2016)
DOKTORLARIN KRİTİK SEÇİMİ NİSAN’DA (01/04/2016)
 ÖFKE NEREYE GÖTÜRÜR? (01/03/2016)
HP ve TSK Güven Vermek Zorundadır! (01/02/2016)
Biri Nobel’ini Atatürk’e Sunuyor, Diğeri İse… (01/01/2016)
Kurultay Her Zaman Sürpriz Yapabilir! (01/12/2015)
Bu Siyasetçiler Hemen Ayrılmalı ...
Hitler Örneği Akıldan Çıkarılmamalı...
(01/11/2015)
Potamya Kalıntıları İş Başında… (01/10/2015)
Keşke Bu Kadar AKP’ci Olmasaydım! Diyormudur Acaba (01/09/2015)
PKK ile Tahtarevalli Oyunu (01/08/2015)
Koalisyon Denince Akla Önce Saygı Gelmelidir! (01/07/2015)
Seçimlerle İlgili Bir Analiz (01/06/2015)
Ermeni Soykırımı Yalanı Karşısında (Yeni) CHP’yi Yönetenler Neden Tavırsız? (01/05/2015)
“Kozmik” Bilgileri Taşırmanın Günahı Kimlerde? (01/04/2015)
CHP’li Belediyenin Farklı Bir “Gemicik” Öyküsü (01/03/2015)
Gözyaşı Fışkırır, Yağ Yerine Zeytin İçinden (01/02/2015)
CHP’de Tavan, Tabanı Ürkütüyor (01/01/2015)
Emine Ülker Tarhan’ın İstifasının Anlamı (01/12/2014)
CHP Umut Olmalı! (01/11/2014)
CHP’de Umutsuzluk (01/10/2014)
CHP Bu Duruma Nasıl Düşürüldü? (01/09/2014)
Bu “Yaş” ta, Gözyaşı mı? (02/08/2014)
Zeytinliklere ve Zeytinciye Yazık Olacak (01/07/2014)
SOMA’da, 19 Yaşında Ölmenin Sakıncası Yok! (01/06/2014)
Sanatın ve Sanatçının Ölüm Fermanı:TÜSAK (01/05/2014)
Despot, Çöküntüyle Keskinleşir (01/04/2014)
Sadece Hırsızlık mı,Kleptomani mi? (05/03/2014)
Gerçek Kütüphaneci Olabilmek Zor İştir! (01/03/2014)
Grip Aşısı Sömürüsü (01/02/2014)
“Terörizme Destek Veren Ülke” Olmaya Doğru… (01/01/2014)
Zeytinyağı’na Suriye Darbesi (01/01/2014)
Gavat Açılımı (01/12/2013)
AKP ve Çocuk Felci! (01/12/2013)
“Onur ve Arkadaşlık” İstifaları (01/11/2013)
CHP’nin Mazlum/Mağdur Sıkıntısı (01/10/2013)
Şizofren Dış Politika (01/09/2013)
Emine Ülker Tarhan ve Gezi Gençliği (01/08/2013)
Görsel Bir Şölendir Ayvalık (12/07/2013)
Mustafa Kemal Rahat Uyuyabilir: (01/07/2013)
PKK’nın Çekilmesi İyi Analiz Edilmeli… (01/06/2013)
Müze/Kilise Ayasofya’yı (Trabzon) Camiye Çevirmenin Dayanılmaz Yanlışlığı (01/05/2013)
Suriye´deki Dinci Teröristlerin “Muta Nikahlı” Tecavüzleri (01/04/2013)
Tayyip Erdoğan Korkmasın! ABD Ondan İyisini Bulamaz! (01/03/2013)
Büyükerşen’e Bile Bu Yapılırsa (01/02/2013)
E.Ü. İçine Güzel Sanatlar Fakültesi ve Beklentiler (01/02/2013)
Yargıya Güvenin Olmadığı Yerde Osman Özgüven Neden Kalsın Ki? (01/01/2013)
Bir Meslek Örgütü Kendi Ülkesine Karşı Olabilir mi? (01/12/2012)
Cumhuriyet Ne Kadar Tehlikede (01/11/2012)
Türkiye´yi Bölme Görevi (01/10/2012)
Öldürdüler Almina’yı (03/09/2012)
İçerde: Din Sömürüsü ve Kin... Dışarda: Emir Kulu... (01/08/2012)
Kürtaj Yasağı En Çok Yoksul Kadını Vuracak (01/07/2012)
Artık ‘İçimiz’ değil ‘dışımız’ Yansın Belki Uyanırız! (01/06/2012)
Semah’ın Gücü... İzmir’in Kırılganlığı… (01/05/2012)
Afganistan’daki Helikopter Kazası (01/04/2012)
ABD Kafkasya’yı da Karıştırır mı? (01/03/2012)
Sıkıyönetim Mahkemeleri Daha mı İyiydi? (01/02/2012)
Rauf Denktaş´ın Arkasından Sahte Gözyaşları... (17/01/2012)
Cumhuriyet mi, Yoksa Demokrasi mi? (01/01/2012)
İzmir Belediye Baskını ya da Arturo Ui´nin Önlenebilir Yükselişi (01/12/2011)
İki Farklı ‘KALE’, İki Farklı Duyarlılık (01/10/2011)
Terör Örgütünün İki Kolu: PKK ve PKK Holdingi (01/09/2011)
“İnsan Hakları” Bu Ülkelerin Ağzına Yakışmıyor (01/08/2011)
Hukuk Mu Dedin? Hadi Canım Sen De! (01/07/2011)
Üç ‘F’ (Fado, Fatıma, Futbol) ve AKP (01/06/2011)
Onların Demokrasisi Bizi ‘Götürür’ Abi! (01/05/2011)
“Kırk Katır Mı, Kırk Satır Mı?” (01/04/2011)
Ecevit’i Ergenekon İçin Kullanmaya Çalışmasınlar! (01/03/2011)
Tükürün Bu ‘Ucube’ Heykellere! (01/02/2011)
Kılıçdaroğlu Artık Çok Rahat (01/01/2011)
Füze Kalkanı ve Türkiye (03/12/2010)
Rektör Olma Hayali Var, Mantık Yok... (01/11/2010)
Hanefi Avcı´nın Kitabı (01/10/2010)
“Bir Buçuk Cumhuriyetçiler” ve Referandum (01/09/2010)
Yaşasın! Tanzanya ile Vize Kalktı (01/08/2010)
Sevgili Hamas´a Sitemimizdir... (01/07/2010)
Güçlenen CHP Siyaseti Altüst Ediyor (01/06/2010)
Mayıs: Hüzünle Mutluluğun Kol Kola Gezdiği Ay (02/05/2010)
İki İsim, İki Öykü (01/04/2010)
Bakan Yanında ‘Ezik’ Vali (01/03/2010)
Özgürlük mü Dediniz(!) (01/02/2010)