Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Makbul Olmak

Gözde Pektaş

Bu dünyada sahip olduğun her sıfatın bir bedeli vardır. İsteyerek, istemeyerek veya çoğu zamanda mecbur bırakılarak ödetilen bedellerdir bunlar. Mesnetsizce, sorulmadan ve mecbur bırakılarak ödetilen bedeller...

Bu bedellerin dayanağı ise kimi zaman etnik yapı, dil, din ve mezhep üzerinden olabileceği gibi kimi zaman ise cinsiyet ve tercihler üzerinden olabilmektedir. İnsanlar, kendi tercihleri bile olmayan özelliklerinden dolayı ayrımcılığa maruz kalabilmektedirler. Toplum tarafından kabul görmen için ise çoğunluktan olman ve o toplumun gözünde makbul olman gerekiyor. Makbul olabilmek ise kendi içerisinde birçok soruyu barındırmaktadır. Kime ve neye göre makbul? Toplumun her kesimine göre aynı anda makbul olamazsın. Ya tarafını seçip doğrusu ve yanlışıyla kabul etmelisin ya da kimilerinin yaptığı gibi her devrin adamı olup bukalemun gibi renk değiştirmelisin.(1)

Toplumun nazarında birey olarak bir sıfata sahip olmalı ve ona uygun olarak yaşamalısın. Tabi ki taşıdığın bazı sıfatların bedellerini de ödemeye devam edersin. Bunun en acı örneklerine de kadın olmak sıfatında rastlıyoruz. Çünkü taşıdıkları fiziksel özelliklerinden dolayı çaresiz bırakılan kadınlar her devrin en ağır bedellerini ödemek zorunda kalmışlardır ve kalacaklardır.

Ülkemizde ve dünyada kadınlar üzerinden yapılan vahşetlere baktığımızda bu sıfatı taşımanın ne kadar ağır olduğunu bir kez daha anlayabiliriz. Ortadoğu’da kanlı bir savaş yürütülüyor. Fakat öte taraftan bir de kadınların bedeni üzerinden yürütülen kadınların sessiz bir savaşı var.(2) Maddi ve manevi olarak birçok sorunla baş etmeye çalışan kadınlar kendi bedenleri üzerinden yaşanan bir savaşın bedelini ödemek durumunda bırakılıyorlar. Savaştan ve vahşetten canlarını kurtaran kadınlar ise Türkiye’de ise başka bir vahşetin içine düşüyorlar.(3)

Ülkemizde ise aynı zihniyetin türevlerine tanık olmaktayız. Devletin kanalında din adamı sıfatı altında konuşturulan bazı şahsiyetler, fetvalar vermekte ve adeta kadını aşağılayarak erkeğin kölesi durumuna düşürebilmektedir. (4) Bir yandan bu tür hastalıklı zihniyetlerin açıklamaları bangır bangır televizyonlarda yayınlanırken bir yandan ise başka hasta zihniyetli insanlar söylenenleri fiiliyata dökmekte ve yaşanan kadın katliamlarına her gün bir yenisi eklenmektedir. Daha Özgecan Aslan katliamının yankıları sürerken yeni bir vahşete tanık oluyoruz. Muğla’da vahşice öldürülen Cansu Kaya’nın öldürüldükten sonra tecavüze uğraması ise bir vahşetin ne kadar korkunç olabileceğini bize göstermektedir (5).

Ancak, vahşilik boyutu artınca kamuoyunun dikkatini çeken kadın cinayetleri sonucunda duyarlı vatandaşlarımız(!) ortaya çıkmakta ve «idam geri gelmeli”, «hadım edilmeli” veya «bunlardan birkaçını taksim meydanında sallandırmalı” söylemleriyle ne kadar duyarlı ve vicdanlı olduklarını göstermekte ve tepkilerini ortaya koymaktadırlar. Evet bu söylenenler yapıldığında birçok kişinin yüreklerine su serpilecek ve azda olsa rahatlayacaklar fakat bu kısırdöngü ve hastalıklı zihniyet bulaşmaya devam edecek. Birçok kadının sessiz çığlıkları ise duyulmamaya devam edecek. Ta ki sokak ortasında veya vahşi bir şekilde öldürülene kadar...

Marifet günü kurtaracak geçici çözümler değil. Marifet bu hastalıklı zihniyeti değiştirebilmektedir. Bu da ancak sağlıklı ruh haline sahip bilinçli anne ve babaların yetiştireceği çocuklarla gerçekleştirilebilir. Karambole doğup büyüyen çocuklar değil, bilinçli bir şekilde doğan ve hakkı ile yetiştirilen çocuklar bu kısırdöngünün kırılmasına yardımcı olabilirler. Çocuklarımıza her şeyden önce sevgiyi, merhameti, vicdanı aşılamalı ve bağnaz düşüncelere karşı sorgulamayı öğretmeliyiz. Tıpkı Nazım Hikmet’in oğlu Memed’e dediği gibi:

Tohuma, toprağa, denize inan.
İnsana hepsinden önce.
Bulutu, makineyi, kitabi sev,
insanı hepsinden önce.

Kuruyan dalın
sönen yıldızın
sakat hayvanın
duy kederini,
hepsinden önce de insanın.


(1) http://t24.com.tr/haber/vekillik-bitti-sakal-ve-basortusu-gitti,299504

(2) http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/06/150609_isid_kadin_cinsel_siddet

(3) http://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/06/140612_suriyeli_kadinlar_fuhus

(4) http://www.birgun.net/haber-detay/fetvaci-nurettin-yildiz-dan-ders-kadin-nasil-dovulur-83222.html

(5) http://www.haberturk.com/gundem/haber/1094245-oldurdukten-sonra-tecavuz-etmisler



01/07/2015



Yazarın diğer yazıları

Kabullenmemek (01/08/2018)
Başka Bir Türkiye Mümkün (01/07/2018)
Vaatler (01/06/2018)
Sistemde Çürümek (01/05/2018)
Yaşamaya Dair (01/04/2018)
Küçük Bedenlere Yüklenen Ağır Yükler (01/03/2018)
Bağımsızlık… (01/02/2018)
Barış Şehri: Yeruşalayim (01/01/2018)
Vicdan (01/12/2017)
Yaşam ve Mutluluk (01/10/2017)
Gökyüzüne Bakalım… (01/09/2017)
İz Bırakmak (01/08/2017)
Bayram Günleri (01/07/2017)
İnsanca Olmalı (01/06/2017)
Dönemeç (01/05/2017)
Zamanın İçinde (01/04/2017)
Üniversite Amfileri (01/03/2017)
Oku (01/02/2017)
Eğitimde PISA Etkisi (01/01/2017)
Karmaşada Yaşamak (01/12/2016)
CEBİMİZDEKİ UMUTLAR (30/06/2016)
ALIŞMANIN ZEHİRİ (01/06/2016)
ONULMAZ YARALAR (01/04/2016)
DÖNEMEÇ (01/03/2016)
Umut İnsanda (01/02/2016)
Yaşam Çıkmazı (01/01/2016)
Aydınlığa Kavuşması Gereken Karanlık (01/12/2015)
Karanlıktaki Işığın Umudu İle Yaşamak (01/11/2015)
Silinen Hayatlar (01/10/2015)
Tesadüfi Yaşamlar (01/09/2015)
Yarım Bırakılan Hayatlar (01/08/2015)
Haziran Umudu (01/06/2015)
Sessiz ve Sadık Dost (01/05/2015)
Umuda Uyanış (01/04/2015)
Kadın Olmak (01/03/2015)
Görünmez Eller (01/02/2015)
Aksayan Eğitim Sistemi (01/01/2015)
Çirkin Hayatlar ve Ölümler (01/12/2014)
Bedava Hayatlar (01/10/2014)
Fütursuzca Yaşamak (01/08/2014)
Ortadoğu’nun Makus Talihi (01/07/2014)
İnsan Olmanın Gereği (01/06/2014)
Masum ve Güçsüz Olmanın Diğer Adı: Çocukluk (01/05/2014)
Düşünceden Korkmak (01/04/2014)
Umudu Yitirmemek (01/03/2014)
Öteki Olmak (01/02/2014)
Yeni Türkiye Düzeni (01/01/2014)
Ters Giden Şeyler (01/12/2013)
Modern Kölelik (01/11/2013)
Bir Tutam Yaşam (01/10/2013)
Birleşemeyen Milletler (01/09/2013)
Gelin Canlar Bir Olalım (01/08/2013)
Ağacın Gölgesindekiler (01/07/2013)
Ortadoğu Çıkmazı (01/06/2013)
Ekilen Umutlar (01/05/2013)
Farklılıklarla Bütünleşmek (01/03/2013)
Birlik Olmanın Bedeli (01/02/2013)
Belki Bir Umut Doğar (01/12/2012)