Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Ergenekon Operasyonu Sahiden Başarısız mı Oldu

Nihat Genç

Ergenekon'la ne mi oldu, Türkiye Cumhuriyeti Serengeti'ye dönüştü. Serengeti yasaları gereğince yani vahşi yaşamın önünü açmak için önce Hukuk'u şeytanlaştırdılar.

Ergenekon Davası nihayet bitti, diyemeyeceğim, o meşhur kasıtla Fetöcü polisler tarafından imha edilen ve ama yine de Ergenekon'un en sahici kanıtı diye iddia edilen gecekonduda bulunan bombalar yüzünden, kararı tam anlayamadım, işte bu olmayan bombalardan Ergenekon sanığı Oktay Yıldırım ceza aldı.

Yani Ergenekon bu kimin yerleştirdiği bilinmeyip sonra imha edilen bu bombaları hesaba katarak Oktay Yıldırım'a ceza vererek, bence şanına uygun final kararı verdi.

Dün Ekşi Sözlük'te 2008 yılında Ergenekon'a destek veren üç yüz aydının ismi yayınlandı. Hatıralarımız canlandı, üç yüz aydının ismini hasretle özlemle yad ettik, kimler yok ki? Fetö'nün CIA'nın üçyüz spartalısı, hala 'konumlarını' 'kariyerlerini' 'haysiyetlerini' akıllarınca şimdilik sinerek bir şekilde koruyarak zırnık geri adım atmayarak yollarına devam ediyorlar.

Üç yüz aydın mı? Bugün sosyal medya başta olmak üzere gazeteleri bir tarayın, tüm köşe yazarlarını listeleyin ve 2008 yılına gidin.. Listenin yüzde doksanı o günlerde Ergenekon'a destek veriyordu.

Ergenekon'la ne mi oldu, ülkemizi kaybettik, Türk Ordusu'nu kaybettik, Hukuk ve hukuk kurumlarımızı kaybettik, askerin polisin bürokrasimizin birbirine güvenini kaybettik, ne zaman bulabiliriz, kimse bilmiyor.

Ne mi oldu? Serengeti meşhur Tanzanya düzlüğüne verilen ad, Serengeti'de çekilen yüzlerce belgesel izlemişsinizdir. Serengeti vahşi milli park.

Serengeti vahşi yaşam ülkesi.

Filler sırtlanlar gergedanlar aslanlar timsahlar, gücü gücüne yeten, gırla gidiyor, çene ve pençeleri ve sürati güçlü olanlar hayatta kalıyor.

Ergenekon'la ne mi oldu, Türkiye Cumhuriyeti Serengeti'ye dönüştü. Serengeti yasaları gereğince yani vahşi yaşamın önünü açmak için önce Hukuk'u şeytanlaştırdılar. Şöyle oldu, İslamcılar ve hain liberaller önce hukuk'a 'kemalist' yaftası taktılar.

Sonra şöyle oldu, Fetö'nün sürüleri Serengeti'de iktidar kurdu, yüzbinlerce gergedan sırtlan bakteri böcek askeriyeyi hukuk kurumlarını istila etti.

Sonra dışardan hayvan ithali başladı ve bir patatese dahi muhtaç olduk, patatesle Serengeti arasındaki ilişki nedir, şöyle, Serengeti 'ova' değildir, buğday, pirinç nohut arpa ekilmez, inek gibi kendini koruyamayan hayvanlar yetiştirilmez.

Serengeti'ye giren Fetö sürüleri aydınları fabrikaları imarları hukuk'u askeri kaynakları sürüler halinde parçaladılar kemirdiler kaçırdılar soydular.

Ve ardlarında sadece 'bok' bıraktılar, bir fil günde yüz kilo mesela bir gergedan otuz kırk kilo bok bırakır, yetmedi, bu boklar üzerinde bakteriler hızla çoğalır.

Medya meclis siyaset silahlı kuvvetler ve hukuk kurumlarında bakteriler hızla çoğaldı.

Sonra ne mi oldu, 17-25 Aralık'ta Serengeti'ye yeni vahşi sürüler geldi, Fetö'nün en hızlı yiyen vahşi yırtıcı iş adamlarıyla ortaklık kurdular ve Serengeti düzlüğünü (askeriye, ticaret, belediyeleri) başka tür tarikat ve cemaatlerle doldurdular.

Serengeti vahşi yaşam düzlüğünde yeni ortaklıklar kuruldu, alfa erkekler, hangi tarikat hangi Fetöcü bakılmaksızın parçalamaya kemirmeye soymaya devam ettiler.

ERGENEKON'LA NE Mİ OLDU

Ve sonra Serengeti vahşi yaşam parkını Suriyeliler istila etti, şöyle, Fetöcüler milli seferberlik gibi sivil savunma kurumlarını paramparça ettiği için Serengeti'nin yeni alfaları Suriye'den muhalif askerleri getirdiler. Tayyip Erdoğan'ın 'ihvancı' dış politikadan neden vazgeçmiyor sorusunun cevabı da burada. Düne kadar etrafını Fetönün alfaları sarmıştı, gıkı çıkmıyordu, şimdi, SADAT sarmış. SADAT'la etrafı çevrilmiş Tayyip Erdoğan'ın bir aslan gibi tepede mışıl mışıl uyuyabilmesi mümkün mü, işte SADAT'ın ihvancılığı Türkiye'nin iç ve dış Politikası olmuş.

Ayakta kalmak için sonra Serengeti yasaları hayata geçirildi, aile bireyleri bakan yapıldı, ihanet eden alfalar uzaklaştırıldı, kendini sağlama almak için saray yapıldı, Serengeti hasılatı eş dost yakın bölüştürüldü ve başka düzlüklerden silahlı vahşi sürüler getirildi.

Ergenekon'la ne mi oldu, işte bu oldu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Serengeti Vahşi Parkı'na dönüştürüldü. Serengeti'nin en büyük yasası Savaş ya da Kaç!. Bu yasayı meşhur eden Birinci Dünya Savaşı'nda cephede şok geçiren askerler üstünde deneyler yapan ünlü bilim adamı Cannon'dur.

Serengeti yasasıdır, Serengeti'de yaşamak isteyenler ya savaşacak ya kaçacak.

Canlı türünün verdiği anlık bir karardır bu.

Canlı türünün yaşamsal ilk tepkisidir.

Vahşi sürüler sokaklarımıza hukukumuza medyamıza askeriyemize girmeye kalktığı ilk günden kararımızı verdik: Kaçmayacağız, savaşacağız.

Yazarlık kariyerimi bir kenara bırakıp savaşmayı tercih ettim, oysa çoğu aydın arkadaşım, Serengeti'yi istila eden vahşi sürünün TV'lerinde nemalanıp ödüllenip maaşlanıp beleşten huzurlu günler yaşadılar, hatta Serengeti düzgünlüğünde daha uzun yaşamak için Hrant Dink'i öldürüp üstüne yattılar.

Ne mi oldu, hayatımın en güzel diyeceğim on iki yılı her Allah'ın günü kılıç sallayarak laf yetiştirerek onurlu insanları savunarak ve bu Serengeti'ye 'hukuk'un gelmesi için bir avuç genç arkadaşımla bu sütunlarda gece gündüz savaştım.

YENİ VAHŞİLER GELİYOR

Evet, sizler gibi okuyorum Abdullah Gül, Babacan, Davutoğlu'nun çıkışlarını, anladığım Serengeti'nin dünkü alfaları Serengeti'ye yeniden bir saldırı düzenliyor.

Anladığım, seçimlerden sonra değişen siyasetle Serengeti'ye yeni vahşiler yeni sürüler geliyor.

Serengeti'de değişen bir şey mi var, hayır!

Galip mi geldik, hayır!

Sadece insan oluşumun canlı oluşumun ellerim kollarım biyolojimin hakkını vermek için bu vahşi düzlükte SAVAŞMAYI seçtim.

Ünlü bilim adamı Cannon savaşan askerlerin kan basınçlarını şoklarını heyecanlarını insülin salgılarını böbrek üstü bezleri değerlerini ölçmüş tanımlamış, şok, depresyon, korku, öfke, sonuçları üzerinden biyolojimizin tepkilerini yazıp çizmiş ve ödüller almış.

On yıllarca bu satırları okuyan herkes bizi cephede kahramanca savaşan çok cesur bir asker gibi görmüş olabilir, ama bilmediğiniz, her gün ağladığım, her gün korktuğum, her gün psikolojik depresif obsesif karmakarışık ruh halinin yani bozulan dengenin fotoğrafı ve sonuçları, ve parasızlık yoksulluk cabası.

Bu ağır sonuçlara rağmen, kardeşlerim, Cannon gibi benim de 'şok' deneyimlerimden çıkardığım sonuçlar var.

Bu saatten sonra Serengeti'ye huzur hukuk gelir mi, sanmıyorum, çıkardığıım tek sonuç: ayakta kalmak için hiçbirimizin alfa erkeklere ve sürülerine karşı savaşmaktan başka yolu yok.

Müsaadenizle yazar türümün muhteşem bir yasasını şunu da ifşa edeyim, savaşırken neşem yerine geliyor, yani Cannon yasalarıyla, kan basıncım yükseldikçe damarlarımı beynimi kendimi daha iyi ve sahip olduğum ülkem ve hukuk ve kardeşlik gibi değerleri daha derinden anlıyorum.

Savaşırken uygarlıklar kurmuş insan ve aydın türümün ve bedenimin muhteşem gücünü görüyorum.

Serengeti'de ne aslanın danışmanı oldum ne sırtlan sürüsüne katıldım ne boklarının bekçisi oldum ne parçaladıkları leşlerden bir ısırık kapmaya çalıştım.

Bu yüzden bu Serengeti'de yabancı elçiler, jeeplerinde ellerinde dürbünle Serengeti'yi gözlemleyip siyaseti dizayn ederken Serengeti düzlüğünde bizim gibi 'insanlar' görüp önce hayret ediyorlar. Sonra, bu vahşi cangılda nasılsa parçalanacaklar tutuklanacaklar ölecekler iftiralarla haysiyetleri bitecek beklentisiyle projelerine kumpaslarına bu 'insanları' hep görmezden gelip hesaba katmıyorlar, ve burada yanılıyorlar.

Ve hala yatırımlarını beklentilerini Serengeti'deki vahşi alfa erkekler ve sürüler üzerinden yapıyorlar ve her defasında hüsrana uğruyorlar.

Çünkü Batılı elçiler, bu kadar vahşi katliam işgal ve soygundan sonra coğrafyanın bu düzlüğünde 'insan' olunabileceğine hala 'insan' kalınabileceğine hiç ama hiç inanmıyorlar.

İşte bu süreçteki en büyük zaferimiz daha ne olsun bu vahşi düzlükte şükrolsun namus erdem haysiyet duyguları dünden daha capcanlı insan kalabilmeyi başardık.

Kalemimle savaşırken kendimi Serengeti'nin belası görüyorum, vahşi düzlüğe daldığımda vahşi sırtlan sürülerinin kaçıştığını görüyorum...

Ve birazcık sustuğumda, vahşi sırtlanların sürüleşip yeniden düzlüğü ele geçirmek için CIAsı Avrupası Amerikasıya yeniden saldırıya geçtiklerini görüyorum.

Belki en soylunuz değilim, belki en cesurunuz değilim, ve kökünü tamamen kazıyabileceğimizi de söyleyemiyorum, ama Serengeti'nize meydan okuyorum, bakterilerinize çakallarınıza boklarınıza sırtlanlarınıza asalak sürülerinize...

Burada projesiz kumpassız tarafsız kimsesiz gezegenimize mutluluk getiren insan var.

Dünyamızın görüp göreceği tek bahar tek sevinç içimizde yaşayan bu insan'dır.

İşte tröllükte dünyada eşine rastlanmayan AKP'ye ölümüne bağlı cahil cühelanın En Son Haber internet sitesi Serengeti'ye yeni vahşilerin geldiğini gördü ve leşten pay alamayacağını anlayıp AKP'nin karşısına geçti. Yani 'savaşmaktan' kaçtı. Bizim Serengeti'ye iyi bakın nedense 'savaşanlar' değil kaçanlarla dolu. Oysa sahici Afrika'daki 'Serengeti' düzlüğünde doğa yasaları geçerli, güçlü olan ayakta kalır. Hesap kumpas yapanlar Serengeti'de yaşayamaz ancak o alfaya bu alfaya o sürüye bu sürüye sığınır, onur haysiyet gibi duyguların sahibi insan olamazlar. Onursuz insanların bir ülkesi olamaz.



01/09/2019



Yazarın diğer yazıları

Güldürme Güldürme (01/04/2019)
Mustafa Kemal'in Dönüşü (01/09/2018)
Atatürk'ün Gerçek Devrimi Kurultaydır (01/08/2018)
Taht Kavgası (01/07/2018)
Muhalefet Nereye Koşuyor (01/06/2018)
Bu Adamlardan İğreniyorum (01/06/2018)
Kontür Sibel (01/05/2018)
Küfür Kıyamet (01/04/2018)
Liboşların Ağlama Günleri (01/03/2018)
Savaşa karşı Cono aşireti (01/02/2018)
Nijerya’nın Nihat Genç’i Doğu’nun Kafka'sına karşı (01/01/2018)
Milletçe korkudan donunuza ettiğiniz proje şudur (01/12/2017)
İYİ Parti'deki milliyetçileri büyük bir iç kavga bekliyor (01/11/2017)
Bu ne Kerkük sevdası (01/10/2017)
Tüm Amerika dua etmeye başlasın (01/09/2017)
Dünya batıyor bir yenisi de ufukta görülmüyor (01/07/2017)
Üçüncü gladyo hareketi tetikte (01/06/2017)
Sizler Tayyip'ten ben Allah'tan korkuyorum (01/05/2017)
Türkmen Kadınları (01/04/2017)
Anadolu hümanizmi (01/03/2017)
Topçular her topa girilmeyeceğini iyi bilir (01/02/2017)
Suriye Savaşı Bizim İçin Bitti (01/01/2017)
Bu Kahkaha Yeni CHP'nin İflasının Kahkahası (01/11/2016)
Müslümanların çoğu Allah’tan çok ‘cemaatlerine’ inanıyor (01/10/2016)
“FETÖ FETÖ” Demekten Kurtulun Artık (01/09/2016)
Cemaat Darbesi Kimleri “Sahne Dışına” İtti (01/08/2016)
Akıl hastalarının iç savaş provaları (30/06/2016)
*"BIYIK BIRAKIN” DİYEN SARAY “KUYRUK DA BIRAKIN” DERSE...* (01/06/2016)
Cemaat şaibesi Meral Akşener’in yakasını hiç bırakmayacak (01/05/2016)
Piston düştü Ankaralılar’ı Kızılay’da bombanın patladığı yere davet ediyorum, bir bayrak, bir karanfil, bir-iki dakikalık saygı duruşu. (01/04/2016)
Tayyip Erdoğan başkanlığı aslında neden istiyor ? (01/03/2016)
Türkiye'nin en büyük muhalefet partisi Kamer genç öldü (01/02/2016)
Epikür’ün haz bahçesi: Filistin (01/01/2016)
Türk ordusuna kayyum ne zaman atanacak (01/12/2015)
Ankara katliamında kaybettiğim anarşist arkadaşım (01/11/2015)
Kaç Çeşit Barış Vardır Barış Kaça Ayrılır Barış ve Çeşitleri (01/10/2015)
Kitap Özetleyerek Seks Yapan Sahte Tarihçiler (01/09/2015)
Dünyanın En Pahalı Alkışları (01/08/2015)
Cenaze mi Bayram mı (01/07/2015)
Dünyanın En Güzel Arapları (01/06/2015)
´Mahrem´ Islık Çalınca (01/05/2015)
En Moda Günlerdeyiz (01/04/2015)
Kumpas Üstüne Kumpas (01/03/2015)
İslamcı İlim Adamları Oyunu Ne Zaman Keşfedecek (01/02/2015)
Bir Zamanlar Giresun (01/01/2015)
Tanrı Kral (01/12/2014)
Harampare (01/11/2014)
Hacı Muratlar’ın Ölümü (01/10/2014)
Bu Yazıyı Kendime Yazdım (01/09/2014)
MHP’nin İntiharı (01/08/2014)
Sağolasın Çölaşan (01/07/2014)
Yalelli (01/06/2014)
Ey Siz Her Dönemin Vizyon Sahipleri… (03/05/2014)
İshak Efendi Bu Ne Cehalet (01/04/2014)
Bildiri (01/03/2014)
Hoş Geldin Bedevi (01/02/2014)
Erdoğan Osmanlı’yı Neden Kuramadı (01/01/2014)