Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Obezite ve Gıda Egemenliği

Ceyhun Balcı

Obezite, çağımızın önemli sağlık sorunlarından birisidir. Hiç kuşku yoktur ki; yönelinmesi gereken doğru bir hedeftir. Bu hedefe yönelirken seçilen yöntemler tartışma konusu olmayı fazlasıyla hak etmektedir. Obezite tartışmalarının bireyin sorumsuzca ve düşüncesizce davranışı üzerine oturtulan bir paradigmaya dayandırılması bilgisizlikten değilse kötü niyetten kaynaklanmaktadır. Böylelikle bir yandan tümüyle vatandaş sorumlu tutulurken diğer yandan da obezite sorununun altında yatan kötü beslenme olgusu perdelenmektedir. Kötü beslenme kişinin davranış bozukluğu olmasının yanı sıra bireyin yaşadığı ülkenin sağlık, gıda ve tarım düzeneklerinin iyi yönetilememesine de bağlıdır.

Bireyin sağlıklı beslenmesi için temel gereklilikler ayrıntısıyla bilinmektedir. Örneğin, bir çocuğun, erişkinin, yaşlının ya da gebenin gereksinim duyduğu günlük besin öğeleri konusunda gerekenlerin söylenmesinde herhangi bir güçlük yoktur. Başka deyişle beslenmenin niceliksel yanı konusunda bilinmeyenler çok değildir. Oysa, gerekli besin öğelerinin niteliksel durumuyla ilgili olarak aynı duyarlılık ve titizlik gösterilmemektedir. Bu durum bireyin bilincinin yanı sıra bir düzenleyici ve yönlendirici olmaktan da öte sorumluluğu bulunan devletin rolünü öne çıkartmış olacaktır. Kısacası bir toplumu oluşturan bireylerin sağlıklı ve yeterli beslenmesi doğru dürüst tarım ve hayvancılık yapılmasıyla olanaklıdır. Elinizde sağlıklı gıda yoksa vereceğiniz öğütlerin beş paralık değeri olamaz.

ABD’de erişkinlerin 1/3’ünün obez olduğunun altını çizersek ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. Dünya Sağlık Örgütü istatistiklerine göre, bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında kardiyovasküler olanlar % 48 ile önde gelen ölüm nedenidir. Bunu, sırasıyla % 21 ve % 12 ile kanserler ve solunum yolu hastalıkları izlemektedir. Diyabet dolaylı yoldan ölümlerin % 3.5’inden sorumlu görünmektedir. Tütün bağımlılığı, fiziksel devinimsizlik, aşırı alkol kullanımı ve sağlıksız beslenme gibi davranış bozuklukları tüm kardiyovasküler hastalıkların % 80’inden sorumlu tutulmaktadır. 1

ABD’de kötü beslenmeyle ilintili kalp hastalıkları, Tip 2 DM ve inmeye bağlı ölümler 2010-2020 yılları arasında 10 kat artış göstermiştir. 2030 yılına varmadan ABD’deki kötü beslenme alışkanlıklarından kaynaklanan sağlık harcaması faturasının 66 milyar USD’ye tırmanması öngörülmektedir. 2

Ne yazık ki, istatistikler kötü beslenme konusunda toplumu uyarıcı olmaktan uzaktır. Bu noktada sorulması gereken önemli soru insanların doğru beslenmeye nasıl özendirileceğidir! Bu amaçla, toplumun sağlıklı beslenmeye yönlendirilmesi doğrultusunda bir pilot çalışma tasarlanabilir mi? Bu düşüncenin kilit kavramı daha sağlıklı yiyeceklerin daha erişilebilir kılınması olabilir mi? Bu soruya yanıt oluşturması bakımından Massachusetts eyaletinin Hampden kentinde 7500 kişi üzerinde yapılan pilot çalışmayla sebze ve meyve alış verişi yapanlara her bir USD için 30 sent geri ödeme yapılmıştır. Bu yolla özellikle dar gelirli ailelerin daha fazla sebze-meyve tüketmesi doğrultusunda özendirici olunabildiği gözlemlenmiştir.

Humana sağlık sigortası şirketi de Vitalite markalı poliçesiyle sigortalılarını sağlıklı davranışları karşılığında ödüllendirme yoluna gitmektedir. Örneğin, spor salonuna giden poliçe sahibinin kartına bu (sağlıklı) davranışı karşılığında puan yüklenmektedir. Toplanan puanlar aracılığıyla sigortalılara ufak tefek hediyelerden seyahat çekine varan geniş yelpazede çeşitli ödüller sunulmaktadır. Buna benzer uygulamaların 1990’lı yıllarda Güney Afrika ve İngiltere’de de denendiği bilinmektedir. Örneğin, Güney Afrika’da uygulamaya katılmış pek çok kişide ilk yılda aşırı kiloların verilmesi ve kan yağ düzeylerinin normale gerilemesi söz konusu olmuştur. 2

Toplumun kötü beslenmeden caydırılması doğrultusunda bir başka yaklaşım ise sağlıksız gıdaların pahalılaştırılması olabilir. Bu bağlamda önemli hedeflerden birisi şeker eklenmiş içecekler olmalıdır. Bu içeceklerin tüketimiyle Tip 2 DM gelişimi, diş çürümesi, kardiyovasküler hastalıklar ve gut hastalığında artış eğilimi artık bilinmez olmaktan çıkmıştır. Bu gibi içeceklere uygulanabilecek ons başına 1 peni verginin bir kutu ya da şişe meşrubatın ederini % 20 oranında artırması söz konusu olacaktır. Böylelikle tüketimde hatırı sayılır bir azalma sağlanabilecektir. Böyle bir kısıtlamanın 10 yıllık dönemde 25-64 yaş arası kimselerde koroner kalp hastalığı olgularını 95 bin, inmeleri 8 bin kadar azaltacağı kestirilmekte ve bunun parasal faturada sağlayacağı tutumun 17 milyar USD tutarında olacağı düşünülmektedir.

Başka bir çok hastalıkta olduğu gibi kötü beslenmeden kaynaklanan sorunların koruyucu hekimlik yaklaşımıyla ortaya çıkmadan önlenmesi ve bu yolla parasal harcamaların en aza indirilmesi kuşkusuz akılcı bir yoldur. Ancak, bu yapılırken bir takım gereklilikler olduğu da akıldan çıkartılmamalıdır. Hastalıkların önemli bölümünün beslenme kaynaklı olduğu bir kez daha anımsandığında «gıda egemenliği” olgusunun önemi kavranmış olacaktır. Sağlıklı gıda üretimi için sağlıklı tarım ve hayvancılık yapmanın önemi göz ardı edilmemelidir. Otlakları yok edilen, suları ve sulak alanları ticarileştirilen, GDO’lu ürünler konusunda özenli davranılmayan, tohum bağımlılığı sorununa karşı önlem alınmayan ve daha da kötüsü hayvancısı-çiftçisi üretmeye değil de üretmemeye özendirilen bir ülkede «gıda egemenliği”nden söz edilemez. Gıda egemenliğinin olmadığı yerde obeziteye yönelik farkındalık kampanyalarının anlam taşımayacağını söylemek fazlaca karamsarlık sayılabilir mi?

Bugün, Türkiye hayvan varlığı yarı yarıya azalmasına karşın saman dışalımı yapan bir ülkedir. Hayvanına yedirecek yemi olmayan bir ülkenin «gıda egemenliği” düzlemindeki durumunu fazlaca anlatmaya gerek olmadığı düşüncesindeyim. Bu nedenle de, obezite üzerine kararlılıkla gitmek isteyen bir Türkiye’nin «gıda egemenliği” sorununu öncelikle ve özellikle çözmesi gerekir.

Elbette göz boyayıcı değil de gerçekçi olunmak isteniyorsa!

Ceyhun BALCI, 24.05.2013

1 World Health Statistics, 2012. WHO.

2 New Scientist, 6 April 2013, Take a Load off, America. Special Report/Obesity. (Sayfa 8-9)



01/06/2013



Yazarın diğer yazıları

Coğrafya (01/11/2017)
İsrail Bayraklı Bağımsızlık (01/10/2017)
Üniversite Olmak ! (01/09/2017)
Tıp Sembolü Üzerine (01/08/2017)
Cumhuriyet'in Atları (01/07/2017)
Yirmi Üç Dakika (01/06/2017)
Bizim Mahalle (01/05/2017)
Hayırlı Yurttaşların Dikkatine! (01/04/2017)
Hayır Mı, No Mu? (01/03/2017)
Referandum Rehberi (01/02/2017)
Bir Maskenin Öyküsü (01/01/2017)
Fidel’in Öğrettiği! (01/12/2016)
Tarihten Bir Göç Ettirme Öyküsü (01/11/2016)
Alman Emperyalizmi (01/10/2016)
Lanset: Koçbaşı Mı Tıp Dergisi Mi? (01/09/2016)
Sonsözü Okumak… (01/08/2016)
GAZETECİLİK, DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ÜZERİNE (30/06/2016)
İZMİRLİ BAŞBAKAN (01/06/2016)
ANTROPOSEN (01/05/2016)
LUMUMBA VE GÜLÜMSEYEN KATİL (01/04/2016)
UÇAK GEMİSİ (*) (01/03/2016)
1918’den Bugüne… (01/02/2016)
Parazitlere Saygı (01/01/2016)
Şimdi Anlaşıldı mı? (01/12/2015)
NOBEL DERSİ (01/11/2015)
Turnikeli Yerleşke (01/10/2015)
Polis Nizamettin (01/09/2015)
Gıda Emperyalizmine Karşı Bir Yalnız Savaşçı (01/08/2015)
Genel Sağlık Sigortası Üzerine (01/07/2015)
Magna Karta (15 Haziran, 1215) (01/07/2015)
Sendika(cı)lar (01/06/2015)
Ermeni(Doğu) Sorununda Irkçılık İzleri (01/05/2015)
Astroloji ve Astronomi (01/04/2015)
Irkçılık, Batı ve Cumhuriyetçilik (01/03/2015)
Yunan Seçiminin Öğrettiği (01/02/2015)
Solculuk mu Millicilik mi? (01/01/2015)
Din ve Bilim (01/12/2014)
Üçü Bir Yerde:Görmeyen,İşitmeyen,Bilmeyen İnsan! (01/11/2014)
Bagajdakiler (01/10/2014)
Türkiye’nin Muhalefet Sorunu:Kırık Oklar! (01/09/2014)
Yetmez Ama Evet! (01/08/2014)
İzmir Valisine Açık Mektup! (01/07/2014)
Aydınlık Yüz Kararmasın! (01/06/2014)
Sahipsiz Vatan (01/05/2014)
Futbol Kardeşliği (01/04/2014)
Yönetilemeyen Ülke:Türkiye! (01/03/2014)
Tehlikenin Farkında Mıyız? (01/02/2014)
İki Ayaklı Olmak (*) (01/01/2014)
Laiklik mi Sekülarite mi? (01/12/2013)
Sosyal Demokrat mısınız? (01/11/2013)
“Ekmek Karnesi Verilmiştir!” (01/10/2013)
Kök Hücre Ticareti (01/09/2013)
Konak’ta Poliatlon(*),İnciraltı’nda Ekspo,Üçkuyular’da AVM (01/08/2013)
Tahrir Dersi (04/07/2013)
Halk Hareketi ve Sınıfta Kalanlar (01/07/2013)
İzmir´e İhanet...Yeşildere-Konak Tüneli (01/05/2013)
Vazgeçiş (01/04/2013)
Yürüyelim Arkadaşlar (01/03/2013)
İzmir´in Expo ile Sınavı (01/02/2013)
Tütün Kontrolü (01/01/2013)
Irkçılık ve Tıp (01/04/2012)
Olaylar ve Tepki(sizlik)ler (17/03/2012)
Son Tanık (10/03/2012)
Tıbbiyeli Olmak (01/03/2012)