Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Gidenler Kalanlar Düşenler Yükselenler

Hande Orhon Özdağ

Yeni bir yıla başlarken, tarihe birkaç not düşelim...

Dünyada, bölgemizde ve ülkemizde oldukça hareketli bir yıl geçirdik halen de geçirmekteyiz. Değişim baş döndürücü hızda... Öyle ki, gündemi birkaç saat takip etmezsek, dünyadan bihaber kalıyoruz. Böyle bir dönemde değişimi ve dönüşümü anlamlandırmak zorlaşıyor. Her şey gibi metalaşan, metalaştırılmaya çalışılan bilgi de çok çabuk tüketiliyor. Çok çarpıcı, yıkıcı hatta kimi zaman travmatik olaylar tüketilecek gündelik birer malzeme gibi servis edilip; ayaküstü yenilen, tadı olmayan bir öğün gibi zihnimize usulca sokuluyor. Biz daha sindiremeden diğer öğünler servis ediliyor. Böylece bizim olmayan acılar çabucak unutulup, bizim olması arzulanan sevinçler, umutlar kiralanıyor. Böyle bir hızın karşısında çoğu zaman seyirci olmanın ötesine geçemiyor, hayatlarımız ve geleceğimiz konusunda insiyatif kullanma iradesinden sıyrılıyoruz. Bu yazıda amacımız geçtiğimiz yılın bilançosunu çıkarmak değil elbette. Yalnızca iki üç dakika durup düşündürmek sizleri, nereden nereye gelip gittiğimizi düşünmenizi sağlamak. Hayata bir parantez açmak kısaca...

Recep Tayyip Erdoğan «Esed devrilecek, Şam Emevi Camiinde namaz kılacağız!” diyeli yaklaşık bir yıl oluyor. Pek ironik elbette, Esed, yeniden Esad olmak üzere... 2 seneyi aşkın süredir Suriye üzerinde oynanmaya çalışılan kumarda, ev sahipleri, arsız komşudan daha şanslı gibi görünüyor. Nereden nereye dersek, bir hafta on güne kalmaz yıkılır dedikleri, yıkmak istedikleri Esad rejimi, küllerinden doğuyor, kendi felaketini mucizeye dönüştürüyor. Direnmek bile başlı başına mucize iken, Esad başarılı direnme taktiği, ılımlı siyasi mesajları, dışlayıcılıktan uzak Suriyelilik söylemleri ve düşmanın adını ve dayandığı kuvveti iyi saptayarak halk desteği ile iktidarını sağlamlaştırma ve uluslararası kamuoyu gözünde meşruluğunu koruma noktasına geldi. Esad, Kaddafi ve Saddam örneklerinden dersler almış belli ki... Tarih öğretir, öğrenmek isteyene elbette... Şam’da Esed’in cenaze namazına heveslenenlere kötü bir haberimiz var. Görünüşe göre Esed gidiyor, Esad ise kalıyor...

Bölgedeki önemli gelişmeler Suriye gündemi ile sınırlı değil. Mısır ve İran açısından da oldukça önemli bir yıl geride kaldı. Mısır halkı, 2011’de ABD’nin çaldığı devrimini şimdi tamamlıyor. Şimdi safralarını kusuyor yavaş yavaş. Mısır’da İhvan gidiyor, Mısır halkının egemenliği kalıyor... 10 yılı aşkın süredir benzersiz ambargolara direnen, nükleer etkinliklerini dış güçlerin özellikle ABD’nin insiyatifine terk etmeyen İran, P5+1 ile oturduğu masadan egemenliğini kabul ettirmiş bir devlet olarak kalktı. Bu elbette hem Suriye diplomasisinin başarısından, hem Rusya ve Çin’in direncinden güç alan bir gelişme oldu. Yani İran’a «haydut” diyenler İran’dan gidiyor, öz kaynaklarına egemen İran kalıyor...

Türkiye’de ise Cemaat-AKP yarılması oldukça derinleşti. Operasyonlar, görevden almalar, istifalar ardı ardına gündeme bomba gibi düşüyor. Titizlikle düşünülmüş stratejik adımlar atma gereği olduğu için hep bir satranç oyununa benzetilen siyaset, Türkiye’de pinpon maçına dönmüş durumda. AKP hükümetinin içerisinde geniş bir koalisyon hükümeti olduğu aşikar. Bu koalisyonu oluşturan tarafların çıkarlarında uyuşmazlık olduğunda sızıntılar olması da anlaşılabilir bir durum. Ancak Türkiye’de durum koalisyon yönetiminin çatallaşmasından çok daha vahim. Acemi bir öc siyaseti güdülen... Türkiye’nin anti-emperyalist aydınını siyasetçisini askerini gazetecisini tasfiye için kolkola girenler şimdi birbirinin kuyusunu kazıyor. Tam da halkın sokaklarda «Hükümet istifa” diye haykırmasının, «Mustafa Kemal’in askeri olduğunu zihinlere kazımasının ertesinde... Haziran’ın gölgesinde, dünkü dostlar birbirine çelme takma peşinde.. Görünen o ki, dün Esad’ın leşine akbaba olmaya heveslenenler, yolsuzluk, rüşvet, rant çılgınlığı, masum insan kanı ve gözyaşı içinde kendi leşlerini aklayacak sülüklerin peşinde koşuyor... Ve Mustafa Kemal’in Türkiye’si kalıyor, vatan düşmanları, halk düşmanları gidiyor...

Tarihte tesadüflere yer yoktur elbette. Olanların hiçbirisi de tesadüf değil. Tüm bu gidenleri kalanları anlamak için gündem takibinin ötesinde yapılması gereken bir şey var. Neden şimdi diye sormak... Neden şimdi Esad kalıyor Tayyip gidiyor? Neden şimdi İhvan gidiyor Mısır halkının egemenliği kalıyor? Neden şimdi haydut gidiyor İran kalıyor? Yanıtı basit aslında... Emperyalist dünya düşüyor, mazlum dünya yükseliyor... Mali sermayedarların elleri, emperyalizm ve emperyalist devletler ile onların fütursuz saldırganlık ve öldürücüğü, kendi mezar kazıcılarını yetiştirdi. Direniş ruhu yayılarak, karşı saldırıya geçti. Suriye, Mısır, İran emperyalizme direniyor. Çin ve Rusya birer kale gibi... ABD Ortadoğu politikasını revize etmek zorunda kalıyor. ABD ve AB ekonomik krizin pençesinde can çekişirken Çin ekonomisinin yıllık büyüme oranı %10’u zorluyor. Avrasya Ekonomik Birliği kapıda. Şangay İşbirliği Örgütü kurumsal ilişkilerini genişletiyor. Latin Amerika’da sosyalist hükümetler ardı ardına egemen oluyor. Avrupa’da, Türkiye’de, Ortadoğu’da ezilen tüm halklar ayakta, sokaklar, meydanlar boş kalmıyor. Emperyalizm düştükçe, maşaları gidiyor, onurlu savaşçılar kalıyor. Onurlu savaşımız sürdükçe, onlar daha da küçülüyor...

Yeni yılda, içimizdeki yeni dünyaya daha da yaklaşmak umuduyla,

Gidenlerden değil, kalanlardan olmanız dileğiyle...



01/01/2014



Yazarın diğer yazıları

Sivilcenin Başı (01/11/2017)
İran İzlenimleri (01/10/2017)
Bir Kedi Bir Martı Bir İstanbul (01/09/2017)
Eğitim Şart (01/08/2017)
Yalnızlığı Tanışarak Aşmak (01/07/2017)
Konuşanın Ağzına Yılan Girsin (01/06/2017)
Kayseri Bizim Olsun (01/05/2017)
Aynı Lider Aynı AB Değişen Ne? (01/04/2017)
Bu Öfke Nereye? (01/03/2017)
Eksik Olmayınız (01/02/2017)
Ölüyor Yaşıyor Korkuyoruz (01/01/2017)
Denize Düştük ‘Şangay Beşlisi’ne Sarılalım (01/12/2016)
Orta Asya’nın Kalbi (01/11/2016)
Özgür Zihinler, Sistem Eleştirisi, Sağlıklı Üslup: Akademik İklim Değişiyor (01/10/2016)
Paspas (01/09/2016)
Her Şeye Rağmen ve Her Şey İçin (01/08/2016)
Sürdürülebilir Kuzey için Sürdürülemeyen Güney (30/06/2016)
Janna Jihad Ayyad (01/06/2016)
Geç (01/05/2016)
Dostum Düşmanımın Düşmanıdır (01/04/2016)
Nisan’dan Nisan’a: Çocuk, Bahar ve Umut (01/04/2016)
Dostum Düşmanımın Düşmanıdır (01/03/2016)
“Haklı” Savaşlar ve “Haklı” Tecavüzler (01/02/2016)
Asla Unutmayalım Diye 2015’te Türkiye (01/01/2016)
Zor (01/12/2015)
Kavramlarla Politik Dünya: ‘Yeni Savaş’lar ve Savaşın Post Modern Yorumu (01/11/2015)
New York’tan İpuçları (01/10/2015)
Karatay Olayı ve Tekerrür (01/09/2015)
Terör ve Psikolojik Savaş (01/08/2015)
Dünyanın “İnsanı” İnsanın “Dünyası” (01/07/2015)
Gelecek Hırsızı (01/06/2015)
Haziran (01/06/2015)
Kitlesel Yoklaşma (01/05/2015)
Yemen’de Orta Doğu (01/04/2015)
Cinnet (01/03/2015)
Charlie Hebdo Yalnızca Charli Hebdo Değildir (01/02/2015)
2015’in Penceresinden Dış Politikaya Bakarken (01/01/2015)
Şovmen Demokrat ABD (01/12/2014)
Tarih Geri Alınamaz (01/11/2014)
Üniversite Gençliği (01/10/2014)
Marsilya´dan Kalkan Gemi (01/09/2014)
“Çözümsüz” Sorunlar ya da Mazlumun Zalimle İmtihanı (01/08/2014)
Kavramlarla Politik Dünya: Uluslararası Terörizm (01/07/2014)
SOMA’ya Ağıt (01/06/2014)
Asya Birleşiyor Avrupa Çözülüyor (01/06/2014)
Suriye’ye ‘Akademik’ Bakmak (01/05/2014)
Ukrayna Dersleri (01/04/2014)
İki Arada Bir Derede: Ukrayna (01/03/2014)
Dikkat Yüzüğünüzde Kan Var! (01/02/2014)
“İstenmeyen” Olmak (01/12/2013)
Vakit Yaratmak Vaktidir (01/11/2013)
Kadın Sorunu Gelecek Sorunudur (01/10/2013)
Ortadoğu´da Olanlar (01/09/2013)
Dış Politikada Nereden Nereye (01/08/2013)
Yeni Toplumsal Hareketler ve Gezi Parkı Eylemleri (01/07/2013)
Kavramlarla Politik Dünya - İnsani Kalkınma (2) (01/06/2013)
Kavramlarla Politik Dünya – İnsani Kalkınma (01/05/2013)
Kavramlarla Politik Dünya/Ulus Devlet (3) (01/04/2013)
Kavramlarla Politik Dünya / Ulus Devlet (2) (01/02/2013)
Kavramlarla Politik Dünya / Ulus Devlet (I) (01/01/2013)
Kavramlarla Politik Dünya Savaş Barış ve Demokrasi (01/11/2012)
Kavramlarla Politik Dünya/ “Yeni Dünya Düzeni” (01/10/2012)
Kavramlarla Politik Dünya Jeopolitik ve Ardındaki Kapitalizm (01/09/2012)
Kavramlarla Politik Dünya Toplumsal ve Siyasi Olarak Ulusal Güvenlik (01/08/2012)
Kavramlarla Politik Dünya (5) (01/07/2012)
Nükleer Yayılmanın Önlenmesi ya da Sürdürlebilir Emperyalist Yayılma (2) (01/06/2012)
Nükleer Yayılmanın Önlenmesi ya da Sürdürlebilir Emperyalist Yayılma (1) (01/05/2012)
Kavramlarla Politik Dünya 3 (01/04/2012)
Ortadoğu Basınında Türkiye 2 (13/03/2012)
Ortadoğu Basınında Türkiye (01/03/2012)
Kavramlarla Politik Dünya 2 (01/03/2012)
Kavramlarla Politik Dünya 1 (01/02/2012)
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Üzerine (20/01/2012)
Kanlı Ocak (01/01/2012)
21 Aralık (21/12/2011)
Satılık Tarih (01/12/2011)
Anday’ın Ölüleri (28/11/2011)
“Noviembre” Soruyor (01/11/2011)
yaşam devingenliğinden notlar (01/11/2011)
İnsan Olma Yolunda Bir Kıvılcım (16/10/2011)
Erkan Yücel: Sanat ve Devrimin Çocuğu (01/09/2011)
Aydınlığın İzini Sürenler İçin: Dün ve Bugün Tevfik Fikret (01/08/2011)
Hafif Bir Karadeniz Esintisi (01/08/2011)
Geniş Zamanlı Şiirlerin Şairi: Ece Ayhan (13/07/2011)
Aziz Nesin ile Tanışmak (01/07/2011)
Cumhuriyet’in Penceresi: İlhan Selçuk (01/06/2011)
Şimdi Sormak Zamanı Elde Kaldı mı Sevmek Düşünmek Anlamak (01/06/2011)
Hüznün Şairi Edip Cansever (18/05/2011)
Bağımsızlık İlkesini Tam Kavrayamayan Bir Vekil: Bekir Sami Bey (15/02/2011)
Ölen Özdemir Asaf Değildi (28/01/2011)
Her Aşkta Üçüncü : Cemal Süreya (08/01/2011)
Zoraki Diplomat Gönüllü Yazar: Yakup Kadri Karaosmanoğlu (13/12/2010)
Ne Üniversitede Ne Siyasette Unutulacak Gündüz Ökçün (24/11/2010)