Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

İslamiyet’ten Önce Tengrici’ydik

Gizem Sezer Çavuşoğlu

Okul yıllarınızdan hatırlarsınız, Tarih derslerinde Türkler’in İslamiyet’ten önce Göktengri’ye inandıkları anlatılırdı. Hatta İslamiyeti seçme sebebimizin de İslamiyetle Tengricilik arasındaki benzerlikler olduğu söylenirdi. Peki gerçekten benzerlikler var mıydı? Yoksa İslamiyet’in Türkler’deki temellerini sağlamlaştırmak için bulunmuş dayatmalar mıydı bunlar?

Bazı bilim insanları Türklerin Şamanist olduğunu kabul ederken, bazıları ise Şamanizmi Orta Asya toplumlarının kültü olarak kabul ediyor. Bunun temel sebebi, Şamanizmin farklı coğrafyalarda aynı temelde, fakat farklı şekillerde var olmasındandır. Türk yazıtlarında Şaman sözcüğü geçmemektedir. Türkler’in ruhsal lideri ‘‘Kam’’dır. Kam’ın dinsel törenleri yönetmek başta olmak üzere pekçok görevi vardır.

Bir din olarak Gök Tengricilik M.Ö.5. yüzyıla kadar uzanıyor. Orta Asya’daki atalarımız için dindeki temel öğenin Göktengri yani Göktanrı olduğunu Göktürk ve Uygur Yazıtları’ndan anlıyoruz. Orhun Yazıtları’nda ilk çözümlenen kelime ‘‘Tengri’’dir. İslamiyetteki tek tanrı inancının Türkler’deki Göktengri inancına benzerliğini kabul etmek bir bakıma mümkün olabilir. Çünkü eski medeniyetlere baktığımızda Türkler dışındaki toplumların hepsinde ya doğa ya da doğaya ait unsurlara tapıldığını ya da putlara tapıldığını görüyoruz.

Eski Türkler, doğada gizli kuvvetlere ve bunların kutsallığı olduğuna inanıyorlardı. Ateş ve su gibi doğaya ait öğelere kutsallık katsalar bile, her şeyin yaratıcısının Göktengri olduğunu kabul ediyorlardı.(Aslında bu tüm eski toplumların inanışlarında vardır. Eski toplumlar bazen korktukları bazen anlam veremedikleri ve çözemedikleri doğa olaylarına kutsallık katarak saygı duyarlardı). Kitabelerden öğrendiğimiz Göktengri inancında atalara saygı büyük önem taşıyordu. Hatta atalar için kurbanlar kesiyorlardı. (Ancak Türkler’de insan kurban etmek yoktur. Paganizmle ya da eski inançlarla Tengriciliği ayıran en büyük neden bu olabilir.) İnsanların ruhunun öldükten sonra da yaşadığına inanıyorlardı. Ataların mezarlarına verilen önem savaş sebebi bile oluyordu. Örneğin Hıristiyan papazların Hun Hükümdarları’nın mezarlarını soyması Attila’nın Balkan Seferi’ne neden olmuştu.

Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra bile Tengricilikle İslamiyeti harmanlamışlar ve Tengriciliğin izlerini tamamen silmemişlerdir. Aslında Hoca Ahmet Yesevi’nin başını çektiği tasavvuf öğretisi, İslam’ın siyasi mücadelelere ve hırsa karıştırılmasına tepki olarak doğmuştur. Bu nedenle İslamiyeti Türkler arasında yayan dedeler olarak da ifade edilen sufilerdir. Alevilik kültürü de buradan gelmektedir. Alevilik, Orta Asya kültürüyle İslamiyet’in karmasıdır, ancak bu çok daha kaspamlı bir konu olarak ele alınmalı.

Günümüzde ise halen Tengriciliğin izleri devam etmektedir.

Tengriciliğe göre ruh, bedeni 40 gün sonra terk etmektedir. Destanlarda ve hikayelerde 40 yiğitler vardır. İslamiyette de ölünün kırkı çıkması diye adlandırılan bir inanış vardır ve mezarlıklara önem verilmesi de Tengriciliğe dayanır. Türbe, yatır vb yerlere önem vermenin kökenini Tengricilik oluşturur. Günümüzde hala devam eden kurşun dökmek de Orta Asya’daki atalarımızın insanlara etki eden kötü ruhların olumsuz etkisini kaldırmak için yaptıkları bir eylemdir. Nazar boncuğu ve nazar da yine atalarımızın inancı olan tengricilikten gelmektedir. Lohusa kadınların başına kırmızı kurdele bağlamak, yola çıkanın arkasından su dökmek de tengriciliğin izlerindendir. Ayrıca belki de Müslüman toplumlarda oldukça alkol tüketen toplum Türklerdir.islamiyet alkolü kesin olarak yasaklasa da Türkler arasında içki içmenin yaygın olmasının sebebi eski Türkler’in de yaygın olarak içki tüketmesidir. Ağaçlara bez bağlayarak dilek tutmak Nevruz kutlamaları köpeğin ulumasının uğursuz sayılması, tahtaya vurmak ve belki de daha pek çok adet atalarımızın Orta Asya’daki inancına dayanmaktadır.

Her ne kadar günümüzde Türklük tartışması yapılsa da, bu utanç verici tartışmayı anlamak mümkün değildir. Bizi Araplaştırmaya çalışanların, bizi Türklük’ten koparıp Ümmetçilik anlayışına sokmaya çalışmaları yersizdir. Günümüzde bile sürmekte olan Orta Asya Türk gelenekleri, Türklüğün yok edilme çabalarının ne kadar yersiz olduğunun kanıtıdır. Türk’ün Türklük’le bağı koparılamaz, koparmaya çalışanlara tarih en güzel cevabı verir…..

KAYNAKLAR

1) https://www.turktarihim.com/T%C3%BCrklerde_Tanr%C4%B1_%C4%B0nanc%C4%B1_ve_%C5%9Eamanizm.html

2) https://www.bilgicik.com/yazi/samanizm-turklerin-islamlasmasi-samanligin-bugunku-izleri/

3) https://www.neoldu.com/gunumuz-turk-adetleri-ve-samanizm-etkisi-1469h.htm

4) https://samanizm.net/samanizm-inanci/

5) http://pauegitimdergi.pau.edu.tr/Makaleler/675791620_7-%C5%9EAMAN%C4%B0ZM%20VE%20ESK%C4%B0%20T%C3%9CRK%20D%C4%B0N%C4%B0.pdf,

6) https://emoji.com.tr/samanizm/

7) https://www.turkcenindirilisi.com/turktarihi/tengricilik-nedir-kamcilik-ve-samanizm-ile-farki-nedir-h96185.html



01/12/2018



Önceki yazılar

Eski Mısır Tıp ve Eczacılık (01/11/2018)
Thule Örgütü (01/10/2018)
Kod Adı: Çiçero (01/04/2018)
Nükleer Bilinçsizlik (01/03/2018)
Birim 731 (01/01/2018)
Araştırma: Meditasyon, Yoga ve İlgili Uygulamalar DNA Tepkilerini Tersine Döndürebilir (01/07/2017)
Dünya Daha Hızlı Dönmeye Başlasaydı Ne Olurdu? (01/06/2017)
Dünyadan Bilim Haberleri (01/10/2016)