Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Futbol Ekonomisi: Ejderhalar Yükseliyor!

Oğuzhan Fidan

Avrupa’da transfer sezonunun açılmasıyla birlikte kulüpler, önümüzdeki sezona daha güçlü başlayabilmek adına kadrolarını güçlendirmeyi hedefliyor. Haliyle kadrolarında yıldız futbolcular görmek isteyen büyük kulüplerin taraftarlarını da bir heyecan sarıyor. Taraftarlar bu dönemde transfer nöbeti tutarken, transfer gelişmesinin olup olmadığını öğrenebilmek adına spor kanalları arasında sürekli zap yaparak, televizyon kumandalarına adeta Çin işkencesi çektiriyor. UEFA da televizyon kumandalarına acımış olacak ki, Financial Fair Play (FFP) uygulaması ile kulüplerin transfer harcamalarına sınır getirdi.

Avrupa Futbol Federasyonu, Finansal Adil Oyun uygulamasını haksız rekabete ve denk bütçe oluşturamayan kulüplerin borç batağına girmelerine engel olma amacıyla hayata geçirdi. FFP, kısa vadede neredeyse herkes tarafından olumlu karşılanıp başarılı bir uygulama gibi gözükse de Çin’in futbola yaptığı muazzam yatırım yüzünden, Avrupa kulüplerinin başını ciddi bir şekilde ağrıtacağa benziyor.

2002 Dünya Kupası öncesinde Çin futbolunda ortaya çıkan şike ve rüşvet skandallarıyla başlayan, 2006-07 sezonunda yine şike ve rüşvetten dolayı eski Çin Futbol Federasyonu Başkanı Nan Yong’un da içinde bulunduğu birçok futbol adamının hapis cezasına çarptırıldığı süreçle devam eden Çin futbolundaki yozlaşma, Çin futbolunu bataklığa sürüklemişti. 15 Kasım 2012’de Çin’de Cumhurbaşkanlık görevine başlayan Xi Jinping, Çin’in yerle bir olmuş futbol imajını düzeltmeye kararlıydı.

Xi Jinping ilk olarak Superstar David Beckham’ı Çin futbolu özel elçiliği göreviyle 2013’te Çin’e getirterek medyanın ilgisini çekmek ve genç kuşakların futbola olan ilgisini arttırmayı amaçladı. O dönemde Paris Saint Germain forması giyen futbol ikonu olmuş David Beckham’a Çin’deki ilgi o kadar fazlaydı ki, Şanghay’da Beckham’ı görmek isteyen hayranlar arasında izdiham çıkmış ve 5 kişi yaralanmıştı. Takım elbisesi ve kundura ayakkabısıyla sahaya çıkan ünlü yıldızın, frikik atarken zeminin azizliğine uğrayarak yere yuvarlanması haftalarca medyanın dilinden düşmemişti. Beckham’ın devlet başkanlarını bile kıskandıracak bir şekilde Çin’e yaptığı giriş, Superstar’a nazar değmesine neden oldu herhalde. Xi Jinping de, “Reklamın iyisi, kötüsü olmaz.” diye düşünmüştür muhtemelen.

Çin’de futbol pazarının kısa vadede büyüyebilmesi için daha fazla yatırımın şart olduğunu öngören Xi Jinping, kulüplerin yatırım yapmalarını destekledi ve teşvikte bulundu. Bu süreçle birlikte Çin kulüplerinin dev şirketler tarafından satın alınma sayısı artmaya başladı. Şu anda Çin’in önde gelen 16 kulübünün sahibi olan şirketlerin toplam değeri ise yaklaşık 650 milyar dolar. Şirketlerin desteğini arkasına alan Çin kulüpleri yaptıkları harcamalarıyla adeta dudak uçuklattı.

2012’de henüz Xi Jinping göreve gelmeden önce Çin kulüpleri, 33-34 yaş üstü yıldızların maaşlarına astronomik bedeller ödeyerek kadrolarına katıyorlardı. Örneğin, Shanghai Shenhua, Arsenal’de oynarken maaşını beğenmediği için “Le Sulk (Asık Suratlı)” lakabını alan Nicolas Anelka’yı, yaptığı anlaşmayla haftalığı 190 bin €’ya kadrosuna kattı. Ardından Afrika’nın gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından biri olan, bir sözüyle ülkesindeki iç savaşı bitiren, yıllarca Premier Lig’de top koşturup şampiyonluklar yaşamış olan Didier Drogba’ya haftalık 193,000 poundluk maaş vermeyi taahhüt ederek kadrosuna katan Şangay ekibi, kulüp yönetimi içerisinde verilen sözlerin tutulmaması sonucu oyuncularının maaşını ödeyemedi. Bu durum oyuncuların takımlarından koşarak uzaklaşmasına neden oldu. Afrika aslanı Didier Drogba ise bildiğiniz gibi Galatasaray ile anlaştı ve sarı kırmızılılar ile birlikte hem Türkiye’de hem de Avrupa’da birçok başarının altına imza attı.

Xi Jinping’in futbola verdiği destekle birlikte Çin kulüpleri bu tarz sıkıntıları geride bıraktı ve astronomik bonservis ücretleri ödeyerek kadrolarına Alex Teixeira,Oscar ve Hulk başta olmak üzere yeni yıldızlar kattı.Özellikle 25 yaşındaki Oscar’ın, 60 milyon €’luk bonservis bedeliyle Chelsea’den Shanghai SIPG’ye transfer olması ve yeni kulübünden haftalık 400 bin pound alacak olması medyada geniş yankı buldu.Bu bonservis bedeli, Çin Süper Ligi’nde bir futbolcu için ödenen en yüksek bonservis bedeliyken, dünya tarihindeki en pahalı 16.transfer oldu.

Böylece Çin kulüpleri transfer politikalarını değiştirerek futbol hayatlarının sonlarına gelmiş yıldızların yanı sıra, hala gelişime açık olan genç yıldızlarla da anlaşma sağlayarak Çin Süper Ligi’nin geleceğine yönelik adımlar atmaya başladı.

Çin futbolunda geleceğe yönelik atılan adımlar ise sadece transferlerden ibaret değil. Tarihinde ilk defa katıldığı 2002 Dünya Kupası’nda Türkiye’nin de yer aldığı C grubunu hiç gol atamadan sıfır puanla son sırada tamamlayan Çin (Ejderhalar), 2026 Dünya Kupası’nda şampiyonluk hedefliyor. Xi Jinping, bu hayalini gerçekleştirebilmek için altyapıya çok büyük önem veriyor. Çinli aileler, ülkedeki altyapı eksikliğinden dolayı çocuklarını öncelikli olarak futbol yerine derslerine yönlendiriyor. Dünya’nın en büyük nüfusuna sahip olan Ejderhalar (Çin) , bu sıkıntıyı aşabilmek adına çocukların futbol ve okulu bir arada götürebilmesine olanak sağlayan birçok proje geliştirdi.

2030 yılına kadar her 10 bin kişi için bir futbol sahasının inşa edilmesinin planlanması, futbolun üniversitelere giriş sınavlarında bir seçenek haline getirilmesi, Wanda projesiyle Çinli çocukların altyapı eğitimlerini Avrupa’da alarak tecrübe kazanmaları, dünyaca ünlü antrenörlerin eğitim verme amacıyla Çin’e getirilmesi, Çin’in geleceğe yönelik sağlam adımlar attığının bir işareti olarak gözüküyor. Ayrıca Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in, Los Angeles Lakers maçını izlerken tanışıp dost olduğu, bugüne kadar Çin’de birçok etkinliğe katılan David Beckham, Çin’de öğrencileri futbola teşvik edecek dev bir kampanyada yer alacak. Beckham’ın canlı ve banttan yayınlanacak olan, çocukların futbola olan ilgisini arttırma ve ebeveynleri, çocuklarının futbol oynamaları için ikna etme amacıyla yapacağı görüntülü konuşmaları 400 bin okula ve 971 milyon kişiye ulaşacak.

Son olarak Çin, altyapıya daha da büyük önem vererek eşi benzeri görülmemiş bir kararın altına imza attı. Yeni kurala göre Çin kulüpleri, 5,9 milyon €’nun üzerinde bonservis bedeli ödeyerek kadrosuna kattığı her yabancı futbolcu için Çin Futbol Geliştirme Vakfı’na aynı miktarda ödeme yapmak zorunda. Örneğin, herhangi bir Çin kulübü 20 milyon €’ya aldığı bir yabancı oyuncu için yerli oyuncu geliştirme fonuna da 20 milyon €’luk bir ödeme yapmak zorunda kalacak. Ejderhaların (Çin Milli Futbol Takımı) yükselebilmesi için Xi Jinping’in Dünya Kupası’nı organize etme ve kazanma üzerine olan vizyonu doğrultusunda alınan bu karar Çin kulüplerine maddi bir yük bindirmiş olsa da, bu sistemin kulüplere financial fair playden daha çok fayda sağlayacağını söylemek mümkün.

7.sezonu 16 Temmuz’da başlayacak olan Game of Thrones’un (Taht Oyunları) evrenini Futbol Dünyasına uyarlayacak olursak, Daenerys Targaryen’ı Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’e benzetmemiz mümkün. Game of Thrones evreninde bir zamanlar ejderhaların var olduğu fakat soylarının tükendiğine inanılırdı. Daenerys Targaryen’a ise düğün hediyesi olarak 3 ejderha yumurtası gelmişti.

Daenerys Targaryen ateş ve kanı kullanarak ejderhaları kuluçka sürecinden kurtarmış ve ejderhaların sahibi olmuştu. Ardından yavaş yavaş Essos’u ele geçirmişti. Yeni sezonda ise bildiğiniz gibi Daenerys’in Westeros’a yürüyüşünü izleyeceğiz.

Futbol dünyasına dönersek, 2002’den sonra Çin’de ejderhaların soyunun tükendiğini, Xi Jinping’in şirketleri ve eğitimli hocaları (ateş ve kanı) kullanarak ejderhaların yeniden doğup, soyunun devam etmesini sağladığını söyleyebiliriz.

Çin ekibi Guangzhou Evergrande’nin 2013 ve 2015 yıllarında Asya Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaşmasını ise Daenerys’in Essos’u ele geçirmesi olarak yorumlayabiliriz. Game of Thrones’un yeni sezonunda Daenerys’in ejderhalarıyla birlikte Westeros’u fethedip demir tahta oturup oturamayacağını izleyebileceğiz, fakat futbol dünyasının demir tahtı olan Dünya Kupası’na ejderhaların ulaşıp ulaşamayacağını görmek biraz zaman alacağa benziyor, çünkü Çin bu emeline ulaşabilmek için öncelikle Dünya Kupası vizesi kazanmak zorunda.

Bir Targaryen doğduğunda tanrılar onun deli mi yoksa dahi mi olacağını belirlemek için zar atar derler. Xi Jinping’in de deli mi yoksa dahi mi olduğunu zaman gösterecek.

Kulübünüzün yaptığı transferlerin takımınıza katkı sağlaması dileğiyle…



01/07/2017



Yazarın diğer yazıları

Futbol Ekonomisi: Düşler Sahnesi (01/11/2017)
Futbol Ekonomisi: Devler Ligi (01/10/2017)
Futbol Ekonomisi: Maraton Başladı! (01/09/2017)
Futbol Ekonomisi - Başarının Sırrı: Vazgeçilmez Dörtgen (01/08/2017)
Futbol Ekonomisi: Sihirli Kutunun Büyüsü (01/06/2017)
Futbol Ekonomisi: Maç Günü Gelirleri (01/05/2017)