Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Grip Aşısı Sömürüsü

Suat Çağlayan


Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile grip aşısı üreten uluslararası firmalar arasında çok yakın bir ilişki vardır. Grip yapan influenza virüsleri sürekli yapılarını değiştirebildiğinden, üretici firmalar o yıl hangi tür virüslere karşı aşı üreteceklerine DSÖ’den aldıkları bilgiyle karar verirler. Örneğin o yıl DSÖ, üretici firmalara üç influenza virüsünün adını verir, onlar da o virüslere karşı aşı üretirler.
GRİP AŞISI SADECE RİSK GRUPLARINA
Grip aşısının, dünyada en çok yapılan aşılardan biri olduğu biliniyor. Uzmanlar bu aşının herkese değil, ‘risk grubu’ olarak kabul edilenlere yapılmasını uygun görmektedirler.
Risk grubu tanımı içine girenler şunlardır:
65 yaş üzerindekiler, kronik hastalığı olanlar, gebeler, bakımevi veya huzurevinde kalanlar, sürekli aspirin kullananlar, bağışıklık sorunu olanlar, sağlık çalışanları vs...
HER YOLU KULLANIYORLAR
Bugün tüm dünyada grip aşının yaygınlaştırılması için geniş kampanyalar yapılmaktadır. Neredeyse ‘insanların gözü korkutularak’ herkesin bu aşıyı yaptırması sağlanmaya çalışılmaktadır.
Üretici firmaların bu amaçla kullanmayacakları araç yok gibidir. Bunlar arasında DSÖ, kimi ülkelerin sağlıkla ilgili kurum ve kuruluşları, medya ve kimi sivil toplum örgütleri de bulunmaktadır.
Bu amaçla hemen her yıl farklı bir felaket senaryosu işletilir;
Bir DSÖ yetkilisi çıkar, o yıl bilmem kaç milyon insanın bilmem hangi gripten öleceğini söyler...
Ya da ülkelerin sağlık yönetiminde veya sağlık meslek örgütlerinde görev alanlar felaket haberleriyle toplumu sarsmaya başlarlar...
Medya zaten bu haberleri vermeye dünden hazırdır. Çünkü üretici firmalar ile aşıyı satacak aracılar genellikle çok cazip reklam paraları akıtırlar...
Görüldüğü gibi bu aşının yaygınlaştırılmasından yana olanlardan kimi oynanan oyunu bilmez...
Kimi sağlık yönetimleri durumu bilmesine karşın yine de olası bir salgından korktuğu için bu oyunun bir parçası olur...
Kimi ise sadece ve sadece ‘duygusal!’ nedenlerle grip aşısı denen influenza aşısının, toplumun her kesimine yapılmasını sağlamaya çalışır...
GRİP AŞISI KONUSUNDA GERÇEKLER
Bu konunun daha iyi anlaşılması için şu gerçeklerin bilinmesinde yarar olacaktır.
1-İnfluenza virüsleri grip hastalığının etkenleri arasında sadece %4 ile %10’luk bir paya sahiptir. Yani grip olanların sadece 10 ile 25’te birinde etken influenza virüsüdür.
2-İnfluenza virüslerinin üç tipi vardır; A,B ve C. Bunların sadece A tipi grip oluşturur. B tipiyle olan grip çok hafif geçer. C tipi ise çok nadir görülür.
3-Grip aşısı denen İnfluenza aşısının etkinliği %40 ile %80 arasında değişmektedir. Üstelik etkili olsa bile güçlü bir koruma sağlamadığı bilimsel bir gerçektir.
4-İnfluenza virüsleri sürekli mutasyon dediğimiz değişimden geçerek yeni tiplere dönerler. Bu nedenle bir sene önce grip yapan influenza tipine bakılarak üretilen aşı o virüsün yeni bir makyajla karşımıza çıkması durumunda etkili olmaz.

SAĞLIKLI OLANLARA GEREK YOK

Grip salgınları korkusu yaratılarak (Kuş gribi, domuz gribi gibi...) halkta panik yaratmak ve onların bu korkusunu aşı üzerinden paraya dönüştürmek kirli sağlık konularından sadece biri...
Elbette yüksek risk olarak adlandırılan insan gruplarına influenza aşısı yapılmasına hiç kimse karşı çıkamaz. Çünkü onların zaten kırılgan olan bağışıklık sistemlerinin buna ihtiyacı olabilir.
Ancak...
Bilinen yüz dolayındaki grip virüsü arasında en fazla üçüne etkili olabilecek-o da yetersiz oranda- bir aşıyı yaptırma konusu, her zaman bazı kuşkuları da yanında taşımalıdır...
Özetle, sağlıklı olan ve risk grubunda bulunmayanların grip aşısı denen aşıyı yaptırmalarına gerek yoktur...

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile grip aşısı üreten uluslararası firmalar arasında çok yakın bir ilişki vardır. Grip yapan influenza virüsleri sürekli yapılarını değiştirebildiğinden, üretici firmalar o yıl hangi tür virüslere karşı aşı üreteceklerine DSÖ’den aldıkları bilgiyle karar verirler. Örneğin o yıl DSÖ, üretici firmalara üç influenza virüsünün adını verir, onlar da o virüslere karşı aşı üretirler.


GRİP AŞISI SADECE RİSK GRUPLARINA


Grip aşısının, dünyada en çok yapılan aşılardan biri olduğu biliniyor. Uzmanlar bu aşının herkese değil, ‘risk grubu’ olarak kabul edilenlere yapılmasını uygun görmektedirler.


Risk grubu tanımı içine girenler şunlardır:


65 yaş üzerindekiler, kronik hastalığı olanlar, gebeler, bakımevi veya huzurevinde kalanlar, sürekli aspirin kullananlar, bağışıklık sorunu olanlar, sağlık çalışanları vs...


HER YOLU KULLANIYORLAR


Bugün tüm dünyada grip aşının yaygınlaştırılması için geniş kampanyalar yapılmaktadır. Neredeyse ‘insanların gözü korkutularak’ herkesin bu aşıyı yaptırması sağlanmaya çalışılmaktadır.


Üretici firmaların bu amaçla kullanmayacakları araç yok gibidir. Bunlar arasında DSÖ, kimi ülkelerin sağlıkla ilgili kurum ve kuruluşları, medya ve kimi sivil toplum örgütleri de bulunmaktadır.


Bu amaçla hemen her yıl farklı bir felaket senaryosu işletilir;


Bir DSÖ yetkilisi çıkar, o yıl bilmem kaç milyon insanın bilmem hangi gripten öleceğini söyler...


Ya da ülkelerin sağlık yönetiminde veya sağlık meslek örgütlerinde görev alanlar felaket haberleriyle toplumu sarsmaya başlarlar...


Medya zaten bu haberleri vermeye dünden hazırdır. Çünkü üretici firmalar ile aşıyı satacak aracılar genellikle çok cazip reklam paraları akıtırlar...


Görüldüğü gibi bu aşının yaygınlaştırılmasından yana olanlardan kimi oynanan oyunu bilmez...


Kimi sağlık yönetimleri durumu bilmesine karşın yine de olası bir salgından korktuğu için bu oyunun bir parçası olur...


Kimi ise sadece ve sadece ‘duygusal!’ nedenlerle grip aşısı denen influenza aşısının, toplumun her kesimine yapılmasını sağlamaya çalışır...


GRİP AŞISI KONUSUNDA GERÇEKLER


Bu konunun daha iyi anlaşılması için şu gerçeklerin bilinmesinde yarar olacaktır.


1-İnfluenza virüsleri grip hastalığının etkenleri arasında sadece %4 ile %10’luk bir paya sahiptir. Yani grip olanların sadece 10 ile 25’te birinde etken influenza virüsüdür.


2-İnfluenza virüslerinin üç tipi vardır; A,B ve C. Bunların sadece A tipi grip oluşturur. B tipiyle olan grip çok hafif geçer. C tipi ise çok nadir görülür.


3-Grip aşısı denen İnfluenza aşısının etkinliği %40 ile %80 arasında değişmektedir. Üstelik etkili olsa bile güçlü bir koruma sağlamadığı bilimsel bir gerçektir.


4-İnfluenza virüsleri sürekli mutasyon dediğimiz değişimden geçerek yeni tiplere dönerler. Bu nedenle bir sene önce grip yapan influenza tipine bakılarak üretilen aşı o virüsün yeni bir makyajla karşımıza çıkması durumunda etkili olmaz.


SAĞLIKLI OLANLARA GEREK YOK


Grip salgınları korkusu yaratılarak (Kuş gribi, domuz gribi gibi...) halkta panik yaratmak ve onların bu korkusunu aşı üzerinden paraya dönüştürmek kirli sağlık konularından sadece biri...


Elbette yüksek risk olarak adlandırılan insan gruplarına influenza aşısı yapılmasına hiç kimse karşı çıkamaz. Çünkü onların zaten kırılgan olan bağışıklık sistemlerinin buna ihtiyacı olabilir.


Ancak...


Bilinen yüz dolayındaki grip virüsü arasında en fazla üçüne etkili olabilecek-o da yetersiz oranda- bir aşıyı yaptırma konusu, her zaman bazı kuşkuları da yanında taşımalıdır...


Özetle, sağlıklı olan ve risk grubunda bulunmayanların grip aşısı denen aşıyı yaptırmalarına gerek yoktur...




01/02/2014



Yazarın diğer yazıları

Ecevit'e Dil Uzatmanın Hafifliği (01/11/2017)
İYİ Parti'nin kuruluşuna neden katıldım (01/11/2017)
Neden Meral Akşener Hareketi (01/10/2017)
Popülizm Yapanlar Hastaları Vuruyor! (01/09/2017)
İbretlik Bir Öykü (01/08/2017)
Biraz da Futbol (01/07/2017)
Zeytinlikler (01/06/2017)
Referandum Sonrası Bir Analiz (01/05/2017)
Fethullah’ın Kadim Dostları Şimdi Düşman mı? (01/04/2017)
Burhan Özfatura’ya Kulak Verelim! (01/03/2017)
Charlie Chaplin’in “Büyük Diktatör” Filmi ve Bizdeki Versiyonu (01/02/2017)
Paşam, Keşke İşgal Edilen 16 Adadan Birine Çıkabilseydiniz! (01/02/2017)
Diktatörlerin Ruh Sağlığı (01/01/2017)
Yılmaz Büyükerşen’e De Bu Yapılırsa! (01/12/2016)
Gıda Emperyalizmine Karşı Bir Savaşçı: Osman Nuri Koçtürk (01/11/2016)
Durum Ciddi; Sokaklar Kadınlara Zindan Edilecek (01/10/2016)
At İzinin İt İzine Karıştığı Bir Ülkede… (01/09/2016)
Bir Darbe Analizi (01/08/2016)
APTAL PUMA SENDROMU/ PUMA KADIN (30/06/2016)
Herkes MHP'deki umut veren muhalefeti konuşuyor… Peki ya CHP! (01/06/2016)
SANATA TÜKÜRENLERİN YÖNETTİĞİ BİR ÜLKE (01/05/2016)
DOKTORLARIN KRİTİK SEÇİMİ NİSAN’DA (01/04/2016)
 ÖFKE NEREYE GÖTÜRÜR? (01/03/2016)
HP ve TSK Güven Vermek Zorundadır! (01/02/2016)
Biri Nobel’ini Atatürk’e Sunuyor, Diğeri İse… (01/01/2016)
Kurultay Her Zaman Sürpriz Yapabilir! (01/12/2015)
Bu Siyasetçiler Hemen Ayrılmalı ...
Hitler Örneği Akıldan Çıkarılmamalı...
(01/11/2015)
Potamya Kalıntıları İş Başında… (01/10/2015)
Keşke Bu Kadar AKP’ci Olmasaydım! Diyormudur Acaba (01/09/2015)
PKK ile Tahtarevalli Oyunu (01/08/2015)
Koalisyon Denince Akla Önce Saygı Gelmelidir! (01/07/2015)
Seçimlerle İlgili Bir Analiz (01/06/2015)
Ermeni Soykırımı Yalanı Karşısında (Yeni) CHP’yi Yönetenler Neden Tavırsız? (01/05/2015)
“Kozmik” Bilgileri Taşırmanın Günahı Kimlerde? (01/04/2015)
CHP’li Belediyenin Farklı Bir “Gemicik” Öyküsü (01/03/2015)
Gözyaşı Fışkırır, Yağ Yerine Zeytin İçinden (01/02/2015)
CHP’de Tavan, Tabanı Ürkütüyor (01/01/2015)
Emine Ülker Tarhan’ın İstifasının Anlamı (01/12/2014)
CHP Umut Olmalı! (01/11/2014)
CHP’de Umutsuzluk (01/10/2014)
CHP Bu Duruma Nasıl Düşürüldü? (01/09/2014)
Bu “Yaş” ta, Gözyaşı mı? (02/08/2014)
Zeytinliklere ve Zeytinciye Yazık Olacak (01/07/2014)
SOMA’da, 19 Yaşında Ölmenin Sakıncası Yok! (01/06/2014)
Sanatın ve Sanatçının Ölüm Fermanı:TÜSAK (01/05/2014)
Despot, Çöküntüyle Keskinleşir (01/04/2014)
Sadece Hırsızlık mı,Kleptomani mi? (05/03/2014)
Gerçek Kütüphaneci Olabilmek Zor İştir! (01/03/2014)
“Terörizme Destek Veren Ülke” Olmaya Doğru… (01/01/2014)
Zeytinyağı’na Suriye Darbesi (01/01/2014)
Gavat Açılımı (01/12/2013)
AKP ve Çocuk Felci! (01/12/2013)
“Onur ve Arkadaşlık” İstifaları (01/11/2013)
CHP’nin Mazlum/Mağdur Sıkıntısı (01/10/2013)
Şizofren Dış Politika (01/09/2013)
Emine Ülker Tarhan ve Gezi Gençliği (01/08/2013)
Görsel Bir Şölendir Ayvalık (12/07/2013)
Mustafa Kemal Rahat Uyuyabilir: (01/07/2013)
PKK’nın Çekilmesi İyi Analiz Edilmeli… (01/06/2013)
Müze/Kilise Ayasofya’yı (Trabzon) Camiye Çevirmenin Dayanılmaz Yanlışlığı (01/05/2013)
Suriye´deki Dinci Teröristlerin “Muta Nikahlı” Tecavüzleri (01/04/2013)
Tayyip Erdoğan Korkmasın! ABD Ondan İyisini Bulamaz! (01/03/2013)
Büyükerşen’e Bile Bu Yapılırsa (01/02/2013)
E.Ü. İçine Güzel Sanatlar Fakültesi ve Beklentiler (01/02/2013)
Yargıya Güvenin Olmadığı Yerde Osman Özgüven Neden Kalsın Ki? (01/01/2013)
Bir Meslek Örgütü Kendi Ülkesine Karşı Olabilir mi? (01/12/2012)
Cumhuriyet Ne Kadar Tehlikede (01/11/2012)
Türkiye´yi Bölme Görevi (01/10/2012)
Öldürdüler Almina’yı (03/09/2012)
İçerde: Din Sömürüsü ve Kin... Dışarda: Emir Kulu... (01/08/2012)
Kürtaj Yasağı En Çok Yoksul Kadını Vuracak (01/07/2012)
Artık ‘İçimiz’ değil ‘dışımız’ Yansın Belki Uyanırız! (01/06/2012)
Semah’ın Gücü... İzmir’in Kırılganlığı… (01/05/2012)
Afganistan’daki Helikopter Kazası (01/04/2012)
ABD Kafkasya’yı da Karıştırır mı? (01/03/2012)
Sıkıyönetim Mahkemeleri Daha mı İyiydi? (01/02/2012)
Rauf Denktaş´ın Arkasından Sahte Gözyaşları... (17/01/2012)
Cumhuriyet mi, Yoksa Demokrasi mi? (01/01/2012)
İzmir Belediye Baskını ya da Arturo Ui´nin Önlenebilir Yükselişi (01/12/2011)
Pkk’yı Siyasi Yollarla Yok Edemezsin! (01/11/2011)
İki Farklı ‘KALE’, İki Farklı Duyarlılık (01/10/2011)
Terör Örgütünün İki Kolu: PKK ve PKK Holdingi (01/09/2011)
“İnsan Hakları” Bu Ülkelerin Ağzına Yakışmıyor (01/08/2011)
Hukuk Mu Dedin? Hadi Canım Sen De! (01/07/2011)
Üç ‘F’ (Fado, Fatıma, Futbol) ve AKP (01/06/2011)
Onların Demokrasisi Bizi ‘Götürür’ Abi! (01/05/2011)
“Kırk Katır Mı, Kırk Satır Mı?” (01/04/2011)
Ecevit’i Ergenekon İçin Kullanmaya Çalışmasınlar! (01/03/2011)
Tükürün Bu ‘Ucube’ Heykellere! (01/02/2011)
Kılıçdaroğlu Artık Çok Rahat (01/01/2011)
Füze Kalkanı ve Türkiye (03/12/2010)
Rektör Olma Hayali Var, Mantık Yok... (01/11/2010)
Hanefi Avcı´nın Kitabı (01/10/2010)
“Bir Buçuk Cumhuriyetçiler” ve Referandum (01/09/2010)
Yaşasın! Tanzanya ile Vize Kalktı (01/08/2010)
Sevgili Hamas´a Sitemimizdir... (01/07/2010)
Güçlenen CHP Siyaseti Altüst Ediyor (01/06/2010)
Mayıs: Hüzünle Mutluluğun Kol Kola Gezdiği Ay (02/05/2010)
İki İsim, İki Öykü (01/04/2010)
Bakan Yanında ‘Ezik’ Vali (01/03/2010)
Özgürlük mü Dediniz(!) (01/02/2010)