Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

İYİ Parti'nin kuruluşuna neden katıldım

Suat Çağlayan

Sayın Meral Akşener’in kurduğu İYİ PARTİ’nin kurucu üyelerinden biri de benim.

Şunu açık olarak belirtmeliyim ki, elimizin altından kayıp gitmekte olan Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan bu oluşumun içinde olmanın gönül rahatlığını taşıyorum.

Son umut olarak değerlendirilen bu oluşum hakkında, hemen her kesimden gelen olumlu tepkiler, bundan sonra Cumhuriyet karşıtlarının işlerinin kolay olmayacağını gösteriyor.

Elbette, her siyasi parti gibi İYİ Parti’nin de hedefi milletvekili ve belediye başkanı çıkarabilmek için yurttaşlarımızın oylarını almak!

Ancak İYİ PARTİ, bunun çok ötesinde bir iddia ile ortaya çıkıyor;

 2019 (belki de 2018) yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin başına, Sayın Erdoğan’ın yerine, Genel Başkanı olan Meral Akşener’i getirmek!

CUMHURBAŞKANI DEĞİŞMEDİKTEN SONRA…

Artık herkesin çok iyi bildiği bir gerçek var;

Yapılan yasal ve anayasal değişikler nedeniyle Türkiye artık tek adam yönetimi altında bulunmaktadır.

Ne TBMM’nin, ne Bakanlar Kurulu’nun ve ne de Başbakan’ın hiçbir anlamı kalmamıştır.

Bakanlar ve Başbakan, çok önemli iç ve dış politika kararlarını, ancak Saraydan yapılan açıklamaları televizyonlardan dinlerken öğrenmekte…

Toplantılarını sadece Tayyip Beyin verdiği emirlerin bürokratik yanını tamamlamak için yapmaktadırlar.

Sadece iç ve dış siyaset değil, yargı da Sayın Erdoğan’ın ağzından çıkacak talimatlara bakmaktadır.

Bunun en somut örneği, eşinin haksız yere cezaevinde çile çektiğini Erdoğan’a anlatmak için ağaca çıkan kadındır.

Acılı kadının ağaca çıkma nedenini öğrenen Erdoğan, yargıya gerekli talimatı veriyor ve yargı anında, o insanın haksız yere çektiği çileyi sona erdiriyor!

Oysa, binlerce on binlerce insan  -ağaca çıkan kadının kocası gibi- yargılanmadan cezaevlerine tutulmakta, eşleri Erdoğan’ın görebileceği bir ağaca çıkamadıkları için, yıllarca oralarda çile çekmektedirler.

Böyle bir ülkede yargının bağımsızlığından söz edilebilir mi?

Şu anda Türkiye’de var olan fiili durum şöyle özetlenebilir:

İşlerliği kalmayan bir parlamenter rejim, tek kişinin duyguları ile hareket eden bir yargı, ayaklar altına alınmış bir liyakat ile komutanları  -her anlamda-   tutsak alınmış bir TSK!

Eğer önümüzdeki seçimde Cumhurbaşkanlığı makamı kurtarılamazsa, Türkiye 2023 yılına Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı düşlerin gerçekleşme tehlikesiyle girecektir.

Bir sapıktan duyduğumda beni irkilten bu Cumhuriyet karşıtı sözleri sizin de bilmenizi istiyorum. 

“2023 yılında, son yüzyılı (1923-2023) ‘Karanlık Yüzyıl’ ilan edeceğiz!”

Cumhuriyet aydınlanmasından gözleri kör olanların beklentileri bu!

2019 SON ŞANS OLABİLİR

Eğer gelecek Cumhurbaşkanı seçimlerinde Sayın Erdoğan’ın karşısına Meral Akşener çıkar ve başarılı olursa bunun, Cumhuriyet’imizin kurtuluşu olacağına inananların sayısı bir hayli fazla…

Çünkü Meral Akşener Cumhurbaşkanı makamına oturduğu durumda;

 1- Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkacağını…

 2-Tek adam sultasını kaldıracağını…

3-Parlamenter rejime yeniden işlerlik kazandıracağını…

4-Yargı bağımsızlığının yeniden sağlanacağını…

5-Türk Silahlı Kuvvetlerinin onur ve saygınlığının eski düzeyine çıkarılacağını…

 6-Türkiye’nin, nefret edilen bir ülke olmaktan çıkarılarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün, Yurtta Barış, Dünyada Barış ilkesini egemen kılacağını…

 7-Yandaş ve akraba kayırmacılığı, vurgun ve soygun düzeninin sona erdirileceğini…

8-Üniversitelerin, hem işlev, hem yönetim biçimi ve hem de saygınlık olarak dünyanın en geri ülkeleri sıralamasından kurtarılacağını söylemektedir.

Bütün bunlar elbette iyi işleyen bir parlamenter rejim ile gerçekleşebilecektir. Parlamenter rejime dönebilmenin ön koşulu da Cumhurbaşkanlığı koltuğuna Cumhuriyetçi bir kişinin oturmasıdır.

ARTIK MİLLETVEKİLLİĞİNİN ANLAMI YOKTUR

Hedef Cumhurbaşkanlığı koltuğuna Cumhuriyetçi bir kişinin oturabilmesi olunca, Türkiye’deki tüm Cumhuriyetçi partilerin başında bulunan yöneticilerin işbirliği içinde olmaları gerekecektir. Eğer liderler arasında bu işbirliği yapılmazsa, tehlikeyi gören halkımız bu işbirliğini kendiliğinden yapacak öngörüye sahiptir.

Hiçbir önyargı ve ön koşul taşımadan yapılabilecek böylesi bir işbirliğin ilk uygulamasına yerel seçimlerde başlanılabilir.

Böylesi bir işbirliğini ütopik olarak değerlendirmemek gerekir. Ülkemizi aydınlığa götürebilecek bir işbirliği, Atatürk Cumhuriyet’ini tehlikede görenlerin temel beklentileridir.

Artık, Sayın Erdoğan’ı tek adam yapan yasalar nedeniyle, şu kadar veya bu kadar milletvekili çıkarmanın hiçbir anlamının olmadığını herkes anlamış olmalıdır.

Umutların henüz tam olarak solmamış olduğu, son Cumhurbaşkanlığı referandumunda, bizlere yaşatılan ‘ Ekmelettin Faciası’  belleklerden gitmemiştir.

O faciayı yüreğinin derinliğinde duyan Atatürk Cumhuriyetçilerinin sönmüş olan umutları, yeni bir rüzgarla alevlenmiş gibi görünmektedir.

Cumhuriyet’in temel değerleri bir bir yok edilirken, artık bölünme anlamına gelebilecek eleştirilerden uzak durmalı ve Cumhurbaşkanlığı makamı için, Atatürk’ü rehber edinenler işbirliği içinde olmalıdır.    



01/11/2017



Yazarın diğer yazıları

Ecevit'e Dil Uzatmanın Hafifliği (01/11/2017)
Neden Meral Akşener Hareketi (01/10/2017)
Popülizm Yapanlar Hastaları Vuruyor! (01/09/2017)
İbretlik Bir Öykü (01/08/2017)
Biraz da Futbol (01/07/2017)
Zeytinlikler (01/06/2017)
Referandum Sonrası Bir Analiz (01/05/2017)
Fethullah’ın Kadim Dostları Şimdi Düşman mı? (01/04/2017)
Burhan Özfatura’ya Kulak Verelim! (01/03/2017)
Charlie Chaplin’in “Büyük Diktatör” Filmi ve Bizdeki Versiyonu (01/02/2017)
Paşam, Keşke İşgal Edilen 16 Adadan Birine Çıkabilseydiniz! (01/02/2017)
Diktatörlerin Ruh Sağlığı (01/01/2017)
Yılmaz Büyükerşen’e De Bu Yapılırsa! (01/12/2016)
Gıda Emperyalizmine Karşı Bir Savaşçı: Osman Nuri Koçtürk (01/11/2016)
Durum Ciddi; Sokaklar Kadınlara Zindan Edilecek (01/10/2016)
At İzinin İt İzine Karıştığı Bir Ülkede… (01/09/2016)
Bir Darbe Analizi (01/08/2016)
APTAL PUMA SENDROMU/ PUMA KADIN (30/06/2016)
Herkes MHP'deki umut veren muhalefeti konuşuyor… Peki ya CHP! (01/06/2016)
SANATA TÜKÜRENLERİN YÖNETTİĞİ BİR ÜLKE (01/05/2016)
DOKTORLARIN KRİTİK SEÇİMİ NİSAN’DA (01/04/2016)
 ÖFKE NEREYE GÖTÜRÜR? (01/03/2016)
HP ve TSK Güven Vermek Zorundadır! (01/02/2016)
Biri Nobel’ini Atatürk’e Sunuyor, Diğeri İse… (01/01/2016)
Kurultay Her Zaman Sürpriz Yapabilir! (01/12/2015)
Bu Siyasetçiler Hemen Ayrılmalı ...
Hitler Örneği Akıldan Çıkarılmamalı...
(01/11/2015)
Potamya Kalıntıları İş Başında… (01/10/2015)
Keşke Bu Kadar AKP’ci Olmasaydım! Diyormudur Acaba (01/09/2015)
PKK ile Tahtarevalli Oyunu (01/08/2015)
Koalisyon Denince Akla Önce Saygı Gelmelidir! (01/07/2015)
Seçimlerle İlgili Bir Analiz (01/06/2015)
Ermeni Soykırımı Yalanı Karşısında (Yeni) CHP’yi Yönetenler Neden Tavırsız? (01/05/2015)
“Kozmik” Bilgileri Taşırmanın Günahı Kimlerde? (01/04/2015)
CHP’li Belediyenin Farklı Bir “Gemicik” Öyküsü (01/03/2015)
Gözyaşı Fışkırır, Yağ Yerine Zeytin İçinden (01/02/2015)
CHP’de Tavan, Tabanı Ürkütüyor (01/01/2015)
Emine Ülker Tarhan’ın İstifasının Anlamı (01/12/2014)
CHP Umut Olmalı! (01/11/2014)
CHP’de Umutsuzluk (01/10/2014)
CHP Bu Duruma Nasıl Düşürüldü? (01/09/2014)
Bu “Yaş” ta, Gözyaşı mı? (02/08/2014)
Zeytinliklere ve Zeytinciye Yazık Olacak (01/07/2014)
SOMA’da, 19 Yaşında Ölmenin Sakıncası Yok! (01/06/2014)
Sanatın ve Sanatçının Ölüm Fermanı:TÜSAK (01/05/2014)
Despot, Çöküntüyle Keskinleşir (01/04/2014)
Sadece Hırsızlık mı,Kleptomani mi? (05/03/2014)
Gerçek Kütüphaneci Olabilmek Zor İştir! (01/03/2014)
Grip Aşısı Sömürüsü (01/02/2014)
“Terörizme Destek Veren Ülke” Olmaya Doğru… (01/01/2014)
Zeytinyağı’na Suriye Darbesi (01/01/2014)
Gavat Açılımı (01/12/2013)
AKP ve Çocuk Felci! (01/12/2013)
“Onur ve Arkadaşlık” İstifaları (01/11/2013)
CHP’nin Mazlum/Mağdur Sıkıntısı (01/10/2013)
Şizofren Dış Politika (01/09/2013)
Emine Ülker Tarhan ve Gezi Gençliği (01/08/2013)
Görsel Bir Şölendir Ayvalık (12/07/2013)
Mustafa Kemal Rahat Uyuyabilir: (01/07/2013)
PKK’nın Çekilmesi İyi Analiz Edilmeli… (01/06/2013)
Müze/Kilise Ayasofya’yı (Trabzon) Camiye Çevirmenin Dayanılmaz Yanlışlığı (01/05/2013)
Suriye´deki Dinci Teröristlerin “Muta Nikahlı” Tecavüzleri (01/04/2013)
Tayyip Erdoğan Korkmasın! ABD Ondan İyisini Bulamaz! (01/03/2013)
Büyükerşen’e Bile Bu Yapılırsa (01/02/2013)
E.Ü. İçine Güzel Sanatlar Fakültesi ve Beklentiler (01/02/2013)
Yargıya Güvenin Olmadığı Yerde Osman Özgüven Neden Kalsın Ki? (01/01/2013)
Bir Meslek Örgütü Kendi Ülkesine Karşı Olabilir mi? (01/12/2012)
Cumhuriyet Ne Kadar Tehlikede (01/11/2012)
Türkiye´yi Bölme Görevi (01/10/2012)
Öldürdüler Almina’yı (03/09/2012)
İçerde: Din Sömürüsü ve Kin... Dışarda: Emir Kulu... (01/08/2012)
Kürtaj Yasağı En Çok Yoksul Kadını Vuracak (01/07/2012)
Artık ‘İçimiz’ değil ‘dışımız’ Yansın Belki Uyanırız! (01/06/2012)
Semah’ın Gücü... İzmir’in Kırılganlığı… (01/05/2012)
Afganistan’daki Helikopter Kazası (01/04/2012)
ABD Kafkasya’yı da Karıştırır mı? (01/03/2012)
Sıkıyönetim Mahkemeleri Daha mı İyiydi? (01/02/2012)
Rauf Denktaş´ın Arkasından Sahte Gözyaşları... (17/01/2012)
Cumhuriyet mi, Yoksa Demokrasi mi? (01/01/2012)
İzmir Belediye Baskını ya da Arturo Ui´nin Önlenebilir Yükselişi (01/12/2011)
Pkk’yı Siyasi Yollarla Yok Edemezsin! (01/11/2011)
İki Farklı ‘KALE’, İki Farklı Duyarlılık (01/10/2011)
Terör Örgütünün İki Kolu: PKK ve PKK Holdingi (01/09/2011)
“İnsan Hakları” Bu Ülkelerin Ağzına Yakışmıyor (01/08/2011)
Hukuk Mu Dedin? Hadi Canım Sen De! (01/07/2011)
Üç ‘F’ (Fado, Fatıma, Futbol) ve AKP (01/06/2011)
Onların Demokrasisi Bizi ‘Götürür’ Abi! (01/05/2011)
“Kırk Katır Mı, Kırk Satır Mı?” (01/04/2011)
Ecevit’i Ergenekon İçin Kullanmaya Çalışmasınlar! (01/03/2011)
Tükürün Bu ‘Ucube’ Heykellere! (01/02/2011)
Kılıçdaroğlu Artık Çok Rahat (01/01/2011)
Füze Kalkanı ve Türkiye (03/12/2010)
Rektör Olma Hayali Var, Mantık Yok... (01/11/2010)
Hanefi Avcı´nın Kitabı (01/10/2010)
“Bir Buçuk Cumhuriyetçiler” ve Referandum (01/09/2010)
Yaşasın! Tanzanya ile Vize Kalktı (01/08/2010)
Sevgili Hamas´a Sitemimizdir... (01/07/2010)
Güçlenen CHP Siyaseti Altüst Ediyor (01/06/2010)
Mayıs: Hüzünle Mutluluğun Kol Kola Gezdiği Ay (02/05/2010)
İki İsim, İki Öykü (01/04/2010)
Bakan Yanında ‘Ezik’ Vali (01/03/2010)
Özgürlük mü Dediniz(!) (01/02/2010)