Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Ekonomik Krizi ve Dünyayı Soğutacak Bir Tarım Mümkün

Tayfun Özkaya

Karşı karşıya olduğumuz ekonomik sorunlar çok açık. Döviz gelirlerimiz giderlerimizden az. Üretimi destekleyecek bir politika izlenmediğinden ülke içi tasarruflar yetersiz. Bu nedenlerle uzun yıllardır devlet ve şirketler yurtdışından borç alıyor. Borçlarımız birikti ve ödenmediği takdirde yeni borçlar bulmak zorlaşıyor. Diğer yandan devlet bütçesi açık veriyor. Fiyat artışları hızlandı. Türk lirası değersizleşiyor. Artan döviz kurları, fiyat artışlarını hızlandırıyor. Çünkü üretilen, ihraç edilen ürünlerin hammaddeleri de ithal. Tarım da bu sorunlara katkı veriyor. Tarımsal üretim yapmak için ithalat yapmak gerekiyor. Uygulanan endüstriyel tarım (yoğun kimyasal gübre ve sentetik tarım ilaçları, mazot, şirket tohumları, aşırı su ve ağır makinelere dayalı tarım) büyük ölçüde ithalata dayanıyor. Tarımda kullanılan mazot ve tarım kimyasalları bir yandan küresel iklim değişikliğine yol açarken diğer yandan ithalata dayalı olduğundan döviz kıtlığına katkıda bulunuyor. Bu tarım sistemi toprakları, suyu kirlettiği gibi insan sağlığı açısından da yoğun zararlara neden oluyor. Kısacası uygulanan endüstriyel tarım sistemi hem ekonomik krizi şiddetlendiriyor hem de dünyanın ısınmasına yol açıyor. Uygulanan tarım ve ekonomi politikaları çiftçi ve tüketicilerin sömürülmesine yol açıyor. Çoğunluğun çok alıştığı bu tarım sistemi ve tarım politikaları artık sürdürülebilir değil.

Agro ekolojik bir tarım sistemine ve gıda egemenliğine dayalı bir tarım politikasına geçmek gerekiyor. Agro ekoloji, ekolojik bir tarım demektir. Sadece organik tarıma indirgenemez. Agro ekoloji dünyada hızla yayılmaktadır. Büyük başarılar elde edilmiştir. Verim düşüşü değil artışı söz konusudur. Dünya köylü, çiftçi, balıkçı ve göçerlerinin örgütü Via Campesina agro ekolojiyi savunmaktadır. Birleşmiş Milletlerin Gıda ve Tarım Örgütü olan FAO agro ekolojiyi kabul etmek zorunda kalmıştır. Hatta bu yaklaşımı yozlaştırmak için büyük tarım tekelleri bile agro ekolojiyi benimsemiş görünmeyi tercih etmektedirler.

Türkiye ekonomik bir krizin yakınlarında dolaşmaktadır. Kriz anları ülkelere yaratıcı çözümlere açılmak için fırsatlar da verir. Agro ekolojik sistem, tarım kimyasallarını çok büyük ölçüde sıfırlamaktadır. Sentetik tarım ilaçları yerine yerel tohum, kardeş bitkiler, nöbetleşme, ev yapımı ekolojik tarım ilaçları gibi birçok teknik ve araç kullanılmaktadır. Kimyasal gübre yerine ise; hayvansal gübre, yeşil gübre, kırmızı solucan gübresi, komposto, kardeş bitkiler vb. birçok yöntem kullanılacaktır. Azaltılmış veya sıfırlanmış toprak işleme ile mazot ve makine kullanımı kısılacaktır. Böyle bir tarım sistemi tarımsal üretimde kullanılan ithale dayalı girdileri gereksiz hale getirecek ve döviz tasarruf edilmesine yol açacaktır.

Var olan tarım politikası aynı zamanda tarım ürünleri ithaline de dayanıyor. Bunun nedeni ülkemizin gıda egemenliğine sahip olmamasıdır. Döviz kuru arttığı için ithal edilen tarım ürünleri pahalılığı arttırıyor.

Ürünler kooperatifler aracılığı ile çiftçiden tüketiciye doğrudan ulaştırılabilse çiftçinin eline daha iyi fiyat geçeceğinden üretimi arttıracak, tüketici ise daha ucuza bu ürünleri elde edeceğinden enflasyon kısıtlanacaktır.

Kısacası agro ekolojik tarım sistemine geçtiğimizde üretim için ithale dayalı girdiler ya hiç kullanılmayacak ya da bazı girdiler (mazot gibi) daha az kullanılacaktır. Bu hem çiftçinin maliyetini düşürecek hem de döviz darboğazının azalmasına katkı verecektir. Tarım ürünleri ithalini zorlaştırdığımızda ve kooperatifleri destekleyerek çiftçi eline geçen fiyatları arttıracak şekilde daha etkili tarım destekleri yaptığımızda, bunlar dış ticaret açığını kapatma yönünde etki edecektir. İhraç ettiğimiz ve zehirlerle yüklü olmayan tarım ürünlerimizin ise birim fiyatları artacağı için tarım bir de bu yönden dış ticaret açığının kapanmasına katkı verecektir. Daha derin düşünürsek temiz ve besleyici ürünleri tüketen halkımız daha az hasta olacak bu da beşeri ilaç, ve tıp cihazları ithalatını düşürecektir.

Türkiye zaman kaybetmeden agro ekolojik tarıma geçmeli, gıda egemenliğini sağlayacak bir ekonomi ve tarım politikasını benimsemelidir. Şimdi başlarsak beş altı yılda durumumuz oldukça düzelecektir.



01/12/2019



Yazarın diğer yazıları

Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi Ve Pazarlamasına Dair Yönetmelik’de Yapılan Değişiklikler Hakkında (01/10/2019)
Belediyeler Tarım İlaçları Kalıntı Analiz Laboratuvarları Kurmalı (01/09/2019)
Belediyeler Agroekolojik Tarım ile Çiftçi ve Tüketici Dostu Yerel Gıda Sistemlerini Yaygınlaştırmalı (01/08/2019)
Yerli Tohum Mu, Yerel Tohum Mu? (01/07/2019)
Tuz Gölünü Yok Ettik, Sıra Van Gölünde mi? (01/05/2019)
Yerel Tohumları Yabancılara Kim Veriyor? (01/04/2019)
Gıda Fiyatları, Büyük Veri ve Büyük Plan? (01/03/2019)
Yerel Çeşitler Yönetmeliği Felaket mi, Fırsat mı? (01/12/2018)
Fındık Cumhuriyetine mi Dönüşüyoruz? (01/10/2017)
Küba, sürdürülebilir tarımla açlığı tarihe gömdü (01/09/2017)
Üç Geri, Bir İleri: Zeytin, Mera ve Kıyılar (01/07/2017)
Wikileaks: Türkiyede Yerel Tohumların Satışı Yasaklansın (01/06/2017)
Zeytinlikler “KAMU Yararı” İle Yok Edilebilecek (01/06/2017)
Evrimsel Bitki Islahı: Araştırmanın Demokratikleşmesi Ve Küresel İklim Değişikliğine Uyum (01/05/2017)
İzmir’de de Su Şirketlerinin Hakimiyeti Mi? (01/04/2017)
Yıl 2020, Kripto (01/04/2017)
Sokak Sütü Adı Verilen Çiğ Sütün Durumu Üzerine (01/03/2017)
Piyasanın Timsah Gözyaşları Bile Yok (01/02/2017)
Sertifikalı Tohum Kullanımı Tarım Destekleri İle Birleşiyor Mu? (01/02/2017)
Küba, sürdürülebilir tarımla açlığı tarihe gömdü (01/01/2017)
Yerel Tohum Ve Köylü Haklarına Yeni Darbeler (01/12/2016)
Üretim Reform Paketi Zeytinciliğe ve Şeker Pancarına Darbe Mi? (01/11/2016)
Bayer Monsanto’yu Alıyor, Hegemonya Derinleşecek (01/10/2016)
Türkiye Tohumda Ülkelere mi Şirketlere mi Bağımlı? (01/08/2016)
OT ÖLDÜRÜCÜ GLYFOSATE KULLANILMAYA DEVAM EDİLİYOR (30/06/2016)
İZMİR’DE HAYATTA KALMAK (01/06/2016)
DOĞAL TARIM, GELENEKSEL TARIM KARMAŞASI (01/05/2016)
TARIM ZEHİRLERİNİN ÖNLENEBİLİR HEGEMONYASI (01/04/2016)
HER ŞEY GENETİĞE BAĞLI DEMEK KADERCİLİĞE ÇIKIYOR (01/03/2016)
Arıları Yok Eden Tarım İlaçları (01/10/2015)
Kuş Gribi Endüstriyel Tavukçulukla İlgilidir (01/06/2015)
Türkiye Tohumda Ülkelere mi Şirketlere mi Bağımlı? (01/03/2015)
Küba Nereye Gidiyor? (01/01/2015)
2050’de Gıda Dünya’ya Yetecek mi? (01/11/2014)
Toprak Korumama ve Araziyi Tahrip Etme,Köylüyü Yok Etme Kanunu (01/10/2014)
CHP’nin Özelleştirmeden Farkı Var Mı? (01/09/2014)
Doğa ve İnsan Dostu Bir Tarım Sistemine Doğru (01/08/2013)