Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Hayat!..

Serdar Kızık


Cumhuriyet tarihinin en oportünist yönetimiyle karşı karşıyayız.
İlkesiz, tutarsız; dün farklı bugün başka konuşan, uygulayan, düşünen bir yönetim.
Bu denli hukuksuz, adaletsiz bir dönem olmamıştı.
Birçok kez krize düşen ülke ekonomisi bu denli belirsizliğe sürüklenmemişti.
Bu kadar yönetilmez ve çaresiz, karanlık bir dönem yaşanmamıştı.
Menderes’in tahkikat komisyonlarını,12 Eylül günlerini anımsayın.
Daha beterdir bu dönem kuşkusuz.
Beterdir...
Çünkü, hukuku geçtim, vicdan yok.
Daha da önemlisi insanlık yok.
Kin, öfke, intikam ve ülkenin paylaşım savaşı.
Küresel güçlerin işbaşına getirdiği (anlıyoruz ki şimdi çark ettiği) bir koalisyonun, derin devlet yapılanmasının devamı bir ortaklığın canına okuduğu bir Türkiye var karşımızda. Küresel güçler, AKP ve cemaat...
Türkiye’de çok oyun oynadılar, çok tezgâh kurdular.
Çok masumun hayatlarını çaldılar, kanına girdiler.
O sahte belgelerle, düzmece delillerle, derin devlet operasyonlarıyla...
Ortaklar el ele, kucak kucağa kotardı bu işleri.
Kapışınca topu birbirlerine atıyorlar.
Yandaş kalemler yıllardır yazdıklarını unutup temize çıkmaya çalışıyor.
***
Yineleyip duruyoruz, bundan sonra da unutturmayacağız.
Madem paralel devlet, örgüt, çete var.
Madem içeride yüzlerce masum günahsız yatıyor.
Maden kumpas var, üstelik sana da yapılıyor.
Sen bugüne kadar nerelerdeydin?
Haberin yok muydu?
Paralel yapıyı oradan alıp başka göreve sürüyorsun.
Açık açık soralım.
Ergenekon, Balyoz, Odatv, Şike ve benzeri davalarda görev alan polis, savcı, yargıç, paralel yapının, örgütün, çetenin elemanları mıdır?
Öyleyse neden tayin etmekten başka bir iş yapmıyorsun?
Hrant Dink cinayetinde, Fransa’da öldürülen PKK’liler dosyasında birbirlerinizi suçluyorsunuz.
Gerçek ne, halkın bunları bilmek hakkı değil mi?
Tarafların kapışması bir yana. Bazı merkez unsurlar neredeyse yalvar yakar, sulh çağrısı yapıyor.
Cemaat - Erdoğan kapışması ülkeye zarar veriyormuş, ekonomi yalpalıyor, zora düşüyormuş...
Beyler siz değil miydiniz bir zamanlar düzmece operasyon ve davalara bakıp «Ülkenin bağırsakları temizleniyor” diyen?
Asıl şimdi gerçekler ortaya çıkıyor. Halk yolsuzlukları, rüşveti, yağmayı, talanı, düşman operasyonlarını, hileleri, hurdaları, düzmece senaryoları şimdi anlıyor.
Bir de başka bir ülkede olsa üç günde yıkılacak iktidarın karşısında, Meclis’te gerçek bir muhalefet olmadığını...
***
Olan yıllardır bu ülkeyi, bu toprakları gerçekten seven, namuslu, onurlu, devrimci, yurtsever, çalmayan, çırpmayan, avanta peşinde koşmayan, sömürüsüz, savaşsız bir dünya isteyenlere oluyor...
Ama çare yok, bozuk düzen yıkılacak elbet...
Savaş Emek de bu insanlardandı. Dün aramızdan ayrılıp sonsuz yolculuğa gitti çok erken.
Yıllarını antiemparyalist mücadeleye, ülkesine ve ulusuna harcayan...
Kapitalist sisteme başkaldıran...
Aliağa’ya termik santral, Akkuyu’ya nükleer santral yaptırmayan...
Türkiye çevre mücadelesinin öncü isimlerinden, ütopyalar ortağım...
68’li yiğit ağabeyim ışıklarla kal...
Hayatın gibi...

Cumhuriyet tarihinin en oportünist yönetimiyle karşı karşıyayız.


İlkesiz, tutarsız; dün farklı bugün başka konuşan, uygulayan, düşünen bir yönetim.


Bu denli hukuksuz, adaletsiz bir dönem olmamıştı.


Birçok kez krize düşen ülke ekonomisi bu denli belirsizliğe sürüklenmemişti.


Bu kadar yönetilmez ve çaresiz, karanlık bir dönem yaşanmamıştı.


Menderes’in tahkikat komisyonlarını,12 Eylül günlerini anımsayın.


Daha beterdir bu dönem kuşkusuz.


Beterdir...


Çünkü, hukuku geçtim, vicdan yok.


Daha da önemlisi insanlık yok.


Kin, öfke, intikam ve ülkenin paylaşım savaşı.


Küresel güçlerin işbaşına getirdiği (anlıyoruz ki şimdi çark ettiği) bir koalisyonun, derin devlet yapılanmasının devamı bir ortaklığın canına okuduğu bir Türkiye var karşımızda. Küresel güçler, AKP ve cemaat...


Türkiye’de çok oyun oynadılar, çok tezgâh kurdular.


Çok masumun hayatlarını çaldılar, kanına girdiler.


O sahte belgelerle, düzmece delillerle, derin devlet operasyonlarıyla...


Ortaklar el ele, kucak kucağa kotardı bu işleri.


Kapışınca topu birbirlerine atıyorlar.


Yandaş kalemler yıllardır yazdıklarını unutup temize çıkmaya çalışıyor.


***


Yineleyip duruyoruz, bundan sonra da unutturmayacağız.


Madem paralel devlet, örgüt, çete var.


Madem içeride yüzlerce masum günahsız yatıyor.


Maden kumpas var, üstelik sana da yapılıyor.


Sen bugüne kadar nerelerdeydin?


Haberin yok muydu?


Paralel yapıyı oradan alıp başka göreve sürüyorsun.


Açık açık soralım.


Ergenekon, Balyoz, Odatv, Şike ve benzeri davalarda görev alan polis, savcı, yargıç, paralel yapının, örgütün, çetenin elemanları mıdır?


Öyleyse neden tayin etmekten başka bir iş yapmıyorsun?


Hrant Dink cinayetinde, Fransa’da öldürülen PKK’liler dosyasında birbirlerinizi suçluyorsunuz.


Gerçek ne, halkın bunları bilmek hakkı değil mi?


Tarafların kapışması bir yana. Bazı merkez unsurlar neredeyse yalvar yakar, sulh çağrısı yapıyor.


Cemaat - Erdoğan kapışması ülkeye zarar veriyormuş, ekonomi yalpalıyor, zora düşüyormuş...


Beyler siz değil miydiniz bir zamanlar düzmece operasyon ve davalara bakıp «Ülkenin bağırsakları temizleniyor” diyen?


Asıl şimdi gerçekler ortaya çıkıyor. Halk yolsuzlukları, rüşveti, yağmayı, talanı, düşman operasyonlarını, hileleri, hurdaları, düzmece senaryoları şimdi anlıyor.


Bir de başka bir ülkede olsa üç günde yıkılacak iktidarın karşısında, Meclis’te gerçek bir muhalefet olmadığını...


***


Olan yıllardır bu ülkeyi, bu toprakları gerçekten seven, namuslu, onurlu, devrimci, yurtsever, çalmayan, çırpmayan, avanta peşinde koşmayan, sömürüsüz, savaşsız bir dünya isteyenlere oluyor...


Ama çare yok, bozuk düzen yıkılacak elbet...


Savaş Emek de bu insanlardandı. Dün aramızdan ayrılıp sonsuz yolculuğa gitti çok erken.


Yıllarını antiemparyalist mücadeleye, ülkesine ve ulusuna harcayan...


Kapitalist sisteme başkaldıran...


Aliağa’ya termik santral, Akkuyu’ya nükleer santral yaptırmayan...


Türkiye çevre mücadelesinin öncü isimlerinden, ütopyalar ortağım...


68’li yiğit ağabeyim ışıklarla kal...


Hayatın gibi...




01/02/2014



Yazarın diğer yazıları

Bilmek istediklerimizi bize söyleyecek makinalara yüklemek... (01/11/2017)
Sanat Her Şeyi Değiştirebilir (01/10/2017)
Liberal Pişkinliği Yetmez Ama Evet İhaneti... (01/07/2017)
Derin Bir Soluk (01/06/2017)
12 Eylül Çocuğu AKP (01/03/2017)
Yağma, Talan Engel Tanımıyor (01/02/2017)
KÜLTÜR VE SANAT POLİTİKALARI.. (01/01/2017)
Nasılsınız İyi misiniz ? (01/12/2016)
Kimi Kandırıyorsunuz? (01/11/2016)
Mavi Yeşil Direniş (01/10/2016)
Knidos'un Sırrı, Anadolu'nun Yağmalanması (01/09/2016)
Darbe Girişiminin Benim Gözümden Kısa Analizi  (01/08/2016)
Lavanta mı avanta mı ? (30/06/2016)
İnsanlığın toplu intiharı!.. (01/06/2016)
Sesler kısılırken... (01/05/2016)
İnsanlığın toplu intiharı!.. (01/04/2016)
MAVİ YEŞİL DİRENİŞ (01/03/2016)
CUMHURİYET NEDEN ? (01/02/2016)
Sesler kısılırken... (01/01/2016)
Canavarı kim yarattı? (01/12/2015)
Üniter Ve Laik Devlet Yapısından Rahatsızlık Duyanlar (01/11/2015)
Güldürmeyin Bizi (01/10/2015)
Emperyalizmin Değirmenine Su Taşımak!.. (01/09/2015)
Devrimin Bayramı!.. (01/05/2015)
Arşipel’in Çığlığı (01/04/2015)
Anadolu Tohumu (04/03/2015)
Yarasa Operasyonları.,. (01/02/2015)
Mavi Olsun Umudumuz!.. Kır Karanlığın Kapısını!.. (01/01/2015)
Bir Daha Zincirleri Kır Aliağa... (01/12/2014)
Kanlı Satranç Tahtası (01/11/2014)
IŞİD’in İşi Bitti mi? (01/10/2014)
Liberalizm Ulusalcılık ve Sol (01/09/2014)
Beraber Yürüyenler, Birbirini Yiyor... (01/08/2014)
Açgözlüler!.. (01/07/2014)
Perdeleme !.. (01/06/2014)
Nükleere Diren!.. (01/05/2014)
Hukuk Kampanyası (01/04/2014)
Dikilenler!.. (01/03/2014)
Beraber Yürüdünüz!.. (01/01/2014)
İzmir Kazandı!.. (01/12/2013)
Adsız Millet!.. (01/11/2013)
Mavi Sürgün (01/10/2013)
İyi Bakın!.. (01/09/2013)
Kulaklarınız Fena Çınlamasın.. (01/08/2013)
Sonun Başlangıcı (01/07/2013)