Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Hayatı Hatırlatan Müzı̇kler

Sümeyye Zağlı

Birkaç dakika sadece hayat hakkında düşünebilir misin? Kredi kartı ekstren, yenilemek istediğin mobilyaların, satın almak istediğin araba hakkında değil. Ya da Facebook’ta paylaştığın fotoğrafı kaç kişinin beğendiğini, ünlülerin bugün ne giydiklerini, nereye gittiklerini de takip etmeyi bırakabilir misin birkaç dakika? Unuttuğun hayatı şarkılarla hatırlamanı istiyorum. İstiyorum çünkü ancak nasıl bir hayatın içinde var olduğumuzu hatırlayıp, endişe duyup sorguladıktan sonra tüm güzelliklerin ve gerçek olanların kıymetini bilecek, belki de yanlış giden şeyler için mücadele etmeye, etrafını güzelleştirmeye başlayacaksın. Hatırladıktan sonra sadece kendini düşünmeyi bırakıp tüm canlıları alacaksın dünyana.

İşte tüm bunları hatırlatmak için çabalayan binlerce müzisyen var. Her şeyi bir kenara bırakıp hakikatleri düşünmeni isteyen binlerce müzisyen. Yolunda gitmeyen şeyleri gördükten sonra hiçbir şey yapmamak yerine harekete geçip, kaygılarını ve üzüntülerini herkesle paylaşmak isteyen saygı duyulası insanlar.

Beatles’in Ütopyası:
Yaşamı olması gereken haliyle anlatıp hepimize ‘’hayal et’’ diyor John Lennon. Bunu

dediğinde yıl 1971’di:

‘’Ülkelerin olmadığını hayal et
Yapması zor değil
Ne uğruna öldürecek ya da ölecek bir şey var Ne de dinler
Hayal et tüm insanların
Huzur içinde yaşadığını.‘’
‘’Sömürgelerin olmadığını hayal et
Merak ediyorum yapabilir misin? Açgözlülüğe ya da açlığa da gerek yok. İnsanların kardeşliği
Hayal et tüm insanların
Bütün dünyayı paylaştığını’’

Queen Soruyor: Neyi aradığımızı bilen birileri var mı?

Freddie Mercury, Show must go on(gösteri devam etmeli) şarkısını yakında öleceğinin farkındayken seslendirmiştir. Belki de şarkıyı bu kadar gerçek kılan budur. 6 ay sonra ise hayata gözlerini yummuştur Mercury.

‘’Boş alanlar, ne için yaşıyoruz?
Terk edilmiş yerler, sanırım sebebini biliyoruz.’’
‘’Neyi aradığımızı bilen var mı?
Yeni bir kahraman, yeni bir aptalca suç
Perdenin arkasında, pandomimde
Sınırı tut
Buna daha fazla tahammül etmek isteyen var mı?’’ Gösteri devam etmeli!
‘’İçimde kalbim parçalanıyor
Makyajım dökülüyor olabilir
Ama gülümsemem hala duruyor ‘’
‘’Ne olursa olsun tamamen şansa bırakacağım
Yeni bir kalp ağrısı, yeni bir başarısız aşk macerası Sürüp gidiyor
Ne için yaşadığımızı bilen birileri var mı?’’
‘’Sanırım öğreniyorum
Şimdi daha sıcak olmalıyım
Yakında köşeden dönüyor olacağım
Dışarıda şafak söküyor
Ama içeride karanlıkta, özgür olmak için acı çekiyorum’’ Gösteri devam etmeli!’’

Gary Jules: ‘’Nasıl anlatsam bilmiyorum böylesine deli bir dünyayı’’

Garipliklerle ve karışıklıklarla dolu dünyayı anlatan şarkı: Mad World(Deli Dünya)

‘’Her yanımda tanıdık yüzler Eskimiş yerler, yüzler
Parlak ve erken günlük yarışlar. Hiçbir yere gitmeyen..’’

‘’Ve gözyaşları bardaklarına düşen ifadesiz insanlar Yüzümü onlardan saklayasım gelir,
acımı gizleyesim’’
‘’Nasıl anlatsam bilmiyorum

Yaşaması dahi zor gelirken
İnsanlar dönüp duruken
Böyle deli bir dünyayı’’
‘’Çocuklar iyi hissedecekleri günü bekliyor, İyi ki doğdun iyi ki doğdun sesleri.. Hepsine aynısını öğrettiler,

Oturup dinlemeyi.’’

Bob Dylan diyor ki: ‘’Cevap rüzgarda esiyor.’’

Hayatı anlatan bir diğer şey ise, o akıp giderken defalarca takılıp kalıyoruz, defalarca yenilip, defalarca düşüyor ve tekrar kalkıyoruz.

Ya da defalarca bombalanıyor şehirler, defalarca ölüyor masum insanlar. Defalarca kazanıyor kötüler.

Defalarca kırılıyor kalpler, defalarca tükeniyor ümitler, defalarca sevip defalarca nefret ediyor insanlar.

‘’Defalarca’’dan oluşan hayata dönüp baktığımızda ‘’kaç kez daha?’’ sorusunu sorarız hep kendimize.

İşte Bob Dylan bu ‘’kaç kez daha?’’ sorusunu soranlardan:

‘’Bir adamın katetmesi gereken ne kadar yol var? Ona erkek demeniz için
Evet, ve kaç deniz aşmalı beyaz bir güvercin Kumlarda uyumadan önce ‘’

‘’Evet, ve top gülleleri kaç kez atılmalı Sonsuza dek yasaklanmalarından önce Cevap, dostum, rüzgarda esiyor’’
‘’Bir adam kaç kez yukarı bakmalı Gökyüzünü görebilmesi için

Evet, ve bir adamın kaç kulağı olmalı
İnsanların ağladığını duyabilmesi için’’
‘’Ve kaç ölüm olmalı onun bilmesi için
Ne kadar çok insanın öldüğünü?
Cevap dostum, rüzgarda esiyor’’
Savaşın efendilerine seslenen Bob Dylan: Hayatın en acı gerçeği: bitmeyen savaşlar, hırslar. ‘’Savaşın efendileri gelin

Bütün silahları inşa edenler
Ölüm uçaklarını inşa edenler
Bütün bombaları yapanlar
Duvarlar arkasında saklanan Masalar arkasında saklanan sizler Sadece bilmenizi istiyorum Maskelerinizin ardını görebiliyorum’’

İşte yaşamın gerçeklerinden uzaklaştığımızda bize onu hatırlatacak olan şarkılardan sadece birkaç tanesi.

Umuyorum gerçeklerin farkına varıp harekete geçebilmemiz hepimiz için mümkün olur. Umuyorum yaşadığı dünya için endişelenen insanlar her zaman var olur.





01/08/2017



Önceki yazılar

Özlem ve Hüznün Narin Sesi: Frédéric Chopin (01/09/2017)
Ludovico Einaudi ve Hayatımızın Fon Müzikleri (01/07/2017)
Pınk Floyd Ve Felsefesi (01/06/2017)
Müzik Üzerine (01/05/2017)