Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Gülbahçe Körfezi ve Deniz Çayırları

Güzel Yücel Gier

Gülbahçe ve Özbekli köylüler deniz çayırlarına «kara saman” derler. Eski zamanlarda onları kurutup bina yalıtkanlığında kullanırlarmış. Datça’yada da çoğu eski evlerde bu samana rastlamak mümkün. «Kara saman” kelimesi, köylünün bu bitkiye yabancı olmadığı izlenimini verir. Gerçekten de kara samanın, deniz çayırının olduğu yerde balık bol olur. Bunu balıkçılar bilir. Deniz çayırları, denizin ormanıdır! Ama dışarıdan gelen yazlıkçılar, liman yapmaya kalkanlar, troller, veya balık yetiştiriciliğini deniz çayırlarının üzerine yapmak isteyenler böyle bir alt bilgiden, sezgiden bi habersizdirler. Oksijenin bol olduğu, karasal ormanlarda olduğu gibi organik maddenin yüksek olduğu, sucul organizmaların rahatlıkla besin bulduğu yemyeşil bir orman. Tek farkı kıyıdan itibaren 40 metre derinliğe kadar uzanan denizde bir orman.... İçinde pinaları, deniz yıldızı, deniz iğnesi, deniz atı, deniz patlıcanı yanı sıra bol bol balıkların olduğu çayırlar... Posidonia’nın sağlam kökleri, zarif uzun yaprakları, zeytin büyüklüğünde ve şeklinde tohumları ve sonbaharda açan beyaz çiçekleri vardır. Deniz içinde dalgaların hareketi ile sağa sola yatan bu ormanın içinde dolaşmak bana her zaman huzur vermiştir. Buralar balık yavruları için bulunmaz yaşam alanlarıdır. Maskenizi takıp buralarda dolaştığınızda bir sürü yavru balık görürsünüz.

Deniz Çayırları Posidonia oceanica Korunması

Posidonia ismini, deniz tanrısı Poseidon’dan aldığı söylenmekte. Uzun zaman «deniz tanrısının adını niye bu bitkiye vermişler” diye düşündüm. Böylesine üretken ve güçlü bir bitkiye deniz tanrısının adı verilmesi ilginç tabii! Neden bu ismi sevimli bir yunusa veya güçlü, yırtıcı köpek balığına değil de, bir böylesi zarif bir bitkiye vermişler.. Kara saman, Posidonia, insanların yaşamında o kadar önemli olmalı ki «tanrı” ismi ona ithaf edilmiş olmalı. Diğer önemli yanı bu ismin, bir çeşit kutsallığı isim boyutuna katıp, bu bitkiyi korumak ve önemini vurgulamak. Geçen gün gittiğim Sisam adasında Poseidon koyunda limanladık. Limanda harika bir deniz çayırı vardı. Posidonia o.Akdeniz’e özgü (endemik) bir tür. Akdeniz ekosistemi içinde sayılamayacak kadar çok önemi olan Posidonia oceanica Akdeniz’in kilit türlerinden biri. Bununla beraber kıyılardaki turizm, balık çiftlikleri, balıkçılık, kıyılardaki yapılaşmalar, kıyılarda yapılan faaliyetlerin (endüstri vb.) atıkları bu kırılgan ekosistemlere, çayırlara zarar vermekte. Gülbahçe Körfezi’nin genel olarak sığ olması (0-30m) Posidonia çayırlarının yaygın olarak bulunması özellikle yavru balıkların korunması, beslenmesi açısından önemli. Bu bölgenin kıyı balıkçılığı açısından verimli olmasını sağlamakta. Ayrıca kıyıdan itibaren sağlam kökleri ile tabana öyle bir bağlanırlar ki kıyının erozyonunu da böylelikle engellerler.

Şimdi radyodan Artvin’deki sel felaketini dinliyorum. Oradaki orman dokusunu HES, yol, yanlış şehirleşme gibi nedenlerle yok edip, yağmurların sele dönüşüp can kaybına, evleri sürüklediğini, yolları yıkdığını dinliyorum. Bizler de denizlerde deniz çayırlarını yok etmeye devam edersek buna benzer senaryoları denizde görürsek şaşırmayalım derim. Doğanın korunması için bilimsel çalışmalara ihtiyaç var.

Deniz Çayırlarının Gülbahçe Körfezi’ndeki Yayılımının Haritalanması

Ekolojik süreçlerin muhafaza edilmesi için, ekosistemlerin ihtiyaçlarının planlanması ve alansal ölçekte deniz kaynaklarının yönetilmesi gerekmektedir. Deniz çayırları gibi habitatlar 1-40 m derinlikler arasında bulunduğu için çalışmaların alansal boyutta ele alınmasının faydası vardır. Alanda yapılan daha önceki çalışmada kaplan sırtı, atol ve resif bariyeri olmak üzere üç farklı Posidonia çayırları tipinin Gülbahçe Körfezi’inde olması bölgenin seçilmesinde önemli bir faktör olmuştur. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda bu üç farklı oluşum tipinin Akdeniz ölçeğinde aynı bölgede mevcut olması bölgenin korunmasında önceliği gerektiren bir konuma sokmakta. Harita çalışmalarında hava fotoğrafları ve yanal taramalı sonar haritalandırma çalıştırmalarının hızlandırmayı planlamaktayız. Bu tip habitatların haritalanması ile korunmanın daha bilinçli yapılması sağlanabilecek, sürdürülebilir balıkçılık yönetimini için gerekli verilerle girdiler sağlanabilecektir.

Sizlerin de bulunduğunuz yerde bu çayırların varlığını fark ettiğinizde sağlıklı bir denize sahip olduğunuzu düşünmenizi isterim.



01/09/2015



Yazarın diğer yazıları

Knidos’lu Denizciler : Sinyor Günay ve Atilla Kaptan (01/04/2018)
Engin Amca’nın (Tonguç) Ardından (01/02/2018)
Melahat ve Zehra Öğretmen (01/11/2016)
ÖZBEKLİ KADINLAR (01/06/2016)
Çöğür (01/04/2016)
Ertuğrul Firkateyni (01/03/2016)
Ayvalık’ta Hasat Zamanı (01/01/2016)
Halet (Çambel) Hanıma Giderken… (01/11/2015)
Denizimi Tanıyorum ve Koruyorum Projesi (01/10/2015)
Akdeniz’in Doğal, Kültürel-Tarihsel Mirası (01/07/2015)
İzmir Körfezi’ni Coğrafi Bilgi Sistemi İle Tanımak (01/03/2015)
Gediz Tuz Tavalarından Endülüs’te Raks’a (01/02/2015)
Palamut Avı (01/11/2014)
İzmir Körfezi’nin Yunusları (01/10/2014)
Koca Piri Reis Gemisi ile Sefer (01/06/2014)
Deve Güreşleri ve Burhaniye (01/04/2014)
Ben de Koşmaktayım O Devin Ardından (01/02/2014)
Knidos-Datça Feneri ve Fenercisi (01/01/2014)
Akdeniz’in Ortasında Malta Adası (01/12/2013)
Doğa Müzeleri (05/11/2013)
Bozburun ve Kadın Balıkçılar (01/10/2013)
Korsika Adası ve Akdeniz (01/09/2013)
Sulak Alanlar ve İzmir (01/08/2013)
Girit Adası (01/07/2013)