Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Genel Sağlık Sigortası Üzerine

Ceyhun Balcı

Televizyonlarda Genel Sağlık Sigortası üzerine bir kamu spotu yayımlanmakta. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgisi olmayan ya da bir şekilde olumsuz deneyim yaşamayanlar için toz pembe bir tablo çizilmektedir bu yolla! Öyle ya, devlet hiç bir sosyal güvencesi olmayan vatandaşını sağlık güvencesine kavuşturuyor. İlk bakışta sosyal devlet davranışı bile sanmak mümkün bu cin fikirli uygulamayı.

Bu uygulamadaki olumluluk ancak televizyonlarda gösterime sokulan kamu spotu senaryosu gereği söz konusu olabilir. Filmde aksırıp, tıksıran vatandaşa diğeri doktora gitmesini salık veriyor. Aldığı karşılık benim sosyal güvencem yok ki nasıl doktora gidebilirim şeklinde oluyor. Genel Sağlık Sigortası varken bu da düşünülür mü yanıtıyla mutlu sona bağlanmış oluyor konu. Türkiye’de iyi şeyler de oluyor dedirtecek türden bir durum!

Annemin başından geçeni bilmesem ben de benzer bir mutluluk tablosu canlandırabilirdim kafamda! Oysa, kazın ayağı öyle değil.

Bundan bir kaç yıl önce emekli devlet memuru olan babamın ölümü sonrasında, dul eş konumundaki anneme aylık bağlanmıştı. Bir ayı biraz olsun geçen süreyi çok da dert etmemiz gerekmemişti. Örneğin, sürekli inceleme ve tedavi gerektiren önemli bir hastalığı olsa bu gecikme bile çok şey ifade ederdi. Neyse ki, şanslıydık!

Bir ölümü saptama ve mirasçısına aylık bağlama işlemini bir ayı aşkın sürede gerçekleştiren devletimiz, ölümden hemen sonra işletmeye başladığı Genel Sağlık Sigortası sürecini her nedense sonlandırmayı unutmuştu. Vatandaşının soluk alıp verişini bile izleyebilen devlet, emeklinin dul eşinin durumunu saptama konusunda aynı hüneri sergileyememişti. Yine, ne var bunda dendiğini duyar gibiyim.

Genel Sağlık Sigortası sürecinin başlatılması konusunda pek mahir olan devletimiz, gerçek durumu saptamada ve süreci kesintiye uğratmada her nedense aynı beceriyi sergilemekten uzaktır. Son derece manidar bir durumdur bu.

Kamu spotunu izleyenlerin çoğunun sağlık güvencesine kavuşmuş olduklarını fark ederek sevinmiş olmaları çok daha olasıdır!

Bu sevinçlerinin adreslerine ulaşacak bir sarı zarfla sonlanması ve dehşet verici bir şaşkınlığa dönüşmesi söz konusu olabilir. Sosyal devlet anlayışıyla son derece doğru bir uygulama olabilecekken; bizdeki gibi uygulandığında faciaya yol açması kaçınılmazdır genel sağlık sigortasının.

Devletimizin her hangi bir vatandaşının sağlık güvencesinden yoksun olduğunu anladığı anda süreci başlattığından daha önce söz etmiştim! Bu sigortanın bir de bedeli olduğuna göre olağan olan bu bedeli devletin üstlenmesi değil midir? Elbette olması gereken budur!

Ama, Türkiye’deki durum oldukça farklıdır! Babamın ölüm tarihinden başlayarak Genel Sağlık Sigortalısı yapılan anneme her ay için sigorta primi borcu çıkartılmış. Bir buçuk yıla yakın süre primler ödenmeyince (elbette ödenemezdi, ne borçlunun bu durumdan haberi vardı ne de ölmüş eşi üzerinden sağlık güvencesi sahibi olan annemin böyle boçlandırılmasının gereği) eve gelen sarı zarfla haberdar olmuş olduk durumdan. Neyse ki, biz durumumuzu belgeleyerek söz konusu borçtan bağışık duruma gelebildik.

Ya bu durumdan haberi olmayan ve evlerine gelecek sarı zarf sayesinde haberdar olacaklar?

Türkiye’de yaşayanların sağlık sigortası ve dolayısıyla sağlık güvencesi sahibi olmaması hangi durumlarda söz konusu olabilir?

Birinci olasılık, kişinin bir sağlık güvencesi edinmeye gerek görmeyecek denli iyi bir ekonomik duruma sahip olmasıdır. Bu durumdaki insanlar için Genel Sağlık Sigortası kaynaklı borçluluk doğal olarak sorun yaratmayacaktır.

İkinci olasılık ise, düzenli işi olmamak ya da varsa bile sigortalanmamış olmak ve dolayısı ile sağlık güvencesinden yoksun olmaktır! Türkiye’de bu durumda olanların sayısı milyonlarla ifade edilebilir.

Siz siz olun!

Televizyonlardaki kamu spotunun etkisiyle arkanıza yaslanıp, gevşemeyin! Yarından tezi yok Genel Sağlık Sigortası borcunuzun birikmiş olabileceğini aklınıza getirin. Bu duruma eklenebilecek yanlışlıkları da göz önünde bulundurarak evinize sarı zarf gelmesini beklemeden harekete geçin!

Sanırım kamu spotlarının sonuna şu uyarı da eklenmelidir!

Bu filmde yaşananların gerçek hayat ve kişilerle ilgisi yoktur! Tümüyle hayal ürünüdür!



01/07/2015



Yazarın diğer yazıları

Coğrafya (01/11/2017)
İsrail Bayraklı Bağımsızlık (01/10/2017)
Üniversite Olmak ! (01/09/2017)
Tıp Sembolü Üzerine (01/08/2017)
Cumhuriyet'in Atları (01/07/2017)
Yirmi Üç Dakika (01/06/2017)
Bizim Mahalle (01/05/2017)
Hayırlı Yurttaşların Dikkatine! (01/04/2017)
Hayır Mı, No Mu? (01/03/2017)
Referandum Rehberi (01/02/2017)
Bir Maskenin Öyküsü (01/01/2017)
Fidel’in Öğrettiği! (01/12/2016)
Tarihten Bir Göç Ettirme Öyküsü (01/11/2016)
Alman Emperyalizmi (01/10/2016)
Lanset: Koçbaşı Mı Tıp Dergisi Mi? (01/09/2016)
Sonsözü Okumak… (01/08/2016)
GAZETECİLİK, DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ÜZERİNE (30/06/2016)
İZMİRLİ BAŞBAKAN (01/06/2016)
ANTROPOSEN (01/05/2016)
LUMUMBA VE GÜLÜMSEYEN KATİL (01/04/2016)
UÇAK GEMİSİ (*) (01/03/2016)
1918’den Bugüne… (01/02/2016)
Parazitlere Saygı (01/01/2016)
Şimdi Anlaşıldı mı? (01/12/2015)
NOBEL DERSİ (01/11/2015)
Turnikeli Yerleşke (01/10/2015)
Polis Nizamettin (01/09/2015)
Gıda Emperyalizmine Karşı Bir Yalnız Savaşçı (01/08/2015)
Magna Karta (15 Haziran, 1215) (01/07/2015)
Sendika(cı)lar (01/06/2015)
Ermeni(Doğu) Sorununda Irkçılık İzleri (01/05/2015)
Astroloji ve Astronomi (01/04/2015)
Irkçılık, Batı ve Cumhuriyetçilik (01/03/2015)
Yunan Seçiminin Öğrettiği (01/02/2015)
Solculuk mu Millicilik mi? (01/01/2015)
Din ve Bilim (01/12/2014)
Üçü Bir Yerde:Görmeyen,İşitmeyen,Bilmeyen İnsan! (01/11/2014)
Bagajdakiler (01/10/2014)
Türkiye’nin Muhalefet Sorunu:Kırık Oklar! (01/09/2014)
Yetmez Ama Evet! (01/08/2014)
İzmir Valisine Açık Mektup! (01/07/2014)
Aydınlık Yüz Kararmasın! (01/06/2014)
Sahipsiz Vatan (01/05/2014)
Futbol Kardeşliği (01/04/2014)
Yönetilemeyen Ülke:Türkiye! (01/03/2014)
Tehlikenin Farkında Mıyız? (01/02/2014)
İki Ayaklı Olmak (*) (01/01/2014)
Laiklik mi Sekülarite mi? (01/12/2013)
Sosyal Demokrat mısınız? (01/11/2013)
“Ekmek Karnesi Verilmiştir!” (01/10/2013)
Kök Hücre Ticareti (01/09/2013)
Konak’ta Poliatlon(*),İnciraltı’nda Ekspo,Üçkuyular’da AVM (01/08/2013)
Tahrir Dersi (04/07/2013)
Halk Hareketi ve Sınıfta Kalanlar (01/07/2013)
Obezite ve Gıda Egemenliği (01/06/2013)
İzmir´e İhanet...Yeşildere-Konak Tüneli (01/05/2013)
Vazgeçiş (01/04/2013)
Yürüyelim Arkadaşlar (01/03/2013)
İzmir´in Expo ile Sınavı (01/02/2013)
Tütün Kontrolü (01/01/2013)
Irkçılık ve Tıp (01/04/2012)
Olaylar ve Tepki(sizlik)ler (17/03/2012)
Son Tanık (10/03/2012)
Tıbbiyeli Olmak (01/03/2012)