Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Ev-len-mi-cem! Verirlerse Kaçacam!

Özge Nur Kanat

Başlık nasıl? Tanıdık geldi mi?

Şu videodaki kadını sosyal medyada kesin izlemişsinizdir.

www.youtube.com/watch?v=wrYm3paaQf8

Kendisine ve isteklerine kesinlikle sözüm yok. Hatta mümkünse Allah mesut etsin. Umarım dilediği gibi bir evlilik yapmıştır. Benim tek sıkıntım evlilik neden dayatılıyor?

Sene 2012. Lisans mezuniyetime 1 yıl var. Arkadaş grubu arasında konuşulanlar mezun olunca hangi sektöre girsek, Ar-Ge mi satış pazarlama mı, yoksa formasyon mu alsak tadında geleceğe yönelik planlar. Sonra ne oldu bilmiyorum bu konuyu tartıştığımız 10 insanın 7’si mezun olur olmaz evlendi. Tamam, hadi evlendiniz neden şu an çalışmıyorsunuz? Biz boşuna mı sabahladık kütüphanelerde boşuna mı fotosentezin ışığa bağlı olmayan reaksiyonlarında ribuloz difosfat molekülünün önemini ezberledik. Evlilik kaçıyor muydu ben anlamadım ki?

Oku, mezun ol ve hemen sonrasında evlen. Bu motto devasa bir çığın içindeki tek bir kar tanesi aslında. Bunun toplamdaki etkisi ne oluyor biliyor musunuz, söyleyeyim “kadınların bilime erkekler kadar ilgi duymadığı yanılgısı.”

Koca tarihi ikiye ayıralım. Bir tarafta canını dişine takan modern zaman olarak nitelemediğiniz zamanda yaşamış bilim kadınları bir de modern zaman bilim kadınları. Bahsedeceğim kısım modern zaman bilim kadınları. Günümüzde en en en en modern toplumda bile eğitim eşitliği sağlanalı 50-60 yıl oluyor. Kadınların bilim dünyası içerisinde en aktif rol aldığı alan ise sağlık bilimleri. ( https://ngcproject.org/statistics )

Yani görüldüğü gibi kadınlar bu işi layığı ile başarıyor. Peki, neden canımızı dişimize takarak aldığımız o diplomayı çerçeveletip tatlı telaşla sunumlar hazırladığımız mutfağımıza ya da yeni gelin evimizin salonuna asıyoruz? Bu soru bizi toplumun en hastalıklı önermesine getiriyor: Kadının çalışması doğaya aykırıdır.

Bu önermeyi hatırladıkça aklıma şu soru geliyor; açlık sınırının 1608 TL olduğu bir memlekette bu önermeyi savunanlar ne yapmaya çalışmaktadırlar ve nereye varmak istemektedirler? ( http://www.tes-is.org.tr/assets/view/userfile/aclik_yoksulluk_aralik2017.pdf )

Beni bir yandan güldürüp bir yandan düşündüren bir diğer söylem “kadınlar zaten geçmişten beri hep ev işi yaptılar, şimdi de yapmalılar.” Sizi bilmem ama ben paşa torunu değilim. Şu son günlerde sunulan yeni soy ağacı hizmetinden de baktım baya baya Anadolu kadınıyım köken olarak. Benim kökenimin kadınları, senin kökeninin kadınları hatta onun kökeninin kadınları hep çalışmış tarlada tırpanda. Şu zamanla aralarındaki tek fark ekonomik bir özgürlüğe sahip olamayışlarıydı. Yani uydurmayın doğasına aykırıydı diye. Kadın hep çalıştı. Bu onun doğasında vardı. Evinin süsü olmadı. Kırılgan hiç olmadı.

Aslında kadının çalışması doğaya aykırı önermesi bana kalırsa bir bahane. Dediğim gibi kadın hep çalıştı. Çalıştığı alan evi ve tarlası arası olduğu için erkek kadını hep kontrol altında tutabildi. Ama şehirleşme ve modernleşme arttıkça çalışan kadın, işi ve özel alanını ayırmaya başladı ve erkek kadın üzerindeki kontrolünü kaybetti. Kaybedince tabi bir panik bir panik. “Hemen bir şey yapmalıyım, evet kadını çalıştırmamalıyım.” düşüncesi peydah oluverdi zihninde. Tabi bu var bir de bunun devamında ya kadın benden çok kazanırsa ve tahakkümümü tamamen kaybedersem düşüncesi de var ama buna hiç girmeyeyim içim almıyor.

Ülke şartlarında bir kadın için çalışmak kimi zaman zorlayıcı olabiliyor. İş görüşmelerinde bile kadına yöneltilen iki soru var:

1.İlişkiniz var mı? Varsa ciddi mi? Evlilik düşünüyor musunuz?

Bu sorunun alt metnini söylüyorum, şimdi sen evlenmeye karar verirsin karşımıza ben yasal hakkım olan iznimi evleneceğim için kullanmak istiyorum diyeceksin, bizi durduk yere gereceksin; o yüzden evlenmek gibi düşüncen varsa seni işe mişe alamayız tatlım.

2.Çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?

Hayır yani çocuk yapacaksanız şimdiden söyleyin, biz böyle şeylere de karşıyız. Çünkü çocuk olunca bir süre gelmeyeceksiniz, bu bizi hoşnut etmeyen bir durum.

Gördüğünüz gibi çalışma hayatının daha başlangıcı bile sancılı ve sıkıntılı iken bunu nasıl düzeltebiliriz sorusunu sorup çözüm aramak yerine “kadın çalışmasın” diyerek gelecek güzel günlere balta vuruyorsunuz. Kocaman bir alkış size. On numara beş yıldız bir hareket.

Tek bir kirpiği bile yere düşmemesi gereken canım kadın arkadaşlarım! Diplomalarınızı diyorum mutfağınıza asmasanız artık. İş hayatında görüşmek dileği ile. Herkese selam size hasret!

*Yazıyla ilgili görseller web alıntısıdır.



01/03/2018



Önceki yazılar

Leylim Leylim (01/05/2018)
Sensin BAĞYAN! (01/02/2018)
Yok Ya Türk Dizileri Pek Bana Göre Değil (01/12/2017)
Biz Bu Çağın Hiç Sevilmeyen Kadınlarıyız (01/11/2017)
Büyüyünce Ne Olacaksın Bakayım Sen? (01/10/2017)
Günah Benim Suç Benim* (01/09/2017)