Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Göz Görüyor Gönül Katlanamıyor

Gözde Pektaş

Keşke göz görmeyince gönül katlanıverse tüm olanlara. Görmezden gelip tüm olan bitenleri, huzurla yoluna devam edip tüm rahatlığıyla, hayatın tadına varıp yaşamının her anını anlamlı kılabilse. İnsanlardan istenen de bu tam olarak. Tüm gerçekliklerin yok sayılıp tozpembe bir çerçeveden bakmalarını istemek. Deve kuşu misali açıkta kalan popona inat kafanı kuma göm ve görmezlikten gel. Gözünün önünde yaşanan ahlaksızlığa, yalakalığa, adaletsizliğe, günbegün yaşanan ekonomik çıkmaza arkanı dön ve yoluna devam et. Fakat ne yazık ki bu yaşanılan çok yönlü girdap ne kadar arkamızı dönersek dönelim bizi içine çekiyor ve karanlığa sürüklüyor.

Yaşanan adaletsizliğe, ahlaksızlığa, riyakarlığa gözlerini kapatıp görmezlikten geldin, peki içine girilen ekonomik çıkmazdan ne kadar uzak kalıp yok sayacaksın. Yediğin ekmeğin hammaddesinden, okuduğun gazetenin kağıdına kadar ithalata bağımlı olan ülkemizde, kafasını kuma gömen vatandaşlar bile ister istemez bu girdabın içine girdiler. Adalet, hak, hukuk pek umurunda olmasa da mevzu bahis yediği ekmek, ödediği fatura olunca ne kadar görmezden gelmek istese de verdiğinin aldığına yetmediğini görünce bir şeylerin farkına varabilecek. Ya da varmalı artık. Yapılan haksızlıklara karşı koymalı ve hak ettiği gibi yaşayabilmeyi istemelidir.

“Cahil insan, bilmeyen değildir, bilmek istemeyendir. Bilmediğiyle mutlu olandır.” demiş Platon. Maalesef bu bizim toplumumuzun sosyolojik bir gerçeği. Görmezlikten gelme, haini dışarıda arayıp hemen bir günah keçisi bulup tüm olanları ona yükleyip işin içinden sıyrılma. Halihazırda böyle bir kitle olunca zihin uyuşturma tekniklerini çok iyi bilip kullanan bir hükümet, medya, yargı organları ve uzantıları da haliyle istedikleri düşünceleri bu kitleye empoze edebiliyorlar.

O kadar çok haksızlık yapılıyor ki fakat bunu sadece gerçeğin peşini bırakmayan, olanlara duyarsız kalamayıp gerçekten gazetecilik yapanlardan ve sosyal medyadan öğrenebiliyoruz. Her şeye rağmen işini hakkaniyetle yerine getirenler ve teknoloji sayesinde bilme hakkımızı kullanabiliyoruz. Buna bile çoğu zaman engel olunuyor.

Aslında bıçak sırtında yaşamak bizimkisi. Hele de alt gelir gurubuna dahilsen. Kendi kendine yeten bir tarım ülkesiyken şu anda hem ithalata bağlı fahiş fiyatlı gıdalar tükettiğin gibi, üstüne üstlük bir de güvenilirliğinin olmadığını biliyorsun (1). İnsanlık dışı koşullarda çalıştırıldığın gibi, hakkını aramak istediğinde kolluk kuvvetleri tarafından zapturapt altına alınıyorsun. (2) Yetmiyor, ekonomik ya da psikolojik olsun bu ülkede yaşamanın verdiği zorluklar nedeniyle intihar ediyorsun suçlu yine sen oluyorsun. (3) Haksızlığa uğrayanların hakkını savunmak isteyen bir avuç duyarlı vatandaş çıkıyor, onların yanına bırakılır mı, onlarda ağzının payını alıyor. (4)

“Bastonumu soksam yeşertecek kadar verimli bu Anadolu toprağından,  üzerinde yaşayan insanların karnını doyuracak kadar ürün alamamayı başardığımız için ne kadar alkışlansak yeridir! Bu ülkede ilgililer bilgisiz, bilgililer ilgisizdir. Türkiye’de ‘aydın’ geçinenler ‘Doğu’ya doğru seyreden bir geminin güvertesinde ‘Batı’ yönünde koşturarak ‘Batılılaştıklarını’ sanırlar!” (5) Bu sözler 1886-1962 yılları arasında yaşayan 2. Abdülhamid dönemi Bahriye Nazırı Amiral Hüseyin Hüsnü Paşa’nın oğlu, Sakallı Celal namı ile bilinen düşünür ve filozof Celal Yalınız’a aittir. İşte bu da ülkemizle ilgili başka bir sosyolojik gerçektir.

Fiziki olarak Asya ve Avrupa kıtalarının ortasında yer alan ülkemizde zihniyet olarak Avrupa’nın, yani batı medeniyetinin modernitesinden özenmekten öteye gidemediğimiz gibi, Doğu’nun o derin ve sorgulayıcı zihniyeti yerine ise bağnaz zihniyetinden öteye gidemiyoruz.

Okumuyoruz, sorgulamıyoruz, tepki göstermiyoruz, sessiz kalıyoruz en önemlisi de düşünmüyoruz…

Kabahatin çoğu senin, be canım kardeşim!

Kaynaklar:

1) https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/sarbon-brezilyadan-bu-gemiyle-geldi-2610769/

2) http://www.diken.com.tr/tutuklanan-havalimani-iscileri-hak-istemek-suc-degildir/

3) https://odatv.com/cocuguna-okul-kiyafeti-alamadi-intihar-etti-21091855.html

4) http://www.hurriyet.com.tr/yerel-haberler/kocaeli/izmit/intihar-eden-baba-icin-toplanan-gruba-polis-mud-40965291

5) https://www.evrensel.net/haber/322415/sakalli-cel-l-bir-komunist-diyojen



01/10/2018



Yazarın diğer yazıları

Resmin Arka Yüzü (01/12/2018)
Hikayenin Anlamlandırılması (01/11/2018)
An’ı Sevmek (01/09/2018)
Kabullenmemek (01/08/2018)
Başka Bir Türkiye Mümkün (01/07/2018)
Vaatler (01/06/2018)
Sistemde Çürümek (01/05/2018)
Yaşamaya Dair (01/04/2018)
Küçük Bedenlere Yüklenen Ağır Yükler (01/03/2018)
Bağımsızlık… (01/02/2018)
Barış Şehri: Yeruşalayim (01/01/2018)
Vicdan (01/12/2017)
Yaşam ve Mutluluk (01/10/2017)
Gökyüzüne Bakalım… (01/09/2017)
İz Bırakmak (01/08/2017)
Bayram Günleri (01/07/2017)
İnsanca Olmalı (01/06/2017)
Dönemeç (01/05/2017)
Zamanın İçinde (01/04/2017)
Üniversite Amfileri (01/03/2017)
Oku (01/02/2017)
Eğitimde PISA Etkisi (01/01/2017)
Karmaşada Yaşamak (01/12/2016)
CEBİMİZDEKİ UMUTLAR (30/06/2016)
ALIŞMANIN ZEHİRİ (01/06/2016)
ONULMAZ YARALAR (01/04/2016)
DÖNEMEÇ (01/03/2016)
Umut İnsanda (01/02/2016)
Yaşam Çıkmazı (01/01/2016)
Aydınlığa Kavuşması Gereken Karanlık (01/12/2015)
Karanlıktaki Işığın Umudu İle Yaşamak (01/11/2015)
Silinen Hayatlar (01/10/2015)
Tesadüfi Yaşamlar (01/09/2015)
Yarım Bırakılan Hayatlar (01/08/2015)
Makbul Olmak (01/07/2015)
Haziran Umudu (01/06/2015)
Sessiz ve Sadık Dost (01/05/2015)
Umuda Uyanış (01/04/2015)
Kadın Olmak (01/03/2015)
Görünmez Eller (01/02/2015)
Aksayan Eğitim Sistemi (01/01/2015)
Çirkin Hayatlar ve Ölümler (01/12/2014)
Bedava Hayatlar (01/10/2014)
Fütursuzca Yaşamak (01/08/2014)
Ortadoğu’nun Makus Talihi (01/07/2014)
İnsan Olmanın Gereği (01/06/2014)
Masum ve Güçsüz Olmanın Diğer Adı: Çocukluk (01/05/2014)
Düşünceden Korkmak (01/04/2014)
Umudu Yitirmemek (01/03/2014)
Öteki Olmak (01/02/2014)
Yeni Türkiye Düzeni (01/01/2014)
Ters Giden Şeyler (01/12/2013)
Modern Kölelik (01/11/2013)
Bir Tutam Yaşam (01/10/2013)
Birleşemeyen Milletler (01/09/2013)
Gelin Canlar Bir Olalım (01/08/2013)
Ağacın Gölgesindekiler (01/07/2013)
Ortadoğu Çıkmazı (01/06/2013)
Ekilen Umutlar (01/05/2013)
Farklılıklarla Bütünleşmek (01/03/2013)
Birlik Olmanın Bedeli (01/02/2013)
Belki Bir Umut Doğar (01/12/2012)