Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Kucaklayarak Fetih: İman Dolu Göğsün Zaferi

Cenk Özdağ

Fetihler kural olarak kuşatmalarla gerçekleşir. Düşman kuvvetler kuşatılır. Kuşatma altında kalan gücün, iradesini kuşatana teslim etmesi yahut iradesini onun iradesiyle uyuşturması beklenir. Direniş, iradenin teslim edilmemesi içindir ve direnenlerin gücü oranında sürdürülebilir. Kuşatanın taktiklerine yanıt verilemezse yahut cephane tükenirse kale düşer, fetih gerçekleşir.

Kucaklama da bir nevi kuşatmadır. Kucaklamada kucaklanan sarıp sarmalanır. Kucaklanan dış dünyadan korunur. Dış dünyanın etkileri engellenir, dış dünyanın olumlu veya olumsuz ne kadar etkisi varsa hepsi öncelikle kucaklayanca göğüslenir. Kucaklayan, şefkat sergiliyor gibi görünür. Şefkat, merhamet ve koruma esasında bir üstünlük imler. Kucaklayan, kucaklamaya cesaret eden ve kucaklamasına yanıt bulan güçlü olandır, kucaklayarak daha da güçlenir.

Kucaklama büyük bir risktir. Beğenilmeme, itilme, rezil olma gibi utanç anlarını göze alarak adım atmak gerekir. Kucaklama bir özgüven meselesidir. Kucaklamaya girişen bağrını açar, karşısındakini bağrına basar. Bağrını açmak hedef olmayı göze almaktır; ama aynı zamanda ipi göğüsleme arzusunun bir dışavurumudur.

31 Mart seçimleri öncesi kucaklamanın gücünü gördük. Kucaklayan, bağrını açan, bütün şeffaflığıyla ortaya çıkan, geçmişini ortaya döken, her anını kamuyla paylaşan, her tür saldırıya karşı kucaklama iradesini ayakta tutan kişi ipi göğüsledi. Seçimleri kazandı. CHP’nin çehresini değiştiren bir kampanyanın başat aktörü olan Ekrem İmamoğlu, kucaklamanın çıtasını zirveye taşıdı.

Kucaklamak risk almaktır. Özellikle de en büyük düşmana uzanan şefkat elleri en büyük riskleri göze almıştır. Linç edilmeyi, kurşunlanmayı, asılma tehditlerini, tazminat davalarını, itibarsızlaştırılmayı, çakal sürüsünün ağzına meze yapılmayı… Akla gelebilecek her türlü alçaklıklara karşı hazırlıklara girişilmiştir. Tam Namık Kemalvari bir isyan söz konusudur: Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin / Dönersem kahbeyim millet yolunda azîmetden.

Felek’e yapılan çağrı isyan çığlığıdır. Ama isyanın ardından kararlılık, hazırlık, plan ve strateji vardır. En iyi plan, durumların çeşitliliğini önceden gören her aklın hemfikir olacağı üzere, tek tek planlamayacak durumlarda doğru yanıtı içten bir biçimde üretebilecek kişilerin arzu edilen iş için seçimidir. O halde, bu büyük kucaklama eyleminin mimarlarından biri hiç kuşkusuz Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

Kucaklama eylemi öylesine büyük riskleri beraberinde getirmiştir ki herkesin en büyük beklentisi büyük bir hezimet sonucu CHP’nin deyim yerindeyse ortadan “çat” diye çatlamasıdır. Kucaklamanın en büyük riski, dost kuvvetlerin başarısızlığın pususunda güç büyütme riskidir. Kucaklayanın terslenmesi en çok onların işine gelir. En çok avuçlarını ovuşturur. “Sağa açılma” diye yaftalanıp aşağılanan bir tutumlar çokluğu başarı getirmiştir. Ülkenin sosyolojik gerçekleri ile dış politik açmazlar, ülkenin insan birikiminin ihtiyaçlarıyla ülkenin mevcut düzeninin ihtiyaçları arasındaki denge arayışı ortak paydayı geniş tutmanın yollarını araştırmayı dayatmıştır karar vericilere.

Kucaklama eylemi öylesine büyük riskleri beraberinde getirmiştir ki bazılarına göre modern dünyayla ilişki hepten koparılmışken “yabancılara şikâyet etme zemini” terk edilmiştir. Öyle ya meşruiyet tartışmasıyla yabancılara imdat çığlığını iletme şansımız vardı.

Kucaklama nefretten bambaşka bir boyuta aittir. Günlük işleri savma, günlük dertleri öteleme, günün getirdiği görevi savuşturma gibi sıradan davranışların büsbütün ötesindedir. Pekâlâ, dost kuvvetlere nutuklar verilip kahramanca laflar “tarihe not düşme” adı altında havada uçuşturulabilirdi. Topu taca atmanın dayanılmaz hafifliğine rağmen sebat edip gol kaçırma riskine karşın ayakta kalıp topu sürme eylemini üstlenmek kucaklanma eyleminin futboldaki karşılığıdır. Bu eylem gerçekleşmiştir. Meşruiyet tartışmasına saklanıp “gelecek güzel günlere”, “maviliklere sürülecek motorlara” seslenme ayinine neyse ki dönülmemiştir. Gerçek dünyaya uygun gerçek adımlar atılmıştır. Kucaklama eylemi, etrafı kuşatan akılları itmiş; kendi aklına sarılmıştır. Kuşatma kucaklamayla yarılmıştır.

Kucaklamayla toplumu bloklara ayıran nefret dili dışlanmıştır. Unutulmamalıdır ki kucaklama içle dış arasında ayrım yapmaktır. Kucaklama, dostun etrafını sarmak olduğu kadar düşmanı dışarıda bırakmaktır. Tam anlamıyla bir mevzi savaşı eylemidir. Kucaklama, düşmanın elini kolunu bağlama manevrasıdır. Kucaklama, utanç riskini karşını tarafın omuzlarına yüklemektir. Kucaklama stratejisi tutmuştur. Gönüller fethedilmektedir.

Kucaklamayı her yere, her mahfile, her mekâna yaymak gerek. Kucaklamayı en yakın düşmana uygulamak gerek ki en uzak düşman yapayalnız kalsın. En uzaktaki ve en azman düşmana, emperyalizme karşı tüm renklerimizi kucaklayalım ki bir daha içeriden hançerlenip birbirimizi dövmeyelim.

Her şey çok güzel olsun diye değil yalnızca, biz daha güzel olup etrafı değiştirebilelim diye kucaklayalım birbirimizi.



01/06/2019



Yazarın diğer yazıları

Görünmez Adam, Görünmez El ve Görünmezlerle Savaş (01/08/2019)
Hoşgörü, Kamu Yararı, Halk Sağlığı ve Taktik! (01/07/2019)
“Yeni Konjonktür” Eskidi mi Acaba? (01/05/2019)
Sanal Gerçeklikler, Medya Yalanları ve Nefes Alınan Yeni Bağımlılıklar (01/04/2019)
Felsefe İzmir’e Çok Yakışıyor (01/03/2019)
Ölümden Öte Ne Var? (01/02/2019)
İnsana Dokunma Ustası: İsmail Usta (01/01/2019)
Makas Açılıyor! (01/12/2018)
Felsefeye Çok Ama Çok İhtiyacımız Var (01/11/2018)
Bu Şafaklarda Tüten En Son Ocak: Yeniden Cumhuriyet (01/10/2018)
Eğitimde Dil Birliği ve Acil Adımlar (01/09/2018)
Öfke Patlamaları, Düşünce ve İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi (01/08/2018)
Ahlat Ağacı, Bezelye Taneleri ve “Güzel ve Yalnız Ülkem” (01/07/2018)
Özgürlük Üzerine (01/06/2018)
Okulların Çöküşü Kutlu Olsun! Okul Öldü, Yaşasın Okuma! (01/05/2018)
Eleştirel Düşünme ve Münazara (01/04/2018)
Eleştirel Düşünme ve Matematik Müfredatı (01/03/2018)
Eleştirel Düşünme Denemeleri: Bir Eleştiri Üzerine (01/02/2018)
Eleştirel Düşünme Denemeleri: Liberal Ekonominin Varsayımları ve Ezberler (01/01/2018)
Mantık Eğitimi ve Demokrasi (01/12/2017)
Dil Bilinci ve Mantık (01/11/2017)
Mesaja İhanet mi? Mesajı Anlamak mı? (01/10/2017)
Bağımlılıktan Kurtuluşta İrade Gücü ve İrade Çatışması (01/09/2017)
İrade Çatışmasından Çıkış veya Çatışmadan Kurtulmak (01/08/2017)
Kaybolmuşluktan Varoluşa (01/07/2017)
Ahlaka ve Hayale Sığınan İyi Yürekli İnsanlara! (01/06/2017)
İklimler ve Esen Yeller (01/05/2017)
Önce Bir Karaltıydı Hepsi, Durabilirdi Belki (01/04/2017)
Sıradanlıktan Olağanüstülüğe: Atatürk Modeli (01/03/2017)
Korkudan Korkmak ya da Korkuya Koşmak (01/02/2017)
Un Ufak Olmanın Hikâyesi: İnsanca pek insanca (01/01/2017)
Bir Yurt Gezisi ve Barbarlık (01/12/2016)
James Bond, Bulgakov ve Avam Korkusu (01/11/2016)
Sınırları Aşmak (01/10/2016)
Türkçe Eğitim-Öğretim İçin Kimi Sorun Ve Öneriler (01/09/2016)
Bilim, Teknoloji ve Bilimsellik (01/08/2016)
Sürdürülebilir Kuzey için Sürdürülemeyen Güney (30/06/2016)
Sahi biz neden matematikte bu kadar başarısızız? (01/06/2016)
Canavarlıktan Kurtuluş (01/05/2016)
Canavarlıkla Mücadele için Toplumsal Ölçekte Gerekli Pozitif Düzenlemeler (01/04/2016)
Canavarı ve Canavarlığı Tanıyalım (01/03/2016)
Canavar Yaratmak ve Canavarı Görmek (01/02/2016)
Bize Aziz Nesin Gerek! (01/01/2016)
Karikatürler ve Gerçek (01/12/2015)
Yeni Paradigmanın Habercileri: Anomaliler! (01/11/2015)
Şu Sıfırları Harbiden de Bir Atsak Ya! (01/10/2015)
Türk’ün Suyla İmtihanı: Nil taşkınlarından Ankara metrosuna (01/09/2015)
Bilim Dışı Yollara Tutunmak (01/08/2015)
İnsanca yaşamın olanağı: Sistemin Frankensteinları (01/07/2015)
Bıkanlar ve Sıkılanlar için Rehber Sorunlar ve Eski Çözümler: Bıkmadık mı? (01/06/2015)
Aklayıcılara Karşı Bilim ve Akıl! (01/05/2015)
Çok Partili Tek Merkezli Demokrasinin Gül Kokulu Reçetesi (01/04/2015)
5. Frank ve Adaletsizlik! (01/03/2015)
Cadı Kazanları Devriliyor! (01/02/2015)
Felsefe Düşünerek Yapılır (01/01/2015)
Sözde Akademik Çalışmaların Silahı: Palavra! (01/12/2014)
Özgürlük Üzerine Düşüncelerle Hasan Ali Yücel (01/11/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 6 (01/10/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 5 (01/09/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 4 (01/08/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 3 (01/07/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 2 (01/06/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 1 (01/05/2014)
Anketler Üzerine Genel Bir Eleştiri (01/04/2014)
Demokratik Seçimlerde Dil ve Referans Sorunsalı (01/03/2014)
Derin Devlet Karaya Oturdu, Muhalefetse Kızağa! (01/02/2014)
2014´e girerken Türkiye Aklını Arıyor! (01/01/2014)
“Olmasaydı da Olurduk” Safsatası (01/12/2013)
Türkiye Cumhuriyeti´nin Özdeşlik Sorunu (01/11/2013)
Çevirmenlik: Kardeşlik İşçiliği (01/10/2013)
Peripatetiklerden Meşşailere Gezerek Düşünmek Düşüncede Gezinmek (01/09/2013)
Çoğalan Ateş Hırsızları ve Demokrasi (01/08/2013)
Antimilitarizm ve ´´Mustafa Kemal´in Askerleriyiz!´´ (01/07/2013)
“Özgürlük, Eşitlik ve Kardeşlik” (01/06/2013)
Akıl, “Akil” ve Hurafe (01/05/2013)
"Demokratik" Olan Nedir? (01/04/2013)
Nesnellik, Tarafsızlık ve “Realite” (Son) (01/03/2013)
Nesnellik, Tarafsızlık ve “Realite” (3) (01/02/2013)
Nesnellik, Tarafsızlık ve “Realite” (2) (01/01/2013)
Nesnellik, Tarafsızlık ve “Realite” (1) (01/12/2012)
Narsisizmin Köleleri ve Efendileri (01/11/2012)
Anayasa Tartışmalarının Öğrettiği: Önderlik ve Milli Anayasa (01/10/2012)
İdeolojisizleştirme Yalanına Karşı İdeoloji (01/09/2012)
Anayasanın Neliği ve Anayasal Güvence (01/08/2012)