Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Küba Nereye Gidiyor?

Tayfun Özkaya


Obama ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargo politikası ile (Kübalılar kuşatma terimini tercih ediyorlar) şu ana kadar bir netice alamadıkları için (yani Küba’ya diz çöktüremedikleri için) terk ederek karşılıklı daha iyi ilişkiler kurmak istediklerini belirtti. Küba’yı özellikle tarımsal işletmelerini görmek için yaptığımız ziyarette ambargo (veya kuşatma) politikasının ABD için daha kötü olduğunu fark etmiştim ve yakın çevremde paylaştım. ABD sonunda kendileri için doğru politikanın ne olacağını anladı. ABD ambargosunun etkilerinin neler olabileceğini herkesin biraz düşünmesinde yarar var. Evinizdeki, işyerlerinizdeki aletleri, ekipmanları bir gözden geçirin. Böyle bir ambargoda bunların hepsi bir süre sonra hiç bir işe yaramaz hale geliyor. Küba bundan çok çekti. Ambargo Küba’da bir birlik duygusu ve bunu uygulayan ABD’ye karşı nefret yaratıyor. Yeni ilişkiler içinde Küba’da ABD’ye ve sistemine sempatinin artacağını düşünebiliriz.
Küba çok yoksul bir düzeyden bugünlere geldi. Küba’da aç insan görmedik. Gerçi SSCB döneminde endüstriyel tarımı sıkı bir şekilde uyguluyordu. 1991’de SSCB’nin çökmesi sonucu ciddi bir açlık ortaya çıktı. Bunu Küba yetkilileri çok açık bir şekilde anlattılar. SSCB’ye şeker satılamaz ve tarım ilaçları, kimyasal gübreler, petrol, tarımsal alet ve makinalar vb. alınamaz hale gelince tarımda ciddi bir çöküş ortaya çıktı. Başka gidecek bir yol da kalmayınca Küba ekolojik tarım, kent bahçeciliği, büyük devlet çiftliklerinin çalışanlarca yönetildiği uygun büyüklükteki kolektif üretim kooperatiflere bölünmesi gibi yeni bir yola girdi. Bu yolda büyük başarılar elde etti. Ancak sanırım bürokrasi eski huylarından vaz geçemediği için bir yandan da Brezilya ile GDO’lu ürün üretimine kapı açtı. Tarımdaki bu yeni yol çalışanların yönetimi ele almaları nedeniyle bana tarımda sosyalizme doğru atılmış bir adım gibi geldi. Çalışanların yönetimde olmadığı bir sisteme sosyalizm demek çok zor, belki bürokratik kollektivizm diyebiliriz.
Sanayi eskisi gibi kaldı. Yani fabrikalarda işçi yönetimde yoktur. Hizmetlerde ise hızla özel girişimin önü açılıyor. Küba’da taksi şoförü olmak doktor olmaktan çok daha iyi gelir getiren bir iştir.
Bütün bu gelişmeler Küba’yı nereye götürecek? Tarım alanında endüstriyel tarımdan uzaklaşarak ekolojik tarıma yol alınmıştı. Çiftliklerde çalışanların epeyi yönetimi ellerine aldılar. Bu olumlu gelişmeler diğer sektörlerde ve yaşamın her alanında yapılamaz mıydı? Şimdi ise ambargonun kısmen bile kalkması Küba’da ekonomiyi rahatlatabilir. Ancak bu yol Küba’yı sistemin bir uydusu haline getirebilir mi? Oldukça güçlü bir olasılık bence. Bir yandan kızıl bayrağı korurken bir yandan da kapitalizme dümen kırarak da olabilir bu. Bunu yapan başka ülkeler de var zaten.

Obama ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargo politikası ile (Kübalılar kuşatma terimini tercih ediyorlar) şu ana kadar bir netice alamadıkları için (yani Küba’ya diz çöktüremedikleri için) terk ederek karşılıklı daha iyi ilişkiler kurmak istediklerini belirtti. Küba’yı özellikle tarımsal işletmelerini görmek için yaptığımız ziyarette ambargo (veya kuşatma) politikasının ABD için daha kötü olduğunu fark etmiştim ve yakın çevremde paylaştım. ABD sonunda kendileri için doğru politikanın ne olacağını anladı. ABD ambargosunun etkilerinin neler olabileceğini herkesin biraz düşünmesinde yarar var. Evinizdeki, işyerlerinizdeki aletleri, ekipmanları bir gözden geçirin. Böyle bir ambargoda bunların hepsi bir süre sonra hiç bir işe yaramaz hale geliyor. Küba bundan çok çekti. Ambargo Küba’da bir birlik duygusu ve bunu uygulayan ABD’ye karşı nefret yaratıyor. Yeni ilişkiler içinde Küba’da ABD’ye ve sistemine sempatinin artacağını düşünebiliriz.


Küba çok yoksul bir düzeyden bugünlere geldi. Küba’da aç insan görmedik. Gerçi SSCB döneminde endüstriyel tarımı sıkı bir şekilde uyguluyordu. 1991’de SSCB’nin çökmesi sonucu ciddi bir açlık ortaya çıktı. Bunu Küba yetkilileri çok açık bir şekilde anlattılar. SSCB’ye şeker satılamaz ve tarım ilaçları, kimyasal gübreler, petrol, tarımsal alet ve makinalar vb. alınamaz hale gelince tarımda ciddi bir çöküş ortaya çıktı. Başka gidecek bir yol da kalmayınca Küba ekolojik tarım, kent bahçeciliği, büyük devlet çiftliklerinin çalışanlarca yönetildiği uygun büyüklükteki kolektif üretim kooperatiflere bölünmesi gibi yeni bir yola girdi. Bu yolda büyük başarılar elde etti. Ancak sanırım bürokrasi eski huylarından vaz geçemediği için bir yandan da Brezilya ile GDO’lu ürün üretimine kapı açtı. Tarımdaki bu yeni yol çalışanların yönetimi ele almaları nedeniyle bana tarımda sosyalizme doğru atılmış bir adım gibi geldi. Çalışanların yönetimde olmadığı bir sisteme sosyalizm demek çok zor, belki bürokratik kollektivizm diyebiliriz.


Sanayi eskisi gibi kaldı. Yani fabrikalarda işçi yönetimde yoktur. Hizmetlerde ise hızla özel girişimin önü açılıyor. Küba’da taksi şoförü olmak doktor olmaktan çok daha iyi gelir getiren bir iştir.


Bütün bu gelişmeler Küba’yı nereye götürecek? Tarım alanında endüstriyel tarımdan uzaklaşarak ekolojik tarıma yol alınmıştı. Çiftliklerde çalışanların epeyi yönetimi ellerine aldılar. Bu olumlu gelişmeler diğer sektörlerde ve yaşamın her alanında yapılamaz mıydı? Şimdi ise ambargonun kısmen bile kalkması Küba’da ekonomiyi rahatlatabilir. Ancak bu yol Küba’yı sistemin bir uydusu haline getirebilir mi? Oldukça güçlü bir olasılık bence. Bir yandan kızıl bayrağı korurken bir yandan da kapitalizme dümen kırarak da olabilir bu. Bunu yapan başka ülkeler de var zaten.




01/01/2015



Yazarın diğer yazıları

Fındık Cumhuriyetine mi Dönüşüyoruz? (01/10/2017)
Küba, sürdürülebilir tarımla açlığı tarihe gömdü (01/09/2017)
Üç Geri, Bir İleri: Zeytin, Mera ve Kıyılar (01/07/2017)
Wikileaks: Türkiyede Yerel Tohumların Satışı Yasaklansın (01/06/2017)
Zeytinlikler “KAMU Yararı” İle Yok Edilebilecek (01/06/2017)
Evrimsel Bitki Islahı: Araştırmanın Demokratikleşmesi Ve Küresel İklim Değişikliğine Uyum (01/05/2017)
İzmir’de de Su Şirketlerinin Hakimiyeti Mi? (01/04/2017)
Yıl 2020, Kripto (01/04/2017)
Sokak Sütü Adı Verilen Çiğ Sütün Durumu Üzerine (01/03/2017)
Piyasanın Timsah Gözyaşları Bile Yok (01/02/2017)
Sertifikalı Tohum Kullanımı Tarım Destekleri İle Birleşiyor Mu? (01/02/2017)
Küba, sürdürülebilir tarımla açlığı tarihe gömdü (01/01/2017)
Yerel Tohum Ve Köylü Haklarına Yeni Darbeler (01/12/2016)
Üretim Reform Paketi Zeytinciliğe ve Şeker Pancarına Darbe Mi? (01/11/2016)
Bayer Monsanto’yu Alıyor, Hegemonya Derinleşecek (01/10/2016)
Türkiye Tohumda Ülkelere mi Şirketlere mi Bağımlı? (01/08/2016)
OT ÖLDÜRÜCÜ GLYFOSATE KULLANILMAYA DEVAM EDİLİYOR (30/06/2016)
İZMİR’DE HAYATTA KALMAK (01/06/2016)
DOĞAL TARIM, GELENEKSEL TARIM KARMAŞASI (01/05/2016)
TARIM ZEHİRLERİNİN ÖNLENEBİLİR HEGEMONYASI (01/04/2016)
HER ŞEY GENETİĞE BAĞLI DEMEK KADERCİLİĞE ÇIKIYOR (01/03/2016)
Arıları Yok Eden Tarım İlaçları (01/10/2015)
Kuş Gribi Endüstriyel Tavukçulukla İlgilidir (01/06/2015)
Türkiye Tohumda Ülkelere mi Şirketlere mi Bağımlı? (01/03/2015)
2050’de Gıda Dünya’ya Yetecek mi? (01/11/2014)
Toprak Korumama ve Araziyi Tahrip Etme,Köylüyü Yok Etme Kanunu (01/10/2014)
CHP’nin Özelleştirmeden Farkı Var Mı? (01/09/2014)
Doğa ve İnsan Dostu Bir Tarım Sistemine Doğru (01/08/2013)