Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

İsrail ve PKK

Yücel Bozdağlıoğlu

Sonunda korkulan oldu ve İsrail açık bir şekilde, Türkiye’ye karşı PKK kartını oynamaya başladı. Davos Zirvesi’nde Başbakan Tayyip Erdoğan ile İsrail lideri Şimon Peres arasında yaşanan gerginliğin tırmanarak devam etmesi Türkiye-İsrail ilişkilerini derinden etkilemişti. Daha sonra Erdoğan’ın Hamas’ı açıkça savunan demeçleri ve son olarak Mavi Marmara gemisine yapılan baskın ilişkileri kopma noktasına getirdi. Kriz döneminde bazı İsrailli yetkililer Hamas ve PKK arasında bağ kurmaya çalıştılarsa da bu hiçbir zaman İsrail’in PKK ile açıkça işbirliğine gidebileceği şeklinde yorumlanmadı. Ancak İsrail’de şu anda radikallerin etkili olduğu düşünülürse, bu ihtimal gittikçe güçlenmekte. Geçtiğimiz günlerde bir İsrail televizyonun PKK lideri Karayılan ile yaptığı röportaj bunun sinyallerini veriyor. Peki yeni durum Türkiye ve bölgeyi nasıl etkileyecek?

İsrail´in Yeni Stratejisi?

PKK liderinin verdiği demeçte, İsrail’i bölgedeki üç devlete karşı PKK ile işbirliğine davet ediyor. Bu devletler Türkiye, İran ve Suriye. Terör örgütünün hedefindeki bu ülkeler aynı zamanda İsrail’in de en sıkıntılı olduğu devletler. Daha da önemlisi, İran ve Suriye sadece İsrail ile değil Amerika ile de sorunlu. Aslında PKK, İsrail üzerinden dolaylı olarak Amerika’ya da çağrı yapıyor. Amerika’nın bu çağrıya ne kadar kulak vereceği bilinmez ancak İsrail bundan sonra PKK’yı en azılı düşmanları İran ve Suriye’ye karşı sonuna kadar kullanacaktır. İsrail’in, Türkiye’ye karşı böyle bir strateji geliştirmediğini düşünsek bile, İsrail stratejisinin Suriye ve İran’da başarılı olabilmesi, uzun dönemde PKK’nın Türkiye’ye karşı İsrail’den alacağı desteğe bağlı olacaktır. İsrail istemese bile, PKK, Suriye ve İran’da İsrail’in isteklerini yapmak için Türkiye konusunda İsrail’den alacağı desteği ön koşul olarak öne sürecektir. Yani bölgede PKK-İsrail işbirliği için gereken ortam halihazırda mevcut. Bu işbirliğinin pratiğe dönüşmesi, Türkiye-İsrail ilişkilerinin seyrine bağlı. Türkiye’nin PKK ile mücadelede İsrail’den aldığı askeri desteği göz önüne alırsak, durumun aciliyeti daha iyi anlaşılacaktır.


Amerika Oyunun Neresinde?

Yukarıdaki tabloya baktığımızda akla gelen ilk soru Amerika’nın bu oyunda üstleneceği role odaklanmakta. İsrail’in Amerika’nın geleneksel müttefiki olduğu düşünüldüğünde, İsrail yanlısı bir tutum alacağı düşünülebilir. Amerika’da özellikle AKP’nin politikalarını eleştiren bir grubun sesini daha da yükseltmeye başladığı göz önüne alınırsa bu ihtimal daha da güçlenmekte. Ancak diğer taraftan ABD’nin Irak’tan çekilme sürecinde Türkiye’ye ihtiyacı giderek artıyor. Bu durumda, ABD’nin bu konuyla ilgilenme olasılığı azalmakta. Ancak bu durum, bölgede güç boşluğu yaratarak durumun daha da karmaşık hale gelmesine sebep olabilir.


Sonuç


Türkiye bu kritik dönemeci ancak akılcı bir strateji ile atlatabilir. Öncelikli olarak olayların duygusallıktan uzak bir şekilde değerlendirilmesi gerekmekte. Türkiye Hamas ve İran’ı savunurken daha dikkatli olması, bu ülke ve gruplarla ideolojik birliktelik içinde olmadığının altını çizmesi gerekmekte. Çünkü, şu anda dünyada pek çok ülke, AKP’nin İran ve Hamas’ı ideolojik olarak desteklediğini düşünüyor. Bu da ister istemez Türkiye’nin teröristlerle işbirliği içinde olduğu izlenimi yaratıyor ve Hamas ile PKK arasında ilişki kurulmasını kolaylaştırıyor. Bu durum da PKK kartını oynamak isteyen İsrail’in de işine yarıyor. Türkiye’nin yapması gereken en önemli şey İsrail’le ilişkileri yeniden gözden geçirip olası bir PKK-İsrail işbirliğini önlemek. Aksi takdirde kendisini İran, Suriye, İsrail ve PKK’yı kapsayan ve bölgeyi felakete sürükleyebilecek bir krizin içinde bulabilir.



01/10/2010



Yazarın diğer yazıları

Şangay İşbirliği Örgütü mü Avrupa Birliği mi? Türkiye’nin Seçimi Geleceğini de Belirleyecek (01/02/2013)
ODTÜ Olayları ve Üniversiteler (04/01/2013)
Türkiye Neden Bir Mısır Olamaz? (04/12/2012)
Cumhuriyet Kutlamaları (02/11/2012)
Toplum Mühendisliği (01/10/2012)
İntikam Kültürü (04/07/2012)
Fransız Seçimleri ve Türkiye (08/05/2012)
Şimdi Ne Değişti? (01/04/2012)
21. Yüzyılda Türkiye’de Siyaset ve Eğitim (08/03/2012)
Soykırım Yasası, Hrant Dink ve Post-Kemalizm Tartışmaları (01/02/2012)
Fransa ve Ermeni Soykırımı Tasarısı (01/01/2012)
Türkiye´nin Tehlikeli Orta Doğu Politikası (01/12/2011)
Terör ve Bölgesel Güç Dengesi (01/11/2011)
Türkiye’nin Yeni Dış Politika Stratejisi Ve İsrail’le İlişkiler (01/10/2011)
Suriye’ye Müdahale Ve Türkiye’nin Rolü (01/09/2011)
Refah Devleti ve Terörizm (01/08/2011)
12 Haziran Seçimleri ve CHP (01/07/2011)
Demokrasi ve Yerel Yönetimlerin Özerkliği (01/06/2011)
CHP Dönek ve Faşist Bir Parti Mi? (01/05/2011)
STRATEJİK DERİNLİĞİN SONU… (01/04/2011)
Yasemin Devrimi’nin Ardından (01/03/2011)
Yasemin Devriminden Çıkarılacak Dersler (01/02/2011)
Demokratik Özerklik Belgesi Üzerine (01/01/2011)
Din ve Demokrasi: Endonezya Örneği (04/12/2010)
İran, Irak ve Ortadoğu´da Yeni Dengeler (04/11/2010)
Amerika Irak´tan Çekilirken (01/09/2010)
12 Eylül ve Anayasa Değişikliği (01/08/2010)
Türkiye, İsrail ve ABD (01/07/2010)
Kıbrıs Seçimlerinin Düşündürdükleri (01/06/2010)
Polonya, ABD Hegemonyası Ve Küresel Güç Mücadeleleri (01/06/2010)
Globalleşme, Kimlik Politikaları ve Ermeni Meselesi (01/04/2010)
Türkiye - Ermenistan İlişkileri ve Kıbrıs (01/03/2010)
Türk Dış Politikasında Yeni Yönelimler: Türkiye-İsrail Krizinin Düşündürdükleri (01/02/2010)